Molla Cami

Bir Tebessüm Deyip Geçmeyin

“Kardeşine bir güler yüz göstermek kadar bile olsa, hiçbir iyiliği küçümseme.” (Hadis-i şerif, Müslim; Tirmizî)

İslâm, insan ahlâkını mükemmelleştirmek için gönderilmiştir. Günlük işlerden ibadetlere kadar uzanan işlerimizin tümünde, dinimiz bizi bir ideale yönlendirir. Allah Rasulü s.a.v.’in müminleri sürekli olarak iyiliğe teşvik etmesi de bundandır.

İyilik yapmak anlamındaki ‘ihsan’ ve ‘infak’ çoğu kez birlikte kullanılan kelimelerdir. Fakat ‘ihsan’ maddi-manevi her türlü iyiliği kapsarken, ‘infak’ ise sadece maddi yardımda bulunmayı kapsar. İnfak iyilikte bir bölüm iken, ihsan bütün iyilikleri içine alan daha geniş bir kavramdır.

Kötü Ahlâkla İyi Müslümanlık Mümkün mü?

Müslümanlığımız önce hal ve gidişimizden bellidir. Yani insanlara karşı ne yaptığımız, nasıl davrandığımız. Dürüst ve güvenilir miyiz, menfaate göre dümen kırmak yerine yolumuzu ilkelerimiz mi belirler, sözümüzde durur, ahde vefa gösterir miyiz? Müslümanlığımız aklâkımızdan bellidir.

Şimdi, yaşadığımız bu değişimler çağında müslüman ahlâkının da değişime uğradığından şikayet eder olduk. Dindarlığı sadece bir kimlik olarak taşıyan, hal hareketini, dükkânını ticaretini kişisel istek ve çıkar neyi gerektiriyorsa ona göre yürüten, hakkı hukuku gözardı eden müslüman modeli yaygınlaşıyor.

Unutmamak lazım, ahlâkımızın değişimi müslümanlığımızın değişimidir.

İslâm dünyası, kendisine hayat modeli olarak Batı’yı seçtiği, Batılılaşmaya azmettiği zamandan bu yana derin bir kimlik krizinin içine yuvarlanmış bulunuyor.

Bu süreçte en son ve en ekmel din olan İslâm’ı, ferdî ve toplumsal sahada gereği gibi idrak edip yaşama olgunluğu bakımından evvelki nesillerle aramızdaki makas hayli açılmış bulunuyor.

İslâmî Hayat Nedir, Nasıl Yaşanır?

İslâm, iman ve yaşantı bütünlüğünü gerektirir.

Müslümanlığı sadece bir kimlik, bir etiket olarak taşımak, İslâm’ın insan üzerindeki gayesini gerçekleştirmeye yetmez.

Hz. Peygamber s.a.v., “İman temenni ve süs değil, kalbe yerleşmiş ve yapıp edilenlerle doğrulanmış olandır.” buyuruyor.

Müslümanın imanını ispat eden yaşama biçimine “İslâmî hayat” denilir.

İslâmî hayat herkesin kendi düşünce ve yorumuna göre şekillenen soyut, anlaşılması ve uygulanması uzmanlık isteyen bir tarz değildir.

Aksine son derece net, açık ve kolaydır. Çünkü İslâm din-i mübin’dir. Yani apaçık, gizlisi saklısı olmayan, herkesin kolayca yürüyebileceği bir yol.

Gelin, İslâmî hayatın ne üzerine ve nasıl inşa edileceğini bir kez daha hatırlayalım.

Gül Sevgimiz

GÜL SEVGİMİZ

İbret nazarıyla bakan, basîret sahibi gözler için mahlukatta, Hâlık’a götüren, Rabbinin kudret ve azametine işaret eden nice ayetler vardır. Tasavvuf çevrelerinde kırlara çıkmak, tabiata ibret nazarıyla bakmak için dolaşmak vardır. Nebâtâttan, husûsiyle çiçeklerden mânâlar, temsiller çıkarılır, sembollerle anlatılır. Belli bir makâma gelenler onların tesbihlerini, zikirlerini duyarlar. Şemseddin Sivasî şöyle der:

Her baharda açılır, tesbih okur çiçekler
Birbirinden seçilir, tesbih okur çiçekler.

Tasavvufta gül, ilâhi güzelliği ifade ettiği gibi, Allah’ın Habîbi, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed sallallâhü aleyhi vesellemi de temsil eder. Yunus Emre, Sarı Çiçek İlâhî’sinde:

“Yine sordum çiçeğe, gül sizin nenüz olur?
Çiçek eydür ey derviş, gül Muhammed teridir.”
der.

Ayasofya’nın İbadete Açılan Bölümü

Ayasofya’nın İbadete Açılan Bölümü

Kulağa hoş geliyor görünse de, bir milletin kendi tarihinde bocalayışını gösteren ve Batı’nın yüzyıllar öncesine dayanan kuyruk acısının, “çağdaşlık”la paketlenip, “medeniyet ve hoşgörü” tabağıyla önümüze servis yapıldığının güzel bir numunesi…

Allah’ı sevmek, Rasûlüne tâbi' olmak

Halis ECE

Allah’ı sevmek, Rasûlüne tâbi' olmak

“(Rasûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız hemen bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve rahmet edici/esirgeyicidir.(Ve yine)de ki: Allah'a ve Rasûlü'ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah kâfirleri sevmez.“ (Kur'an-ı Kerim)

Onlar zaten bizimdi...

Çocuk eğitimi konularından birinde yaptığım bir yorumum vardı;
“Batılılaşmak mı? İslam’ı hayata geçirmek mi?”
Bu cümle bende beyin fırtınasına sebep oldu ve neredeyse tüm gün düşündüm durdum…

Bizde olanlar!... Bizden alınanlar!... Bize satılanlar!...
Neydi bunlar?

Önceleri zaten bizlerde var olan şeyler yobazlık olarak nitelendirildi ve bu örflerimiz, adetlerimiz hatta yaşam tarzımızdan uzaklaştırıldık.

Sabır ve namazla yardım isteyiniz

Halis ECE

Sabır ve namazla yardım isteyiniz

Evet, her an her zaman, her yerde, her durumda Allah’tan yardım isteyeceğiz. Dileklerimizi-temennilerimizi Ona arz edeceğiz.

Ama nasıl?

Şartları var mı?

Varsa nelerdir?..

Zira şartlarına riayet edilmeden yapılacak istekler, müracaatlar karşılık bulmaz, talepler tahakkuk etmez.

Fasık kimdir? Nedir?

Fasık kelimesi üzerine bazı sualler,

Kur'anı Kerimde yapmış olduğum arama neticesinde fasık kelimesi 25 yerde geçmektedir. Bu Ayeti Celile'lerin meal manalarına baktığımızda fasıkların hidayete erdirilmeyeceğinden bahsedilmektedir. Özellikle ;
MAİDE SURESI : 108-İşte bu, şahitliği gerektiği gibi yapmalarına veya yeminlerinden sonra, yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmalarına en yakın bir çaredir. Allah'tan korkun ve söyleneni iyi dinleyin! Çünkü Allah fasık lar topluluğunu doğru yola çıkarmaz. ve

Kadınlarla El Sıkışmak

Peygamberimiz kadınlarla el sıkışmamıştır. Kendisine her hususta uyp itaat edeceklerine dair biat eden erkeklerle müsafaha yapmış, fakat kadınların ellerine dokunmamıştır.
Onlardan sadece dilden almış ve bir kaba su koydurarak, kadınlara o kabın içine ellerini sokmalarını söylemiştir. Onlar o kabın içine sokmuşlar, Peygamberimiz de onların ellerini soktukları kaba ellerini sokmuştur. Sözleşme alması böyle olmuş ve asla kadınların ellerine dokunmamıştır.

Âyeti kalp kulağı ile dinleyenler...

Meymun bin Mihran ilerlemiş yaşlarında bir gün, oğlu Amr ile Basra sokaklarında dolaşmaya çıktı. Baba oğul dolaşırken, yüksekçe bir yere gelirler ki, Meymun bin Mihran burayı aşacak gibi değildir. Amr babasını sırtına alarak, bu engeli aştılar. Derken Hasan'ın evine vardılar. Amr kapıyı çaldı, kapıyı bir cariye açtı ve Amr'a hitaben:
"Kim bu ihtiyar" dedi.
"Bu ihtiyar benim babam, Meymun bin Mihran'dır." Bu sefer cariye Meymun'a dönerek:

Modern Aşklar ve Sevgi İsrafı

Modern Aşklar ve Sevgi İsrafı

Arkadaşlık vazgeçilmezi olmuş günümüz gençlerinin. Adeta olmazsa olmaz(!)…Karşı cinsle arkadaşlık ciddi bir eksiklik olarak telakkî edilirken, asıl eksikliklerin tespiti arka sıralara sarkmış.

Neden başarılı olamıyoruz?

Halis ECE

Neden başarılı olamıyoruz?

Neden başarılı olamıyoruz? Çünkü, plan yapmadan işe atılıyor, gözümüz korkunca da çekiliyoruz! Negatif (menfî-olumsuz) düşünüyor, işi kitabına uyduruyor, mâzeretlere sığınmayı seviyoruz.

Biyografi okumayı sever misiniz?

Hani çocuklukları kir-pas içinde geçen; ama gençlik yıllarında ne kadar parlak bir insan olduklarına dâir ilk ipuçlarını veren; daha sonra da önemli başarılarıyla gözlerimizi yuvalarından fırlatan devlet adamları, meşhur yazarlar, müthiş hatipler, şâirler ve dehâ çapında ressamlar... vardır. Bütün bunların ortak noktaları, anahtar kelimeleri azim ve gayrettir; gayet tabii ki, neticesi de ‘başarı’dır.

İslam'da Zaman Tanzimi

İslam’da Zaman Tanzimi

“İki şey vardır, insanların çoğu onun değerini bilmezler: Sıhhat ve boş vakit”(Hadis-i Şerif)

Hayata atılan bir kimsenin başarılı olmasında onun “zaman” anlayışının büyük önemi vardır. Zaman konusunda araştırma yapan sosyologlar ileri ve geri memleketler arasında zaman kavramının farklı telakki edildiği müşahede edilmiştir. Onlara göre ileri memleketlerde işlerin, önceden, zamana göre tanzimi ve her işin, ona tahsis edilen zaman dilimi içinde yapılması şarttır. Takvime göre hareket, hayatın disipline edilmesi, insan ömrünün azami şekilde verimli kılınması demektir.

Ölenin ameli iki şekilde kesilmez!

Fahreddîn-i Râzî buyurdu ki:

Peygamberlerin, meleklerin en büyüklerinin yaptıkları, bildiğim ve bilmediğim, lâyık olduğu hamdler ile Allahu Teâlâ'ya hamd ederim. Allahu Teâlâ'nın rahmeti, Resûlullah Efendimize, diğer Resullere, Nebîlere aleyhimüsselâm, mukarreb meleklere ve sâlih kimselerin üzerine olsun.

* * *

Helâl yiyenlerin azaları, ibadet eder. Hayır, işlemesi kolay ve tatlı gelir. Helâl kazanmanın ehemmiyetini gösteren daha nice hâdis–i şerifler ve büyüklerin sözleri vardır. Bunun içindir ki, verâ sahipleri haramdan çok sakınmışlardır.

Yaptığınız yasaları uygulamaya umarım izin verirsiniz!

Halis ECE

Yaptığınız yasaları uygulamaya umarım izin verirsiniz!

İkinci Cihan Savaşı bitmiş, İngiltere savaşı kazananlar arasında… Ama ekonomi berbat, halk sıkıntıda...

İlk seçimde Başbakan Churchill'in partisi kaybetmiş, İşçi Partisi kazanmış... Başbakan Attlee, Maliye Bakanlığı'na Cripps'i getirmek istiyor; fakat onun şartı var:

Camideki Nargile ve İçimizdeki Gammazlar

Camideki Nargile ve İçimizdeki Gammazlar

Eserleriyle Osmanlı Türk-İslâm tarihine damgasını vuran, Türk mimarlık tarihinin yüzakı Mimar Sinan, en büyük ve en muhteşem eseri Süleymaniye Camii’nin inşasını tamamladıktan sonra, bazı bakımlardan bu ulu mabedi testlere tâbi tutuyordu. Bunlardan biri de cami içinde sesin dengeli bir şekilde dağılıp dağılmadığının, mihrapta Kur'an okuyan imamın sesinin en arkalardan ve diplerden duyulup duyulmadığının denenmesi idi. Bunun için Mimar Sinan nargile kullanıyordu.

İnsan O’na sığınmalı

Rasûlüllah Sallllahü Aleyhi ve Sellem:

“Ben bir kelime bilirim ki, eğer şu kişi o kelimeyi söylerse, kendisinde bulunan öfke hali muhakkak gider. O kimse “Şeytandan Allah’a sığınırım”dese, kendisinde bulunan bu öfkeli hal gider” buyurdu.

Süleyman bin Surad Radiyallahü Anh şöyle dedi: [b]“Ben Rasûlüllah Sallellahü Aleyhi ve Sellem ile beraber oturuyordum.

İyilik ve Kötülük

SİYAH VE BEYAZ KÖPEKLER

Yaşlı kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli
o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.

Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık.

Bir Bilsen Ey Dost Kimler Aldandı

-- Cehennemi hesaba katmayan dindar aldandi!
Çünkü Kur'an şöyle anlatti: 'Allah tarafindan hiç hesaba katmadiklari karşilarina çıkıverdi...' (Zumer 47)

-- Cennetteki yerini hazir bilen herkes aldandı!
Zira Kur'an 'O öyle sizin kuruntu ve hayallerinizle olacak iş değil.' buyurmuştu. (Nisa 123)

Anket

Fitresi verilen herkesin KURBAN da kesmesi gerektiğini biliyor muydun?:

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar

İçeriği paylaş