Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle



Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.

Archive - 2006

Sözün Acıydı

Sözün acıydı, yolun dolambaçlı...
Yedi uzun yıl geçerek
Yedi yıl dolaştın durdun...

İçimden bir his şöyle diyor:
Ayrıl arkadaşlarından istasyonda
Sabahleyin git kente
İliklenmiş ceketinle
Bir dam ara
Ve bir arkadaşın çalarsa kapını
Aç! Haaa...Açma...
Yine de ört hislerini

Rastlarsan ana babana
İstanbul`da ya da başka bir yerde
Yürü git yabancı gibi
Yok ol köşede
Tanıma!
Sana armağanları olan şapkayla gizle yüzünü
Göster! Aaah! Gösterme, gösterme yüzünü
Yine de gizle, ört hislerini

İşte burada ye şu eti, çekinme

7 istek ve 7 cevap

Efendimiz(a.s.m)'in huzurunda iki büklüm bekleyen sahabi,bir dizi sual sormayı istemektedir.Merhamet ve şefkat menbaı ise,ona cesaret veriyor,neyi istersen sor,buyuryor.O da günlerdir zihninde beklettiği suallerini sırayla sormaya başlıyor.

Ya Rasulullah,ben insanların en alimi olmak istiyorum.
Allah'tan en çok korkan,insanların en alimi olur.

İnsanların en zengini olmak istiyorum
Kanaatkar olursan,insanların en zengini olursun.

İnsanların en hayırlısı olmak istiyorum.
İnsanların en hayırlısı,insanlara menfaatli olandır.

İnsanların en adaletlisi olmak istiyorum.

Biraz Tarihimizden İbret Almamız Gerekmez mi?

Yavuz Sultan Selim diyor ki:
“Bu seferlerimiz, bu sıkıntılarımız ve bu perişanlıklarımız, hep gönülleri birleştirmek, İslam Birliğini sağlamak içindir. Mülk Allah’ındır. Kim Allah’ın yardımı olmadan istediğini elde etmede zafere ulaştığını söylerse, Allah onu kahreder ve aşağı derecelere indirir. Vükela ve Ümeranın(paşaların, vezirlerin vb insanların) süslü elbiseler giymesi, Padişahlarına tanzimden ileri gelir biz Allahtan başka kime tanzime mecburuz ki? Bizim padişahımız vücudu saran libasa değil, ruhun içindeki inanca bakar.”

MEHLİKA SULTAN

Mehlika Sultan'a aşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı:
Mehlika Sultan'a aşık yedi genç
Kara sevdalı birer aşıktı.

Bir hayalet gibi dünya güzeli
Girdiğinden beri rü'yalarına;
Hepsi meşhur, o muamma güzeli
Gittiler görmeye Kaf dağlarına.

Hepsi, sırtında aba, günlerce
Gittiler içleri hicranla dolu;
Her günün ufkunu sardıkça gece
Dediler: ''Belki bu son akşamdır''

Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Daima yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.

Mehlika'nın kara sevdalıları

selamün aleyküm

sevgili ablalarım ve abilerim bende aranıza yeni katıldım her zaman giremesemde ara sıra girip o güzel yazılardan istifadeye çalışıyorum site çok güzel hazırlanmış hazırlayanlardan bizlere bu hizmeti sunanlardan allah razı olsun çok güzel yazılar var istifade edene... ecyad bu siteyi iyiki tavsiye ettin bende tüm okul arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.ve bu güzel siteden tüm müslümanların kardeşlerimizin haberdar olmalarını canı gönülden isterim

İslam'da Haram Olan Evlenme Şekilleri

Bunlar İslamdan önce cahilliyet devrinde uygulanan nikah şekilleridir. Tamamı batıldır.

Nikah-ı Muta : Cahiliyet devrinden kalan bir nikah şeklidir. İslam'ın ilk yıllarında, özellikle harp zamanlarında, uzun zaman kadınlardan uzak kalan askerler için mut'a nikahına izin verilmiş, Hayber savaşına kadar mübah olan bu nikah Peygamberimizin sünnetiyle yasaklanıp haram kılınmıştır.

Nikah-ı Makt : Dul kalan kadın kocasının mirasına dahil olurdu. Başka karısından çocukları varsa en büyük oğul babasının karısına başkasından daha çok hak sahibiydi. Eğer üvey annesi ile evlenmek istiyorsa onun üzerine bir elbise atar ve onu sahiplenirdi, bu genel bir uygulama şeklini almıştı.

Kur`an`ı Arapça Okumanın Hikmetleri

Kur`an-ı Kerim`i indirildiği Arapça ile okumanın fayda ve hikmetleri sayılamayacak kadar çoktur. Onlardan sadece bir kaç tanesini arz ediyoruz:
1. Kur`an`ı orijinal Arabçası ile okuyan ibadet etmiş olur, bu okuma insanı Allah`a yaklaştırır, anlamaksızın dahi olsa okuyorsa sevap kazanır. Anlayarak okuyan ise ücret üstüne ücret elde eder. Yüce Allah`ın:

"Allah`ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarfedenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler. Çünkü Allah, onların mükafatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Çünkü O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir."1 âyet-i celilesinde de ifade edildiği gibi, Allah`ın kitabını okuyanlar methedilmiş, Kur`an`ı mücerret okumak dahi namaz kılmak gibi ibadetlerden sayılmış, hatta Kur`an tilaveti namaz kılmak gibi çok önemli bir ibadetten önce zikredilmiştir.

BAŞI AÇIK RESİM ÇEKTİRMEK CAİZ OLABİLİR Mİ?

Bazı resmi işlerimizi yürütmek için yaptığımız müracaatlarda hanımlardan başı açık vesikalık resim istiyorlar. Vermezsek işimiz olmuyor. İstediğimiz kimlik, vesika veya pasaportu alamıyoruz. Başı açık resim çektirmek de caiz olmaz diyorlar. Bir çıkış yolu yok mu bunun?
Efendim, bütün medeni ülkelerde insanların istedikleri şekilde resim çektirme hakları vardır. Buna kimsenin mani olmaması gerekir. İlle de başı açık resim çektireceksin diye bir dayatma artık olmamalıdır. Buna hakları yoktur açık resimde ısrar edenlerin. Bununla beraber şayet açık resim verilmeyince işi sürüncemede bırakıyor, istenen evrakı vermiyorlarsa hakkın zayi olmaması için zorlanan açık resim çektirilerek verilip evrak, kimlik veya pasaport alınma yoluna gidilebilir. Çünkü “Zaruretler mahzurları mubah kılar” kaidesinden bu izni çıkarmak mümkün olur.

Yüz’lerce Salât ve Güllerce Selâm

Senai Demirci

Gül yüzü buluşma yeridir,
En temel kavuşmalar gül yüzünde gerçekleşir.
Çünkü gül yüzler bakışı aşka dönüştürür.
Bakış ki, aşıkın maşuka dönüşüdür;
İlk tanışma ve son ayrılıktır.
Sonra mayelenir bakış;
Bakış aşk olur, bakış vuslat olur.
Aşık ve maşuk tanışmaktan öte geçerler,
Geri döner ve sanki birbirlerini hatırlamış olurlar.
İlk bakışma sonsuz beklemelerin durulduğu bir göl olur.
Güzellik gül yaprağında beklemiştir aşkı.
Aşk gül yüzünde güzelle buluşur.

HZ. PEYGAMBER SEVGİSİNİN TEZAHÜRLERİ

Hz.Peygamber’e iman etmek farzdır. Hz.Peygamber (sav)’e iman etmek İslamın erkanından birisi, imanın da şartlarından bir şarttır. Bundan dolayı her Müslümanın O’nun Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna şehâdet etmesi, O’nun Rabbinden getirdiği her şeyi tasdik etmesi ve O’ndan gelen bütün sözleri ve fiilleri kabul ederek, O’nu hayatında kendisine örnek alması gerekir.

Hz.Peygamber’i sevmek, her mümin için en gerekli taatlerden biridir. Zîrâ sevgili Peygamberimiz (sav), Buhârî ve Müslim’in Enes b. Mâlik (r.a)’den rivayet ettikleri bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:

Hakikatli sevgili

Aşk ve sevgi… Tecellisi gönülde beliren, gönlü muhatap alan duygular... Buna, insanı anlamlandıran beşerî, İlahî ve mecazî boyutta telvinler de denilebilir.

Belki biri diğerinin vasıtası, diğeri ötekinin hedefi. Asıl hedefe giden yolda kah temrin, kah oyalanıp aldanma…

Aşk ve sevgi… İçinde mahabbet, alâka, yakınlık, dostluk, meveddet, mürüvvet ve daha pek çon insanî hasletlerin gizlendiği dünya… Bazen şefkatin, bazen himayenin, bazen merhametin adı. İlahî anlamda yalnızca bir hedefe, Sevgili’ye bakmak, beşeri anlamda ise aynı hedefe birlikte bakmak…

: )) Bayrama Özel Fıkra (( :

Bunlarda kurban bayramına özel fıkralar..Artık şeker niyetine mi , et niyetine mi onada siz karar verirsiniz... Afiyet olsun...:))

Bir Hatırlayabilsem

Ahmet Bey 97'sinde. Hüseyin Bey ise 92'sine erişmiş. Yıllardır dostlukları devam etmekte. Bir gün Ahmet Bey Hüseyin Bey'in evinde yemeğe davet edilmiş.

Dikkatini çekmiş, Hüseyin Bey karısına hitap ederken "gülüm", "hayatim", "balım", "tatlım', "şekerim", "sevgilim", "rûhum", gibi laflar kullanıyor.

Bir ara karısı mutfaktayken yine, "bir tanem, nerelerdesin, yemeğin soğuyacak" demiş. Ahmet Bey dayanamamış:

::: Cebrail (a.s) ve Şeytan :::

Cebrail(a.s) ve Şeytan

Eshâb'ı kirâmdan Dıhye-i Kelbi, çok güzeldi. Seferlerden gelişinde Hazret-i Hasan ve Hüseyne hediyeler getirirdi ve onları sevindirirdi.

Cebrâil aleyhisselâm çok defa onun şeklinde Resûlullah'a gelirdi. Yine bir gün, bu şekilde geldiğinde hazret-i Hasan ile hazret-i Hüseyin, Dıhye zannedip yanına koştular, ceplerine ellerini sokup birşey bulamadılar. Resûlullah Efendimiz buyurdu ki:

-(Ey Cebrâil kardeşim! Torunlarımın bu hareketini kabalık ve edepsizlik zannetme! Onlar seni Dıhye sandılar. Dıhye ne zaman gelse hediye getirirdi. Bunları böyle alıştırdı..)

** Konuşma Önceligi & Hüsn-i Zan **

Konuşma Önceligi

Halife Ömer b. Abdulaziz’i ziyarete gelenler arasında bulunan bir genç arkadaşları adına söz almak isteyince, Halife;
-Senden yaşlıları dururken senin konuşman doğru olur mu? Diye sordu. Genç;
-Allah’ın kendisine açık bir dil ve temiz bir kalp verdiği konuşmaz da kim konuşur? Konuşmak ve öne geçmek hakkı yaşlıların olsaydı, sizin şu tahtınıza oturacak bir çok ihtiyar bulmak mümkün olurdu.

Hüsn-i Zan

Defnedilen bir cenazenin arkasından eshab-ı kiram konuşuyor. Bir kişi, “Ya Resulallah! Tabutu çok ağırdı” diyor . Efendimiz, “Demek ki sevabı çokmuş” diyor.

şifreler

Arkadaşlar ben yeni sayılırım indirdiğim bazı ilahilerin şifresini açamıyorum bana bilgi verir misiniz, oradaki adresleri giriyorum ama yine de olmuyor ....yani sağda solda birşey kalmadı...

Hz. İsmail'in Kurban Edilmesi

Hz. İbrahim, kendi yurdundan hicret edip ayrıldığında, Allah Teala'dan, kendisine sâlih bir evlat bahşetmesini istemiş ve duası kabul edilerek İsmail (a.s.) ile müjdelenmişti.

Bu sırada İbrahim (a.s.)'ın yaşı seksenaltı idi. İsmail yürüyüp gezecek çağa geldiğinde, babası rüyasında kendisini kurban ettiğini gördü. Peygamberlere ait rüyaların vahiy olduğu konusunda kesin bir hükmün bulunduğu herkesçe malumdur. Allah Teala bununla İbrahim (a.s.)'ı büyük bir imtihana tabi tutuyordu. İbrahim (a.s.): "Yavrucuğum! Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin?" dedi. İsmail de cevaben: "Babacığım! sana emredileni yerine getir, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.

Tarihte "Menemen Vak'ası" ve İçyüzü...

Halis ECE

Tarihte 23 Aralık günü meydana gelen başlıca olaylar...

1872- Vefa Lisesi’nde eğitime başlandı.

1876- I. Meşrutiyet, II. Abdülhamid Hân’ın hatt-ı hümayunuyla ilan edildi. I. Meşrutiyet 13 Şubat 1878'de sona erse de ülkede ''parlamento'' düşüncesini doğurdu.

1888- Ağır depresyon geçiren ressam Vincent Van Gogh, kulağını kesti.

Seyret,Sus ve Dinle...

Bir gün bir dağ güneşle birlikte güne uyandı. Rüzgarın esintisiyle ağaçlarının dallarını sallaya sallaya esneyerek gerindi. Güneş pırıl pırıl ufukta tam karşısından doğuyor, onunla arasında masmavi bir deniz çarşaf gibi günü karşılıyordu.

Dedi ki, "Ben ne güzel bir yerdeyim, önüm masmavi bir deniz ve her gün güneş bana gülümseyerek gün başlıyor."

Gökyüzünde küme küme bulutlar pamuk yığınlarını andırıyordu.

Martılar çoktan uyanmış gökyüzünde dans ediyorlardı. O sırada dağ bir de baktı ki, eteklerinde bir minicik fare denize doğru yürüyor.

Gül veren El Gül Kokar..

Uzun yıllar önce Çin’de Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar.İkisinin de kişiliği tamamen farklıdır buda onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar. Bu Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin oldukça tepkisini alır.

Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından ev onun ve kayınvalidesi ile arada kalan eşi için de cehennem haline gelmiştir. Artık birşeyler yapmak gerektiğine inanan genç kadın doğru babasının eski bir arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona bitkilerden yaptığı bir ilaç hazırlar ve bunu 3 ay boyunca hergün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır.

kadının ermeydanı neresidir?

İslâm hukûkuna göre kadın, askerlik yapmak ve harbe iştirâk etmekle mükellef değildir. Erkekler için;

"Cennet, kılıçların gölgeleri altındadır.." (154) buyurulurken, kadınlar için de;

"Cennet, annelerin ayakları altındadır." (155) buyurulmaktadır.

Aslında kadın; dîni, milleti ve memleketi için en samîmî çalışan bir insandır. Bütün bir milletin "insan gücü" nü hazırlayan, yetiştiren ve vatana bağışlayan, hep fedâkâr kadınlardır. Kadınlar, gerçekleşmeden önce harplerin ve gazâların çilesini çeken, gerçekleştikten sonra da ızdırâbını sînesinde duyan çilekeş insanlardır.

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

Son yorumlar



ihya.org toplist hosting TOPlist

uyeadi@mollacami.com 2GB Alan bedava:)