Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle



Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.

Kültür ve Toplum

VEFA

VEFA

HAYATIN BAŞLAMASIYLA BAŞLADI VEFANIN VE VEFASIZLIĞIN TARİHİ..
ADEM BABAMIZA SECDE EDEN MELEKLER VEFAYI,
İSYAN EDEN İBLİS VEFASIZLIĞI SUNDULAR İLK KEZ
MALININ EN GÜZELİNDEN KURBAN VERİRKEN HABİL VEFASINI
EN KÖTÜSÜNDEN KURBAN VERİRKEN KABİL VEFASIZLIĞINI GÖSTERİYORDU
NUH'UN GEMİSİNDE BULUNUP DA KURTULANLAR VEFANIN

Ayasofya’nın İbadete Açılan Bölümü

Ayasofya’nın İbadete Açılan Bölümü

Kulağa hoş geliyor görünse de, bir milletin kendi tarihinde bocalayışını gösteren ve Batı’nın yüzyıllar öncesine dayanan kuyruk acısının, “çağdaşlık”la paketlenip, “medeniyet ve hoşgörü” tabağıyla önümüze servis yapıldığının güzel bir numunesi…

'İki dirhem, bir çekirdek''

Giyim kuşamına özen göstermiş, şık ve süslü kıyafetleriyle dikkat çeken insanlar hakkında sık sık "iki dirhem bir çekirdek" sözü kullanılır. Bu yakıştırma, ağırlık ölçüsü olarak okkanın kullanıldığı eski devirlerden kalmadır.

Belki biliyorsunuz, bir okka, bugünkü ölçülerle 1238 gram tutar. Okkanın dört yüzde birine, dirhem adı verilir. (Şimdiki gram ile aynı birim olduğunu sanarak gram diyecek yerde dirhem denilmesi hatalıdır.)

Neden başarılı olamıyoruz?

Halis ECE

Neden başarılı olamıyoruz?

Neden başarılı olamıyoruz? Çünkü, plan yapmadan işe atılıyor, gözümüz korkunca da çekiliyoruz! Negatif (menfî-olumsuz) düşünüyor, işi kitabına uyduruyor, mâzeretlere sığınmayı seviyoruz.

Biyografi okumayı sever misiniz?

Hani çocuklukları kir-pas içinde geçen; ama gençlik yıllarında ne kadar parlak bir insan olduklarına dâir ilk ipuçlarını veren; daha sonra da önemli başarılarıyla gözlerimizi yuvalarından fırlatan devlet adamları, meşhur yazarlar, müthiş hatipler, şâirler ve dehâ çapında ressamlar... vardır. Bütün bunların ortak noktaları, anahtar kelimeleri azim ve gayrettir; gayet tabii ki, neticesi de ‘başarı’dır.

Msn Kullanıcıları Dikkat!!! (MSN'den gelen tehdit büyüyor !)

MSN kaynaklı yeni Truva atı korkunç bir hızla yayılıyor.

İlk tespit edildiğinde sayısı 500 iken, bir kaç saat içinde etkilediği Kişisel bilgisayar ve işletim sistemi binlere çıkan Virüs, saatte ortalama 300 yeni bilgisayarı etkiliyor.

Truva atı olarak adlandırılan ve kullanıcı bilgisayarlarına girdikten sonra kullanıcının kontrolü dışında kod, resim, link dağıtarak hızla yayılan kötü kodların son generasyonu MSN üzerinden yayılıyor.

İnsanları uyarmada, doğruyu anlatmada fırsatları kollamak

Halis ECE

İnsanları uyarmada, doğruyu anlatmada fırsatları kollamak

Hoca Nasreddin rahmetullahi aleyh ikazlarını yaparken, öyle ulu-orta her yerde her şeyi söylemez. Fırsatı düştüğünde nazik bir şekilde araya girer ve taşı gediğine koyar. Çünkü Hoca merhum, bir hakîkati anlatmanın, bir meseleyi söylemenin pekçok yolları olduğunu bilir... Bazan cereyan eden bir hâdise, bazan geçmişte meydana gelmiş bir vak’a, bazan bir soru, bazan da bir mes’ele onun söyleyecekleri hikmetler için tam bir fırsattır.

"Kültür" nedir, "irfan" neye denir?

Halis ECE

"Kültür" nedir, "irfan" neye denir?

Bir mevzûda kazanılan sistemli ve geniş bilgi demek olan “kültür”ü Andre Malraux şöyle târif ve izah ediyor:

Kültür; okuyan ve bilgi sahibi olup düşünen insanın zevkini, tenkit etme ve hükümler verme kabiliyetini inkişaf ettirmesidir. Bir milletin kültürü; onun bütün fertlerinin sahip olduğu hissiyat, hadiseleri karşılayış ve idrâk ediş tarzlariyle, topyekün tarihi içinde meydana getirdiği fikir ve sanat mahsulleri ve kıymet hükümleridir. Kültür, onu vücuda getirmiş olan milletin malıdır.”

Yeraltı kaynaklarımızdan daha kıymetli bir hazinemiz var!

Yeraltı kaynaklarımızdan daha kıymetli bir hazinemiz var!

Kalabalık bir şehirde yaşayan bir genç, bir gezi esnasında tanıştığı köylü arkadaşının yanına şehre eder. Şehrin en güzel yerlerini arkadaşına gezdirirken, çok kalabalık bir cadde de köylü genç aniden durur.

“Cırcır böceğinin sesini duyuyor musun?” deyince, şehirli çocuk hem güler hem de, “Şehrin en kalabalık caddesindeyiz. Bu gürültünün ortasında cırcır böceğinin sesi duyulmaz ki! Korna sesleri, araba sesleri, insan gürültüleri var buralarda. Sen galiba köyünü özledin?” der.

Yaptığınız yasaları uygulamaya umarım izin verirsiniz!

Halis ECE

Yaptığınız yasaları uygulamaya umarım izin verirsiniz!

İkinci Cihan Savaşı bitmiş, İngiltere savaşı kazananlar arasında… Ama ekonomi berbat, halk sıkıntıda...

İlk seçimde Başbakan Churchill'in partisi kaybetmiş, İşçi Partisi kazanmış... Başbakan Attlee, Maliye Bakanlığı'na Cripps'i getirmek istiyor; fakat onun şartı var:

Ateşte Açan Çiçekler Kenti.*.*.Kütahya.*.*.

Hayme Ana, geleneğe göre Ertuğrul Gazi'nin annesi, Osman Gazi'nin ninesi Güdüz Alp'in ise hanımıdır. Türbesi Domaniç ilçemize bağlı Çarşamba Köyü'ndedir. Hayme Ana Oğuzların Bozok kolunun (Gün Han'ın oğullarından) Kayı Boyuna mensup bir Türkmen (Yörük) kızıdır. Kayı Boyu önce Ankara'nın batısındaki Karacadağ yöresine yerleşmiştir.(Ankara'nın batısındaki Haymana ilçesi adını bu hanımdan almıştır.) Osmanlı Obasının Söğüt ve Domaniç'e yerleşmesiyle belli bir dönem devlet idaresini eline aldığından ve devletin kuruluşunda oynadığı hayati rol sebebiyle "DEVLET ANA" olarak anılmıştır. 1250 li yıllarda aşiret reisliğinin Hayme Ana'ya ait olduğu söylenmektedir. Yine bir yayla mevsiminde (muhtenelen Eylül ayında) Hayme Ana Hakkın rahmetine kavuşmuş, Çarşamba Köyü'nde tepenin üstündeki yaylayı gören kısmına gömülmüştür. Hayme Ana'nın vefatından sonra, gömüldüğü yerin etrafı duvarlarla çevrilmiştir. II. Abdülhamit devrinde, Çarşambalı bir köylü evinde sakladığı dedesinden kalma deri üzerine yazılmış bir vesikayı köye gelen birine okutur. Vesikanın Hayme Ana'ya ait olduğu ortaya çıkar. Görevli İstanbul'a giderek Yıldız Sarayı'na varır ve vesikayı padişaha ulaştırır. II.Abdülhamit vesikayı inceletip bir heyeti buraya gönderir. Büyük ninesi Hayme 'ın kabrini buldurarak üzerine bir türbe ve külliye yaptırır. Türbenin üzerinde bulunan mermer kitabe de:

*** Eller Var ***

Eller var.

Düzenleyici ve düzelticidir. Çapak gördüğü göze yumruk olmaz. Kimseye hissettirmeden, bir ana şefkatiyle o çapağı alır. Yüzün ve gözün güzelliğini çapağa feda etmez. Değdiğini bozmaz, düzeltir. Düzelteceğim diye "düz" hatta "dümdüz" etmez. Çünkü bu eller, amuda kalkıp da dünyayı düzeltme iddiasına soyunan "ters"lerin elleri değildir.

Eller var.

diş kirası

Büyüklerimizden duyduğum birşey vardı (diş kirası) anlatırlardı osmanlılarda iftara davet edilen insanlara yemekten sonra para verirlermiş işte bu verilen paraya diş kirası denirmiş. ben buna busene şahit oldum. Mescidi haramda akşam ezanına yakın saflara göre naylon sofra bezleri seriliyor üzerine küçük tabaklarile hurmalar diziliyor bazı ikram sahipleri termuslarda sıcak şerbet getiriyor ezanı muhammedi okunduğunda ikramsahibi şerbetlerikoyuyor müslümanlara ikram ediyor . bu ikramları perşembe vepazar akşamları yapıyorlar. ikram sahibi kendisofrasındaki yiyenlere tomarla getirdiği parayı tektek dağıtıyor. işte bir osmanlı geleneği osmanlının merkezin de unutulmuş PEYGAMBERİMİZİN memleketinde yaşatılıyor. ALLAH razi ve memnun olsun. amin.

Gençlere fazilet öğütleri

Genç sahabelerden Ashab-ı Kiram'ın önünde ve öncülerinden olan Hz.Muaz(r.a.)genç-ihtiyar herkes ama herkese ama özellikle gençlere bir beyanatında şunları söylüyor:
Bana Rasûl-i Kibriya (s.a.v.)şu on mühim hususu tavsiye etti.Buyurdu ki:
*Öldürsen ve yakılsan dahi Allah'a şirk koşma...
*Sana cazibeli vaadlerde bulunsalar dahi onlara aldanıp ana-babana karşı gelme.
*Kasten bilerek bir farz namazı kesinlikle terk etme...Kim bunu yaparsa ondan Allah'ın himayesi uzak olur.Böyleleri daima huzursuz yaşar.

Kalabalıklar içinde!

Kalabalıklar içinde!

Kalabalıklar, kalabalıklar... Hıncahınç bir koşuşturma, herkes bir tarafa gidiyor.

Modern şehir hayatının cenderesinde, teknolojiyle yarış ediyor adete insan. Bir tarafta makineler, elektronik cihazlar, gürültü, patırtı, metal sesler kargaşası; bir tarafta, etten kemikten ibaret bir aciz varlık ve bu aciz varlığın çılgınca bir hırs yumağı haline gelmiş acınacak hali... Nereye bu gidiş?

Chat Tehlikesii

Araştırmalar, internet arkadaşlığında kadınların erkeklere oranla daha samimi ve dürüst olduğunu gösteriyor. Nette her 10 erkekten 6'sı yalan söylüyor.

Sidney Üniversitesi Tatbiki İnsan Davranışları Bölümü tarafından İngiltere, ABD ve Avustralya'da yapılan bir araştırmada telefon ve internet hatları üzerinden kurulan ilişkiler ele alındı. Araştırmaya göre dil, din, kültür ve ülke farkları on line arkadaşlıkta değişik davranış modellerine yol açmıyor.

Erkekler egoist, kadınlar masum ***********

Fransız yazar Claudine Bilan'ın 'Yalancının Psikolojisi' adını taşıyan kitabı Fransa'da çok satanlar listesinde. Bilan, yalancılığın belirtilerini ve inceliklerini Cumartesi SABAH'a anlattı.

Yalancının mumu saat kaça kadar yanar, yalan söyleyince burnunuz uzar mı? Bir yalancı uzmanına sorduk. Claudine Bilan sosyal-psikoloji dalında çalışıyor. Savunma bütçesinden finanse edilen yalancılık tezi için 10 yıldır izliyor, gözlüyor, araştırıyor. Sonbaharda çıkan Yalancının Psikolojisi adlı kitabı Fransa'da üzerinde çok konuşulan çok satılan kitaplardan biri oldu. Anlattıklarına gelince; hepimiz herkes günde en az iki sefer yalan söylüyormuşuz. Birini överken, yahut kendimizi anlatırken değerimizi arttırmak için, bir karışıklıktan kaçınmak yahut bir gecikmeyi izah etmek için... Bunlar en masum olanları. Yalanı yakalayabilir misiniz? Çok güvenmeyin kendinize... Bilan'in söylediğine göre; yalancı kararlıysa ve hazırlıklıysa taa gözünüzün içine bakarak, son derece sakin ve kendinden emin söyler: "Hiç yalan söylemem, en son 7 yaşımda söylemiştim!" Diyor ki; "Herkes yalan söyler, hayvanlar bile! Sadece Allah yalan söylemez!"

Çağdaş bir kurtla kuzu masalı:Bosna Hersek

ÇAĞDAŞ BİR KURTLA KUZU MASALI:
BOSNA HERSEK
AHMET MİROĞLU

İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hatta böylesi kalbinde olana (samimi olduğuna) Allah’ı şahit tutar. Halbuki o, hasımların en yamanıdır. O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez. (Bakara Suresi, 204-205)

*** Bilmelisin ki... ***

Bilmelisin ki...

Bilmelisin ki .... Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.

Bilmelisin ki ... Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

Bilmelisin ki .... Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Bilmelisin ki ... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!

Sofraya davet..

Doç. Dr. Sefa Saygılı, gülistan dergisi

Sofraya Davet

[left]Günümüzün yaygın adetlerinden biri de yemeklerin tek başına yenmesi veya ‘fastfood’ (hızlı yemek) tarzı, yani ayakta atıştırmak. Halbuki, yemeğin başka fonksiyonları vardır. Birbirini seven kişilerin, özellikle ailelerin, Rabbimizin ikram ettiği nimetleri bir arada sohbet ederek, neşe ve muhabbet içinde yemeleri; aile birliği ve ruh sağlığının korunması açısından vazgeçilmez derecede önemlidir.

önyargılar üzerine bir anım

Malesef ülkemizde de tüm insanlık aleminde bulunduğu gibi bir takım zümrelere karşı önyargılar mevcuttur. Örneğin roman vatandaşlarımıza karşı oluşmuş önyargılar malumdur. Bu yargıların haklılık paylarını tartışmak istemiyorum. Sadece konuyla ilişkili bir anımı sizlerle paylaşmak isterim.
Dört sene evvel bir yaz günü, yunanistana yapmış olduğum seyehati noktalamış ve ülkeye giriş yapmıştım. Tren İstanbula doğru seyrediyordu. Ben ise İzmire gideceğim için sınırda trenden inip Keşana kadar taksi ile gittim. Ordan Allahın izni ile İzmire Otobüsle gidip, bir an önce aileme kavuşmak istiyordum. Velhasıl Keşanda

İçeriği paylaş

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

Son yorumlar



ihya.org toplist hosting TOPlist

uyeadi@mollacami.com 2GB Alan bedava:)