* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * * | |||
| Açılış Sayfası Yap | (ctrl+D) Favorilere Ekle | ||
Bizim tasavvuf anlayışımız bu, sizinki ise şu!.. sözlerini söyleyenlerimiz her şeyin başında bu yolun manasını iyi idrak etsinler. Gönüllerin sultanı Efendimiz (s.a.v.)’in ilhâkını, Kur’an-ı Kerim’in, ahkâmını yaşamayı gaye edinen müesseseye tasavvuf, bu uğurda gayret gösteren kimseye de sûfi diyoruz.
Sevda sultanları Meşâyih-i Kirâm’ın sözlerine baktığımızda, hakikati daha iyi görürüz. Abdü’l-Vahab-ı Şarâni (k.s) bizlere şöyle tavsiyede bulunmaktadır: “Sakın ola ki Kur’an ve Sünnet’in kabul etmediği bir yola sûfiyye’nin yolu demeyesiniz. Çünkü Kur’an’ın ve Sünnet’in kabul etmediği yol küfür yoludur. Bizim yolumuz ise tamamen ahlâk-ı Muhammediyye’yi yaşamak ve bütün hayatımızı Kur’an’ın emirlerine ve Rasûlü (s.a.v.)’nün Sünnetler’ine göre tanzim etmektir.”
Halis ECE
Bir testi şebnem
Topyekün dünya Müslümanları olarak son birkaç asrı ve özellikle de 20. ve 21 asrı maalesef buruk acılarla, mağmum tebessümlerle yaşıyoruz.
Günlerimiz... aylarımız... yıllarımız... gece ve gündüzlerimiz âdeta birbirine karışmış; ruhanî ve lâhûtî atmosferden uzak, huzur ve sükûnete hasret...
Halis ECE
Tavaf, Arafat ve Müzdelife'de vakfe, Rasûlüllah'ı ziyaret
Dilerseniz mevzumuza, teberrüken, tavafla alakalı bir ayet mealiyle başlayalım. Buyuruyor ki Mevlamız Kur’an-ı Kerim’de:
“Sonra (maddi-manevi bütün) kirlerini atsınlar, nezirlerini (adaklarını) yerine getirsinler ve o kadîm Beyt’i (Ka’be-i Muazzama'yı) tavaf etsinler.” (1)
Halis ECE
"Zilhicce ayı" ve "On gece"
Bilindiği üzre hicri-kamerî ayların 12’ncisi zilhicce ayıdır. Bu ay, İslâm’ın beş esasından biri olan hac farîzasının îfa edildiği umumi afv ayıdır. Arafat’a çıkıldığı, Allah için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.
Fahreddîn-i Râzî buyurdu ki:
Peygamberlerin, meleklerin en büyüklerinin yaptıkları, bildiğim ve bilmediğim, lâyık olduğu hamdler ile Allahu Teâlâ'ya hamd ederim. Allahu Teâlâ'nın rahmeti, Resûlullah Efendimize, diğer Resullere, Nebîlere aleyhimüsselâm, mukarreb meleklere ve sâlih kimselerin üzerine olsun.
* * *
Helâl yiyenlerin azaları, ibadet eder. Hayır, işlemesi kolay ve tatlı gelir. Helâl kazanmanın ehemmiyetini gösteren daha nice hâdis–i şerifler ve büyüklerin sözleri vardır. Bunun içindir ki, verâ sahipleri haramdan çok sakınmışlardır.
DUA
Her sabah bir umut
Doğar güneşle
Açılır ellerim
Affet yarabnbi.
Tükenir an gibi
Öğleve akşam
Çarasiz kalırım
Affet yarabbi.
Düşler hayallerle
Dolar geceye
Boşa geçer bir gün
Affet yarabbi.
İSLÂM, Şerîat, Tarîkat, Hakîkat, Ma‘rifet
1. İSLÂM NEDİR, MÜSLÜMAN KİME DENİR?
İslâm; boyun eğme, teslim olma, sulh yapma demektir. Dinî ilimler ıstılâhında ise bu mânâların yanında, kalb ile inanma, inandığını yaşama, Allâh’ın kazâ ve kaderine râzi olup gönülden teslim olma mânâlarını da ifade eder.
Bu itibarla İslâm, en son ve en mükemmel dinin adı olduğu gibi, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den, son peygamber Hz. Muhammed Mustafâ’ya (aleyhimüsselâm) gelinceye kadar her peygamberin tebliğe memur olduğu Hak dinin de adıdır. Ona İslâm adını ise, “Allah indinde hak din İslâm’dır” (1) buyurarak bizzat Cenâb-ı Hak vermiştir. Ve yine buyurmuştur ki, “Bugün size dininizi ikmâl ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a râzi oldum.” (2) “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, bilsin ki o din, ondan asla kabul edilmeyecektir.” (3)
- Herhangi bir konuda Şeyhini aldatmamalıdır. O'na son derece saygı göstermelidir.
- O'nun öğrettiği zikir ile kalbini düzeltmeye çalışarak gafletten kurtulmaya çabalamalıdır.
-Bir konuda haklı bile olsa şeyhin sözünü ve gayesini anlamaya çalışmalı; ona karşı ölü yıkayıcısının eli altındaki ceset gibi olmalıdır.
- Şeyhi bir şey sormadan söz söylememelidir.
Halis ECE
Nafile namazlar, faziletli gece ve gündüzler
İbadetle ihya edilmesi daha kuvvetli müstehap olan faziletli geceler, sene içerisinde on beş gecedir. Ahiret yolcusunun bu geceleri boş geçirmesi münasip değildir. Çünkü bunlar, hayır mevsimleri ve kârı bol olan gecelerdir. Kazanç mevsimlerini ihmâl eden tâcirler, bir kâr sağlayamadığı gibi, faziletli geceleri gafletle geçiren ahiret yolcusu da zafere ulaşamaz.
Abdülaziz Dehlevi hazretleri buyuruyor ki:
Cenab-ı Hakkın rızasına kavuşmak, şeytanın aldatmasından kurtulmak için, silsile itibariyle hocaları Resulullah efendimize dayanan bir evliyayı sevmek, onun tarafından sevilmek gerekir.
Hadis-i şerifte, (Evliyanın kalbi nazargah-i ilahidir. Böyle bir kalbde bulunana Hak teâlâ rahmet eder) buyuruluyor. Böyle bir kalbe girdikten sonra, maksadına kavuşmadan ölen kimse, kurtuluşa ermiş demektir.
İmam-ı Rabbani hazretleri, (Tasavvuf, az yemek, az içmek değildir. Herkesin helalden kazanıp, doyuncaya kadar yemesi lazımdır) buyuruyor.
Şah-ı Nakşibend hazretleri de, (Bir şey yemek, aç kalmaktan iyidir) buyuruyor.
Az yemek, elbette iyidir. Fakat, az yemek, doymadan önce sofradan kalkmak ve acıkmadan sofraya oturmamak demektir. Yoksa, aç kalmak demek değildir.
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Kördüğüm gibi...
Kirletildi tüm değerler. Yapmacık baharlarla,suni lalezarlarla süslenmeye çalışılır oldu birliktelikler. Bu kirliliklerden aşk ve sevgide nasibini aldı günümüzde. "Sevmek dokunmaktır" diye bir felsefe ya da daha doğrusu bir safsata koydular ortaya. Böylece, yüreklerde değil bedenlerde gezinen şeyin adı sevgi oldu. Flört adı altında , özgürlük namına , iffet ayaklar altına alındı günümüzde. Adeta bekarlara has bir değer olarak sunuldu adı aşk ve sevgi olan kutsal değer. Evlilikler arasında ise eşler birbirlerine güzel sözlerle hitap etmeyi ayıp sayar oldular. Ya da,"yahu yaşımız başımız geçmiş artık" diyerek , aşkın ve sevgini gün olup sönmesi gereken bir olgu olduğuna inandırdılar kendilerini. Nişanlılık dönemi ya da evlilikler , denemek için yapılır oldu. "Yüretemez isek ayrılırız" diyerek , adeta ayrılmak için evlenilir oldu. Gerçek aşkın ve sevginin var olduğu yuvalarda hiç ayrılık olur mu? Ya da aşktan ve sevgiden kaynaklananhuzursuzluk olur mu hiç?
Seccadem
Seccadem… Sevdalı gönlünü, tertemiz endamınca açarken ve tevazu kanatlarını sererken sere serpe, beni de bas bağrına, beraber kurban olalım Sevgilinin uğruna…
Yaradan’la buluşma anlarımda, buseler konduruyorsun anlıma. Şairin dediği gibi; “öp beni anlımdan, öp beni seccadem…” Dudakların dokunsun kalbime, ellerim değsin avuçlarına, benim vefalı yârim seccadem…
İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurdu ki:
- Ehlin gönlü için (âilenin gönlünü almak için) günah işlemek ahmaklıktır.
- Farzı bırakıp, nâfile ibâdetleri yapmak boşuna vakit geçirmektir.
- İnsana lâzım olan önce Ehl-i sünnete uygun inanmak, sonra Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymak, daha sonra tasavvuf yolunda ilerlemektir.
Halis ECE
Dua, niyaz, tazarru ve ilticanın önemi
Son devrin büyük âlim ve ve müfessirlerinden Elmalılı M. Hamdi Yazır merhûm, tefsirine, Cenâb-ı Hakk’ın kullarının duâsına verdiği ehemmiyeti beyan eden,“(Resûlüm) de ki: (Kulluk ve) yalvarmanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?” (1) âyet-i kerimesinin mûcibince çok hoş bir münâcât ve tazarru‘ cümleleriyle başlıyor.
Halis ECE
Kalpten lisâna akan hikmet çeşmeleri
"Allah hikmeti dilediğine verir. Kime de hikmet verilmişse, ona pek çok hayır verilmiş demektir." (1)
"Hikmetli söz mü`minin yitiğidir. Nerede bulursa, onu hemen almaya daha haklıdır." (2)
"Mü'min cennete girinceye kadar hikmeti arar bulur." (3)
Halis ECE
İslâm'da emre itaatin önemi-örneği ve bir mûcize
Ashâb-ı kirâmdan Avf bin Amr (r.a.) anlatıyor:
“Ben, Selmân-ı Fârisî, Huzeyfe bin Yeman, Nûman bin Mukarrin ve Ensar’dan altı kişi, bize ayrılmış olan kırk arşınlık yeri kazıyorduk. Zübab dibinden kazarak nemli tabakaya kadar inmiştik ki; Allah Teâlâ, hendeğin karnından karşımıza ak ve parlak bir kaya çıkardı. Onunla uğraşırken balyoz, kazma-kürek ve külünk gibi demir âlet ve edevâtımız kırıldı. Âciz kaldık. Bunun üzerine Selman’a,
Halis ECE
Tasavvuf açısından zikir esnasında ağlamanın hükmü
“Bir şahsın, ism-i Mevlâ zikredildiği vakit yüzünü yerlere sürmesi, gözlerinden yaşlar akıtması iyi değildir.
"Onun bu hâli, nefsinin harûn edilmiş olduğuna (azgınlığına, inatçılık ve huysuzluğuna, doğru gitmediğine), yahut gizli bir sûrette vucûd(1) ve enâiyet(2)le helâk kılındığına delildir.
[color=green]Bayazid-i Bestami buyurdu ki:
"on şey beden üzerine farzdır:
1) Farzları noksansız yerine getirmek,
2) Haram kılınan şeylerden kaçınmak,
3) ALLAH için mütevazi olmak,
4) Müslüman kardeşlerine eziyet etmnekten sakınmak,
5) İyi ve kötü herkes için hayır isteyen olmak,
6) ALLAH ü tealanın mağfiretini arzulamak,
7) Her işte ve her halukarda ALLAH rızasını gözetmek,
Alem de Ölüleri Dirilten Hz.İsamıdır?
Gelibolulu mübarek Ahmed-i Bican Hazretleri, ihvanlarıyla beraber oturuyorlardı.. Biraz sonra ise meclisten ayrılacaktı.. Ayrılma vakti geldi, mübarek kapının önüne çıktı... Tam ayakkabılarını giyecekken:
"Bize, bir maslahat göründü.. Biraz daha bekleyelim.."
Dedi ve tekrar yerine geçip oturdu mübarek..
Çok geçmeden içeriye bir takım misafirler geldiler.. Taaa Türkistandan gelen bu ailenin yanında bir de gözleri görmez kör çocukları vardı..
Aşk-ı Nebi * Nevbahar * Gelin Ey Kardeşler * Osmanlı Torunuyuz * Sultanlar Sultanı * Gönül Kuşu * Özlüyorum * İki Gözüm * İlk Işık * Dervişhan 1 * Çağrı - Soundtrack * Acem Bülbülleri * H.K. Karma İlahiler * Adı Güzel * Talaal Bedru * Yanik Gönüller * Fani Dünya * Bahar Çiçekleri * Bad-i Saba * Selam Götürün * Ben Bir Zata Aşık Oldum * İlahiler ve Kasideler * Gülbeste * Yeşil Kubbe * Imparadies
Adem Şen * Ama Kardeşler * Çocuk İlahileri * Beytullah Kuzu * Boskurtun Bülbülleri * Dervişhan * Film Müzikleri * Grup Samen * Hasan Kılıçatan * Küçük Ahmet * Kemal Fahmi * M.Emin Ay - M.Demirci * M.Kocacan & R. Kapusuz * M.Sandal & R.Kaya * Mehmet Emin Ay * Mehmet Kef * Mehmet Yetkin * Recep Kapusuz * Yakup KILIÇ