Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle



Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.

Tasavvuf

Akşemseddin Hazretlerinin Hayatı ve Öğütleri (video)

İzlemek için tıklayınız.. Yaklaşık 90 Dk.dır Arzu Ederseniz Bilgisayarınıza İndirip Daha Sonra da izleyebilirsiniz..
http://www.gamestal.com/showthread.php?t=2555

Nefis

Ramazan-ı Şerifin orucu, doğrudan doğruya nefsin mevhum rububiyetini kırmak ve aczini göstermekle ubudiyetini bildirmek cihetindeki hikmetlerinden bir hikmet şudur ki:

Nefis Rabbisini tanımak istemiyor; firavunhane kendi rububiyet istiyor.

Ne kadar azaplar çektirilse, o damar onda kalır. fakat açlıkla o damarı kırılır.

S.ALEYKUM, HAYIRLI CUMALAR

"ALLAH’TAN KORK, MÜHRÜMÜ BOZMA!"

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.

nefs

siteyi nasıl kullanacağım.bilmiyorum.yeni geldim nefs terbiyesi ngiriş yapmadınız komutu geliyor.bakın bana yardım edin.yoksa islam chatlere girmek istemiyorum.burda konuşmak yazmak istiyorum.
cemaatim yok.yalnızım.namaz kılamıyorum.yardım edin.anlatın allah rızası içinasıl olur öğrenmek istiyorum

Bayram

Enes bin Malik r.a buyurdular.Müminler için beş bayram vardır.

1) Bir gün ki,o gün insan üzerine meleklerinin günah yazmadığı gün,o kişi için bayramdır...Allahım o insanlardan eyle.

GÜZEL ŞİİRLER.

GERİ SAYIM SEN DOĞDUĞUNDA BAŞLADI.
EĞER (9)CANLI BİLE OLSAYDIN EN FAZLA (8)KEZ KAÇABİLİRDİN ÖLÜMDEN.
BİLKİ (7)DÜVELE SULTAN DAHİ OLSAN YERİN (6)MEKAN OLACAK SANA.
EN FAZLA (5)METRE KUMAŞ GÖTÜREBİLECEKSİN.
KAPATACAKSIN (4)AÇSANDA GÖZLERİNİ.
BU (3)GÜNLÜK DÜNYADA AZRAİLE (2)KAT OLUP YALVARSANDA NAFİLE.
ECELGELDİĞİNDE (1)GÜN ÖLECEKSİN.

DİNİ TEBLİG VE İRŞAT YAPANLAR NASIL OLMALI ?

TEBLİĞ VE İRŞÂDIN İKİ TEMEL ŞARTI
VE ALLAH’ IN MEMURU OLABİLMEK

“(Resulüm!) Geceyi tamamen değil de, yarısını yahut yarısından az eksiğini veya fazlasını yatmadan (ibadetle) geçir ve Kur’an’ı tane tane oku.” ( S. Müzzemmil, 2-3-4 )

Gül Sevgimiz

GÜL SEVGİMİZ

İbret nazarıyla bakan, basîret sahibi gözler için mahlukatta, Hâlık’a götüren, Rabbinin kudret ve azametine işaret eden nice ayetler vardır. Tasavvuf çevrelerinde kırlara çıkmak, tabiata ibret nazarıyla bakmak için dolaşmak vardır. Nebâtâttan, husûsiyle çiçeklerden mânâlar, temsiller çıkarılır, sembollerle anlatılır. Belli bir makâma gelenler onların tesbihlerini, zikirlerini duyarlar. Şemseddin Sivasî şöyle der:

Her baharda açılır, tesbih okur çiçekler
Birbirinden seçilir, tesbih okur çiçekler.

Tasavvufta gül, ilâhi güzelliği ifade ettiği gibi, Allah’ın Habîbi, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed sallallâhü aleyhi vesellemi de temsil eder. Yunus Emre, Sarı Çiçek İlâhî’sinde:

“Yine sordum çiçeğe, gül sizin nenüz olur?
Çiçek eydür ey derviş, gül Muhammed teridir.”
der.

Hatalarımız Cehalatten İleri Geliyor

Bizim tasavvuf anlayışımız bu, sizinki ise şu!.. sözlerini söyleyenlerimiz her şeyin başında bu yolun manasını iyi idrak etsinler. Gönüllerin sultanı Efendimiz (s.a.v.)’in ilhâkını, Kur’an-ı Kerim’in, ahkâmını yaşamayı gaye edinen müesseseye tasavvuf, bu uğurda gayret gösteren kimseye de sûfi diyoruz.

Sevda sultanları Meşâyih-i Kirâm’ın sözlerine baktığımızda, hakikati daha iyi görürüz. Abdü’l-Vahab-ı Şarâni (k.s) bizlere şöyle tavsiyede bulunmaktadır: “Sakın ola ki Kur’an ve Sünnet’in kabul etmediği bir yola sûfiyye’nin yolu demeyesiniz. Çünkü Kur’an’ın ve Sünnet’in kabul etmediği yol küfür yoludur. Bizim yolumuz ise tamamen ahlâk-ı Muhammediyye’yi yaşamak ve bütün hayatımızı Kur’an’ın emirlerine ve Rasûlü (s.a.v.)’nün Sünnetler’ine göre tanzim etmektir.”

Bir testi şebnem

Halis ECE

Bir testi şebnem

Topyekün dünya Müslümanları olarak son birkaç asrı ve özellikle de 20. ve 21 asrı maalesef buruk acılarla, mağmum tebessümlerle yaşıyoruz.

Günlerimiz... aylarımız... yıllarımız... gece ve gündüzlerimiz âdeta birbirine karışmış; ruhanî ve lâhûtî atmosferden uzak, huzur ve sükûnete hasret...

Tavaf, Arafat ve Müzdelife'de vakfe, Rasûlüllah'ı ziyaret

Halis ECE

Tavaf, Arafat ve Müzdelife'de vakfe, Rasûlüllah'ı ziyaret

Dilerseniz mevzumuza, teberrüken, tavafla alakalı bir ayet mealiyle başlayalım. Buyuruyor ki Mevlamız Kur’an-ı Kerim’de:

Sonra (maddi-manevi bütün) kirlerini atsınlar, nezirlerini (adaklarını) yerine getirsinler ve o kadîm Beyt’i (Ka’be-i Muazzama'yı) tavaf etsinler.” (1)

Ölenin ameli iki şekilde kesilmez!

Fahreddîn-i Râzî buyurdu ki:

Peygamberlerin, meleklerin en büyüklerinin yaptıkları, bildiğim ve bilmediğim, lâyık olduğu hamdler ile Allahu Teâlâ'ya hamd ederim. Allahu Teâlâ'nın rahmeti, Resûlullah Efendimize, diğer Resullere, Nebîlere aleyhimüsselâm, mukarreb meleklere ve sâlih kimselerin üzerine olsun.

* * *

Helâl yiyenlerin azaları, ibadet eder. Hayır, işlemesi kolay ve tatlı gelir. Helâl kazanmanın ehemmiyetini gösteren daha nice hâdis–i şerifler ve büyüklerin sözleri vardır. Bunun içindir ki, verâ sahipleri haramdan çok sakınmışlardır.

dua

DUA

Her sabah bir umut
Doğar güneşle
Açılır ellerim
Affet yarabnbi.

Tükenir an gibi
Öğleve akşam
Çarasiz kalırım
Affet yarabbi.

Düşler hayallerle
Dolar geceye
Boşa geçer bir gün
Affet yarabbi.

tasavvuf

İSLÂM, Şerîat, Tarîkat, Hakîkat, Ma‘rifet
1. İSLÂM NEDİR, MÜSLÜMAN KİME DENİR?
İslâm; boyun eğme, teslim olma, sulh yapma demektir. Dinî ilimler ıstılâhında ise bu mânâların yanında, kalb ile inanma, inandığını yaşama, Allâh’ın kazâ ve kaderine râzi olup gönülden teslim olma mânâlarını da ifade eder.
Bu itibarla İslâm, en son ve en mükemmel dinin adı olduğu gibi, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den, son peygamber Hz. Muhammed Mustafâ’ya (aleyhimüsselâm) gelinceye kadar her peygamberin tebliğe memur olduğu Hak dinin de adıdır. Ona İslâm adını ise, “Allah indinde hak din İslâm’dır” (1) buyurarak bizzat Cenâb-ı Hak vermiştir. Ve yine buyurmuştur ki, “Bugün size dininizi ikmâl ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a râzi oldum.” (2) “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, bilsin ki o din, ondan asla kabul edilmeyecektir.” (3)

Müridin mürşidine karşı dikkat etmesi gereken edepler

- Herhangi bir konuda Şeyhini aldatmamalıdır. O'na son derece saygı göstermelidir.
- O'nun öğrettiği zikir ile kalbini düzeltmeye çalışarak gafletten kurtulmaya çabalamalıdır.
-Bir konuda haklı bile olsa şeyhin sözünü ve gayesini anlamaya çalışmalı; ona karşı ölü yıkayıcısının eli altındaki ceset gibi olmalıdır.
- Şeyhi bir şey sormadan söz söylememelidir.

Mübarek gecelerdeki namazlara yapılan itirazlara cevaplar

Halis ECE

Nafile namazlar, faziletli gece ve gündüzler

İbadetle ihya edilmesi daha kuvvetli müstehap olan faziletli geceler, sene içerisinde on beş gecedir. Ahiret yolcusunun bu geceleri boş geçirmesi münasip değildir. Çünkü bunlar, hayır mevsimleri ve kârı bol olan gecelerdir. Kazanç mevsimlerini ihmâl eden tâcirler, bir kâr sağlayamadığı gibi, faziletli geceleri gafletle geçiren ahiret yolcusu da zafere ulaşamaz.

Evliyayı sevmenin faydası nedir?

Abdülaziz Dehlevi hazretleri buyuruyor ki:

Cenab-ı Hakkın rızasına kavuşmak, şeytanın aldatmasından kurtulmak için, silsile itibariyle hocaları Resulullah efendimize dayanan bir evliyayı sevmek, onun tarafından sevilmek gerekir.

Hadis-i şerifte, (Evliyanın kalbi nazargah-i ilahidir. Böyle bir kalbde bulunana Hak teâlâ rahmet eder) buyuruluyor. Böyle bir kalbe girdikten sonra, maksadına kavuşmadan ölen kimse, kurtuluşa ermiş demektir.

Tasavvuf, az yemek, az içmek değildir!

İmam-ı Rabbani hazretleri, (Tasavvuf, az yemek, az içmek değildir. Herkesin helalden kazanıp, doyuncaya kadar yemesi lazımdır) buyuruyor.
Şah-ı Nakşibend hazretleri de, (Bir şey yemek, aç kalmaktan iyidir) buyuruyor.

Az yemek, elbette iyidir. Fakat, az yemek, doymadan önce sofradan kalkmak ve acıkmadan sofraya oturmamak demektir. Yoksa, aç kalmak demek değildir.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

*** Kördüğüm gibi... ***

Kördüğüm gibi...

Kirletildi tüm değerler. Yapmacık baharlarla,suni lalezarlarla süslenmeye çalışılır oldu birliktelikler. Bu kirliliklerden aşk ve sevgide nasibini aldı günümüzde. "Sevmek dokunmaktır" diye bir felsefe ya da daha doğrusu bir safsata koydular ortaya. Böylece, yüreklerde değil bedenlerde gezinen şeyin adı sevgi oldu. Flört adı altında , özgürlük namına , iffet ayaklar altına alındı günümüzde. Adeta bekarlara has bir değer olarak sunuldu adı aşk ve sevgi olan kutsal değer. Evlilikler arasında ise eşler birbirlerine güzel sözlerle hitap etmeyi ayıp sayar oldular. Ya da,"yahu yaşımız başımız geçmiş artık" diyerek , aşkın ve sevgini gün olup sönmesi gereken bir olgu olduğuna inandırdılar kendilerini. Nişanlılık dönemi ya da evlilikler , denemek için yapılır oldu. "Yüretemez isek ayrılırız" diyerek , adeta ayrılmak için evlenilir oldu. Gerçek aşkın ve sevginin var olduğu yuvalarda hiç ayrılık olur mu? Ya da aşktan ve sevgiden kaynaklananhuzursuzluk olur mu hiç?

=_= Seccadem =_=

Seccadem

Seccadem… Sevdalı gönlünü, tertemiz endamınca açarken ve tevazu kanatlarını sererken sere serpe, beni de bas bağrına, beraber kurban olalım Sevgilinin uğruna…

Yaradan’la buluşma anlarımda, buseler konduruyorsun anlıma. Şairin dediği gibi; “öp beni anlımdan, öp beni seccadem…” Dudakların dokunsun kalbime, ellerim değsin avuçlarına, benim vefalı yârim seccadem…

İçeriği paylaş

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

Son yorumlar



ihya.org toplist hosting TOPlist

uyeadi@mollacami.com 2GB Alan bedava:)