Adem YAKUT ağ günlüğü

Bir seyahatin öyküsü değildir bu…

Bir seyahatin öyküsü değildir bu…

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; / Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; / Ay ve güneş ezelden iki İstanbul’ludur.
İstanbul benim canım; / Vatanım da vatanım... (Necip Fâzıl KISAKÜREK)

Hayatta Tecrübe ve Getirdikleri

Hayatta Tecrübe ve Getirdikleri

Faraziyeler olmamış olsaydı, hikmet bâtıl olurdu; yani
güzel sözler, kıymetli fikirler, hakikate uygun değerli
düşünce ve tecrübeler ortaya çıkmazdı.

Tecrübe; hayatın ilk ışıklarıyla son karartıları arasında geçen ve tüm bu zaman diliminde yaşanan küçük-büyük, gerekli-gereksiz olaylar silsilesinin daha çok “sonuçları”nı muhtevâ edinen, ömür sermayesinin biriktirdiği eşsiz hazineyi barındıran dört köşe sandık… Öyle sandık ki, yaşayan herkesin o sandığa bir şeyler atmamış olması muhal.

Modern Aşklar ve Sevgi İsrafı

Modern Aşklar ve Sevgi İsrafı

Arkadaşlık vazgeçilmezi olmuş günümüz gençlerinin. Adeta olmazsa olmaz(!)…Karşı cinsle arkadaşlık ciddi bir eksiklik olarak telakkî edilirken, asıl eksikliklerin tespiti arka sıralara sarkmış.

Şahsî Bir Hastalık: Riyâ - Gösteriş

Şahsî Bir Hastalık: Riyâ - Gösteriş

Başta hadis-i şerifler olmak üzere, ehemmiyetine binâen üzerinde sıklıkla durulan ve muhtelif birçok dini eserlerde “Gizli şirk” vasfına layık görülen riyâ; toplumsal hastalıktan öte şahsî bir hastalık olarak kişilerin ibâdet-ü taâtını yiyip bitiren veya etkisiz bırakan, daha ilerisi; “şirk” illetiyle sonlandırabilecek kadar tehlikeli olan kalbî bir hastalık…

Eğri Minare ve İçimizdeki Çocuklar

Eğri Minare ve İçimizdeki Çocuklar

Yılanın başı zamanında ezilmeli de, ne kadar ezilirse ezilsin ufak söylentiler tarih sayfalarına sarkmış bir kere.

Pederle sohbet ediyoruz da soruyor, “Mimar Sinan’ın yaptırdığı bir camii varmış, minaresi de eğriymiş. Bize küçükken anlatırlardı. Hangi camii o?”

- …..

Camideki Nargile ve İçimizdeki Gammazlar

Camideki Nargile ve İçimizdeki Gammazlar

Eserleriyle Osmanlı Türk-İslâm tarihine damgasını vuran, Türk mimarlık tarihinin yüzakı Mimar Sinan, en büyük ve en muhteşem eseri Süleymaniye Camii’nin inşasını tamamladıktan sonra, bazı bakımlardan bu ulu mabedi testlere tâbi tutuyordu. Bunlardan biri de cami içinde sesin dengeli bir şekilde dağılıp dağılmadığının, mihrapta Kur'an okuyan imamın sesinin en arkalardan ve diplerden duyulup duyulmadığının denenmesi idi. Bunun için Mimar Sinan nargile kullanıyordu.

M. Necati Sepetçioğlu ve Tarih Serisi Üzerine

M. Necati Sepetçioğlu ve Tarih Serisi Üzerine

[right][=10]Sanat adamları ancak yeryüzünü güzelleştirebilmek uğrunda,
çirkinde bile mevcut olan bütün güzellikleri insanların gönül gözünde
yerleştirmek için çaba sarfetmek mecburiyetindedirler. Yeryüzünün
güzelleşmesi dünki, bugünki, yarınki çabaların senteziyle olur.

Açın Açın, Bir Web Sitesi de Siz Açın!

Açın Açın, Bir Web Sitesi de Siz Açın!

Başlık her ne kadar, “Yapın yapın, Kosla sıvıda çamaşır suyu yok!” reklamına benzese de, amaç teşvikten öte başlığın çekiciliğe darbe vurmak.

Evet, nedir bu internet âleminde “dini site” açma merak ve idealimiz? İdealimizin hep hizmet olduğunu söylüyoruz ama kaçımız bu söyleneni başarabiliyor? Alanında ciddi çalışmalar yapan ve yenilikçi olup hizmetin bir köşesinden tutanlara sözümüz yok tabii. Lâkin, ne olacak şu kopyacılıklar?

Üniversite Konsepti ve Kimlik Dejenerasyonu

Üniversite Konsepti ve Kimlik Dejenerasyonu

[=13]Bin bir düşünce fakülte binasından çıkıp, kampüs içindeki otobüs durağına doğru ilerliyorum. İçimde ne baharın gelişine dair bir sevinç, ne serinliğin terk edişine dair bir üzüntü…

İslamî Siteler ve İtikadî Tehlike

İslamî Siteler ve İtikadî Tehlike

İslâm dünyasında, kardeşler arasına nifak sokma gayreti, yeni gelişen bir şey olmayıp bilakis evvelden beri bilfiil devam ede gelen bir mefhumdur. Oldukça ciddi ve sinsi planlar çerçevesinde mü’minlerin arasında olması gereken ülfet-ünsiyet ve muhabbetler, kimi zaman “tecavüzkâr” kimi zamanda “tecdîd” veya “reform” kisvesi ve bu kisvenin gereklerinin bir sonucu olarak yok edilmeye çalışılmıştır.

Mazinin Köşküne Kısa Yollu Bir Seyahat

MAZİNİN KÖŞKÜNE KISA YOLLU BİR SEYAHAT

Hava kararmak üzere mi, yoksa bulutlar mı beni kandırıyor bilemiyorum. Yılan kıvrımını andıran yolda, “mazînin evi”ne doğru yol alıyorum. Yılların öte menzilesinden gelen bu misafiri tanımakta zorlanacak belli ki…

Yol kıvrımının yumuşak toprağa çalan kısmına gelince, bu mazi evinin içinde bir kıpırdanma-heyecanlanma beliriyor. Sâhi, süratle geldiğim pinokyo marka bisikletimin beni, kaldırımın yanında ki bu toz toprakla ziyadesiyle haşır neşir eyleyip, bir müddet sonra beni bağrında buldurduğu mekân değil miydi burası? Hâlâ o pinokyo bisikletim yeni evin arkasında kendi başına bu hatıraları yâd ediyor olsa gerek.

.::Maksut ve İmam-ı Âzam Ebû Hanife Hazretleri::.

_____
_______________________________________________________

.......................................... بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ....................................................................

Anket

Fitresi verilen herkesin KURBAN da kesmesi gerektiğini biliyor muydun?:

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar

İçeriği paylaş