* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * * | |||
| Açılış Sayfası Yap | (ctrl+D) Favorilere Ekle | ||
YAZMAK
İnsanlar bazen söyleyemediklerini kaleme dökerler. Dertlerini yazarak anlatırlar. Bunun için kimi günlük tutar, kimi başına gelenleri veya başından geçenleri yazar.
Peki yazmak ne ile mümkündür?
İki kelimeyi bir araya getirip cümle kurmaktan aciz insanlar nasıl yazabilirler?
Türkçe üzerine çalışma yapanlar dilimizin içler acısı halini dökerler ortaya. Okuma alışkanlığının olmadığından, bu sebeple gençliğin kelime haznesinin dolmadığından yakınırlar. Haliyle kelime sıkıntısı olanlarda, ya uyduruk kelimeler bulurlar yahut kendilerince entellik kabul ettikleri yabancı kelimelerle boşluk doldurmaya çalışırlar. Bundan dolayı, bazısı eğitim sistemimizi tenkit eder, bazısı toplum düzenimizi. Elbette doğruluk payı vardır. Büyükler hata yapar, küçükler örnek alır…
YAZMAK
İnsanlar bazen söyleyemediklerini kaleme dökerler. Dertlerini yazarak anlatırlar. Bunun için kimi günlük tutar, kimi başına gelenleri veya başından geçenleri yazar.
Peki yazmak ne ile mümkündür?
İki kelimeyi bir araya getirip cümle kurmaktan aciz insanlar nasıl yazabilirler?
Türkçe üzerine çalışma yapanlar dilimizin içler acısı halini dökerler ortaya. Okuma alışkanlığının olmadığından, bu sebeple gençliğin kelime haznesinin dolmadığından yakınırlar. Haliyle kelime sıkıntısı olanlarda, ya uyduruk kelimeler bulurlar yahut kendilerince entellik kabul ettikleri yabancı kelimelerle boşluk doldurmaya çalışırlar. Bundan dolayı, bazısı eğitim sistemimizi tenkit eder, bazısı toplum düzenimizi. Elbette doğruluk payı vardır. Büyükler hata yapar, küçükler örnek alır…
[b]yilbasi neyimiz olur !
yilbasi neyimiz olur? ramazan bayramimiz mi ?kandilimizmi? kurban bayramimizmi?
biz muharremlerle ,martlarda baslayan yillarda biliriz...ki,hicbiri böyle simariklarla , böyle
ayyasliklarla böyle kumarbazlikla acilmazdi.hepsi efendi yillardi.
bu bahsi bu kadarla geciyor ve ve noel babaya geliyorum.
memleketimize herhalde beyoglundan giren halici atlayarak fatihlere aksaraylara sonra rumeliye ve
Öfke ateşi en çok sahibini yakar!
“Sabrın sonu selamet!” diye boşuna dememiş atalarımız. İnsanın başına ne gelirse “sabırsızlık” yüzünden geliyor. “Öfke gelir yüz kararır, öfke gider yüz kızarır” sözü de, sabırsız insanın utancını anlatmak için kullanılır.
Kavgaların hatta cinayetlerin sebebi üzerine konuşulduğu zaman hep “Anlık bir öfke yüzünden…” diye başlarlar söze.
Halis ECE
Neden başarılı olamıyoruz?
Neden başarılı olamıyoruz? Çünkü, plan yapmadan işe atılıyor, gözümüz korkunca da çekiliyoruz! Negatif (menfî-olumsuz) düşünüyor, işi kitabına uyduruyor, mâzeretlere sığınmayı seviyoruz.
Biyografi okumayı sever misiniz?
Hani çocuklukları kir-pas içinde geçen; ama gençlik yıllarında ne kadar parlak bir insan olduklarına dâir ilk ipuçlarını veren; daha sonra da önemli başarılarıyla gözlerimizi yuvalarından fırlatan devlet adamları, meşhur yazarlar, müthiş hatipler, şâirler ve dehâ çapında ressamlar... vardır. Bütün bunların ortak noktaları, anahtar kelimeleri azim ve gayrettir; gayet tabii ki, neticesi de ‘başarı’dır.
Halis ECE
İsim kültürü, lakap ve ünvanlar
“Modern toplumlar”da insan, kendi ismiyle yalnız başına bırakılmıştır. Kendi ismi artık onu tanıtmaya yetmez.
Fert; cemiyet içinde sıra no., sicil no., kayıt no., diploma no., kod no. gibi referans bilgileriyle yeri belirlenen bir eleman olmuştur.
Halis ECE
“Alaca tana fıstık”
Öncelikle hatırlatalım; fıkranın günümüz dünyasıyla hiçbir alakası (!) yok... Var olduğunu söyleyecek, ya da daha beter olduğunu, hatta bu noktada dünyanın çivisinin çıktığını iddia edecek olanalara da tabii ki bir sözümüz yok.
Bu kısa ve önemli (!) açıklamadan sonra dilerseniz biz fıkramıza ve mevzumuza geçelim.
Halis ECE
İnsanları uyarmada, doğruyu anlatmada fırsatları kollamak
Hoca Nasreddin rahmetullahi aleyh ikazlarını yaparken, öyle ulu-orta her yerde her şeyi söylemez. Fırsatı düştüğünde nazik bir şekilde araya girer ve taşı gediğine koyar. Çünkü Hoca merhum, bir hakîkati anlatmanın, bir meseleyi söylemenin pekçok yolları olduğunu bilir... Bazan cereyan eden bir hâdise, bazan geçmişte meydana gelmiş bir vak’a, bazan bir soru, bazan da bir mes’ele onun söyleyecekleri hikmetler için tam bir fırsattır.
Üniversite Konsepti ve Kimlik Dejenerasyonu
[size=13]Bin bir düşünce fakülte binasından çıkıp, kampüs içindeki otobüs durağına doğru ilerliyorum. İçimde ne baharın gelişine dair bir sevinç, ne serinliğin terk edişine dair bir üzüntü…
Akıllar ruhları terk eden gerçek “huzur”un yasını tutmakta. “Hayatta bir gariplik var sanki” diyor her çehre, baktığınız her yüz bunu anlatmak istercesine ezgin. Her çehrenin çare arayışı, ya huzura inen darbenin parmaklıklarından bakarcasına bakıyor ya da hâlet-i ruhiyesinin mutsuzluğa namzet görüntüsünü müspetliğe çevirebilmenin savaşında. Cahit Sıtkı Tarancı’nın deyimiyle yolu yarılamış bir adamın bakışı gibi…
Ampulü patlatan Türk buluşu
Türk araştırmacılar, Edison'un icat ettiği ampule alternatif nanoteknoloji ürünü ışık kaynağı üretti. Bu müthiş buluş Bilkentli araştırmacıların imzasını taşıyor.
”Ayarlanabilir beyaz ışık” teknolojisi ile Edison’ın icat ettiği Ampuller tarih olacak. Edison’ın keşfi olan ampuller ısıyı ışığa dönüştürüyordu. Türk imzası taşıyan buluş ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt ışığa çeviriyor.
استعيذ بالله : الذين ينفقون فى السراء والضراء والكاظمين الغيظ والعافين عن الناس و الله يحب المحسنين
قال رسول الله (صلعم) : ان المؤمن ليدرك بحسن خلقه درجة الصائم القائم { ابو داوود}
AHLAK-I HAMÎDE (GÜZEL AHLAK)
İnsanların, Allah'ın rızasına muvafık bir hayat yaşayıp dünya ve ahirette saadet ve selamete kavuşmaları için gönderilen Din-i Celil-i İslam; iman, amel ve ihlas olmak üzere üç cüzden mürekkeptir. Hz. Üstazımız (k.s.) bu hususu şu sözleriyle ifade etmişlerdir: “ Yine malumları olsun ki Dini Celil-i İslam üç cüzden mürekkeptir. Bunlar İlim, amel ve ihlas’tan ibarettir. Bu üç cüzden her biri tahakkuk etmedikçe İslam’ın kemali tahakkuk eylemez. Ne zaman ki İslam tahakkuk eder, rızay-ı Bârî hâsıl olur. Rızay-ı Mevla ise bütün dünyevi ve uhrevi saadetlere kefildir.”
Bir dizi yeni ve olağandışı psikolojik nitelik sergileyen ve genelde daha önce belgelenmemiş davranış biçimi gösteren bir çocuktur. 1970'li yılların sonunda doğmaya başladıkları için bugün birçoğu yetişkindir. Bugün dünyada doğan bütün çocuklar İndigo potansiyeliyle doğmaktadırlar.
--------------------------------------------------------------------------------
Bir ebeveynin en büyük zenginliği, ne bankadaki parası, ne dairesi ne de otomobilidir.Onun en büyük zenginliği Allah(c.c.) ın izniyle dünyaya gelmesine vesile olduğu bir evlattır.Tabi zenginlik sadece evlad sahibi olabilmek değil.Hayırlı, milli ve manevi değerlerine saygılı evlad yetiştirebilmektir asıl zenginlik.Ve böyle bir evlad yetiştirebilmekteki en büyük pay tabiî ki anne ve babalarındır.
http://www.evkultur.com/cevre/cevresagligi/cevresagligi.htm
bu linkidede göreceğiniz gibi detarjanın bir çok zararları vari. büyükler çamalır yıkama amaçlı sabun tozunu tavsiye etmişler ama bu da yetersiz gelmiş
ama şimdi bunun için bir çare var denizli de bir şirket tarafından kurulan şirket tamamen kanıtlanmış doğal ürünlerle temizlik sağlıyor
cleanboll isimli bu şirket şu anda doğal ürün arayanların gözdesi hertürlü temizlik malzemesi var aklınıza ne gelirse
Çocuklarımız niçin bizim gibi değil?
Son yıllarda herkes aynı şeyden şikayetçi, deniyor ki: "Çocuklarımız bize niçin benzemiyor, niçin bizim gibi yaşamıyor. Aile itibarımızı, şerefimizi on paralık ediyorlar; namaz yok niyaz yok; manevi değerlerimize ilgisizlik, ilgisi olsa da bizim gibi değil; pejmurde bir hayat sürüyorlar."
Eğitimle ilgili güzel sözler...
Öğretmen mum gibidir,
kendini tüketerek başkasına ışık verir.
Ruffini
Öğrenmek pahalıdır, ama
bilmemek cok daha pahalı.
H.Clausen
Eğitim, yoksullar için bir sermaye,
zenginler için bir faizdir.
Mann
[b]Sana bir şeyi nasıl bilebileceğini öğreteyim mi?
Allah şifa vermesin!
[left]“Hastalık” deyince hemen dilimizde duası da hazırdır: “Allah şifa versin!”, “Derdi veren Allah, dermanını da verir!” diye dua ederiz.
Bazı “kitap kurtları” okuma alışkanlığını da hastalığa benzetir. Okumadan, yeni bir şeyler öğrenmeden hiçbir gün geçirmek istemediklerini, yeni bir şeyler öğrenmeden geçirdikleri günün “israf” olmuş bir gün olduğunu düşünürler.
Evinizin konuklarını değiştirirseniz, evinizin kokusu da değişir
[left]Mahallenizdeki en “yalancı” insanı evinize konuk olarak alıp, çocuklarınızla ilgilenmesine izin verir misiniz?
Mahallenizdeki en “küfürbaz” insanı her gün evinize konuk olarak alıp, çocuklarınızla sohbet etmesine izin verir misiniz?
Sait Çamlıca, haber7, saitcamlica.com
Yirmili yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz…
[left]İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir?
Düşünen İnsanların beynini kemiren soruları sıralayarak bitirmeniz imkansızdır. Soruların tespiti yetmiyor… Soruların cevaplarını bulamamanın verdiği ızdırabı kim ve nasıl dindirecek? İnsanlık varoldu olalı neredeyse hep aynı sorular kemiriyor düşünen insanın beynini..
Soru sormak ve sorulara cevap bulmak için felsefe yapmak zorunda olmadığınız gibi filozof olmak zorunda da değilsiniz. Okuyan, düşünen ve gören her insan soru sorar, sorunları görür ve çözüm aramaya başlar.
“İnsanlık öldü mü?” sorusunu bu kadar çok sormak zorunda kaldığımız bir dönemi hiç yaşadı mı bu millet? “İnsanlık ayağa kalk!” diye feryatların bu kadar yükseldiği bir dönem hiç yaşamadık biz tarih boyunca!
“Ne olacak bu memleketin hali?” sorusunu kahve köşesindekiler de, esnaf da, öğretmen de, işçi de soruyor. Herkesin bir cevabı mutlaka vardır. Doğru ya da yanlış…
Memleketin kötü halinin, bireyin kötü halinden, bireyin kötü halinin beynin boşluğundan kaynaklandığı anlamak ve ona göre tedbir almak zorundayız.
Herkes bakar ama herkes göremez.
Görenler neyi / niçin / nasıl görür?
Göremeyenlerin önünde ki perde ne?
Niçin göremez?
Görmek için bakmak yeterli değil midir?

KUR’AN-I KERİM ÖĞRENMEK VE ÖĞRETMEK
Kur’an okumasını öğrenmek ve öğretmek bütün
müslümanların vazifesidir. Peygamber Efendimiz “Kalbinde Kur’andan en küçük bir şey bulunmayan kimse harap bir ev gibidir.” buyuruyor.
Her müslümana namazı sahih olacak kadar Kur’an-ı Kerimden ezberlemesi farz-ı ayndır. Diğer kısımlarını ezberlemek ise farz-ı kifayedir.
Aşk-ı Nebi * Nevbahar * Gelin Ey Kardeşler * Osmanlı Torunuyuz * Sultanlar Sultanı * Gönül Kuşu * Özlüyorum * İki Gözüm * İlk Işık * Dervişhan 1 * Çağrı - Soundtrack * Acem Bülbülleri * H.K. Karma İlahiler * Adı Güzel * Talaal Bedru * Yanik Gönüller * Fani Dünya * Bahar Çiçekleri * Bad-i Saba * Selam Götürün * Ben Bir Zata Aşık Oldum * İlahiler ve Kasideler * Gülbeste * Yeşil Kubbe * Imparadies
Adem Şen * Ama Kardeşler * Çocuk İlahileri * Beytullah Kuzu * Boskurtun Bülbülleri * Dervişhan * Film Müzikleri * Grup Samen * Hasan Kılıçatan * Küçük Ahmet * Kemal Fahmi * M.Emin Ay - M.Demirci * M.Kocacan & R. Kapusuz * M.Sandal & R.Kaya * Mehmet Emin Ay * Mehmet Kef * Mehmet Yetkin * Recep Kapusuz * Yakup KILIÇ