mollacami.com

Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle


Sahabe

yanlışmı düşünüyorum

Posted On: Pzt, 2008-02-11 19:39 by semazen591

bilmiyorum insanlar neden bu kadar duyarsızlaşmış.allah(c.c)vermiş olduğu onca nimete rağmen bunun değerini bilmedikleri gibi neden şükürsüz davranıyorlar.

Yağmur ve Gözyaşı

Posted On: Çar, 2007-11-21 20:26 by metin

Hicretin 18. yılı başında, Hicaz'da büyük bir kıtlık musibeti yaşanmıştı. Bu yıla 'kül yılı' denilmiştir. Çünkü yağmur yokluğundan çorak topraklar kül şeklini almış, rüzgar önünde toprak kül gibi savrulur olmuştu.

Çevre halkı azık için Medine'ye akın ediyor, vahşi hayvanlar da açlıktan insanlara yaklaşmaya çalışıyordu. Halife Hz. Ömer r.a. beytülmalda (hazinede) bulunan bütün gıda maddelerini halka dağıttı. Ayrıca Basra, Mısır ve Şam bölgelerinden kervanlarla gelen yardımlar çevre halkına dağıtıldı. Daha önce süte ekmek doğrayarak yemek yiyen Hz. Ömer, kıtlık döneminde sadece zeytinyağı ve ekmekten başka yemek yiyemez olmuş, bu yüzden rengi değişmiş ve vücudu iyice zayıflamıştı. Bu kıtlık afeti dokuz ay kadar sürmüş, bu arada birçok kişi de açlıktan ölmüştü.

( categories: | )

Bir tabak hurma

Posted On: Çar, 2007-11-21 12:49 by metin

Enes bin Mâlik (r.a) rivâyet edip, buyurdular ki; Resûlullah (s.a.v)hazretlerinden, Ebû Bekrin (r.a) o kadar üstünlüğünü işitdim ki, hayretde kaldım. Server-i âlem hazretleri, bu dünyâdan, öbür âleme göç etdiler. Bir gece Sultân-ı Enbiyâyı rü'yâda gördüm. Önüne bir tabak hurma koymuşlar.

- Yâ Resûlallah! Hak sübhânehü ve teâlânın sana verdiği o nesneden bana da ver! dedim.

İblîs-i la'înin olduğu yerde, ben durmam

Posted On: Çar, 2007-11-21 12:43 by metin

Birgün hazret-i Ebû Bekr (r.a), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v) huzûr-ı şerîflerinde, se'âdetle otururlarken; bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba'zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se'âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr (r.a) Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:

( categories: | )

EBU ZERR(r.a.)'DAN BİZ ACİZLERE BİR İKAZ

Posted On: Salı, 2007-09-11 10:01 by nanemolla

Aranıza yeni katılıyorum ve herkese başarılar diliyorum bu menkıbeyi de size hediye ediyorum

[b]Ebu Zerr'in yanına birisi geldi. Evin içinde göz gezdirmeye başladı. Evde hiç eşya göremeyince: "Hani eşyalarınız ya Eba Zerr!" dedi. Ebu Zerr şu cevabı verdi: "Bizim ötede(ahirette) bir evimiz var. Eşyalarımızın çoğunu oraya gönderiyoruz." Misafir Ebu Zerr'in neyi kastettiğini anlamıştı.

Hz. Ebu Bekir’in son sözleri

Posted On: Salı, 2007-08-21 09:38 by delikanli

Hz. Ebu Bekir’in son sözleri

Hz. Ebû Bekir’in hastalığı ağırlaşmıştı. Mescide çıkamıyordu artık. Ziyaretine gelenlere o gece gördüğü rüyasını anlattı: “Gecenin sonuna doğru uyumuşum. Resûl-i Ekrem’i rüyada gördüm. İki beyaz elbiseyi giymişti. O elbiselerin eteklerini ben tutuyorum. O sırada elbiseler yeşil olup, parlamağa başladı. Bakanların gözlerini alırdı. İki yanında, uzun boylu, gayet güzel yüzlü, nûr elbiseli ve bakanlara neşe veren iki kimse vardı. Resûl-i Ekrem selâm verip musafeha etmekle beni şereflendirdi. Mübârek elini göğsüme koydu. Üzüntüm gitti. “Yâ Ebâ Bekir, seni çok özledik, kavuşma zamanı yaklaştı” buyurdu. Uykuda o kadar ağlamışım ki, evdekiler uyanmışlar. Sonradan bana söylediler. Ben de seni özledim, yâ Resûlallah dedim...”

( categories: | )

...Ümmetin Yıldızları..

Posted On: Cts, 2007-05-19 09:57 by farukaktaş


HZ. AİŞE VALİDEMİZİN RÛYASI
Bir gün Hz Aişe validemiz rüyasında semadan peş peşe üç tane ay, ayın on dördü gibi parlayarak evine indiğini görüyor. Bu rüyayı Rasülullah Efendimize anlatmıyor da babasına anlatıyor:
─Babacığım bu gece semadan buraya doğru peş peşe bir ay, daha sonra bir ay daha, daha sonra yine bir ayın daha evime indiğini gördüm. Hz. Ebubekir Efendimiz biraz düşünüyor ve cevap veriyor:

( categories: | )

Peygamberimize bakan kendisini görür...

Posted On: Cts, 2007-04-21 10:30 by farukaktaş

PEYGAMBERİMİZE BAKAN KENDİSİNİ GÖRÜR
Efendimiz (s.a.s.) bir mecliste otururlarken, oraya îslâmiyetin baş düşmanlarından Ebu Cehil geldi. Hiçbir şey konuşmadan Peygamberimizin yüzüne epeyce dikkatlice baktıktan sonra:
— Ya Muhammed!, Sen ne kadar çirkin suratlı, acayip görünüşlü bir insansın, dedi.
Peygamberimiz hiç kızmadı, hiddetlenmedi. Ona:
— Doğru söylüyorsun ya Eba Cehil, buyurdular.

( categories: | )

ne olurdu?

Posted On: Cts, 2007-03-31 13:11 by jade

Peygamberimizin âzât ettiği bir köle olan Hz. Sevban, ashab-ı Suffa'nın ileri gelenlerindendi. Humus'ta ikamet ettiği sıralarda bir gün hastalanmıştı. Halk akın, akın ziyaretine geliyor, elini öpüyordu. Bu sırada Vali Abdullah da, Sevban'ın ziyaretine gelmiş, konuşma sırasında, şaka yollu Sevban'a sormuştu.

- Sen Hz. Musa veya Hz. İsa'nın kölesi olsaydın ne olurdu?

( categories: | )

İnsanları Nasıl İkaz Etmeli

Posted On: Per, 2007-03-15 09:57 by Ebu Ömer

İnsanları Nasıl İkaz Etmeli
----------------------------------------------------------
Peygamberimiz'in (Sallallâhü aleyhi ve sellem) iki mübarek torunu Hz. Hasan'la Hz.Hüseyin (r.a), abdestinde yanlışlık yapan bir adam gördüler. Onu ikaz etmek istiyorlardı, ikaz ederken üzmek ve utandırmak da istemiyorlardı.

Adama yaklaştılar ve şöyle dediler:
- Amca biz küçüğüz. Abdest almak istiyoruz. Biz abdest alalım, siz bize bakın ve nerede yanlış yaptığımızı bize söyleyin.

( categories: | )

ALLAH'a tabi olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendisidir.

Posted On: Per, 2007-03-08 11:38 by Ebu Ömer

BİR KISSA, BİN HİSSE / ALLAH'a tabi olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendisidir.

Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a)'ın babası müşrikti ve Bedir savaşında durmadan oğluna hücum ediyordu.
Ebu Ubeyde de babasından kaçıyordu.
Fakat öyle bir an geldi ki, babası Ebu Ubeyde’yi kurtulamaz bir halde kıstırdı, sıkıştırdı. Ve çokça hücumlara maruz bıraktı.
İşte o anda Ebu Ubeyde gayretini esirgemedi ve müşrik babasını öldürdü.

( categories: | )

Sevmede Hz. Ömer (r.a) ölçüsü

Posted On: Salı, 2007-03-06 13:47 by Ebu Ömer

Sevmede Hz. Ömer (r.a) ölçüsü

Hz. Ömer bir savaştan sonra azadlı bir köle olan Hz. Üsame’ye kendi oğlundan fazla ganimet vermişti. Oğlu bu durumun nedenini sorduğunda;

“Hz. Peygamber (sav), Hz. Üsame’yi bir dizine, Hz. Hüseyin’i bir dizine oturturdu ve ‘Allahım! Ben bunları sevdim, Sen de sev,’ derdi.

Ben Hz. Muhammed’in (sas) senden çok sevdiği Üsame’ye daha çok verdim, cevabını vermişti. Resulullah’ı sevmek ALLAH sevgisi ile doğru orantılıdır. Hz. Ömer ki sahabenin büyüklerindendir. Resulullah sevgisini kendi babalık sevgisinden önde tutmuştur. Ve durum gayet açıktır: Ne tür yakınlık olursa olsun, tercih daima Rasulullah olmuştur.

( categories: | )

DUÂ AYNI DUÂ, AMA OKUYAN AĞIZ...

Posted On: Salı, 2007-03-06 13:45 by Ebu Ömer

Muhyiddîn-i Arabî (kuddise sırruh) hazretlerinden:
*'Fakirin biri, bir ağaç dibinde gölgelenmekte olan Hz. Ali (r.a.)'ye gelir, ihtiyaçlarını arz eder:

' Çoluk-çocuk sıkıntı içindeyim, ne olur bana biraz yardımda bulunun, der.

Hz. Ali (r.a.) hemen yerden bir avuç kum alır, üzerine okumaya başlar. Sonra da avucunu açar ki,
kum tanecikleri altın külçeleri hâline gelmiş...

( categories: | )

HAZRET-İ HAMZA (r.a)

Posted On: Salı, 2007-03-06 10:19 by Ebu Ömer

HAZRET-İ HAMZA (r.a)

Babası Abdülmuttalip, Anası Vehib kızı Hâle Hâtundur. Peygamber efendimizden (asm) 2 yaş büyük, öz amcası ve süt kardeşi idiler. Süveybe Hâtun, her ikisine de “Süt analığı” yapmıştı.
Hazret-i Hamza, Kureyş’in en asil soyundan olması yanında; çok iyi kılıç kullanır, mükemmel ok atardı. Güçlü kuvvetli bir savaşçı idi... Müslümanlığı kabul ettikten sonra da aynı kahramanlığı ALLAH, Peygamber ve İslâm dini uğrunda göstermiştir. Bu yüzden Resûlullah efendimiz (sav) kendisine Esedullah, (ALLAH'ın Aslanı) lâkabını vermişlerdi.

( categories: | )

Hz.Muaz bin Cebel (ra)

Posted On: Cum, 2007-03-02 16:45 by Ebu Ömer

Muaz bin Cebel (ra)

Efendimiz, onun ilmi ve faziletiyle ilgili şöyle buyurmuştur: "Muaz, kıyamette ümmetimin alimlerinin bir adım önlerinde mahşer yerine gelecektir."

Muaz bin Cebel (ra), Ensar'dan yani Medinelidir. 18 yaşında Müslümanlığı kabul etmiştir. Ashabın fıkıh ilmini en iyi bilenlerindendir. Efendimiz (sas) onu Yemen'e vali olarak göndermiştir. Muaz (ra) yola çıkacağı zaman Rasulullah (sas) onunla vedalaşırken aralarında şu konuşmalar geçer: "Ya Muaz! Sen belki bu seneden sonra Beni bir daha göremezsin. Belki dönüşünde burada Benim mescidime ve kabrime ziyarete gelirsin."

( categories: | )

BİR GARİP CESUR YÜREK EBU ZERR EL-GIFÂRÎ(R.A.)

Posted On: Per, 2007-02-15 08:47 by jade

“Tek başına gezer,,
Tek başına ölür,
Tek başına diriltilir...”
O (r.a.) her zaman dostunun vasiyeti üzere yaşadı. Ömrünü bu tavsiyeleri canlandırmaya vakfetti. Bu yüzden yalnızdı, bu yüzden yalnızlığı tercih etti. Dostu (s.a.v.) O’na:

“Miskinleri ve onlardan düşkün olanları sevmesini,

Kimseden bir şey istememesini,

Akraba ile ilişkisini kesmemesini,

( categories: | )

Cây-ı ibret bir hâdise:

Posted On: Salı, 2007-02-06 07:50 by Hemre

Cây-ı ibret bir hâdise:

Bir vakit, İmam-ı Ali (r.a.) bir kâfiri yere atmış. Kılıncını çekip keseceği zaman o kâfir ona tükürmüş. O, kâfiri bırakmış, kesmemiş.

O kâfir, ona demiş ki: "Neden beni kesmedin?"

Dedi: "Seni Allah için kesecektim. Fakat bana tükürdün; hiddete geldim. Nefsimin hissesi karıştığı için ihlâsım zedelendi. Onun için seni kesmedim."

( categories: | )

AŞERE-İ MÜBEŞŞEREYE BENZEMEK

Posted On: Salı, 2007-01-23 10:51 by hasankosar

AŞERE-İ MÜBEŞŞERE'YE BENZEMEK

Hazreti Ali (kerremallahü vechehu) hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek evinin yolunu tutmuştu.
Devenin yuları yardımcısı Kamber'in elinde kendisi de önde gidiyordu. Medine'nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu:
- Ne olur Allah rızası için!... diyordu.

( categories: | )

Ebû Hureyre ve kıyamadığı annesi

Posted On: Per, 2007-01-18 16:00 by jade

Ebû Hureyre (ra) şöyle anlatıyor: “Müşrike olan annemi İslâm’a çağırıyordum. Bir gün yine böyle davetimi yenilediğimde Peygamber Efendimiz hakkında hoşlanmadığım şeyler söyledi. Allah Resûlü’nün yanına geldim, ağlıyordum.
‘Yâ Resûlallah’ dedim, annemi İslâm’a davet ediyordum; yanaşmıyordu. Bugün de davet ettim. Senin aleyhinde hoşlanmadığım şeyler söyledi. Allah’a dua et, “Ebû Hureyre’nin annesine hidâyet versin.” dedim. Allah Resulü de,

( categories: | )

Peygamberimize En Çok Benzeyen 2. Kişi...

Posted On: Salı, 2007-01-02 13:01 by Ecyad

MUSAB BİN ÜMEYR
Mus'ab bin Umeyr, hem annesi hem de babası tarafından Kureyş'in asîl ve zengin bir âilesine mensub idi. Zengin oldukları için gâyet râhat bir hayat sürüyordu. Orta boylu, güzel yüzlü, nâzik ve yumuşak huylu, son derece zekî idi. Güzel konuşurdu.

Akl-ı selîm sâhibi olduğundan, putların bir fayda veya zarar veremiyeceğini bilir onlara tapılmasından nefret ederdi. Annesi tarafından en iyi şartlar altında refah ve bolluk içinde yetiştirilmişti.

Güzel yüzlü ve zengin olduğundan Mekke halkı ona gıpta ile bakardı. Peygamber efendimiz bunun için "Mekke'de Mus'ab'dan daha zarîf, daha nârin, daha güzel kimse yok idi. Saçları kıvrım kıvrım idi." buyurmuşlardı.

( categories: | )
Syndicate content

Google
 

Anket

Adem Sen - Aski Nebi

Kullanıcı girişi

Konu Takvimi

« Mayıs 2008  
Paz Pzt Salı Çar Per Cum Cts
        1
5 6 7 8 10
12 13 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31

Kimler çevrimiçi

Son 45 dakikada 3 üye ve 62 ziyaretçi çevrimiçi oldu.

Çevrimiçi kullanıcılar

  • tunahanım
  • MıstıkH
  • metin

türkce, almanca, ingilizce, hollandaca sözlükler