* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * * | |||
| Açılış Sayfası Yap | (ctrl+D) Favorilere Ekle | ||
Fethi Remzlendiren İstanbul’un Kalbi Ayasofya!
Temiz bir bahar sabahı -aklıma nerden estiyse- yolumun üstündeki yeşillik parka çöküverdim birden. Hiçbir şekilde programıma dahil olmayan bu uğrak; zaman zaman sebebini bilemeden, aniden vermiş olduğumuz kararlardan biriydi işte. Oturduğum yeri beğenmeyip, biraz kuytu köşelere yollanıyorum kafa dinlemek bahanesiyle. Uygun bir bank bulunca, kafamı koluma yaslayıp dalıyorum kendi dünyamın hülyalarına…
NUREDDİN ABDURRAHMAN EL-CAMİ
Hicri 22 Şaban 817’de (Miladi 1414) “Herat” ile “Havaf” arasındaki “Harcird” kasabasında doğmuştur. Harcird’in bulunduğu “Cam” şehrine nisbetle, “Cami” mahlasını almıştır. Hz. Ömer zamanında islama giren “Beni Şeyban” isimli Arap kabilesinin soyundan gelir. Babası Nizameddin, alim bir zat olup, meşhur “Nizamiye Medresesi”nde hocalık yapmıştır. Oğlu Abdurrahman (r.a) da bu medresede tahsil görmüştür.
Bir seyahatin öyküsü değildir bu…
Hayatta Tecrübe ve Getirdikleri
Tecrübe; hayatın ilk ışıklarıyla son karartıları arasında geçen ve tüm bu zaman diliminde yaşanan küçük-büyük, gerekli-gereksiz olaylar silsilesinin daha çok “sonuçları”nı muhtevâ edinen, ömür sermayesinin biriktirdiği eşsiz hazineyi barındıran dört köşe sandık… Öyle sandık ki, yaşayan herkesin o sandığa bir şeyler atmamış olması muhal.
İslam Davasından Dönersek Kalleşiz
Işığı daima yanan evlerden biridir o. Günün hangi saatinde olursa olsun, sığınanları bağrına basan, açları doyuran, yüreği acıyanları sarıp sarmalayan ve kutlu sakinlerinin en içli iniltilerine sır arkadaşlığı yapan sımsıcak bir yuva. Batının batısında, doğunun bütün motiflerinin mümessili bir Anadolu ocağı. İşte o evdedir Asrın Garibi, o evin bir odasında. O ev okyanusun ötesinde ama onun odası vallahi Erzurum’da, billahi Edirne’de, tallahi İzmir’de. O ev Amerika’da ama o oda Türkiye’de; o odanın sâkini kalben, hayâlen ve rûhen dünyanın her bucağında, bütün kalbi kırıkların yanında. Çağın Ebu Cehilleri kendilerine göre bir “yeni dünya” hayatı tahayyül etseler de, o ilk kez “Vira bismillah” dediği zamanki sadelik ve duruluğunda. Bazılarını buna inandırmak ve onların boğuldukları derin suları ayağı ıslanmadan geçenlerin de var olduğunu kendilerine anlatmak ne kadar da zor! Var mı ki, böyle bir vazifemiz?! Fakat, gönül istiyor ki, su-i zanlara ve iftiralara girmesin hiçbir mü’min kardeşimiz…
Ahmet Uçar (d. 1960, Mut, Mersin),
Türk araştırmacı yazar ve tarihçi.
Aşağı Köselerli Köyü doğumlu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Silvan (Diyarbakır) ve Mut'ta okudu. Mersin Öğretmen Lisesi'ni bitirdikten sonra bir süre Ankara İlahiyat Fakültesi'ne devam etti, Konya Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi.1988'de aynı üniversitede "Amerikan Misyonerleri'nin Türkiye'deki Faaliyetleri (1819 - 1930)" başlıklı tezi ile yüksek lisansını tamamladı.
Savaşın en önemli sebeplerinden birisi Osmanlı’nın sahip olduğu petrol rezervinin Avrupalılar’ın iştahını kabartmasıydı. 19.yüzyılda diesel motorun bulunmasıyla petrole olan ihtiyaç artmıştı. Bu da Avrupalılar’ın gözlerini Osmanlı’nın topraklarındaki petrol yataklarına çevirmeleri sonucunu doğurdu.
Evet, Osmanlı petrol rezervi bakımından çok zengin olan Musul ve Kerkük’e sahipti. Bu arada İngilizler ile Almanlar Musul ve Kerkük’te ön hazırlıklara başladılar. Buralarda araştırmalar yaptılar. Bir plan hazırladılar, öyle bir plan ki; duyan da bu planın masumaneliğine aldanırdı. Ama planı bir cihan padişahı olan Cennetmekan Abdülhamit Han’a işletemediler. İngiliz ve Almanlar Abdülhamit Han’a Musul ve Kerkük bölgesinden tarihi eser hüviyetinde bir kılıç bulduklarını ve burada arkeolojik kazı yapmak istediklerini bildirdiler. Abdülhamit Han onların maksadını çok iyi tahmin ettiğinden onların bu palavrasını yutmadığı gibi bu bölgeyi şahsi zimmetine geçirdi. Çünkü o biliyordu ki yakın zamanda oraya sahip olmak isteyenler olacaktı.
Üzeyir GARiH yıllar önce Çukurova'ya gelmiş, Adana'da İş
adamları toplantısında bir konuşma yapmış.
Bugünlerde yaşanılan ilişkileri görünce...
Şöyle demiş GARiH;
"Hayat havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur.
Bu toplardan sadece bir tanesi lastik ,diğer 4 top ise camdandır.
Bu toplar;
İşimizi, Ailemizi, sağlığımızı, Dostluklarımızı ve Benliğimizi
temsil etmektedir.
Belirttiğim gibi bu 5 top içinde bir tek İŞİMiZ lastik bir toptur.
Düşürürsek zıplatabiliriz.
Ancak diğer 4 top camdan yapıldığından düşerse KIRILIR, yerine
Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına
minik köpeğini de almış.Minik köpek bir gün
ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar,çiçekleri
koklarken kayboldugunu fark etmiş.Ne yapacağını
düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar
geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor
"Şimdi başım dertte" diye düşünmüş minik köpek.
Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş.
Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek
kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da
arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş.
Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi
* DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ,
* SÖYLEMEK İSTEDİĞİNİZ,
* SÖYLEDİĞİNİZİ SANDIĞINIZ,
* SÖYLEDİĞİNİZ,
* KARŞINIZDAKİNİN DUYMAK İSTEDİĞİ,
* DUYDUĞU,
* ANLAMAK İSTEDİĞİ,
* ANLADIĞI...
ARASINDA FARKLAR VARDIR
DOLAYISIYLA İNSANLARIN BİRBİRİNİ YANLIŞ ANLAMASI İÇİN
EN AZ 9 İHTİMAL VAR
Ailenin yeni gelini hiç iş yapmazmış.
Bir gün yemekten sonra gelinin kayınvalidesi ve kayınbabası evi süpürmek üzere süpürgeyi alırlar. Maksat gelini uyandırmaktır...
Kayınpeder ile kayınvalide başlar tartışmaya;
- O, "Ben süpüreceğim." Diğeri; "Ben süpüreceğim." diye...
Nihayet gelin beklenen müdahaleyi yapar:
- Aaaa!!! Ne ayıp şey!.. Bir gün biriniz, bir gün biriniz süpürün!... Ne var bunda kavga edecek...
ADIGÜZEL
HELÂL VE HARAM YEMENİN MANEVİYATA ETKİSİ
Mevlâna Celaleddin Rumî Hazretleri Mesnevi-i Şerif’te beyan buyurmuştur ki: İnsanın ruhunu emziren iki ana vardır: Melek ve şeytan... Elbette meleğin de şeytanın da sütü olmaz. Bundan maksat, onların vasfına uygun olan sıfatlardır ve mecazidir.
Melek kimin ruhunu emzirirse, o helâl kazanca ulaşır. Şehvet ve gazap gibi hayvanî kuvvetleri takviye eden gıdayı emziren de şeytandır. Gazap geldiğinde, mümin insanın aklının üçte ikisi gider.
Gıdası haram olanın ameli çirkin olur. Kimin ruhunu da melek emzirir ve kalbine yoldaş olursa, o kimse ibadet ve taata ulaşır, halim-selim olur adeta melekleşir.
bu beyin kim olduğunu bilkmiyorum fakat zahiri yani diline allah lafsını yakıştıramayan ve hitabını başkalarına benzeten kitabından alıntısına internnet kaşılaştım ve paylaşmak istedim belki istifade olur
cenab-ı hakkın dinine kime hizmetttireceğini bilemeyiz
kullguna kabul edip
inşallah bizlere hizmet ettirirde bizler istifade ederiz yoksa oylede böylede mecusiye bile hizzet ettirir de bundan biz müslümanları mahrum bırakır
cenab-ı hak kurana hizmetten ayırmasın
KAZIM YARDIMCI'NIN VARLIK ADLI KİTABINDA RABITA ŞÖYLE ANLATILIYOR:
RABITA
Sevgisini İçinde Tutanlara
Daha henüz 18 yaşındaydı,ama hayatının sonundaydı.Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı .Kahır içerisinde eve kapatmıştı kendisini.Sokağa çıkmıyordu .Annesi bir de kendisi o kadardı bütün hayatı..Bir gün fena halde sıkıldı,dayanamadı,attı kendini sokağa.Bir yığın vitrinin önünden geçti.Tam bir CD satan dükkanı geride bırakmıştı ki ,bir an durdu .Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar.
Hani ilk bakışta aşk derler ya işte öyle takılıp kalmıştı . İçeri girdi. Kız gülümseyerek yanına geldi.." Nasıl yardımcı olabilirim size" dedi genç delikanlıya .Nasıl bir gülümsemeydi o. Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı.. Kekeledi geveledi ,sonra "Evet " diyebildi.Rasgele bir CD'yi işaret ederek. "Evet ..Şu CD'yi bana sarar mısınız?" Kız CD'yi aldı içeri gitti.Az sonra paketlediği CD ile geri döndü.Aldı paketi çıktı dükkandan,evine döndü, açmadan dolabına attı.
Aşk-ı Nebi * Nevbahar * Gelin Ey Kardeşler * Osmanlı Torunuyuz * Sultanlar Sultanı * Gönül Kuşu * Özlüyorum * İki Gözüm * İlk Işık * Dervişhan 1 * Çağrı - Soundtrack * Acem Bülbülleri * H.K. Karma İlahiler * Adı Güzel * Talaal Bedru * Yanik Gönüller * Fani Dünya * Bahar Çiçekleri * Bad-i Saba * Selam Götürün * Ben Bir Zata Aşık Oldum * İlahiler ve Kasideler * Gülbeste * Yeşil Kubbe * Imparadies
Adem Şen * Ama Kardeşler * Çocuk İlahileri * Beytullah Kuzu * Boskurtun Bülbülleri * Dervişhan * Film Müzikleri * Grup Samen * Hasan Kılıçatan * Küçük Ahmet * Kemal Fahmi * M.Emin Ay - M.Demirci * M.Kocacan & R. Kapusuz * M.Sandal & R.Kaya * Mehmet Emin Ay * Mehmet Kef * Mehmet Yetkin * Recep Kapusuz * Yakup KILIÇ