Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.
Cihad
Islam Terörü Lanetler By: ayasofya camii (8 replies) Çar, 2006-12-13 03:20
- Ayasofya camii tarfından By: yolcu (2006-12-20 12:26)
- Teşekkürler By: Hemre (2006-12-20 13:18)
- Ayrıca, Alem-i İslam’ın By: yolcu (2006-12-20 12:13)
- Kesinlikle yanlış dedim; By: yolcu (2006-12-20 12:12)
- فَاقْتُلُواْ By: yolcu (2006-12-19 20:43)
- “Zulüm, başına adalet By: yolcu (2006-12-19 20:38)
- Cihad By: yolcu (2006-12-19 20:47)
- Savaş hk. By: Hemre (2006-12-20 09:28)
Kim neler yaziyor?
Adıdagüzel · asya??? · Ecyad · firttix · Gök Sultan · Güvercin24 · Ebu Ömer · Tebesüm · _313_ · Bezirgan · rose5584 · romuslu_6 · NAZLİ34 · başak · yolcu · zumer · mervecik · Hazen · farukaktaş · seyyah99 · osmancetin53 · berrin_33 · learner · miyasel · ESLAH · hazan_im · gözyaşı · tefrih · ayasofya camii · vahiy · jade · Mezopotamyali · hdanisman · Pür Nûr · sevgim · HACI ALI · Halis Ece · Hasan Dursun · Hicret · Mihman · piri reis · Râbia · müteallim · Tüm Yazilar · Kütüphane Yazıları
Anket
Son yorumlar
- hata
18 saat 44 dakika önce - kurana yemin etmek
22 saat 43 dakika önce - kurban
22 saat 49 dakika önce - cok güzel
1 gün 56 dakika önce - Re: Sitemizden indirdiginiz dosya linkinde hata olursa
1 gün 2 saat önce - teşekkürler
2 gün 12 saat önce - İlahiler
2 gün 12 saat önce - tebrik
2 gün 18 saat önce - ŞİFRE
3 gün 2 saat önce - beraat kandiliniz mübarek olsun arkadaslar
3 gün 14 saat önce

Cihad
ayasofya cami der ki;
Kuran'a Göre Savasin Hükmü
Savas, Kuran'a göre sadece zorunlu oldugunda basvurulacak ve mutlaka belirli insani ve ahlaki sinirlar içinde yürütülecek bir "istenmeyen zorunluluktur”.
Hükmünüz kesinlikle yanlıştır!!!!!!!!!!!!!!
Şöyle ki:
Fıkıh ıstılahında cihad :
Müslümanların anlaşma halinde olmadıkları kafirleri İslamiyet’e davetten sonra onlar, bu daveti kabul etmeyip reddettikleri takdirde, İ'la-yi Kelimetullah için savaşmalarına cihad denir.
(Mevsuat- ül Fıkhiyye- 16/124 Kamus-ül Fıkhiyye c1-7)
Farz-ı kifaye olan cihadın(İslam Devletince Yapılan Cihad) her senede en az bir defa ilanı da farz-ı kifayedir.
Fukahâ-yı İslâm bu mes’eleyi şöyle açıklamıştır:
اجمع الفقهاء على انه ينبغى ان لا يترك الجهاد كل سنة مرة على الاقل. و معنى ذلك ان يوجه الامام كل سنة طائفة و يزج بنفسه معها او يخرج بدله من يثق به ليدعو الكفار للاسلام و يرغبهم فيه. ثم يقاتلهم اذا ابوا، لان فى تعطيله اكثر من سنة ما يطمع العدو فى المسلمين. فان دعت الحاجة فى السنة الى اكثر من مرة وجب. لانه فرض على الكفاية فوجب منه ما دعت الحاجة اليه. فان دعت الحاجة الى تاخيره: (1) لضعف المسلمين،(2) او قلة ما يحتاج اليه فى قتالهم من العدة، (3)او المدد الذى يستعين به، (4)او يكون الطريق اليهم فيها مانع، (5)او ليس هنا مؤن، (6)او للطمع فى اسلامهم و نحو ذلك من الاعذار، جاز تاخيره. (7) لان النبى (صلع) صالح قريشا عشر سنين و اخر قتالهم حتى نقضوا الهدنة. و اخر قتال غيرهم من القبائل بغير هدنة. و لانه اذا كان يرجى من النفع بتاخيره اكثر مما يرجى من النفع بتقديمه وجب تاخيره.
فاذا لم يوجد ما يدعو الى تاخير الجهاد فانه يستحب الاكثار منه. لقوله (صلع) "والذى نفسى بيده لوددت ان اقتل فى سبيل الله ثم احيا، ثم اقتل ثم احيا، ثم اقتل". و روى ان النبى (صلع) غزا سبعا و عشرين غزوة و بعث خمسا و ثلاثين سرية.
Fukaha ittifaken demişlerdir ki; her sene en az bir defa cihadın ilan edilmesi, terk edilmemesi lazımdır. Cihadın her sene bir defa ilanı Müslümanlara farz-ı kifayedir.(Haşiye-1)
Cihadın her sene ilan edilmesinin manası şudur; halife (İmam-ı azam), bir taifeyi (bir orduyu) hazırlar ve savaşa sevk eder. Halife de, ya bizzat katılarak orduyu sevk ve idare eder veya kendi yerine itimad ettiği ehliyetli kişilerden(Haşiye-2)birini tayin eder, Ordunun başına getirir. Böylece bu ordu gider, hangi bölgeye sevk edilmişse, oradaki kafirleri evvela İslamiyet’e davet eder, Din-i Hakkı tebliğ eder, güzelliklerini ve mükafatlarını söyleyerek terğib ve teşvik eder, Allah'ın azabıyla da korkutur. İşte bu daveti işiten o kafirler, eğer İslamiyet’i kabul etmeyip reddederlerse, o zaman onlarla mukatele edilir. Zira, bir seneden fazla din düşmanlarıyla cihad yapılmazsa, ta’tile uğrarsa o zaman kafirler Müslümanların za'fını, aczini anlar; onların yanında Müslümanların heybeti, izzeti kalmaz, Alem-i İslam'a saldırmaya, tahakküm etmeye cesaret kazanırlar.
Eğer cihada bir sene içinde bir defadan ziyade ihtiyaç hasıl olursa, bu durumda birden fazla cihad ilan edilmesi farz olur. Çünkü cihad farz-ı kifayedir, o halde ne zaman ihtiyaç olursa o zaman cihadın yapılması farz olur.
(Haşiye-1)Vaesafa müslümanlar bu vazifeyi yapmamakla beraber, küffarlar bu emr-i Kur’anîden istifade ederek devletlerini muhafaza etmek için bu emri uygulamaktadır.
(Haşiye-3) Ehliyetli kişiden murad; müslim, adil, cesur ve harb san’atında mahir olan kişidir
-----------
Cihadın te’hir edilmesi ise, ancak aşağıda zikredilen şu şartlar muvacehesinde caizdir:
1-Müslümanların, düşman olan küffara karşı zaif olup, güç kazanmaları için bir müddet cihad te’hir edilebilir.
2-Düşmana karşı savaşmak için Müslümanların muhtaç olduğu hazırlıkların tamamlanmamış olması, ihtiyaç duydukları silah ve teçhizatın az olup, ihtiyacı karşılamaması.
3-Müslümanların, yardım ve destek aldıkları noktaların olmayışı veya azlığı.
4-Müslümanların, küffarla savaşacakları yollarda manilerin, engellerin bulunması, düşmanlarına kavuşma imkanı olmaması.
5-Devlet-i İslamiye’nin, cihadın masraflarını, mücahidlerin ihtiyaçlarını karşılayacak imkana henüz sahip olamaması.
6-Kafirlerin, İslamiyet’i kabul etme meyilleri, arzuları ortaya çıkması, Din-i Hak olan İslamiyet'e teslim olmaları ümit edildiği zaman mahdut bir müddet için savaş tehir edilebilir.
7-Kafirlerle, belirli bir zaman için muahede yapılmış ve onların da bu muahedenin şartlarına riayet etmeleri kaydıyla bu müddet içinde cihad tehir edilebilir.
Zira Nebiyy-i Muhterem (SAV), Kureyşlilerle on senelik musalaha etmiş ve savaşı tehir etmiştir. Ta ki onlar bu ahdi bozuncaya kadar. Onlar ahdi bozunca savaş ilan edildi (Siret-i İbni Hişam Halebi 2/317).
Hem Resul-i Ekrem (A.S.M.) arada sulhname olmadığı halde, diğer Müşrik ve Yahudi kabilelerle de savaşmayı tehir etmiştir. Eğer savaşın te’hirinde, Alem-i İslam ve Din-i Mübin-i İslam için faide ve maslahat daha fazla olursa cihad yapılmaz, bir müddet te’hir edilir. Bu durumda cihadın te’hiri farz olur.
Eğer cihadın tehirini iktiza edecek sebebler yoksa, o zaman cihadı her senede bir defa ilan etmek farz-ı kifayedir. Aynı sene içerisinde birden fazla yapılması müstehaptır. Zira Buhari’nin tahric ettiği bir hadiste Resul-i Ekrem (SAV), bu konuda şöyle ferman buyurmuştur: ''Nefsim Yed-i Kudretinde olan Allah'a kasem ederim ki, ben Allah yolunda cihadda öldürülüp, tekrar dirilmeyi, tekrar öldürülüp, tekrar dirilmeyi arzu ederdim.'' Bu sözünü defalarca tekrarladı.
Rivayete göre, Nebiyy-i Muhterem (SAV), 27 defa gaza etmiştir )yani bilfiil savaşa katılmıştır). 35 defa da seriyye göndermiş (Yani kendisi orduyu göndermiş ancak sevk ve idaresini başka kumandana vermiştir, bizzat katılmamıştır).
(İbn -i Abidin 3/218, Dusuki 2/173, Cevahir- ül İklil 1/251, El Muhazzeb 2/226, Ravzat-ut Talibin 10/208, El Muğni 8/348, Keşşaf-ül Kanna’ 3/36, El İnsaf 4/112, Mevsuat-ul Fıkhıyye 16/126)
Cihaddan asıl maksat:
القصد من الجهاد: دعوة غير المسلمين الى الاسلام، او دخول فى ذمة المسلمين و دفع الجزية، و جريان احكام الاسلام عليهم، و بذلك ينتهى تعرضهم للمسلمين و اعتداؤهم على بلادهم و وقوفهم فى طريق نشرالدعوة الاسلامية، و ينقطع دابر الفساد. و قال تعالى " و قاتلوهم حتى لا تكون فتنة و يكون الدين لله... الاية
Müşriklerin, kafirlerin, şevketini (gücünü), hakimiyetini kırmak, Din-i Mübin-i İslam'ı aziz ve hakim kılmaktır. Hem gayr-ı müslimleri İslam’a da’vet etmek veyahut cizye vermekle Müslümanların zimmetine girmelerini ve üzerlerine İslam ahkamının icra edilmesini te’min etmektir. Böylelikle kafirlerin Müslümanlara taarruzları ve memleketlerine tecavüzleri def’edilmiş ve mani olmaya çalıştıkları İslami da’vetin neşrine meydan açılıp maniaları bertaraf edilerek, Müslümanların izzet ve galibiyeti tahakkuk etmiş, zilletten kurtulmuş olurlar. ( O halde yeryüzünde müslmanlar hakaret ve zillete maruz kaldıkları müddetçe, Müslümanlar tam galib ve hâkim olmadıkça, cihâd da kıyamete kadar devâm eder. Hem böylelikle yeryüzünden fesad kaldırılmış olur.
Kur'ân-ı Azimuşşan Enfal suresi 39. Âyet’te bu hususu şöyle beyan etmektedir:
وَقَاتِلُوهُمْ حَتَّى لاَ تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ كُلُّهُ لِلّه فَإِنِ انتَهَوْاْ فَإِنَّ اللّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
Ayette geçen fitneden murâd, ya şirk ve küfür fitnesidir veyahut fitneden murâd, müminlerin yeryüzünde dinlerinden dolayı hakaret ve zillete maruz kalmalarıdır. İşte bu iki te’vile göre ayetin manası şöyle olur:
Bir te’vile göre meali: “Yer yüzünde şirk ve küfür fitnesi kalmayıp, ibadetler yalnız Allah’a halis olup, din-i İslam’dan gayri din kalmayıncaya kadar(Haşiye-4) küffar ile harbedin. Eğer küfürden vazgeçip, Müslüman olurlarsa muhakkak Allah onların amellerini görür ve hayırlarının mükafatını verir”.
İkinci te’vile göre meali: “Yeryüzünde mü'minler, küffarın hakaret ve zilletinden kurtulup, galip ve aziz oluncaya kadar ve ibadetler yalnız Allah’a halis olup, din-i İslam’dan gayri din kalmayıncaya kadar, küffar ile harbedin. Eğer küfürden vazgeçip Müslüman olurlarsa, muhakkak Allah onların amellerini görür ve hayırlarının mükafatını verir”.
(Beyzavi-İbni Abbas-Enfal-39)
(Mevsuat-ul Fıkhiyye-16/129)
Hem Cenab-ı Hak, cihadın maksadını bir başka Âyet’te de şöyle beyan etmiştir:
وَلَوْلاَ دَفْعُ اللّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَّفَسَدَتِ الأَرْضُ وَلَـكِنَّ اللّهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَمِينَ
Meali: Eğer Allah-u Teala insanların bir kısmıyla diğer bir kısmını def’ etmeseydi (yani cihad vasıtasıyla kafirlerin şerrini mü’minlerle bertaraf etmeseydi) yeryüzünde fesad olacaktı ve yer onların günahlarından dolayı fesada gidecekti, yani kıyamet kopacaktı. Velakin Allah-u Azimüşşan alemler üzerine fazl u rahmet sahibidir (cihadı farz kılmakla bu şerr u fesadı def’ etmiştir).
(Beyzavi-İbni Abbas-Bakara-251)