Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle



Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.

Küresel Isınma

Küresel Isınma

İnsanların tarih boyunca hep endişeleri oldu. Çöldekinin sudan yana, vesair yerdekinin ekmekten yana…
Tabii şimdiye kadar olan endişeler, insanların saadetini kısmen etkisi altına alan şeylerdi. Bugün yoksa, yarın biiznillah var gibisinden…
Bunlar “Rızkın Allah’ın üzerine olduğu” mefhumuna ve O Rezzâk’a tam tevekkülle yakından alakası olan şeyler elbette…

Şu sıralar bu endişelerin önünde “Küresel ısınma” seyrediyor. Kimileri işin ciddiyeti anladı ve kendi çapında önlem alma çabasında, kimileri de hala dünyanın o tür bir felâkete düçâr olamayacağına kendini inandırıp, rahatlatma amacında…

Haberler de basbas bağırılıyor, “İstanbul’un suyu bitiyor, Ankara’nın bilmem şu kadar aylık suyu kaldı” diye… Ama bütün bunlar insanlarda ciddi bir uyanış meydana getirmiyor. Bu rahatlık insanlarımızın mütevekkilliğinden mi yoksa vurdumduymazlığından mı ileri geliyor meçhul…

Bize de sohbetler-konferanslar vasıtasıyla işin ciddiyeti anlatılmaya çalışılıyor. Aslında anlatılmıyor, geçmişte anlatılan ve çizilen çizgi üzerinden kara kalem ile bir daha gidiliyor.

Bu küresel ısınmaya ve bunun getirdiği susuzluğa mukabil alınan çarelerin ölçüsü-çizgisi, 1400 küsür yıl öncesinden belirtildi esasen. Bunun en bariz ve belki de en basit ölçüsü “Akıp giden sudan abdest alırken bile israf etmeyiniz” sözüydü. En göze çarpan bariz örneği buydu, dahası ise ehlince malum…

Bilemiyoruz tabii, insanoğlunun bundan sonraki süre gelen zaman zarfında daha nelerin endişesini çekeceğini. Biz bundan 100 yıl evvel yoktuk ama insanlar vardı, Allahuâlem biz 100 yıl sonra olmayacağız ama muhtemelen insanlar olacak. Umarız ki yeni nesil, bu kaynakların doğru kullanılmadığından dolayı “mahrum” bir hayat sürmez ve bunun vebâli bizim omuzlarımızda olmaz. Zira bu gidişle ademâbâd (yokluk ülkesi) haline gelmemiz kaçınılmaz gibi.

Tüm bunlara rağmen içimizdeki sıkıntı, rızık endişesi olmamalı. Çekilecek vicdan veya endişe azabı rızık üzerine değilde, yapılan “israflar” üzerinde olmalı. Bu belki sorunun çözümü için önemli bir adım teşkil eder.

* * * *

Değerli Hocam, her zaman olduğu gibi, içinizden dökülüp gelen ve derin uslûbunuzun değirmeninde öğütüp bize sunduğunuz bu bilgilerden dolayı teşekkür ediyor, Allâh râzı olsun diyorum. Selam ve sevgiler…

Sis, nem ve çiseleyen yağmur! By: halisece (10 replies) Cts, 2007-05-05 16:55

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

Son yorumlar



ihya.org toplist hosting TOPlist

uyeadi@mollacami.com 2GB Alan bedava:)