* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * * | |||
| Açılış Sayfası Yap | (ctrl+D) Favorilere Ekle | ||
"Farkında" olmalı insan…
Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı.
Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen…
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını
ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.
Sahi Siz Kimsiniz?
Siz hiç;
Kara düşünceleri delip geçenleri, her yeni doğan vakte alnı açık çıkanları ve güneşi içinde doğuranları gördünüz mü?
İçindeki coşkuyla, heyecanla ayaklananların, yüreği kendinden taşanların ve zulme karşı direnenlerin nurlu izlerine rastladınız mı?
Tarihin günlüğüne umutları, güzellikleri, özlemleri ve bir de kara günleri göz pınarlarıyla yazanların güncelerini okudunuz mu?
Hiç düşündünüz mü? Anlaşan, anlaştıran insan mısınız?
Kâmil, olgun mü’min, anlaşmazlığa düştüğü yerde, dayatmayla, inatla iş yapmaz. Fanatiklik ve körükörüne inat bir mü’minin vasfı değildir. Mü’min, muhataplarıyla doğru ve helal yoldan anlaşmaya çalışır.
Size bir soru: Evde ve sokakta kendi görüşümüzü kabul ettirmek için olanca ısrarımızla direniyor muyuz? Yoksa, bizim görüşümüzün kabul görmediği yerlerde yine de bir anlaşma yolu arıyor, bir uyumlu insan örneği verme gereğine inanıyor muyuz? Yani eninde sonunda anlaşan-anlaştıran insan olmayı tercih ediyor muyuz? Böyle bir uyum ölçümüz var mı bizim?
Ay Gülüm
Kapımızda nöbet tutuyor ölüm
Diyecektim ki; gülüm,
Mevsim hazan mevsimi, mevsim gözyaşı mevsimi... Mevsim ayrılık mevsimi. Tarifsiz bir hüznün sarmalındayız. Anlatılması zor, ifadesi güç. Fikirler tel tel, şehra şehra düşünceler, duygular buruk buruk....
Bir yanı bahardır kıyılarımızın bir yanı cehennem.
Durmadan gözyaşı dökülüyor yüreğimizin üstüne. Acıdan, ayrılıktan haritalar ekleniyor alnımızın çizgilerine...
GENÇLERE “HAYA” YAKIŞIR
Allah Resulu (sav) Ensar’dan bir kiºinin yanından geçerken, onun kardeºini utanmaktan vazgeçirmeye çalıºtığını gördü. “Onu kendi haline bırak; çünkü haya imandandır!” buyurdu.
Haya mümin ahlâkıdır. Edep, kulluk ve tüm güzellikler haya ile gelir. ªimdilerde anne-babasının, öğretmeninin yanında bacak bacak üstüne atabilen, uzanabilen, kendinden büyüklerin huzurunda hiç çekinmeden sigara içebilen gençlik, haya duygusundan yoksun olduğu için bu halde.
Bir kara gecedeyiz hepimiz...
Gönlümüzdeki nurun farkına varmadan, zifiri karanlık geceleri yaşıyoruz. Hak'la beraber olmanın huzurunu çoktan unutmuş gönüllerimiz....
Penceremizden dışarıya bakarken gözümüzün önündeki yaprağın müthiş yaradılışını değil de geleceğimizin endişesini görüyoruz.
Âlem "Bir" diyor. Âlem uyanık. Âlem zikrediyor. Beynimizdeki müthiş kargaşa mezara kadar sürerse vay bize, yazıklar olsun bize!
Adamın biri kalkıp Cüneyd-i Bağdadi'nin meclisinde dilenir Bu durumu gören Cüneyd-i Bağdadi kalbinden:
"Adamın vücudu sıhhatli, çalışıp kazanabilir, hal böyle iken niçin dileniyor ve bu zilete katlanıyor?" diye bir fikir geçti. Ogece rüyasında, üzeri örtülü bir tepsinin önüne konulup kendisine:
"Hadi ye" denildiğini gördü.Tepsinin kapağını kaldırınca, sözü edilen dilencinin ölmüş ve tepsinin içine konulmuş olduğunu gördü ve:
Delikanlı alaca karanlıkta yürürken, yumuşak bir şeye
çarptığını fark etti. Eğildi baktı. Aman Allah’ım!... Ayaklarının
arasında, bir kalp duruyordu. Tıpkı resimlerdeki gibi, diri ve
;kanlıydı. Onu büyülenmişçesine avuçlarına aldığında, dehşetten
;çıldıracaktı. Kalp tıp tıp atıyordu ve sımsıcaktı.
Delikanlı, sanki ellerine yapışıp bir başka uzvu haline
***************** Rahman ve Rahim olan Allah 'in adiyla *****************
Sisli bir gece, donuk bir ay ışığı; tıpkı hayat ve hayaller gibi donuk.
Günlerden ne? Saat kaçı gösteriyor? kimsenin umrunda değil.
Genç kızların çeyizimde şuda olsun çabası kalmamış,anneler çocuğum okusunda büyük adam olsun diye umutlara kapılmıyor,yarınlar için umutlar ve hayaller kaybolmuş bu şehirde.
Genç mühendis, işe yeni başladığı şirketteki bir toplantıya katıldığında, masa üzerindeki gazeteye göz atıp âniden yerinden fırladı ve ‘eyvah mahvoldum’ gibilerden bir şeyler söyleyip koşar adımlarla odasına girdikten sonra, kapısını da arkadan kilitledi. Bir anda buz gibi bir hava esti içeride.
Şirket sahibi, çok babacan insandı. Toplantıyı bir bıçak gibi kesip:
Hayatin güçlüklerine katlanabilecek kadar INANÇ,
* Gelecegin daha iyi olacagina inanacak kadar ÜMIT,
* Dogru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET,
* Topluma, ailene, Islam’a faydali olabilecek kadar SAGLIK,
* Ihtiyaçlarina yetebilecek, zekâtini verebilecek kadar PARA,
* Baskalarinin daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ,
* Çevrenizdeki insanlara yardim eli uzatacak kadar CÖMERT,
Haksizligin önünde egilmeyiniz, zira hakkinizla beraber serefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali r.a.)
Ilimsiz ibadette, tefekkürsüz(anlamadan) Kuran tilavetinde hayir yoktur.(Hz. Ali r.a.)
Kendini hak ile mesgul etmezsen, batil seni mesgul eder. (Imam Safii)
Gencligine güvenme ölen hep ihtiyarmi? (Imam Safii)
Güzel gören güzel düsünür, güzel düsünen hayatindan lezzet alir. (Bediüzzaman)
Güzel bir sey yap kardesim. Dünyaya kirk kerre gelinmez. Madem yasiyorsun, sihhatli nefesler aliyorsun... Bir sey yap.
Bir sey yap... Güzel olsun.
Çok mu zor?
O vakit güzel bir sey söyle.
Dilin mi dönmüyor?
Güzel bir sey gör.
Veya:
Güzel bir sey yaz.
Beceremez misin? Öyleyse,
Güzel bir seye basla.
•••
Herkesin üstesinden gelecegi bir sey mutlaka olmali. O gayretten uzak duramayiz. Vakit geçiyor. Vaktin geçisi ömrün besinci vitese takili oldugunu gösterir, unutma.
Bugün Allah C.C. için NE Yapiyoruz ? ...
An be an yasam defterimizin satirlarini dolduruyor, ileriye dogru sayfalari çeviriyoruz…hayat telasi içinde kimimiz nafakamiz için bir iste çalisiyor, kimimiz evde çocuk bakiyor, kimimiz dünyevî hayata dair muhtelif sinavlara hazirlaniyor, kimimiz evlilik hazirliklari pesinde kosusturuyor, kimimiz asik oluyor ve birliktelige dogru adim atiyor, kimimiz anne baba, kimimiz babaanne dede oluyor, kimimiz evlat acisi çekiyor, kimimiz çesitli hayaller pesinde kosuyoruz…Fani dünyaya dair her türlü duygu ve hal ile hemhal olarak öyle yada böyle, kimi zaman mutlu, kimi zaman kederli; kimi zaman dingin kimi zaman firtinali; kimi zaman coskuyla kimi zaman sükunetle; kimi zaman basari, kimi zaman hayal kirikliklarimizla tamam ediyoruz ömrümüzü… Peki tüm bunlar pesinde kosarken, asil sinavimiza nasil hazirlaniyoruz? Zamanimizi gündelik telaslar pesinde savrukça kullanirken “bugün Allah için ne yaptin?” sorusu karsisinda irkilip, sendeleyiveriyoruz…Sözüm ona, “Müslüman’iz” diyoruz ama “Müslüman Müslüman’in kardesidir” düsturunu unutup birbirimizin kuyusunu kazmaya çalisiyoruz..! “Komsusu açken tok yatan bizden degildir” düsturunu unutup yani basimizda açliktan ölen insanlar karsisinda “Tüh! Tüh! Yazik! Durumunu bilseydik yardim ederdik” diyor ama durumunu bilebilmek adina hiçbir çaba sarf etmiyoruz…! “Iman etmeden cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmeden iman etmis olmazsiniz” düsturunu unutup, birbirimize öfke saçan gözlerle bakiyor, öfke dolu sözler ediyoruz..!Yetimin basini oksamayi, yolun ortasinda duran tasi, sirf kimse takilmasin diye kaldirmayi, en kolay sadaka sekli olan tebessüm ve güzel sözü, birbirimize selam vermeyi, felahin anahtari olan sabri unutuveriyoruz…! Hayatimizi, baki olacak hayati iskalamakla geçiriyoruz..! Ömür defterimiz hizla sonlanmaya dogru yüz tutuyorken, ve dünyamizi degistirdigimiz zaman madde anlaminda kefenden baska bir seyi beraberimizde götüremeyecegimizi biliyorken, hele hele ki yaptiklarimiza Allah’in(c.c.) hiçbir ihtiyaci olmadigini, bilakis her ne yapar isek onun bizim hanemize yazilacagini yani bizim menfaatimize oldugunu bildigimiz halde hakikaten
Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden
büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle,
pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı.
Ona göre; nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik
yavrusuydu her zaman. Ama ilk okula başlayınca işler
değişti. Arkadaşları onun hiç de güzel olmadığını, hatta
çirkin bile sayıldığını söylemekteydi. Küçük kız, ilk
Camiye bağışlamamız gerektiğinde bi 20 YTL gözümüze ne kadar büyük gözüküyor. Alışverişe giderken aynı 20YTL ne kadar da küçük geliyor gözümüze. GARİP DEĞİL Mİ?
Allah yolunda bir saat çalışmak ne kadar uzun bir vakit olarak gözüküyor gözümüze. Balık tutma, futbol veya TV de dizi izlemek için harcamaya kalktığımızda, aynı vakit nasılsa kısa geliyor bize. GARİP DEĞİL Mİ?
güzel ve anlamlı bir yazı ders verir nitelikte sanal alemdeki iki cinsin msn chat yakınlasmalarına bir bakış acısı...EVET ŞEYTAN OTURUMU ACTI...
Ama biz tenhalaşmıyoruzki dedi genç kız gözlerini yere indirirken...
Biz sadece sohbet ediyoruz... konuşuyoruz güncel mevzulardan, yazıdan ve kelimeden, gidişattan... zaman zaman havadan ve sudan bazen derinlemesine, bazen öylesine ama saatlerce...
AFFINLA YEŞERT KALBİMİ
Beni kalbimin ellerine bırakma Ya Rabbi
KALBİM Kİ KÖRDÜR istediğinden gayrısına
İstediğinin hayır mı yoksa şer mi olduğuna
Beni kalbimin ellerine bırakma Ya Rabbi..
Kalbimin elinden çektim çekeceğimi yıllarca
Şimdi dönüp içimde bir karanlık görüyorsam
Ve bu karanlığın korkusuyla
AYDINLIK SANDIGIM HER KÜÇÜK YILDIZBÖCEĞİNE KOŞUYORSAM
Aşk-ı Nebi * Nevbahar * Gelin Ey Kardeşler * Osmanlı Torunuyuz * Sultanlar Sultanı * Gönül Kuşu * Özlüyorum * İki Gözüm * İlk Işık * Dervişhan 1 * Çağrı - Soundtrack * Acem Bülbülleri * H.K. Karma İlahiler * Adı Güzel * Talaal Bedru * Yanik Gönüller * Fani Dünya * Bahar Çiçekleri * Bad-i Saba * Selam Götürün * Ben Bir Zata Aşık Oldum * İlahiler ve Kasideler * Gülbeste * Yeşil Kubbe * Imparadies
Adem Şen * Ama Kardeşler * Çocuk İlahileri * Beytullah Kuzu * Boskurtun Bülbülleri * Dervişhan * Film Müzikleri * Grup Samen * Hasan Kılıçatan * Küçük Ahmet * Kemal Fahmi * M.Emin Ay - M.Demirci * M.Kocacan & R. Kapusuz * M.Sandal & R.Kaya * Mehmet Emin Ay * Mehmet Kef * Mehmet Yetkin * Recep Kapusuz * Yakup KILIÇ