Alkollü Gazozlar ve Usta Provokatörler!

Son zamanlarda yoğun bir şekilde, Cezayir, Mısır gibi ülkelerde,
Müslümanlar hakkında çeşitli şekilde karalayıcı bir kampanya ve
saldırı furyası başlatılmıştır.
Özellikle Cezayir’de polis, sokaktaki kadınların eşarbını
başından almaktadır.
Mısır’da kola içmenin haram olduğuna dair haberler gelmektedir.
Gazozlardaki alkol yeni değildir.
Bunu belli bir zamana getirmeleri maksatlıdır.

Gayeleri,
(Bakın Müslümanlar meşrubat bile içmiyorlar) yaygarasını yaygınlaştırmak,
bu vesile ile
(işte Müslümanlık budur, bakın Müslümanlar ne hale gelmiş) dedirtmek.

Belki de bazı provokatörler çıkıp,
(Alkollü gazozlara hayır) sloganı ile, protestolar yapabilirler.
Müslümanlar bu fitneye, Müslümanlığın kötülenmesine alet olmamalıdır.

Şarap, rakı gibi alkollü içkilerin damlası da haramdır. Fakat içki olarak değil de,
başka sebeplerle bulunan alkoller bu hükme dahil değildir.

Birkaç örnek verelim:

1- Taze sirkelerde alkol bulunduğu kesin olarak tespit edilmiştir.
Ama bu alkollü bir içecek olmayıp sirke olduğu için,
içilmesi haram edilmemiştir.
Şaraptan yapılan sirkenin fazileti hadis-i şeriflerle
de övülmüştür.

2- Hamurda, dolayısıyla ekmeklerde de alkol olduğu da
bugün kesin olarak tespit edilmiştir.
Ama Peygamber efendimiz ekmek yemeyi yasaklamamıştır.

3- Portakal ve diğer meyvelerdeki alkol oranı gazozdakilerden az değildir.
Bu da kesin olarak tespit edilmiştir.
Ama dinimiz, içinde alkol olduğu halde meyve yemeyi,
haram kılmamıştır.

4- İlaçları ve kokuları ıslah için, içlerine konulan necis mayiler [alkol gibi sıvılar] affedilmiştir. ( Ey Oğul İlmihali )

5-Şafii’de, necis sıvıyı [mesela alkolü],
ilaç ve ıtriyat ıslahı için kullanmak affedilmiştir. (Mezahib-i erbea, El-mafüvat)

6- Necis olan sıvı, mesela ispirto, ilaç, koku gibi şeylere karıştırılınca,
karışım temiz olur. Bunun için, tentürdiyot ve kolonya, hanefide temizdir.
[Kolonya, tentürdiyot içilmez ama, elbiseye dökülünce temizlemeden onunla namaz kılmak caizdir. Temizlemek elbette evladır.]

7- Necis yağlar sabun yapılınca, şarap sirkeye dönünce temiz olur. Bütün kimyasal değişmeler böyledir. (Redd-ül muhtar, Tahtavi, Menahic-ül-ibad)

*******
SONUÇ:

İçine esans konan meşrubatların,
kolaların hemen hepsinde az da olsa, alkol mevcuttur.
Gazoz gibi bu tür meşrubatlarda esansı eritmek için
kullanılan bu alkol affedilmiştir;
böyle meşrubatları içmek caizdir.

Alkol

Sevgili FIRTTIX

Siteye sırf senin yazıların için kaydoldum bunu bilmeni isterim Çünki ilmi yanlış kullanan veya inanlarının inancını zayıflatmak için kullananlar enaz gayri müslimlerden kadar zarar verirler bunu bilmeni isterim

Senin bu yazını okumadan önce Cevşenle alakadar yazını okudum fakat pek ehemmiyet vermedim zira cahil veya yanlış biliyor olabilirsin diye düşündüm sonra senin diğer yazılarını okuyunca anladımki niyetin farklı

cevşen bölümünde (CEVŞENLE ALAKADAR SORULARINA CEVABINI YAZDIM) orda sahih olup olmama ihtimali var diye baktığın bir hadisi dahi etraflıca inceleyip üzerinde düşünmeye teşvik ederken

burda haram olduğu sabit olan maddeleri helal sayıyorsun Buda gösteriyorki bilinçli bir politika izliyorsun Yazıktır arkadaşım avamın imanını şüpheye sokma yoksa sende Sekeratta(ölüm anında) imanını kaybedersin

Mademki bukadar ilim erbabısın ve sahih olup olmama ihtimali var diye iyi bir amelin terkini istiyorsunda nasıl oluyorda haramlığı gerek Kur'an ve gerekse Hadislerle sabitlenmiş bulunan bir şeyi bişey olmaz deyip helal olduğunu idda ediyorsun

Elinde bir ispatınmı vardır Varsa göster bizde bilelim yada elinde helal olduğuna dair bir fetvanmı vardır varsa çıkarda millette rahatlasın

Veya senmi fetva verecek bir ilme sahipsin madem öyleyse senin iyi bir kimyacı olduğunu söylebiliriz ozaman çünkü alkolün çeşitlerini tanımak için onları deneylere tabi tutmak gerekir etil, metil, setil, ve bilimum çeşitlerinin hangi maddelerden yapıldığını bilmek gerek. Şayet gerçekten bilmiş olsan buraya tek cümle yazardın BUNLAR KESİNLİKLE HARAMDIR.

Ben ise bunların haram olduğunu söylüyorum elimde ispatımda var fetvamda

ALLAH'a şükürler olsunki geçenlerde tevafuken Hilal TVyi izliyordum ve Helal Gıda Konferansı Vardı orda senin bu saydıkların için kesinlikle haramdır diyorlardı hemde kimyagerleriyle beraber ispat ede ede

bunu çok rahat bir şekilde internetten araştırıp bulabilrsin.

Hatta alimlerin ittifakı üzerine 60 dereceden sonraki kolonyalar dahi abdeste zarar verir denilmektedir.

İlk aramalarımda karşıma çıkan listeyi aşağıya adresini yazdım isteyen incelesin

http://www.gidaraporu.com/urunlerde-kullanilan-katki-maddeleri_g.htm

boşuna bu kadar uzatmaya

boşuna bu kadar uzatmaya gerek yok bizim camii hocası cola içiyor elbet bir bildiği var 20 yıllık hoca nede olsa cola içipte sarhoş olan da görmedim ha içki olsa neyse haram dinimizde açıkça belirtilmiş konuyu birde sağlık açısından ele alırsak sağlığa çok büyük zararlı etkileri var bunu denemek bunu görmek isterseniz taze bi et parçasına cola dökün yada colayla beraber bi kaba bırakın bi saat sonra bakın açıkça anlarsınız o zaman

kardesler, kefir ile ilgili

kardesler, kefir ile ilgili okadar yazi okudumki, neyin nesi oldugunu merak ettim...ülkerin kefirini aldim ve ictim, ama bunu kimler icer ne anlarlar inanin akil sir erdiremedim, ne ayrana benziyor ne yogurda tadini hic beyenmedim...yada sizin tarif ettiginiz kefir bambaska birsey,tadinin hos oldugundan bahsedenler oluyor, keyf verdiginden falan benim icin tadida lezzetde bes para etmez....
ama bozayi severim, önceleri vefa ya giderdim ama simdi artik heryerde satiliyor...

Allah(c.c)selami üzerimize olsun.

Bu dünyanin cefasindan sefasina sira gelmez,
gafil olma ilme calis gecen günler geri gelmez.
S.H.T. k.s.

kardeşlerim konuyu baştan

kardeşlerim konuyu baştan sona okudum burada bu içeceklerin içilmesinin haram olup olmadığı hususunda bir şey yazacak kadar bilgili değilim. Bilgisi olan kardeşelrim burda bizimle bilgilerini paylaşmışlar ALLAH razı olsun onlardan. ben sizlerden aldığınız içeceklerin içindekiler bölümüne bakmanızı tavsiye ederim. yapılan araştırmalara göre antimikrobiyal madde(E211 sodyum benzoat) bu madde mitokondride bulunan DNA'nın yapısını bozmakta ve siroz ve parkinson gibi hastalıklara yol açabilmekte. Küflenmeyi önlemek için kullanılan ve E211 olarak da adlandırılan sodyum benzoat maddesinin turşularda, meyve sularında ve bazı soslarda da kullanılmakta.

firttix'ten hâlâ cevap bekliyorum

Aşağıdaki mesajı "Cemreler" başlıklı yazının altına yazmıştım, ama bir türlü cevap alamayınca bari bir de buraya kopyalayayım istedim. Özelime de gönderse kabulüm.
********************************************************************
Sözünü ettiğim mesaj aynen şöyle:

"Oysa onlar bir eseri bile düzgün okumayı becerememişler....." diyen firttix kardeşimiz kendini fena kaptırmış olacak ki, sözlerini şöyle sürdürmüş:

"bir bilgi,bir örnek.... "Öğle namazının vakti,imam-ı Muhammede göre, asr-ı evvele kadardır...."

Yani kendi deyimiyle, o da onca fıkıh kitabında yazılanı düzgün okumayı becerememiş, örneği de yanlış vermiş.

Doğrusu:

"Asr-ı evvel Hanefi mezhebinden İmameyn yani İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed'le birlikte Eimme-i Selase'nin (İmam Şafii, İmam Malik ve İmam Ahmed b. Hanbel rahımehümüllah) görüşleridir."

olması gerekiyor; bunu kendilerine hatırlatmak ve diğer okurların da hafızalarında yanlış kalmamasını sağlamak istedim. Teşekkür beklemiyorum.
*************************************************************
Ek bilgi:

Bilindiği üzere İmameyn hazretleri, İmam-ı A'zam'ın (rahımehümüllah) usûlü çerçevesinde hareket etmekle birlikte, zaman zaman ondan farklı içtihatlarda da bulundular. Üç müctehidin ictihadlarının farklılığı durumunda mezhep görüşünü İmam-ı Azam'ın ictihadı belirler.

Ne var ki bu usûl kaza (yargı) ile alakalı hususlarda bozulur. Kaza ile ilgili meselelerde tecrübeli olduğu için bu sahada mezhep görüşünü İmam Ebû Yusuf'un ictihadı belirler.

İmam-ı Azam'ın ictihadı karşısında İmameyn'in ictihadlarının birleşmesi durumunda ise, mezhep görüşünü İmameyn'in içtihatları temsil eder.
*************************************************************

Birkaç sorum olacak:

-Kefir konusunda Şeyhayn'in (rahımehümallah) içtihatlarıyla amel edenlerin durumları nedir? Teknik bilgilere gerek yok internette fazlasiyle var.

-İskilipli Atıf Hoca, sözünü ettiğiniz kitabında tütün için ne diyor? Onu da merak ettim. Bende kitabı yok. Varsa onu da bildirirseniz iyi olur.

Son olarak;

-Boza için ne diyorsunuz?

cevap

Yani ben de merak ettim neden cevaplandırmamışım diye. Yazıları tekrar gözden geçirdim. Neyi sormak istediğinizi tam olarak anlayamadım kusuruma bakmayın.

Kefirle ilgili bir bahisde örnek olsun diye bir bilgi nakletmişim ve demişim ki: "Öğle namazının vakti,imam-ı Muhammede göre, asr-ı evvele kadardır...."

Siz de diyorsunuz ki: örneği de yanlış vermiş. Doğrusu:"Asr-ı evvel Hanefi mezhebinden İmameyn yani İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed'le birlikte Eimme-i Selase'nin (İmam Şafii, İmam Malik ve İmam Ahmed b. Hanbel rahımehümüllah) görüşleridir."

Yani siz de İmam-ı Muhammed'in böyle bir ictihadından haberdar olduğunuzu ifade ediyorsunuz.

Demek ki, benim örneğim yanlış değil. Siz kendi yazınızda kendinizle çelişiyorsunuz.

Şunu deseydiniz sizi anlardım: Evet, naklettiğiniz gibi Öğle namazının vakti, imam-ı Muhammede göre, asr-ı evvele kadardır ayrıca aynı ictihatta imam-ı Ebu Yusuf ve diğer üç mezhep imamları da ortaktır.

İşte o zaman katkınız için teşekkür ederdim.

Yani yazıdaki ifade yanlış değil. Konu asr-ı evvel olmadığı için ayrıntılara girilmemiştir. Bunu da telafi ederiz inşallah.

demişsiniz ki:

" ....İmam Muhammed'le birlikte Eimme-i Selase'nin (İmam Şafii, İmam Malik ve İmam Ahmed b. Hanbel rahımehümüllah) görüşleridir."

"görüş" tabiri içi farklı doldurulabilecek bir kavram, çünkü Müctehidlerin bu konuda "ictihad"ları olur, şahsi görüşleri değil.

demişsiniz ki:

Kefir konusunda Şeyhayn'in (rahımehümallah) içtihatlarıyla amel edenlerin durumları nedir?

Ehl-i Sünnet itikadına sahip bir insan için bu zamanda amelde 4 hak mezhep vardır.

Kefir hakkında Ehl-i Sünnet alimlerinden naklettiğim bilgiler 4 hak mezhebden biri olan Hanefi mezhebine göredir ve hüküm kefirin haram olduğu yönündedir.

Yani bu hak mezheblerden birine uymak lazımdır. Her konu için başka başka ictihadları arayıp bulmak, kendi kafasına göre zaruret olmadan bazı konularda başka mezhebe uymak, bazı konularda ise diğer mezhebe uymak, mezhebleri birleştirmek veya mezhepsizlik cerayanına insanı götürebilir bu ise felakettir. (konunun çok tafsilatı var)

İmam-ı Şafii hazretleri buyuruyor ki:
Sahabe, ilim, ictihad, vera ve akıl bakımından bizden üstündür. Onların reylerini çok beğeniriz. Bize göre, bizim reylerimizden evladır. (Risale-i kadime)

demişsiniz ki:
-İskilipli Atıf Hoca, sözünü ettiğiniz kitabında tütün için ne diyor?

el-cevap: bilmiyorum


demişsiniz ki:

Son olarak;

-Boza için ne diyorsunuz?

Bu ne biçim soru böyle. Ben kimim ki ne diyeyim. Evet bu tip soruları soran oldukça ortalık müctehid taslakları ile dolmaya devam edeceğe benzer. Adamlar sabah akşam bana göre benim mülahazama göre (benim düşünceme göre) diyip duruyorlar zaten. Bu müctehid taslaklarından bazıları hıristiyanları cennete göndermeye kalktı. Bilenler bilir ama yazık oluyor.....

soru şöyle sorulsaydı keşke:

Boza hakkında Ehl-i Sünnet alimleri ne buyuruyor, bilginiz var mı?

el cevap: Taze boza içmek caizdir. Ekşiyerek alkol teşekkül ederse o zaman günah olur.

Bu da konunun hitâmı olsun.

Bu da konunun hitâmı olsun.

http://trboard.org/uploads/photos1/69.jpg

Hadis-i Şerif
Rütbelerin en yükseği İlim rütbesidir

Tanımlama: Hattat: Hacı Nazif Bey (1846-1913)
Celi Sülüs Satır İstifi
Okunuşu:Rutbet-ül'ilmi a'le-rruteb

Anlamı:
Rütbelerin en yükseği İlim rütbesidir

Hz. Alah Hepinizden Hepimizden Razı olsun...

Süregelen ilmî tartışmanın herkelimesini baştan beri okudum.
Sorduklarıma da cevapları aldım. Her iki taraftanda şahsım adına bu mesele hakkında çok şey öğrendim. İstifade ettim.
Ufak sürtüşmeler de olağandır. Münazaranın şanındandır.
Hepsine teşşekkürü bir borç biliyorum.

Hz. Allah ilim yolundaki gayretimizi artırsın.

Hürmetler

Ziya Yılmaz

Kabak tadı...

Aslına bakılırsa mesele çoktan hallolmuş. Ortada bizim tartışacağımız bir şey de yok. Olamaz da... Yaptığımız sadece ulemanın içtihatları neticesinde vardıkları hükümleri aktarmaktan ibaret. Bir de bugüne kadar olagelen tatbikatları... Yoksa bir arkadaşımızın gayet yerinde ve isabetle söylediği gibi, kendi işimize gelen hükümler "mutlak doğru, diğer içtihatlar yanlış" noktasına getirip dayatmanın bir manası yok. Böyle bir şeye hakkımız da yok. Zira "İhtilâfu ümmetî..." hadis-i şerifinin manasına-mefhumuna aykırı düşer.

Ancak bu arada firttix'e bir özür borcumuz oluştu; o da meselenin aslına taalluk eden cihetiyle değil de, metod yönüyle. Bir okurumuzun e-mail'ine binaen yaptığımız tenkitlerde içtihat sahiplerinin isimlerinin değişik olduğunu bugünkü kontrolümde gördüm. Gayret-i diniyyemizin galebesiyle ilk anda kontrol etmeyi düşünmeden -tabii verilen bilginin doğruluğuna inanarak- galeyanımı dile getirmiştim. Şunu gördüm ki, e-maillere çok fazla güvenmemek, mutlaka kendi kontrolünü yapmak gerek. Tabii bu durum, meselenin künhüyle-mahiyetiyle ilgili anlattıklarımıza müessir bir durum değil.

Kısacası mesele, amiyane tabirle artık "kabak tadı" vermeye başladı, hatta geçti bile... Daha önce de gerek diğer arkadaşlar ve gerekse tarafımdan defaatle belirttiğimiz gibi, meseleyi burada noktalamak en hayırlısı.

İsim terkipleriyle alakalı açıklamaları da, doğru değil. Benim demek istediğim; sıfat mevsuf olması gerekenlerle, izafet terkibi olması icap edenleri işaret etmekti.

Bir de Cevşen'le ilgili bir şey sorulmuş. Onu Cevşen okuyan arkadaşalara sormasını rica edeceğim. Benim Cevşen'le ilgim ve bilgim yok. Araştırmaya ayıracak vaktim de yok.

Meşhur tabiriyle, "Sürç-i lisân ettikse afvola!"

Herkese selam ve muhabbetler...

Ne Kefirmiş Ama...

Bir arkadaşımız kefirin soyunu, sopunu,mezhebini bütün bileşenlerini layıkıyla tespit etmiş...Bir gıda mühendisi olabilirsiniz, buna saygım var fakat şunuda unutmamak gerekir ki , bilim, ilme tabidir. Zira, kim Fıkıh alimlerinin hükümlerini bir labaratuar ortamında verdiklerini iddia edebilir? Sebebi buna güçleri yetmediğinden değil, bununda ötesini görebildiklerindendir.

ben ilim sahibi bir zat değilim bel ki zat bile değilim:) fakat;
"Çoğu sarhoş edenin azıda haramdır" hadisi şerifine binaen çoğunun sarhoş etmediğini bildiğimden tüketirim, tadıda çok güzel meretin, Malum kefir pahalı bir içecek 8diğerlerine oranla) İmkanlar dahilinde, cenabı hakkın verdiği rızık ölçüsünde pek te israfa kaçmadan ama paranın soyuna sopuna 'da acımadan, gider alır bardağa bile koymadan şişeyi dikerim:) Sonra bir de tatlı ağırlık çöker üstüme, deliksiz,temiz bir uyku çekerim.(Düşler, Rüyalar...) Nasipse eğer, birde seher vakti uyanabilirsem bakarım bütün o yorgunluk uçup gitmiş, yeni bir gün,zinde bir vücut...

İşte benim bütün ilmim bukadar, yani anlayacağınız değer likardeşlerim aranızda en cahili benim.

Yalınız (ki bu fazla ı'yı hoş dursun diye koydum, yazım hatası değildir), görüyorum ki işler neredeyse hakaret boyutuna varmış, bu kefir siz değerli kardeşlerimin arasını bozduğu vakit, Kafir olur ki, işte o zaman HARAM dır... hemde ne haram

vesselam

Konu çok uzamış.

Konu çok uzamış. Okuyamadım bile...

Size biraz ek bilgi vereyim :)

Coca Cola'yı bulan şahıs bu işe başlarken tüm dünyanın tadını seveceği bir şerbet yapmayı kafasına takmış. Tüm servetini buna yatırmış. Sonunda da ünlü Coca Cola formülünü hazırlayıp piyasaya sürmüş. Ama sonuç tam bir fiyasko olmuş. Yılların emeği boşa gitmiş. Fakat daha sonra şirketin bir ortağı formülde hiç değişiklik yapmadan Coca Cola'yı bugünkü satış rakamlarına ulaştırmış. Ne mi yapmış? Sadece şerbeti soğutup satışa sunmuş! Bu nedenle tüm Coca Cola şişelerinin üzerinde "Soğuk içiniz" yazıyormuş.

Bir zamanlar kola piyasasında sadece Coca Cola varmış. Cola'yı bulan, doğal olarak da şirketin patronu olan kişi Cola'nın bugün hala açıklanmayan formülünü bir kasada saklıyormuş. Formülü kimse bilmiyormuş. Hatta en yakın arkadaşı olan sağ kolu bile! Bir gün patronla sağ kolu ciddi bir şekilde tartışmış. Patrona çok kızan adam ona bir ders vermek istemiş. Gizli formülü çalmış! Yeni bir şirket kurup adını Pepsi koymuş. Ama patron da yaman adammış. Meğer kasada kilitli tuttuğu formül eksikmiş. Çalınır diye böyle bir önlem almış. İşte Coca Cola'yla Pepsi'nin arasındaki tat farkı da bundan kaynaklanıyomuş.

Pepsi firması zamanında Coca Cola'nın formülünü öğrenmek için, "Coca Cola'nın içinde sağlığa çok zararlı maddeler var" diye dava açmış. Coca Cola ya formülü açıklayacakmış ya da çok yüklü bir tazminat ödeyecekmiş. Tazminat o kadar büyükmüş ki, eğer bu miktarı öderse batma noktasına gelecekmiş. Buna rağmen Coca Cola tazminat ödemeyi tercih edip formülü açıklamamış.
Coca Cola'nın formülünü yeryüzünde sadece ve sadece 2 kişi biliyormuş. Bu yüzden de asla aynı arabada yahut uçakta seyahat etmezmiş.

Kardeş okumadığın belli

Kardeş okumadığın belli oluyor hakikaten :) :)

:)) Evet çok belli etmişim

:)) Evet çok belli etmişim :))

Bu konu artık şahsi

Bu konu artık şahsi tartışmanız haline dönüşmüş malesef :(

Oysa ki iki tarafın paylaşımlarını da severek okurum, ama mesele bu kadar uzamamalıydı diye düşünüyorum...

Uzayınca taraflar zor durumda kalıyor. Bir kez daha tartışmanın zararını görmüş olduk...

İnşaAllah iki taraf için de hayırla sonuçlanır...

------------------------------------------------------------------------------
"Yağmurlardan sonra büyürmüş başak; meyvalar sabırla olgunlaşırmış..."

Yoğurtta mı haram !!!!

S.A.

Arkadaşlar yoğurt,sirke fermantasyonla olan ve içerisinde alkol ihtiva eden içeceklerdir.Kaldı ki sarhoşluk veren içkiler haram kılınmış....Bizler sarhoşluk veren şeyleri içmememiz gerekiyor.İçeceğin içerisine sonradan alkol eklense veya fermantasyonla olsa ne farkı var.Ayrıca insanlar o zaman sarhoşluk veren maddenin alkol olduğunu bilmiyorlardı muhtemelen..Bizim için ölçü yediğimiz yemek olsun içecek olsun bize sarhoşluk vermemesidir.Kefir, yoğurt, kımız, sirke hepsi fermantasyonla olan ürünlerdir.Bunları birbirinden haram olarak ayıran özellik ise sarhoşluk verip vermediğidir.Yani esrar kuranda geçmiyor diye helalmidir sizce......5 kilo yoğurt ye sarhoş olmazsın ama iki bardak bira iç etkilenirsin.

Ama benin tavsiyem içiniz rahat etmiyorsa içmeyin yemeyin...

tabiki yoğurt haram değil.....

her fermantasyona uğrayan haram olur diye birşey yazılmadı zaten.
içinde alkol bulunan herşey haram olur hiç denilmedi....
Portakaldaki alkol gazozdan fazla zaten...
Bunlar önceki yazılarda uzun uzadıya,defalarca yazılmış şeyler.....
Neden tekrar soruyorsunuz?
Lütfen önceki yazıları tekrar okuyun.

Dinimiz yeni gelmedi,bu ve buna benzer milyonlarca mesele
Ehl-i Sünnet alimleri tarafından açıklanmıştır.
Karanlık hiçbir nokta bırakılmamıştır.

Eğer bu konuyu gerçekten tüm ayrıntılarıyla öğrenmek istiyorsanız,
Önceki yazıyı hazırlamama sebep olan arkadaşların bahsettiği TAM İLMİHÂL SE’ÂDET-İ EBEDİYYE'nin 42 . maddesinde yer alan "ŞERÂB ve ALKOLLÜ İÇKİLER" başlıklı makaleye başvurabilirsiniz.

Samimane itiraf

Ben orta okula giderken fikhi meseleler için çok istifade ettiğim TAM İLMİHÂL SE’ÂDET-İ EBEDİYYE okuyordum. O zaman bazı meselelerde kafam karışmıştı. Sonra babam beni uyarmıştı; bu kitapta bazı farklı içtiatlar var demişti. En iyisi sen Büyük İslam İlmihalini oku demişti.

Anlaşılan sizi daha önce böyle biri uyarmamış. Bir insan Tam İlmihal okuyabilir ama lütfen dayatma yapmıyalım.

Vesselam!

Allah Allah!!!

Yani siz değilmisiniz kefir ve kımız fermente oldu diye haram olduğunun fıkıh kitapları ile açıklamasını yapan.Bende diyorum ki yoğurt ta fermentedir.O da mı haram...

Benim dediğim bir içecek veya yiyecek veya damardan verilecek ne olursa olsun sarhoşluk veriyorsa HARAMDIR.Çünkü bize bildirilen bunun haram olma sebebi sarhoşluk vermesidir.

birşey niye haramdır?

Bir içki sarhoşluk verdiği için haram değildir.Dinimiz haram dediği için haramdır.
Haram olduğu için bizi koruduğu kötülükler hikmetleridir.

Domuz eti içinde parazit barındırdığı için haram değil.
Allah-u Teala öyle emrettiği için haram.
Öteki zararlarından bizleri koruması bu hükmün bilebileceğimiz hikmetleri.
Belki de daha milyonlarca hikmeti var............

Bugün yüksek derecelerde domuz eti ısıtılarak içindeki olabilecek parazitler yok edilebiliyor.
Ama bu domuz etinin haramlığını değiştirir mi? Tabiki hayır!

Yine sarhoşluk oluşturan içkiler,çeşitli enzimleri bloke eden ilaçlarla sorhoşluk vermesi
pek ala engellenebilir.
Ama haram hükmünü değiştirir mi? Tabiki hayır!

Bu farkı çok iyi anlamak lazım.

Portakal ve diğer meyvelerdeki alkol oranı kefirdekinden çok diyerek kefir içmeyi caiz görmek yanlıştır. Çünkü dinimizde alkolün azlığı çokluğu önemli değildir. Bir damla şarap da haramdır. Ama dinimiz, içinde alkol bulunsa da, sirke içmeyi ve meyve yemeyi, haram kılmamıştır. Ama alkol teşekkül eden içeceklerin damlasını haram etmiştir.

Demek ki, kımızda, birada, kefirde, bir damla alkol olsa da haramdır. Fakat hamurda, meyvede, yoğurtta, ekmekte, sirkede 10 damla alkol olsa haram değildir. Çünkü birinde alkol tabii olarak bulunuyor, ötekinin alkolleşmesine biz sebep oluyoruz.

İmam-ı Muhammed Hazretleri haram gıdaları sıralarken yoğurdu saymıyor.
Bizim için ölçü budur.

Ama hikmetini araştırırsan,
Önceki yazılarda uzun uzadıya anlatıldı bu mevzular.
Zaten pekçok fermentasyon çeşidi mevcut.
Yoğurtda gerçekleşen fermentasyon,hem fermentasyonu gerçekleştiren mikroorganizmalar yönüyle,hem aktif olan enzimler yönüyle hem de oluşan ürünler yönüyle kımız,kefir ve biradan çok farklıdır.

Çok haklısın !!

Ben bu şekilde düşünmekle hata etmişim.Hatama engel olduğunuz için Allah(c.c.)razı olsun!!

Yalnız Saadet-i Ebediye'adlı ilmihali okumuştum baştan sona kadar.Bazı mantıksızlıklar var içerisinde özellikle hoparlör ile ezan olayı v.s.Şimdi diyeceksin ki akli ilimler değil nakli ilimler geçerli.Ama emin ol ki hoparlör olsaydı (benim düşüncem) Rasulullah(s.a.v.) kesinlikle kullanırdı.

İmâm Muhammed'e (rh.) iftira!

ALADİN kardeşim haklısın, konuyu devam ettirmenin bir yararı yok. Ancak firttix nickli arkadaşımızın, bir türlü adını veremediği ya da vermek istemediği kaynağı nasıl tahrif ettiğini, İmâm Muhammed (ki isim terkibini dahi doğru yazmaktan aciz) rahımehullah gibi, Hanefi mezhebinin müçtehid-i mukayyetlerinden olan bir zata, nasıl da söylemediğini söyleterek ifitarada bulunduğunu açıklamam gerekiyor.

Hatrılarsınız şöyle diyordu: "İslâm âlimlerinden İmâm-ı Muhammed buyuruyor ki: “Müselles olan içki yâni gaz kabarcıkları çıkmadan, köpürmeden önce ısıtılıp üçte ikisi uçup geriye kalan kısmı tadı keskin olmuş ise, sarhoş etmeyecek kadar az içilmesi de haram olur, içilmesi doğru olmaz.' 'Onun için kefir de, bu cins içkiler arasında sayılmaktadır." Muharref naklin devamında gelen bu hüküm de kendisine ait oluyor haliyle...

Oysa ismini vermekten çekindiği Se'âdet-i Ebediyye kitabında bu ibare aynen şöyle: "Dördüncüsü, (Müselles)dir. Üzüm suyu, tâze iken, ya’nî gaz kabarcıkları çıkmadan, köpürmeden önce, ısıtılıp, üçde ikisi uçar, üçde biri kalırsa (Müselles) denir. Tadı keskin olsa da, serhoş etmiyecek kadar içmesi halâldir."

Görüldüğü üzere, İmam Muhammed'in (rh.) "helal" dediğine yine onun adına kendisine "haram" dedirtiyor. Neredesin ey hayâ! demekten inanın kendimi alamıyorum.

Söyleyecek bir söz de bulamıyorum. Zira bırakın seçkin Müslüman oldukları iddiasında olanları, sıradan bir Müslümanın bile yapmayacağı-yapamayacağı çok vahim bir durum. Hem ilim hem din adına!..

Artık bunun üzerine, ne kefir konuşulur ne de diğer mevzular. İnsanın öncelikle dürüst olması, kaynakları kendi arzusu istikametinde tahrifata yeltenmeyi bırakın bir kenara, onu asli hüviyetinden çıkartıp kendi düşünce ve inancına göre yorumlamaması gerekir.

İskilipli Atıf Hoca merhum , "kefir"le alakalı farklı hükmedebilir. O kendi ilmi kıstaslarına göre o neticeye varmıştır. Nitekim Ebussuud Efendi merhum da "boza"nın haramlığına hükmetmiştir. Ona bir diyeceğimiz olamaz. Bütün bunlar meselenin kendi içinde, ilmi bazda ele alınması gereken hususlardır. Bahs-i diğerdir, burası onun zemini değildir.

Ama, müçtehitlere iftiraya gelince... İşte orada durmak gerekiyor!

... ve ben de şimdilik, dileyen dilediğini alır, mes'ûliyet de hüküm sahiplerine aittir, diyor ve noktalıyorum meseleyi.

es-Selâmü alâ meni't-tebea'l-hüdâ...

siz de gelişme var......bir de okuyabilmeyi becerseniz......

ne kadar "mutlu" oldum bilemezsiniz.....
bunun sebebi sizin de bazı şeyleri kabul etmeniz....

Şöyle demişsiniz:
İskilipli Atıf Hoca merhum , "kefir"le alakalı farklı hükmedebilir. O kendi ilmi kıstaslarına göre o neticeye varmıştır.

Evet sizin de kabul ettiğiniz gibi;(siz de gelişme var dememin nedeni bu)

İskibli Atıf Hoca Kefirin haram olduğunu bildirmiştir.

Yani keşke kefirin helal olduğu iddiası buraya yazılırken,
efendim İskilipli Atıf Hoca kefirin haram olduğunu bildirmiştir,deseydiniz.

************************************************
Yani bir kurgu kurmuşsunuz,sonra rüyasını görmüşsünüz,
sonra buna inanmak istemişsiniz,
sonra gerçekten inanmışsınız,
sonra bağnazlığa girmişsiniz,
sonra bu bizim istediğimizden farklı şeyler yazıyor...
nasıl olur da ............sussun bu......keyfimizi kaçırdı........................

yani 30 dk tır şu iftira yazınızı okuyorum....
inan ki hayretten hayrete düşüyorum.....
yani hangisine cevap vereyim....
cevap vermekten bile utanıyorum,sıkılıyorum....
cahil mi kaldık cahil mi bırakıldık!

cahil mi kaldık cahil mi bırakıldık!

neyse,yazmam lazım.....
çünkü ömrümde en korktuğum şeyi
sanki yapmış gibi gösteriliyorum.....
****************************************************************

şimdi,

1-İmâm Muhammed (ki isim terkibini dahi doğru yazmaktan aciz) demişsiniz,yani bir gramer olayı nedeniyle bile karşı tarafı aciz gösterme dürtüsü hangi egoistin yapacağı iştir.
Üstelik işin doğrusu İmâm-ı Muhammed demektir zaten.Bunun benzer örnekleri:

İmam-ı a’zam
imam-ı Muhammed Bakır
İmam-ı Ebu Yusuf
İmam-ı Eşari
İmam-ı Taberani
İmam-ı Gazali
imam-ı Matüridi............................................

2-Kaynağını vermekten çekindiğimi iddia ettikleri rivayeti tekrar aktarayım:

İslâm âlimlerinden İmâm-ı Muhammed buyuruyor ki: “Müselles olan içki yâni gaz kabarcıkları çıkmadan, köpürmeden önce ısıtılıp üçte ikisi uçup geriye kalan kısmı tadı keskin olmuş ise, sarhoş etmeyecek kadar az içilmesi de haram olur,içilmesi doğru olmaz.”

Ben bu rivayeti adıgeçen eserden almadım.Yani bunlar benim hangi kaynaktan ne aldığıma o kadar emin olmak istemişler ki...sırf iftiracı olayım,yalancı olayım diye.....

Üstelik onların baktıkları eser de aynı şeyleri dile getiriyor.
Keşke şu önyargılarından sıyrılıp adam akıllı okusalardı...
ben de bu yazıları yazmak zorunda olmasaydım.

Se'âdet-i Ebediyye dedikleri kitabı aldım okudum evet orda şöyle bir ifade var:

Dördüncüsü, (Müselles)dir. Üzüm suyu, tâze iken, ya’nî gaz kabarcıkları çıkmadan, köpürmeden önce, ısıtılıp, üçde ikisi uçar, üçde biri kalırsa (Müselles) denir. Tadı keskin olsa da, serhoş etmiyecek kadar içmesi halâldir.

Fakat eğer onlar iyi okusalardı bu ifadenin İmam-ı Muhammed Hazretlerine ait olmadığını göreceklerdi.

Dört maddeyi sıralamadan önce kitabda ne yazıyor biliyor musunuz?

"İmâm-ı a’zama ve İmâm-ı Ebû Yûsüfe göre .........."

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
!!!!!!!!!!

Yani bu hüküm İmam-ı Muhammed'e ait değil......

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
!!!!!!!!
!!!!

Oysa arkadaşlar ne iddiasındaydılar,
güya ben bir müctehidin sözünü kafama göre değiştirmişim......
onun helal dediğine haram demişim.....
ben de haya yokmuş.....
sıradan bir Müslümanın bile yapmayacağı-yapamayacağı çok vahim bir duruma düşmüşüm....
kaynakları kendi arzusu istikametinde tahrifata yeltenmişim,
onu asli hüviyetinden çıkartıp kendi düşünce ve inancına göre yorumlamamışım,
breh breh breh.....
meğer neler yapmışım........

***

Oysa onlar bir eseri bile düzgün okumayı becerememişler.....
Hangi değerlendirmeden bahsediyorlar.....
Allah akıl fikir versin......

Oysa onlar eseri en azından okumayı başarmış olsalardı,
İmâm-ı a’zama ve İmâm-ı Ebû Yûsüfe göre (İmam-ı Muhammed'e göre değil...)sıralanan dört maddenin altında şöyle bir ibare olduğunu göreceklerdi.

İmâm-ı Muhammede göre, bu dört içki, gaz çıkarmış ve tadı keskin olmuş ise, serhoş etmiyecek kadar az içmesi de harâm olur. Fetvâ da böyledir. Diğer üç mezhebde de böyledir. Kısrak, inek, deve sütleri, mayalanıp, tadı keskin olunca, müselles gibi olurlar. Birincisine (Kumis=KIMIZ), ikincisine (Kefîr) denir. Bira gibi harâmdırlar

Yani İmâm-ı Muhammed'in hükmü belli,diğer üç mezhebin de hükmü belli.........
Ayan beyan ortada........

Arkadaş!
Hanefi mezhebinin müçtehid-i mukayyetlerinden olan bir zat dediğiniz İmam-ı Muhammed'in hükmü haram olduğuna dair.
Artık ne denir?

********************************
bir bilgi,bir örnek....

Öğle namazının vakti,imam-ı Muhammede göre, asr-ı evvele kadardır.
İmam-ı a'zam hazretlerine göre ise, öğlenin vakti asr-ı saniye kadardır.

Bugün tüm camilerde imam-ı Muhammed Hazretlerinin ictihadına uyarak,ikindi ezanı
asr-ı evvele göre okunmaktadır.

*************************************************************
Evet,
İmâm-ı a’zama ve İmâm-ı Ebû Yûsüfe göre müselles'in tadı keskin olsa da, sarhoş etmiyecek kadar içilmesi halâldir.

Ama İmam-ı Muhammede göre,bu dört içki, gaz çıkarmış ve tadı keskin olmuş ise, sarhoş etmiyecek kadar az içilmesi de harâm olur.

Fetvalar hep İmam-ı Muhammed Hazretlerine göre verilmiştir.
Ve diğer üç mezhepde de hüküm İmam-ı Muhammed'in ictihadına uygundur.

Biz Ehl-i Sünnet alimlerine uymalıyız.
Onlar da hep bu konuda İmam-ı Muhammed Hazretlerinin ictihadını
esas alarak
fetva vermişlerdir.

Tekrarlamak zorundayım:
diğer üç mezhepde de hüküm İmam-ı Muhammed'in ictihadına uygundur.

************************************************
Lütfen,işte iftira,vahim durum,haya ediyorum falan filan diye yazmadan önce
birini müfteri ilan etmeden önce bir yazıyı doğru okuyabilmeyi deneyin.........
İnanın bu sizin için daha faydalı olur....

Bakalım aynı arkadaşlar bu bariz hatalarını
gördükten sonra,bari özür dilemeyi becerebilecekler mi?
sadece merak ediyorum.......o kadar...........

****************************************************
Ben hükmü nakletmek zorundayım:


Kısrak, inek, deve sütleri, mayalanıp, tadı keskin olunca, müselles gibi olurlar. Birincisine (Kımız), ikincisine (Kefîr) denir. Bira gibi harâmdırlar.

şunu da istirham edebilir miyim?

Ben bir özür beklerken şu soruya da cevap istirham ediyorum...

Acaba İslam Alimlerine atılan iftiralar konusunda bu kadar hassas olan arkadaş,

"İmam-ı Gazali Cevşen'e şerh yazmıştır" iftirasını atan diyalogcubaşı için herhangi bir girişimde bulundu mu?

Eğer bulunmuşlarsa Allah-u Teala kendilerinden razı olsun.......

bu konu ile ilgili

aslinda bu konuyu bitirseniz daha hayirli olacak gördügüm kadariyla taraflar söyliyecegini söylemis durumda,Allah (c.c.) selami üzerimize olsun...

Ukalalığın yeri de zamanı da değil

Sevgili ve de sevimli kardeşlerim firttix ve ziyayılmaz...

Mugalataya gerek yok.

Ben meseleyi fıkhi açıdan ortaya koydum. İster kabul edersiniz, iste etmezsiniz. O sizin bileceğiniz bir iş.

Ben bildiklerimi ilmi kriterler dahilinde anlattım; bilmediğim bir mesele karşıma çıkarsa da, "bilmiyorum", "araştıralım" demekten çekinmem. Ukalalığın yeri de zamanı da değil. Bunu da bilesiniz. Bilmediğine "bilmiyorum" deme usûlü zaten sünnettir.

Bir şeyin hükmen haram olması ve ondan kaçınılması ayrı bir durum; helal olmasına-olabilmesine rağmen "sû-i îhâmı müş'îr" olmasından dolayı uzak durulması ayrı bir durumdur. Bunları birbirine karıştırmamak lazım.

Kısacası, bozuk plak gibi bazı şeyleri dönüp dönüp tekrar etmenin bir icabı da iktizası da yok. Bildiğiniz-inandığınız gibi amel edebilirsiniz; sizi zorlayan da yok, zorla ikna metodumuz da yok.

Selametle...

sakin olunuz lütfen....

Kimsenin ukala olma gibi bir derdi yok....

Ben meseleyi fıkhi açıdan ortaya koydum. diyorsunuz.

Biz de herhalde başka açılardan meseleyi nakletmiyoruz,

Kefirin haram olduğuna dair islam alimlerinin buyurduklarını nakletmeye çalışıyoruz.
Ve sizin bazı iddialarınıza bazı cevaplar istiyor bir arkadaş.....

Olay bundan ibaret......

******************
İslâm âlimlerinden İmâm-ı Muhammed'in bir sözünü nakletmiştik:
“Müselles olan içki yâni gaz kabarcıkları çıkmadan, köpürmeden önce ısıtılıp üçte ikisi
uçup geriye kalan kısmı tadı keskin olmuş ise, sarhoş etmeyecek kadar az içilmesi de haram olur,içilmesi doğru olmaz.”

Kısrak, inek, deve sütleri, mayalanıp, tadı keskin olunca, müselles gibi olurlar. Birincisine (Kımız), ikincisine (Kefîr) denir. Bira gibi harâmdırlar. Bu husûsda,
İskilibli M.Âtıf efendinin (Men’i müskirât) kitâbında geniş ma’lûmât vardır.

LÜTFEN...

"Gazoz, kola, boza ve kefirde, çoğunun içilmesi durumunda sarhoş etme özelliği-tesiri yoktur. Bunlarda temiz olan kısım yani su çok, içinde oluşan veya aromasını-hoş kokusunu eritmek için kullanılan etil alkol azdır. Adı geçen bu içeceklerin içinde, alkolün rengi-tadı ve kokusu yoktur. Binaenaleyh bunlar, şer’an içilmesi haram olmayan nesnelerdir."

bize Kefir'in ve aynı şekilde yapılan kımızın alkol bakımından biradan farkını biliyosan anlat lütfen.
bak ben bilmediğime bilmiyorum diyor ve soruyorum.
Ve yazdıklarınızdan birşeyler öğrenmekten haz duyuyorum. v teşekkür ediyorum.

Eğer bir fark yoksa;

Alkolsüz biradan bahsedenlere ne fetva vereceksiniz o zaman?

bilmiyorsan susmasını veya "o konuda net bir şey bilmiyorum" demesini bil Lütfen arkadaşım.

Kefir aldatmacası......Yalanlara Cevaplar!

Çok eski yıllardan beri özellikle Rusya’nın Kafkasya bölgesinde yapılan, bugün ise Avrupa ve Amerika ülkelerinde ticârî maksatla îmâl edilen süt asidi ve alkol fermantasyonu yardımıyla yapılan köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi bir içkidir kefir.

Eski Orta Asya’da çok kullanılan kefire, günümüzde bilhassa Kafkasya’da rastlanmaktadır. Kefir,beyazımtrak renkte, karnıbaharı andırır şekilde ve genellikle bezelye veya fındık büyüklüğündetânelerden meydana gelmiştir. Kefir tânesinde; torula mayaları, sacharamyces kefir, streptococcus cremoris, betabacterium caucasium gibi mikroorganizmalar bulunur. Bunların faaliyeti sonucu süt asidi, etil alkol ve karbondioksit meydana gelir.

Kefir tânesi içerisinde bulunan mikroorganizmalardan
bâzıları süt şekerini parçalayarak süt asidi hâsıl ederler ve süt pıhtılaşır. Mikroorganizmalardan bazıları ise karbondioksit ve etil alkol meydana getirirler.

Fermantasyon sonucu kefir adı verilen hafif ekşimsi,köpüklü, alkollü ve yoğurt kıvamında bir süt içkisi ortaya çıkar. Kefir yapımında inek, koyun, keçi,
manda sütleri yağlı veya yağsız olsun kullanılabilir.

Kefirin bileşimi şöyledir:
Su: % 88-89
Süt asidi: % 0,8-0,9
Etil alkol: % 0,6-1,1
Süt şekeri-laktoz: % 1,7-2,7
Kazein: % 2,5-2,9
Mineral Maddeleri: % 0,6-0,8
Albümin: % 0,1-0,3
Yağ: % 2,8-3,3

Kefirin yapısının laboratuvar araştırmaları sonucunda insan sıhhatine zararlı olduğu anlaşılmıştır. Süt unsurlarının fermantasyon esnâsında değişikliğe uğraması ile amino asitler, galaktoz, süt asidi, etil alkol antibiyotik etkili maddeler ve tat-koku gibi maddeler teşekkül etmektedir.

Çeşitli yayınlarda kefirin iştahsızlık, uykusuzluk, verem ve böbrek hastalıklarında, bronşit ve astımda,ekzema tedâvisinde kullanıldığı belirtilmektedir.
Ancak bâzı hastalarda tam tersi olan sonuçlar hâsıl etmekte ve ihtivâ ettiği çeşitli maya ve alkolden dolayı zararlı olmaktadır.

Kalp hastalarına ise, içindeki yüksek karbondioksit miktarı sebebiyle kefir içmeleri tavsiye edilmemektedir.

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Kefir, alkollü olması sebebiyle kımız ve bira gibi bir içkidir.
!!!!!!!!!!!!!


İslâm âlimlerinden İmâm-ı Muhammed
buyuruyor ki:
“Müselles olan içki yâni gaz kabarcıkları çıkmadan, köpürmeden önce ısıtılıp üçte ikisi
uçup geriye kalan kısmı tadı keskin olmuş ise, sarhoş etmeyecek kadar az içilmesi de haram olur,
içilmesi doğru olmaz.”

Onun için kefir de, bu cins içkiler arasında sayılmaktadır.

İslâm âlimlerinden İmâm-ı Muhammed'in sözünü tekrarlıyalım:
".................sarhoş etmeyecek kadar az içilmesi de haram olur"

Hangi "net"likte?!

Sevgili ziyayılmaz;

Neredeyse ilmi bir makale ölçeğinde cevaplar verdik. Hâlâ neyin "net"liğinden söz ediyorsunuz?

Sebepler-illetler-şartlar... hepsi de ortada. Anlatmaktan artık neredeyse gına geldi.

Bir meseleye senin kafanın yatıp yatmaması, benim o mevzuyu zihnimin alıp almaması dini açıdan bir ölçü olmaz.

Biz cevaplarımızda ölçüyü, daha doğrusu fukahanın bu husutaki kıstaslarını verdik ve bu ölçüler muvacehesindeki hükmü de belirttik.

Ayrıca bu sözünü ettiğimiz maddeleri, diğer maddelerle karıştırmanın da bir anlamı yok. Mevzumuz birada değil... Onun haramlığı ile ilgili de kimsenin bir kuşkusu yok, olamaz da.

Bu noktadan sonra edilecek laflar, korkarım mâlâyâniye girer. Daha fazla uzatmanın gereği de faydası da yok. Demagojiden kimsenin elde edeceği bir fayda olamaz.

Measselam...

Gazozu meşrubatı anladık

bunlarda alkolün azlığından dolayı cevaz var.
veya alkolün aslının değişmesinden dolayı cevaz var.

Ama bu kefir ve kımız konusuna benim kafam yatmadı
Sorumu tekrarlamak istiyorum.

Bunlar içindeki alkol itibariyle biradan (alkol eklenmemiş biradan) farklımıdır?

Bu konuda net bir bilgisi olan var mı arkadaşlar.??

aslında konu o kadar karışık değil!

aslında konu o kadar karışık değil,
sadece karıştırılmak isteniyor.......

Gazozun helal olma nedeni içine az miktarda alkol katılması değildir.
Neden helal olduğu önceki yazılarda anlatıldı.

Yoksa bir bardak su alıp içine 0,0005 cc bile şarap katarsak bu sıvı helal olmaz.
Bu ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarınca sabittir.

Kefir de kımız gibi fermantasyonla oluşur,

Kefirin meydana geldiği fermentasyonun oluşumunda,laktikasit bakterileri ile mayalar birlikte hareket ederler.Kefirde bulunan fermentasyonlar sonucu laktozdan asit(örn.laktik asit,oksalik asit,keto glutarik asit) ve bazı volatil(uçucu)bileşiklerin(uçucu yağ asitleri)yanısıra,alkol ve karbondioksit meydana gelir....

Kımız, benzeri süt ürünleri gibi, belirli bir mikroorganizma topluluğunun faaliyeti sonucunda meydana gelir. Bu topluluk süt asidi bakterileri (Lactobasillus bulgaricus, streptococcus) ve mayalardan (torula kumys) ibârettir. Bu mikroorganizmalar aşılandıkları sütte süt şekerine etki yaparak asit, alkol ve CO2 çıkarırlar. Açık kaplarda yapıldığı için îmâl sırasında CO2’nin çoğu uçar. Alkol miktârı kefirden çoktur.Asit ikisinde de aynıdır.

Birada fermentasyon sonucu alkol şöyle meydana gelir:

Bira yapmak için, arpalar ıslanıp bir hafta bırakılınca filizlenir. Bu sırada "amilaz" denilen maya da ürer.Filizlerin uzunluğu arpa boyuna yaklaşınca arpalardan koparılıp ayrılır. Arpalar kurutulup un yapılır. Bu una "malt" denir. Malt, sıcak su ile karıştırılıp bırakılınca, içindeki amilaz, nişastayı mayalayarak parçalar. Maltoz denilen şekere çevirir.
Bu şekerli sıvıya şerbetçiotu çiçekleri konulup kaynatılır. Bu ot, biraya koku verir ve berrak yapar.Soğutulup içine bira mayası konur. Bu maya maltoz şekerini mayalayarak parçalar; alkole çevirir. Bira meydana gelir. Çeşitli biralarda yüzde iki buçuk ile beş arasında alkol bulunur.

Temelsiz bina olmaz

Sevgili firttix;

Sanıyorum bu defa isminiz düzgündür. Çünkü kopyaladım.

Şimdi de gelelim söylediklerine...

Evet, "Fukahaya göre; az olan haram, belli miktarda çok olan helale katıldığında, karışım haram olmaz." Bu temel bir ölçüdür... ve kaynak olarak gösterdiğim kitaplara bakabileceğin gibi daha pekçok temel fıkhi eserlere de müracaat edebilirsin. Onda şüphen olmasın.

Alt parağraflarda "gazoz"la ilgili yaptığın açıklamalarsa, önceki yazdıklarının tekrarından ibaret; dolayısiyle aynı "yetersiz"likleri içinde barındırmaya devam ediyor. Ve gördüğüm kadarıyla, benim işaret ettiğim noktayı ya siz anlamamışsınız, ya da ben anlatamamışım.

Nitekim hâlâ diyorsunuz ki: "Gazozun haram olmamasının sebebi içine az haram birşeyin eklenmesi değil!... İçine alkol eklenmiyor, esansı alkolde eritiliyor. bunu da esansın erimesi için yapılıyor. bir damla alkol bile konsa içilmez. alkol konmuyor. bir ihtiyaç için esans alkolde eritiliyor!"

Allah aşkına bu ne demek?

Bir şeyin içine bir başka şeyin girmesi, hangi sebebe istinat ederse etsin, hüküm sebebe göre değil, illete göre verilir. O illetleri-şartları da yukarıda açıkça belittik. Daha ne söylememi istersiniz?

Okumak ve okuduğun eserlerdeki faydalı bilgileri başkalarıyla paylaşmak elbette ki güzel bir haslet. Ama öncelikle okuduğun alanla ilgili usûl ilmine vakıf olmak lazım. Yoksa, neyi nerede niçin nakledeceğini ve o husustaki farklı bilgi ve neticeleri nasıl telif etmen gerektiğini bilemiyebilirsin. O zaman da paylaşmak istediğin bilgilerden sağlıklı bir sonuç elde etmek mümkün olmaz.

Son sözümü yine bir usûl-i fıkıh kaidesiyle noktalamak isterim.

"İzâ vücide'ş-şertu vücide'l-meşrût"... Yani şart bulunduğu zaman meşrut olur... Yoksa şartın olmadığı yerde "meşrut" da olmaz.

Vesselam...

Şunu açıklığa kavuşturalım Hocam...

Kefir ve Kımızı içmedim ve hatta görmedim bile nasıl birşeydir bilmem.
Firttix'in dediği gibi Mayalanma konusunda bira ile aynı mıdır bunlar???

Yani mayalanma sonucun da içlerinde hasıl olan alkol miktarı aynı mıdır?
Çünkü birada dışardan katılma alkol yoktur. Hatta alkol tadı rengi kokusu da yoktur.

Muhalefet mevzuu burdan kaynaklanıyor sanırım.

Konuya olan hassasiyet ve emeğinize teşekkür ederim.

Hürmetler.

ZİYA YILMAZ

Yoğurt bile mayasız olmaz.

Yoğurt bile mayasız olmaz. Yogurtla mayalanan yogurda doyum olmaz!

Bunu hangi fukaha söylemiş?

öncelikle ismim FİTTİRİX değil Firttix,
düzeltirseniz memnun olurum.

şöyle yazmışsınız:


Fukahaya göre; az olan haram, belli miktarda çok olan helale katıldığında, karışım haram olmaz.

Bunu hangi fukaha söylemiş?

Gazozun haram olmamasının sebebi içine az haram birşeyin eklenmesi değil!
Süleymân bin Cezâ’'nın Ey oğul ilmihalinden nakli bu nedenle yaptım.
Ehl-i Sünnet alimlerinin eserlerinden nakil yapmak benim için şereftir.
Kendi düşüncelerini din diye yayanlardan Allah-u Teala hepimizi korusun!

İçine alkol eklenmiyor, esansı alkolde eritiliyor. bunu da esansın erimesi için yapılıyor. bir damla alkol bile konsa içilmez. alkol konmuyor. bir ihtiyaç için esans alkolde eritiliyor!

*********************************
Yani sizin fukahaya göre(tabii böyle bir fukaha yok)

az olan haram (mesela şarap) çok olan helale(mesela suya) katıldığında
karışım haram olmaz!

*************************************************
Bu ne bozuk iddiadır.....

"İçine alkol eklenmiyor,

"İçine alkol eklenmiyor, esansı alkolde eritiliyor. bunu da esansın erimesi için yapılıyor. bir damla alkol bile konsa içilmez. alkol konmuyor. bir ihtiyaç için esans alkolde eritiliyor!"

Yukarıda yapılan iş bektaşi fıkralarına benzedi.

Her neyse lütfen sorunuzla ilgili

"az olan haram, belli miktarda çok olan helale katıldığında, karışım haram olmaz"

mesele için ilmihallerin sular kısmına bakın. Kendi buzukluğunuzu başkasına mal etmeyin.

Vesselam!

izah

tesekkür ederim izahatiniz beni tatmin etti , Allah (c.c.) razi olsun...

Yersiz-yetersiz ve izaha muhtaç nakiller...

Sevgili firttix;

Son mesajından anlaşılan, ilmi manada meseleye vukufunun olmadığıdır. Peki soruyorum: Bu durumda neyin münazara-mücadele ve münakaşasını yapıyorsun?

Naklettiklerinin de hemen hepsi açıklama gerektiren hususlar… Yanlış demiyorum, ama yetersiz bilgiler… Hiçbirisinde hüküm, ilmi kıstaslara göre değil. “Affedilmiştir”, iyi de neye göre affedilmiştir? Tabii merak eder öğrenmek istersen, bir önceki mesajımızda var, bakabilirsin.

Şu ne demek: “Fakat yiyecek ve içeceklerde şüphe edip yememek, takva değil, vesvesedir. Mesela dinimiz, ‘Haram olduğu bilinmeyen şeyleri yiyin’ der.”

Peki bizim üzerinde durduğumuz, münakaşasını yaptığımız şey içecek değil de nedir, diye sorulursa vereceğin cevap ne olacak?

Bakın; edile-i şer’iyyeden hüküm istinbatı müçtehitlere ait olduğu gibi, temel fıkhî kaidelerin izahı ve onlarla hüküm ortaya koyabilme de gene ilmi bir dirayet ister.

Naklettiğiniz hususlar, nazik meselelerdir. Öyle ulu orta meydana atılıp bırakılacak mevzular değildir.

O bakımdan acizane tavsiyem;

Daha fazla karışıklığa ve vebale sebep olmadan -lütfen- bu kopyala yapıştır işine son vermenizdir.
Vesselâm…

Kefir neden haram değildir?

Sevgili FİRTTİX;

1. Öncelikle ALADIN kardeşimizin hatırlattığı, “… meşrubatlara alkol katılmasına rağmen affedilmiştir, diyorsunuz, kefirin kendiliğinden oluşmasına rağmen haramdır diyorsunuz, çelişki değil mi?” sorusuna cevap vererek bu tenakuzu ortadan kaldırmakla işe başlayın, derim.

2. Sözlerinizin başında naklettiğiniz, “(İhtimar [mayalanarak alkol teşekkül] etmiş her içki haramdır.) [Ebu Davud]” hadis-i şerifinin cilt, bab ve hadis numaralarını… ardından da, açıklama adına söylediklerinizin hangi fıkıh kitaplarının nerelerinde geçtiğini belirtmenizi rica edeceğim.

3. Nakli bırakıp aklı ölçü aldığımız zehabına nasıl kapıldınız? Bunu açıklayınız. Yoksa kendi yaptığınızı, “el-mü’minü mir’âtü’l-mümin” (Mümin, mü’minin aynasıdır) hadis-i şerifinin mâsadakınca bizim yaptığımız zu’muna mı kapıldınız? Çünkü ortada akla göre hükmeden biri varsa, o da sizsiniz! Zira ilmi kıstasları kendi aklına ya da arzusuna göre yorma gayretkeşliği içerisinde olanın kim olduğu meydanda.

4. Gelelim şimdi de meselenin tekrar ilmî tahliline…

Biz ne demişiz: "Gazoz, kola, boza ve kefirde, çoğunun içilmesi durumunda sarhoş etme özelliği-tesiri yoktur. Bunlarda temiz olan kısım yani su çok, içinde oluşan veya aromasını-hoş kokusunu eritmek için kullanılan etil alkol azdır. Adı geçen bu içeceklerin içinde, alkolün rengi-tadı ve kokusu yoktur. Binaenaleyh bunlar, şer’an içilmesi haram olmayan nesnelerdir.” Bunu söylerken de ölçülerimiz tamamen usûl-i fıkıh kaideleri çerçevesinde ve edille-i şer’iyeye müstenittir.

Her şeyden evvel kefir bir süt ürünüdür. Bunun tesbitini yapalım.

İkincisi bunun, bir insanın normal olarak içebileceği miktarı (hatta daha da çoğu) asla sarhoş etmez.

Üçüncüsü, içine dışarıdan alkol katılmayan, mayasında kendiliğinden oluşan bir miktar etil alkol bulunmakla beraber -bu da başka maddelerle karışık ve birleşik olarak bulunan- kefirde tad, renk ve koku bakımından alkolun hiçbir izi yoktur. Canımız öyle istedi diye ya da ilmî yetersizliğimizden dolayı haram diyemeyiz. Dikkat ederseniz, ben yazının altında muteber fıkıh kitaplarından kaynakları da gösterdim. Dileyen oralara rahatlıkla bakabilir.

Burada “ez-Zarûrâtü tübîhu’l-mahzûrât”, yani zaruret durumunda haramların dahi mubah hale geldiği meselesine girmeyeceğim. Gördüğüm kadarıyla o hususta zaten problem yok.

Mevzumuza devam edelim...

Fıkıh alanındaki muteber kaynaklarında şu bilgilerle karşılaşmaktayız: Necis olan veya yenmesi-içilmesi haram kılınan bir nesnenin; azı da, çoğu da yenmez, içilmez.

Ama bu nesne, temiz olan bir başka nesneye karışır ya da karıştırılırsa, yanma ve benzeri yollarla değişime uğrarsa, hüküm de değişir… O nesne haram ve necis yani dinen pis olmaktan çıkar.

Burada bizim meselemiz de karışımla-karışmayla alakalı olduğuna göre, temiz suya karışma durumunda alkolün, o suyu-sütü (gazozu, kolayı, kefiri her neyse) harama çevirmesinin şartına bakalım: Fukahaya göre; az olan haram, belli miktarda çok olan helale katıldığında, karışım haram olmaz.

Hasılı, dinimizce pis olan bir nesne az suya veya az bir sıvı maddeye karıştığı zaman o su ve sıvı pis olur. Bu su ve sıvı içilmediği gibi onunla dinî manada temizlik de yapılmaz.

Çok suya pislik karıştığı zaman ise suyun rengi, tadı ve kokusundan biri, katışan pislik belli olacak şekilde değişmedikçe su pis olmaz. Bunların da müçtehitlere göre ölçüleri verilmiştir, fıkıh kitaplarında kayıtlıdır, açar bakarsınız. Özellikle İbn Âbidîn’den istifade edebilirsiniz bu noktada… Malum, tercemesi de var.

Adı geçen maddelerle ilgili dinimizdeki hüküm; önceki mesajımızda da belirttiğimiz gibi budur. Ne demiştik son olarak o cevabımızda: “… gazozlarada, kolalarda da aromaların eritilmesinde kullanıldığı için, cüz’i miktarlarda alkol olduğu söylenmişti. Bunun yanında, zamanla bazı sebze-meyve ve sair maddelerde de belli miktarlarda alkolün oluştuğu da ifade edilmiş idi. Yani yediğimiz bazı sebze ve meyvelerde de aynı durumda alkolleşme olabiliyor, zamanla oluşabiliyor. Aynı durum kefirde de söz konusu. Dolayısıyla fukahanın beyanları karşısında buna ve diğerlerine haram diyemeyiz. Bittabii ihtiyaten içmeyenlere de bir diyeceğimiz olamaz. Daha geniş bilgi için bkz. Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr (İbn Âbidîn), İstanbul, 1984, Kahraman Yay., 1, 185-188-210-316-324-334; el-Kâsânı, Bedâyiu's-Sanâyi', Beyrut, 1997 baskısı, C. I, s. 402-405.”

Meseleyi toparlamak gerekirse şunları söyleyebiliriz:

Bir sıvının içine alkol karışınca hemen o sıvı “haram” hükmünü almaz. Haramlığına hükmetmek için, yukarıda açıklamaya çalıştığımız şartların tahakkuk etmesi lazımdır. Adı geçen içeceklerin içindeki su, müçtehitlerin ekseriyetine göre “çok”tur. Binaenaleyh bu içecekleri elimize alıp kokladığımızda alkol kokmuyorsa, tattığımızda alkol tadı vermiyorsa, baktığımızda alkol rengini almamış ise, o içecek şer’an temizdir, dinen helaldir. “Çoğu sarhoş eden içeceğin azı da haramdır” kaidesine nazaran baktığımızda da, piyasadaki bu içeceklerin içilebilecek çok miktarı sarhoş etmediğine göre, o bakımdan da şer'an bir mahzuru olmaz.

Vesselâm...

yazımı kaldırdım

yazı "çelişki olmaz mı" sorusuna cevap olarak hazırlandığı için
dizimde hata olmaması itibari ile buradan kaldırıldı.

...

...

hayret

hocam yukarida mesrubatlara alkol katilmasina ragmen affedilmistir diyorsunuz ,kefirin kendiliginden olusmasina ragmen haramdir diyorsunuz celiski degilmi?

çelişki olamaz!!!!!

Bunlar benim dediklerim değil....
Ben sadece İslam alimlerinin bildirdiklerini nakletmeye çabalıyorum....o kadar....
Onların buyurduklarında da çelişki olması mümkün değil...

Varsa bir yanlış anlaşılma bu tamamen benim hatamdır,
anlatma ve aktarabilmemdeki yetersizliğimdir....

Ayrıca dini meselelerde akıl değil nakil esas alınmalıdır.
Yoksa pekçok meseleye insan takılabilir......

hadis-i şerif meali şöyledir:

(İhtimar [mayalanarak alkol teşekkül] etmiş her içki haramdır.) [Ebu Davud]

Nasıl ki arpa,mayalanma denilen kimyasal olayı geçirince alkol meydana çıkıyor bira oluyor....
(Dikkat ediniz bu reaksiyonun kendiliğinden veya biri tarafından meydana getirilmesi önemli değil)
Bu yönüyle haramdır....

aynen bira gibi,
Kısrak sütü mayalandığında alkol meydana çıkıyor Kımız oluyor ve haramdır......

İnek sütü mayalandığında alkol meydana çıkıyor Kefir oluyor ve haramdır......

Yani bunlarda mayalanma ya da fermantasyon denilen aşağıdaki reaksiyon
gerçekleşiyor ve alkol meydana çıkıyor:

Şeker (glikoz) → Alkol + Karbon Dioksit + Enerji (ATP)

Fakat tüm fermantasyon çeşitleri aynı değil......

***

Meyveler tabii olarak içlerinde belli oranlarda alkol barındırabiliyorlar.
Dikkat edelim bunlar mayalanma sonucu meydana gelmiş alkol değil....
Dinimizde meyva haram değil zaten...

****
Gazoz meselesine gelince,

Ey Oğul İlmihalinde deniliyorki;

İlaçları ve kokuları ıslah için, içlerine konulan necis mayiler [alkol gibi sıvılar] affedilmiştir.

İçine esans konan meşrubatların,kolaların hemen hepsinde az da olsa, alkol mevcuttur.
Gazoz gibi bu tür meşrubatlarda esansı eritmek için kullanılan bu alkol görüldüğü gibi affedilmiştir;böyle meşrubatları içmek caizdir.

(özel ilgisi olanların,gazoz nasıl yapılır,esans nedir,eritme denilen olay da kast edilen olayın içeriği nedir?soruları için ya kimya okuması lazım ya da bu işleri bilen salih bir bilim adamına danışmaları lazım...ikinci yol daha kestirme :) )

******

Ayrıca:
İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:

(Haram olmayan, fakat şüpheli olan şeylerden de sakınmalıdır!
Hadis-i şeriflerde, (Şüpheli şeyi terk et, şüphesiz şeyi al),
(Şüphelilerden sakınan; dinini, ırzını korumuş olur. Şüpheli etrafında dolaşan, harama düşebilir) buyuruldu.

Fakat yiyecek ve içeceklerde şüphe edip yememek, takva değil, vesvesedir.

Mesela dinimiz, “Haram olduğu bilinmeyen şeyleri yiyin” der.
Resulullah efendimiz, müşrikin; Hz. Ömer Hıristiyanın testisinden abdest almıştır. Eshab-ı kiram, gayrı müslimlerin verdiği suyu içerdi. Halbuki pis, necis olan şeyleri yemek haramdır. Kâfirler ise ekseriya pis olur. Elleri, kapları şaraplı olur. Hayvanı Besmelesiz keserler.

Eshab-ı kiram, bunlara rağmen, necis olduğunu kesin bilmedikleri için, vesvese etmeyip; et, peynir gibi gıdaları alıp yerlerdi.)
[İhya]

Kefir neden haramdır?

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(İhtimar [mayalanarak alkol teşekkül] etmiş her içki haramdır.) [Ebu Davud]

Bu hadis-i şerifin fıkıh kitaplarında nasıl açıklandığına bakalım:
Bal, incir, arpa, buğday, mısır, darı, erik, kayısı, elma ve benzerlerinden biri soğuk suda durup ısıtılmasa da, alkol teşekkül ederek bira gibi olur. Bira, tadı acı ve keskin olduğu [alkol bulunduğu] için azı da çoğu da, her ne maksatla içilirse içilsin, imam-ı Muhammede göre haramdır, fetva da böyledir. Diğer üç mezhepte de haramdır. Yapıları, bileşimleri aynıdır demek değildir. Çünkü Muhammed aleyhisselam, maddelerin hakikatlerini, fen bilgilerini öğretmek için değil, bunların hükümlerini bildirmek için gönderilmiştir. Kısrak, inek sütleri, mayalanıp, tadı keskin olunca, bira gibi alkollü olur.

Kısrak sütünden yapılana Kımız, inek sütünden yapılana Kefir denir. İçilmesi haramdır.

Kefir bira gibidir, zaruretsiz içilmez.

Bugün kefirin yerini tutan ilaçlar vardır. Bunları kullanmaya zaruret yoktur. Eğer, salih bir doktor, (Kefir, şu hastalığa iyi gelir. Bu hastalık için mubah başka ilaç yoktur) derse, o zaman kefir kullanmak caiz olur.

Bazı cahiller, portakal ve diğer meyvelerdeki alkol oranı kefirdekinden çok diyerek kefir içmeyi caiz görüyorlar.
Dinimiz, alkol de bulunsa meyve yemeyi haram kılmamıştır.

Nakli bırakıp aklı ölçü alınca, yukarıdaki mantıkla, zararı az diye bir çayına oyun oynamaya yani kumara da fetva verebilirler, bir dilim domuz eti yemenin mahzuru olmaz diyerek de fetva verebilirler. Aklı değil, nakli ölçü almalıdır.

Toparlarsak,
Portakal ve diğer meyvelerdeki alkol oranı kefirdekinden çok diyerek kefir içmeyi caiz görmek yanlıştır. Çünkü dinimizde alkolün azlığı çokluğu önemli değildir.

Bir damla şarap da haramdır. Ama dinimiz, içinde alkol bulunsa da, sirke içmeyi ve meyve yemeyi, haram kılmamıştır. Ama alkol teşekkül eden içeceklerin damlasını haram etmiştir.
Demek ki, kımızda, birada, kefirde, bir damla alkol olsa da haramdır.
Fakat hamurda, meyvede ve sirkede 10 damla alkol olsa haram değildir.

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Çünkü birinde alkol tabii olarak bulunuyor, ötekinin alkolleşmesine biz sebep oluyoruz.

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

tsk..

Allah (c.c.) razi olsun cok faydali oldunuz. tabi burda önümüzdeki hoca efendilerde böyle bir hassasiyet görmeyince, acaba böyle meseleler bizlede bir vesvese mi oluyor diye düsünüyor insan...

Gazoz, kola, boza ve kefir

Gördüğüm kadarıyla mesele hallolmuş. Ama geçenlerde "Cemreler" başlıklı yazıma gelen mesajlardan birinde, "kefir"in hükmü sorulmuştu. Bu arada gazoz, kola, boza ve kefiri, aynı hükme tabi oldukları için topluca ele almıştık. O cevabın ilgili kısmını, faydalı olacağı düşüncesiyle aynen aşağıya aktarıyorum. Selamlar...

Kefir meselesine gelince…

Gazoz, kola, boza ve kefirde, çoğunun içilmesi durumunda sarhoş etme özelliği-tesiri yoktur. Bunlarda temiz olan kısım yani su çok, içinde oluşan veya aromasını-hoş kokusunu eritmek için kullanılan etil alkol azdır. Adı geçen bu içeceklerin içinde, alkolün rengi-tadı ve kokusu yoktur. Binaenaleyh bunlar, şer’an içilmesi haram olmayan nesnelerdir.

"Kefir krem gibi kaygan bir kıvamdadır. Bir parça ekşi lezzette ve bira gibi hafif taze maya aromalıdır ve tabii olarak köpürtülüdür. 40 civarında aromatik bileşenden oluşur. Bütün bunların yuvarlatılması durumunda, 24 saatte demlenmiş kefir %0.08-2 arasında, daha gerçekçi bir yaklaşımla %0.08-5 arasında alkol içerir....
"Dolapta bekleyen kefir sağlık açısından bir olumsuzluk etmeni oluşturmaz. Düşük sıcaklıklarda bile, içerisinde bulunan Acetobakterler tarafından üretilen asetik asit nedeni ile ekşiliğin artmasına neden olur. Hatta bir araştırmada bir yıl boyunca bekletilen kefirin tadının biraz ekşi olduğu ve içerisinde yer alan mayalar nedeni ile alkol miktarının % 4 civarına çıktığı belirtilmiştir." http://www.gidaraporu.com/gida_kefir-dosyasi.htm

Malumunuz; gazozlarada, kolalarda da aromaların eritilmesinde etil alkol kullanıldığı için, bunlarda cüz’i miktarlarda alkol olduğu söylenmişti. Bunun yanında, zamanla bazı sebze-meyve ve sair maddelerde de belli miktarlarda alkolün oluştuğu da ifade edilmiş idi. Yani yediğimiz bazı sebze ve meyvelerde de benzer durumda alkolleşme olabiliyor, zamanla oluşabiliyor. Aynı durum kefirde de söz konusu. Dolayısıyla fukahanın beyanları karşısında buna ve diğerlerine haram diyemeyiz. Bittabii ihtiyaten içmeyenlere de bir diyeceğimiz olamaz.

Daha geniş bilgi için bkz.: Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürri’l-Muhtâr (İbn Âbidîn), İstanbul, 1984, Kahraman Yay., 1, 185-188-210-316-324-334; el-Kâsânı, Bedâyiu's-Sanâyi', Beyrut, 1997 baskısı, C. I, s. 402-405.

FETVA ve TAKVA

Fetva yönüyle mezhep imamları ve islam alimlerinden bu çeşit meşrubatla ilgili cevaz yönünde fetva verenlerin olduğu açık. Hepsinin açık ve sağlam delillerinin olduğunda ise kat'â şüphe yok.
Şer'an Helal olana Haram, Haram olana helal demenin de hülmü belli. dolayısıyla meseleyi bu şekliyle bilip kabul edeceğiz.

Ancak;
Mesele TAKVÂ yönüyle ele alındığında Bu çeşit fetvaların ve cevazların olması Seyr-ü Sülûkte bunlardan kaçınılmaması gerektiği anlamına gelmez. Her ne kadar cevaz olsa da sonuçta söz konusu alkoldür. ve içtiğin maddenin içindedir.

Takva yönüyle şüphelilerden uzak durmak babından alâ kaderil imkan içmeyeceğiz kullanmayacağız. Bu konuda "RUHSAT" ile değil "AZİMET" ile amel etmek gereklidir diye düşünüyorum.

Hürmetler...

cok önemli

kardesim, bu meselenin cok önemli oldugunu düsünüyorum,sizin konumunuzu

bilmedigim icin beni bagislayin.bu iceceklerdeki alkolün bagislandigi kulaga hos

geliyor,ancak iceceklere sonradan karistirilan alkolle ilgili cok kuskum var,baska deliller

ortaya koymaniz mümkünmü? mesela tanidigimiz hocalarin fetvalari olabilir...

Sağlık açısından....

Gazoz, kola gibi gazlı içecekler akol konusu ayrı, sağlık açısından da çok tavsiye edilen bir içecek değil. Ağza hoş bir tat veren bu tür içecekler asit oranı ile vücuda bir çok zarar verebiliyor. Ben ayran diyorum, süt diyorum, doğal meyve suları, kompostolar diyorum...
Bu arada arkadaşım provakosyon meselesine gelince evet müsliman olarak en çok dikkat etmemiz gereken bir konu...

Batı İslamın fikir ve güzelliği karşısında şaşkına dönmüş durumda... İslami ilerleyişin önüne geçebilmek için her gün farklı bir şey planlıyor....

Karikatür meselesi bunun en bariz örneği....Bizler taşkınlık yapmadan dinimizi ve Peygamerimizi (a.s.v) anlatmalıyız. onlara en güzel cevap sakin ve vakarlı olarak duruşumuzu korumamız olacaktır. Konsolosluk basmak, bir yerleri ateşe vermek islami tebliğ yöntemi olamaz....

özgürlüklerin öne çıktığı bu dönemde onlara boy boy afişler, birkaç dilde yayınlarla kainatın yaradılış sebebi olan Efendimizi anlatmalıyız... bakarsınız utanırlar ve onların içinde doğruyu görenler olur. İŞTE onlar bundan korkuyorlar....

Bugün haberlerde duyuyoruz... ünlü futbolculardan Messini(tam teyid edilmemekle beraber), Kaka Müsliman oldu diye...

En güzel cevap onlara işte bu ve bu gibi olaylardır.....

Selam ve Saygılarımla......

Evet Gok_Sultan kardesimin

Evet Gok_Sultan kardesimin söyledigi MIDE ASITI cok önemli bir faktördür.
Mide asiti ve insan anatomisindeki hazim sistemi cok müthis islevler görmektedir.
Limon'da temizlik maddelerine katki malzemesi olarak kullaniliyor, fakat ölcülü tüketildiginde hem yemeklere tat verir, hemde vucudun ihtiyaci olan bazi Vitaminleri almamiza vesile olur.

Yani ,
her asitli olan icecekler külliyen zararlidir diye yola cikmak ne derece dogrudur.
en azindan ölcülü tüketildiginde zarar derecesi ne olabilirki.

Fakat kolalarda ve bazi gazozlarda bir baska tehlike var.
O da seker oraninin cok yüksek olmasidir.
Sahsen bu ve bazi sebeplerden dolayi Kola icmiyorum, fakat bazi gazozlari ölcülü olmak sartiyla tüketiyorum.

  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • »

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><i><b><u><font><img><b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • You can use BBCode tags in the text.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Fitresi verilen herkesin KURBAN da kesmesi gerektiğini biliyor muydun?:

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar