Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.
Çocukken siz neler yapardınız?:)
:) lolipop yerine plastik çatallar kaşıklara takılı şekerleri yemeyi,
:) mahalledeki küçücük bakkaldan itişe kakışa leblebi tozu alıp 1 poşeti ağzına doldurup mahalledeki çocukların yüzüne doğru konuşmayı(BUARADA HEPSİNİN YÜZLERİ LEBLEBİ TOZU OLURDU)
:)üçgen oynayacak kimseyi bulmayınca kardeşimi ve onun arkadaşlarını ipe koyup oyun oynamayı(zavallılar akşama kadar beklerlerdi )
:)okulun önünden geçen küçük seyyar arabası olan tatlı yüzlü dededen horoz şeker ve elmalı şeker almayı
:)çamurdan tekerlek yapıp mahallenin başına geçip yokuştan aşağı bırakmayı
:)her dışarı çıkışımda düşüp çorabımı yırtmayı ve suratımda kanla gelmeyi:))
:)annesi çok kızdığı için üstünü pislemeyen uğuru çömeldiğinde yere itiklemeyi(yazık bana bişe diyemezdi) :))
:)sevilay ablanın ekmek alırmısın bana diye çağırdığında özlem sevilay abla seni çağırıyo deyip onu göndermeyi(napim oda herdakika biryere gönderiyodu :)) )
çocukluğumu okadar özlemişimki.peki sizler neler yapardınız.hatırlıyomusunuz yaramazlıklarınızı:))
HAYAT OKADAR HIZLI GEÇİYOKİ BİZE YAŞADIKLARIMIZ BİR HAYAL GİBİ GELİYO
bu arada aramızda kalsın hala çatallı şekerlerden buluyorum;) leblebi tozu yok ortalıkta. :)) selametle
- Yorum göndermek için giriş yapın
- 1323 okuma
Kim neler yaziyor?
Anket
Son yorumlar
- Re: Grup Samen
19 saat 52 dakika önce - Re: Grup Samen - Taleal Bedru
20 saat 5 dakika önce - hocam ne olur müzikli ilahi koymayın.
20 saat 20 dakika önce - PARÇA MUHTEŞEM
20 saat 27 dakika önce - Re: Hasan Kılıçatan
23 saat 39 dakika önce - fehmi:)
Sen de geçebilirsin
1 gün 10 saat önce - Re: Bir Deliye,Bir Veli...
1 gün 10 saat önce - vaazı sohbet
2 gün 6 saat önce - Selamün Aleyküm
Allah
2 gün 21 saat önce - Re: Üniversite Konsepti ve Kimlik Dejenerasyonu
3 gün 23 saat önce

çocuklum daki yaramazlılar
çocukluk harika bir şey acsıyla tatlısıyla ben çok yaramaz bir çocuktum yıllar çok çabuk geçiyor çocukken büyümeyi hayel edersin büyüyünce hayatın boş oldugunu anlıyorsun çocuklunu anlamadan büyüttüler büyük işler beklediler evlilik ve digerleri şimdi oglum çocukca hareket yapınca anlamıyorum çocuklugumu yaşamadımda ondan cocuklunu yaşatmak lazım
sağol rose kardeş
ben yeni üyeyim...bi tevafuk olarak yanaştım sizin gemiye:) çocukluğu çok güzel anlatmışsınız...bende çok yaramazdım...bir keresinde bizim mahallede kanalizasyon yenileniyodu.büzler vardı...onların üzerine çıkıp akrobatik hareketler yapıyoduk...küçücük boyumuzla birini yatırmak istedik o koca büzlerden ve arkadaşımın eli iki büz aarasına sıkıştı..parmağı nerdeyse kopmak üzereydi...kaç tane dikiş atıldı hatırlamıyorum artık...
bu anlattığım sadece yaşadıklarımızın orta hallilerinden...
Allah'a emanet olun kardeşlerim...
gözyaşı kardeşim
gözyaşı kardeşim kardeşimi korumak konusunda üstüme yoktur:)) benim bir erkek kardeşim var.onunda küçükken baya boyu kısaydı ben uzundum annem hatta onu o yüzden doktora götürmüştü:)).şimdi ben yaında cüce kaldımya:)) kardeşim birgün dediki abla beni biri dövüyo.tamam sen dur şimdi dedim.birgün mahallede oynuyoruz aşağıdan onu döven çocuk geliyo :)) bekledim gelmesini gelince boğazından tutum çocuğu kaldırdım yapıştırdım duvara :)) söle bakalım dedim bir daha takılacanmı kardeşime dedim yalvarıyo ama:)) sonra kızlar bıraktırmıştı:)) büyüdüğümüzde ise gül sen nasıl kaldırmıştın beni nasıl korkmuştum dedi bana:))işin tuhafı sonradan çok iyi arkadaş olmuştuk:)evet talebecikle aynı mahalledenmişiz.belli oluyo zaten yaramazlıklarımızdan:) benim ençok sinirtime gidende nezaman biri bir taş atsa sanki benim çenede mıknatıs var direk çeneme gelirdi.ömrüm dizlerimin üstüne düşüp çorabı yırtmakla (anemin bağırmaları hala aklımda) ve taş attıklarında çenemin kanamasıyla geççti.ben çok yaramazmışım yaww :))selametle
:):)
Cümlemizden razı olsun kardeşim:)Mollacami'nin büyüklüğü anlatılmaz zaten okadar büyükki benim sizlerle tanışmama vesile olmuş.Allah yöneticilerimizden ve sizlerden tekrar tekrar razi olsun inşallah..
**Sevgi Gül gibidir,Yusuf'a Benzer,Onu Koklamaya Bir Yakup İster,Sevgiyi Allah Korur,Kula Yetmez,Gönülde Oldumu Söze Gerekmez..!!!!******
Öyle mi Talebecik kardeşim
Öyle mi Talebecik kardeşim dünya ne kadar küçük derler ya bence dünya küçük değil molla cami çok büyük. bak sizleri burada bir araya getirmiş. evet benim çocukluğum biraz kanlı geçti ama ben hatırlamıyorum sadece vurma ve çarpma anlarını hatırlıyorum duyduğum acıları da hatırlamıyorum. belki de o yüzden bu kadar kolay anlatıyorumdur:) Rabbim burada sizlerle biraraya gelmeyi de nasib etti bana. Allah hepinizden razı olsun.
Sağolasın gözyaşı
Sağolasın gözyaşı kardeşim biz rose ile aynı toprak hatta aynı mahalledeniz:)bunu da yeni öğrendik.Senin de çocukluğun mezopotamyalı gibi kanlı geçmiş yavv o ne öyle keser falan.Allah korumuş yani:)İyiki ozaman bişey olmamışki şimdi bizlerlesin:)
**Sevgi Gül gibidir,Yusuf'a Benzer,Onu Koklamaya Bir Yakup İster,Sevgiyi Allah Korur,Kula Yetmez,Gönülde Oldumu Söze Gerekmez..!!!!******
Rose5584ve Talebecik
Rose5584ve Talebecik kardeşlerim sizin de maşallahınız varmış yani çok hareketliymişsiniz. sizinle karşılaştırınca kendimi biraz korkak gördüm. ama kardeşimi koruma konusunda çok cesurdum galiba onu korumak için 3 kez başımda yara açılmıştı. bir keresinde keser ile bir keresinde taş ile bir keresinde de kafamı betona vurmak suretiyle hastaneye taşınmıştık. Ama Allaha şükür şimdi iz kalmadı. çocukluğumun en güzel yanıysa mahalledeki arkadaşlarımızla hergün buzdolabından birşeyler aşırıp piknik yapardık. insan hergün piknik yapmaktan sıkılmaz mı çocukluk işte. komşuluklarımız çok güzeldi akraba gibiydik acılarımızı mutluluklarımızı hep birlikte yaşadık ama şimdi ordan ayrıldık ve oraya her gittiğimizde hep bir araya gelir eski günlerimizi konuşuruz. o günleri çok özledim. insan çocukluğunun kıymetini bilmeli nasıl yaşanırsa yaşansın en güzel yıllar çocukluk yılları oluyor.biz büyürken hayat hep aynı kalıyor ama ailemiz sırtındaki yükleri yavaş yavaş bizim sırtımıza da yüklemeye başlıyor ama onların sırtındaki yük hiç azalmıyor ve aksine artıyor.
55 in yaramazlıkları bile
55 in yaramazlıkları bile başka güzel oluyo kardeşim yavv benim de yazmadığım okadar çok yaramazlığımız varki..Herşeye rağmen 55 li olmak bence ayrıcalık;)
**Sevgi Gül gibidir,Yusuf'a Benzer,Onu Koklamaya Bir Yakup İster,Sevgiyi Allah Korur,Kula Yetmez,Gönülde Oldumu Söze Gerekmez..!!!!******
talebecik galiba bu
talebecik galiba bu yaramazlıklar 55 ten kaynaklanıyor bi,zim suçumuz yok :) :P birkeresinde kardeşlimlşe körebe oynuyoruz tan evin karşısındada eski bir ev var ve merdiveninden sola döndüğünde yere çakılmış odunlar var boşluğa düşüyosun o odunlarda kazık yani buralarda le derler ucu sivrşii odun.neyse kardeşime bağladık çemberi çıktı yavaş yavaş merdivenleri ama sesetmiyoru sadece gülüyoruz.ne cesaretse allah korusun ya bişe olsa tabi oldu ama ucuz atlattı,o bgoşluğa doğru gitti ve salkdı kendini boşluğa :)) aama ölüyorum gülmekten çünkü pantolonunun paçası kazığa takılmıştı ve başa kadar yırtılmıştı deliler gibi dolanıyodu:)) bide ağlıyodu tbi eve gittik dayağı yedik annemden ben yedim çünkü ben hiç sesetmemiştim :))) ama hak etmişim.bizde hikayeler bitrmez selametle :)
ROSE5584 kardeşim
ROSE5584 kardeşim öncelikle teyzene çok büyük teşekkür etmem gerek ki o gün seni kurtarmış ve bugün bizlerle olmana vesile olmuş.Ben de senin gibi 55 çocuğuyum ve sanırım 55 bizden çok çekmiş.Ama ne olursa olsun insanın memleketi gibisi yok çok özledim ya o günleri:)Şimdi biraz da ben bahsedeyim yaramazlıklarımızdan:):)
Hiç unutmadığım bir anımdır bu.Marketimiz vardı ve ekmek geldiği zaman millet dükkana yığılırdı.Kalabalık ya kimse bizi görmezdi zaten birkarış boyumuz vardı o zaman:)Alttan giripte cips çalardık.O gün hala gözlerimin önünde o rafı boşaltmıştık resmen.Cipsleri çalıyoruz ama kendimiz yesk iyi sokakta bir arkadaşımız vardı cps karşılığında onun bisikletine biniyorduk.Üstelik sadece ir tur.Harbi cahillik ya:))Bİzim birtane ford kamyonetimiz vardı.Abimler ford çukura düşsün diye evimizin önündeki kırılmış olan kaldırımın altını kazarlardı.Çocukluk işte.Ve bu sebebten dolayı mahallenin su borularını patlatmıştık!!:):)Aynı arabayla birkeresinde bagaja atlamıştım ve sonra inmeden araba nereye giderse ben de oraya..O günkü korkumu hiç unutmam.küçücük camdan nereye geldiğime bakıyordum evdekiler meraktan ne yaptılar bilmiyorum.O bişe değil araba evin önüne gelince bilmiyolar benim arkada olduğumu bir fren yaptı ben küttt!!yere düştüm.KAfam çok acımıştı ya kolay değil tabi aniden yüzüstü düşmek..Belki de haketmiştim:):):)evimizin önünde elektrik direği vardı etrafını demirlerle örüp çevirmişler.Ona tırmanırdık(ne cesaret ama..)Mahallemizdeki telefon kutularındaki kabloları koparıp kendimize küpe,bilezik falan yapardık hatta tezgah açıp satardık bile..Tabi alan oluyomuydu onu hatırlamıyorum:)Daha çok var ma hatırlamıyorum bu arada diğer kardeşlerimin yaramazlıkları da yani..:):):):)Allah cümlemizden razı olsun..
BiziM MuhabbetimiZ Ne KalP İlediR,Ne De AkıL İle...OluR Ya KalP DuruR,AkıL İse UnutuR!
BiziM MuhabbetimiZ RuhumuZ İlediR;O Ne DuruR,Ne De UnutuR!ÇünkÜ EbedidiR...
yazilara cok guldum paylasim
yazilara cok guldum paylasim icin hepinize tesekkurler,ama benmi cok usluymusum anlayamadim hic boyle biseyler hatirlamiyorum ben,oyun oynadigimida hatirlamiyorum,hep oynayanlari seyretmekle gecti zaten,cocukluguma dair tek hatirladigim sey Haci sakir sabunlarinin reklami vardi tv de bizde tv de yoktu gerci. komsumuz memurdu o zamanlarda memurlar zengin insanlardi onlarda gorurdum,bizim evin yanindada bi yasli adam vardi adi sakirmis hacca da gitmis herkes Haci sakir derdi bende her o reklamlara baktigimda komsu Haci Sakir amcanin sabunlari cikti diye bakardim ne zengin adammis televizyondaki adam bizim evin yaninda oturuyo diye sevinirdim:) cocukluk iste
Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez.
Mevlana (rah.)
kitap okumayi tercih
kitap okumayi tercih ederdim:))
aman ALLAH korumuş o
aman ALLAH korumuş o rkadaşını demekki:)yaramazlığın sınırı yokki çocukluk işte.selametle
Yaptığımız
Yaptığımız yaramazlıklar bol ama benim çocukluğum öyle hayvanlarla değilde yaşadığım yer icabı taş duvar arasında geçti o yüzden yaramazlığımda ona göredir..
Biz hep arkadaşlarla apartman içinde en alt kattaki merdivenlerden karton ile kayardık 4 kafadardık biz hep beraber iki kişi öne iki kişi arkaya dördümüz bir koli üzerinde en başından merdivenlerin açagıya kadar kayar apartman sakinlerinden biri bizi kovana kadar hiç bıkmadan böyle devam ederdi.. bir defasında bir arkadaş demirlere takılı kalmıştı biz aşagı indik baktık birimiz eksik meğer takılmış baş aşağı merdivenin demirlerine biz onu gürünce o haldeki korkumuz tabi anlatılmaz yaşanır annesini çağırdık hemen annesi kurtarmıştı oda son kayışımız oldu artık
ilk aklıma bu geldi yaramazlık deyince
rose8554 uzulmene gerek yok
rose8554 uzulmene gerek yok kardesim o cocuk cok sanslı birisi ki benım gibi bi akrabası var eee her guzel seyin bir bedeli olacak elbet:) oda o yasadıgımız anıları ona versin:)birazcik enaniyete kactı ama idare edin.madem bu kadar cok guldun en kısa zamanda sana bide siir okuyayım:Pselam ve dua ile
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden
Senin de destanini okuyalim ezberden
Haberin yok gibidir tasidiGin degerden
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin bastasin
Fatih’in istanbul’u fethettiGi yastasin!
Yürü, hala ne diye kendinle savastasi
Ben çocukluğumun o saf
Ben çocukluğumun o saf ve masumâne halini özlüyorum.Şimdiki gibi ne dert ne tasa vardı.Sahip olduklarımıza sevinir,sahip olmadıklarımızın sıkıntısını çekmezdik.Çünkü bilmezdik ki,ulaşamadığımız,elde edemediğimiz nice şeyler var.Bizim için en değerlisi bayramda alınan bir ayakkabı veya bir elbise.O kadar değerliydi ki, onları sabah giyeceğimizin verdiği mutluluktan uyuyamazdık....
mezopotamyalı kardeşim
mezopotamyalı kardeşim vrya acıdım o çocuğa yazık benim yaptığım yaramazlıklar seninkinin yanında solda sıfır kalır:))) yazık o çocuğa :)) zavallım ne hale geldi ALLAH bilir.oda pek safmış ne işin var senin tekerde:))ALLAH razı olsun saolasın güldürdünya beni.selametle
kardeşim hakkaten sende
kardeşim hakkaten sende çok yaramazmışın bizde böyle hikayeler yok.paylaşımın için saol ALLAH razı olsun
Arkadaşlar çok
Arkadaşlar çok alemmişsiniz hakikaten.Gülmekten yoruldum.Ama ne kadar güzel geçmiş çocukluğunuz.Benimde çok güzel geçti ama yaramaz olmadığım için bukadar renkli değildi tabi.Keşke bende yaramaz olsaydım.
Ben ailenin en küçüğü ve koca sülaledede cinsiyet olarak iki kişiden biri olduğum için çok nazlı büyüttüler.Herkes üzerime titrerdi.Sürekli bir büyüğüm koruma gibi yanımda olurdu.Durum böyle olunca yaramazlık yapmayada fırsat olmazdı tabi.Sürekli ders çalışırdım.Onun dışındada bebeklerimle oynardım.
Üç tane kedilerimiz vardı.Sadece onlara bebeklerimin elbiselerini giydirir kulaklarınada tokalarımı takardım.Onlarda hiç seslerini çıkartmazlardı.Hatırladığım yaramazlığım undan ibaret.Birde birgün ablam beni kızdrmıştı.Baçede onu kovalamaya başladım.Tam güllerin yanında onu yakaladım ve ittiğimi hatırlıyorum.Her tarafı dikenler tarafından çizik olmuştu.Nasıl yapabildim bilmiyorum.
Allah iyiliğini
Allah iyiliğini versin.
"koca sülaledede cinsiyet olarak iki kişiden biri olduğum için çok nazlı büyüttüler."
ve sonrada
"Onun dışındada bebeklerimle oynardım." Bebekle kimler oynar.
Belli etmemeye çalışmısınız ama aynı paragraf içerisinde pot kırmışsınız. :)
Ardından
"kulaklarınada tokalarımı takardım"
belki komik değil ama insan bukadar açık oynar mı!!!
Bu tıpkı şuna benzemiş...
"İsmimim baş harfi Ahmet..." :D :D :D
Evet rose kardeşim çocuk
Evet rose kardeşim çocuk olmak güzeldi, tabi farklı tarafları da vardı benim için..
Dedem beni çok sevdiği için vefatından sonra amcamlar onlarla kalmamı istedi. Nasıl hayır diyebilirdim ki?! Annemler çok uzaktayken ben ise babannemle yaşadım. Amcama abi halama abla derdim :)
Hergece herkes uyuduktan sonra sessizce ağlardım, üzüldüğümü görmelerini istemezdim.
Bakma böyle yaramaz anlatıyorum ama çok sessiz ve masumdum :)
Neyse işte duygulandırma beni.. Selamlar..
rabia kardeşim bende öle
rabia kardeşim bende öle çok küçükken kötü kazalar geçirmişimdir ölümün kıyısından döndüğüm olmuştur.tabi ömrümüz varmış o ayrı.yaramazlığın bedelin,i korkuyla ödettirdiğim olmuştur.5 yaşlarında iken yanlışlıkla sallanıcam diye boynuma geçirip ayağımın altından sandalyenin kaymasıyla nefesim kesilmeye yakın teyzemin beni kurtarmasıyla kurtulmuşumdur:)) di,iyorumya çk yaramazmışım.annem bir koli yumurta almış ben onları tek tek camdan atmışım son 5 tane kala annem gelmiş diyoki gülimmi ağlıyımmi şaşırdım seni öyle görünce diyo.bide mutfaktan tek tek taşıyomuşum.kafasız işte al koliyi götür cama uğraşma tektek:)) anılarımız bitmez:)selametle
yaa varya tıklandığı
yaa varya tıklandığı kadar şu yazıya yorum bırakılsa 200 ü geçer okuyan geçiyo.aslında paylaşmak kadar güzel bişe yok.heleki kardeşlerinle paylaşmak ayrı yaww :)) selametle
ALLAH hepimizden razı olsun
ALLAH hepimizden razı olsun kardeşim.ben 55 te geçirdim çocukluğumu daha doğrusu 55 te doğdum büyüdüm :)) 55 in yaramazlarındanım.selametle
rosess84 sağol kardeşim ya
rosess84 sağol kardeşim ya beni tekrar çocukluğuma gönderdin valla.Yazdıkların benim çocukken yaşadıklarıma o kadar çok benziyoki film gibi gözümün önünden geçti.Çocukluğunu nerede geçirdiğini merak ettim doğrusu.
Allaha emanet olun arkadaşlar.Çok güzel düşünmüşsün valla:))
Tekrar küçük olmuş herkes.
rabia o solucan işi bendede
rabia o solucan işi bendede vardı toplardık kardeşimle onları suya atardık şimdi kızıyom kendime günahtır niye yapmışım diye.bide çok olurduki bazılarını ayırırdık ikiye her taşın toptrağın altına bakardık.ama ben korkmuyorum tiksinmem de onlardan.şimdi bile köye gittiğimizde alıyom elime milleti korkutuyorum:))bana çok pissin diyolar yaw :))
katana kardeşim o satış işleri bizdede vardı atom satardık kardeşimle tepsi alıp mahallede bitirirdik onu.simit pasta artık ne varsa.sonra biraz büyüyünce ailemin durumu iidi ama babam boş durmayı sevmezdi ilkokul çağlarında pazarcılık yaptım halada cicanneme yardım ederim.küçükken maydonoz satardık ya ben öle coşardımki mayyydonozz var yemeğe kahvaltıya böreğe maydonooooooooozz diye bağırırdım:))) okulda dalga geçen arkadaşlar olduğu halde hiç aldırmaaz yapardım pazarcılığı.halada severim 13 sene oldu alışmışım,gerçi şimdi bağırmıyorum ama oturup serginin arkasında soranlara cevap veriyorum.yinede seviyorum.hem cicannem yaşlı (babamın teyzesi oluyo oda bizle oturuyo )o bile duramıyo.gerçi o yokluktan gelmiş biz ne çekmişizki.onun yanına gider namaza gönderirim yemeğini yer gelir.
çocukluk çok güzelmiş hatırlayınca insanın yüzünde hep tebessüm kalıyo.selametle
aslında benim çocukluğumu
aslında benim çocukluğumu annem anlatsa daha yerinde olur,o na çok korkulu günler yaşattım çünkü;ama hepsi oyun oynamayı çok sevmemden kaynaklanıyodu,suç benim değildi yani.ip atlarken bir kat yükseklikten düşüp,günlerce koma derecesinde yattım,körebe oynarken motosiklet çarptı,düz yürümek varken,döne döne yürüyüdüğüm için dikenli tele düşüp dudağımı yardım,zaten dizlerimin yarasız olduğu hiç bir an hatırlamıyorum ben,ama genede vazgeçmezdim oyun sevdamdan,erkek çocukları beni takımlarına alırlar,beraber futbol oynardık ilkokulda,iyi oynardım yani,ama en çok halhal ımla zıplamayı severdim,bir ucu ayak bileğime bağlı,diğer ucunda top var,ben zıplayıp atlıyorum,bütün dükkan sahipleri rekor denettiriyolar,kimin dediği rakamı,hiç durmaksızın atlarsam bana ikramda bulunuyolardı,bende elimden geldiğince kırıyodum o rekoru.hala içimde oyun oynama kıpırtıları oluyoda,etrafımdakiler şaşırıyolar,ruhumdaki çocukluğa.tabi leblebi tozunu da çok özledim.
şimdinin aksine küçükken
şimdinin aksine küçükken hayvanlardan çok korkardım kardeşimin kuşu vardı ondan da çok korkardım bi gece onu korktuğum için balkona çıkarmıştım ama sabah kuşu ölü bulmuştuk daha küçük olduğum için şubatın ortasında kuşun dışarda canlı kalamayacağını anlayamamıştım. şimdi ise her gün onlarla iç içe olmak zorundayım bölümüm nedeniyle. bu cesareti nerden buldum onu hiç anlayamıyorum zaten ama itiraf ediyim hala bazılarından çok korkuyorum
okula kardeşimle aynı gün başalamıştık. ama ben gitmemek için çok direnmiştim. okula giden iki yol vardı. babam beni okula bırakıyodu. onun hangi yoldan gittiğini öğrenip bende diğer yoldan evin yolunu tutuyodum. aynı şeyi bir kaç kez tekrarlamıştım. en sonunda ise tokadı yemiştim. ondan sonra bi daha okuldan kaçmaya cesaret edememiştim.
camiye yaz tatilinde bizde arkadaşlarla ve ablalarla giderdik. camiye gitmeye 5 yaşımda başlamıştım. ama cami o kadar kalabalıktı ki biz daha kur-an a geçemeden okul başlardı çoğu günler bize sıra bile gelmezdi ama biz yinede sıkılmadan hergün giderdik. en sonunda babam 12 yaşıma kadar kur-an okumayı öğrenemediğimi görünce kızım bu böyle olmayacak dedi arkadaşları mı da toplayıp komuşumuza göndermişti. allah razı olsun onun sayesinde 2 hafta sonra kur-an okumaya başlayabilmiştim. onun hakkını hiç ödeyemem
bunun dışında okuldan geldikten sonra direk dışarı çıkardık. eve ise ancak bi arkadaşın bi yerine bişey olduğunda ya da akşam ezanı okunduğunda girerdik.çıkmadığımız ağaç, çatı kalmzdı eve sağlam olarak girdiğimiz gün sayısı çok azdı.
aslında çok uslu bi çocuktum ama arkadaşlarım "hadi"deyince onları kıramazdım demkki içimde varmış.
çok sağolun bize çocukluğumuzu hatırlttınız. ayrıca arkadaşlarda gerçekten çok renkli bi çocukluk geçirmişler. jade kardeşim o hayvanlarla bu kadar yakın olmak gerçekten cesaret işi kutlarım seni.
:)) Ecyad kardeşim
:))
Ecyad kardeşim gülümsemenize çok sevindim, ama birşeyi itiraf etmeliyim şuan böceklerden çok korkuyorum :(
Köye tatile giderdik, atlarımı eşeğimi civcivlerimi kedilerimi horozlarımı tavuklarımı güvercinlerimi köpeklerimi kuzularımı ineklerimi :))) hepsini çok özledim. Ama nedense böceklerimi hiç özlemiyorum :o
:=)) ey gidi günler ey
:=)) ey gidi günler ey diyorsunuz bazı arkadaşlrın yazılarına çok güldüm yaa rabia hele kurbağaya :))
yaa bide böcek atmanız rabia kardeşim ben çok korkarım ve atarlardı korktugumdan ağlardım halada devam ediyor korkum
maşallah mezopotamya kardeşim çok yaramazmışsınız yazık değilmi yaw çocuga lastik içinde
katana kardeş sizde maşallah zeki imişsiniz:) veresiye
--------------------------------------------------------------------------------------------------
...::Hiç bi edeb vasılı hüda olamaz::...
81 li olupta boyacilik
81 li olupta boyacilik yapmadim diyene sasarim. Ben yaptim. Ama muthis kurnazlik yapar tum ayakkabilari alirdim. Ne yapardim biliyormusunuz. Veresiye boyardim, maas gunu gelince de yuklu paralari cekerdim...Inanin Ilkokul 3 ten bu yana univeriste de dahil aileme hic maddi yuk olmadim. Zaten manen yukumuz yetiyordu. Calismak guzeldir arkadaslar, babamin durumu iyi olmasina ragmen calsimama hic bir sey demezdi.Cok faydasini gordum...Vesselam
cocuklugum cok kanlı
cocuklugum cok kanlı gecmisti:)
:):)hiç unutmam bu animi...evimize yakın bi yerde biraz meyilli bir yol vardi.buyuk traktor lastiklerini guc bela yukarıya cıkarıp sonra asagi dogru iterdik.Saf bi amcamın oglu vardi cok cabuk gaza gelirdi.(cok severim kendisini)Tutturduk lastigin içine gir senle beraber itelim diye...cocuk tereddut etti huyunu bilen diger arkadaslarla yok girersin yok giremezsin derken lastige koyduk ve ittik.lastik tahmin etmedigimiz sekilde hızlı gitmisti.hepimiz can havliyle lastigin pesinde kosuyorduk ama durduramadik lastik o hizla direge carpti amcamın oglugun kafası kırılmıstı.Annesi heryerde beni ariyordu:))
mahallemizden gecen araba kamyon vs aracların arkasına tutunurduk.bi munibusun arkasına tutunmustuk soför bizi gorunce hızlandi o hızla arabaan atlamıstım:)derisi soyulmadık yerim kalmamıstı:)
bi keresinde misafirligi gitmistik babam gittigimiz eve meyve falan almıstı.biraz oturduktan sonra kalkmamiz gerekti ben bi turlu kalkmadim gozum meyvede kalmıstı.meyveleri yemeden kalkmam dedim hem annemgil utanmıstı hem ev sahibi:)simdi hatırladıgımda baya bi guluyom.
Sabah kahvaltısında evden cıkardık.gunde 7-8 mac yapardık.gordugumuz herseyi yakardık o dumanlı isli elbiselerle gelip yatar sonra diger gun aynı sekilde devam ederdik:)
pek paramız olmadigindan evden bugday asırır portakal biskuvi alirdik hepimiz toplanıp gures turnuvası yapardık kazanan herseyi alirdi:)
hey gidi gunler:))))
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden
Senin de destanini okuyalim ezberden
Haberin yok gibidir tasidiGin degerden
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin bastasin
Fatih’in istanbul’u fethettiGi yastasin!
Yürü, hala ne diye kendinle savastasi
Paylaşımın için
Paylaşımın için teşekkürler rose kardeşim, anılarını paylaşan kardeşlerime de teşekkür ediyorum. Jade kardeşim çok keyifliydi anıların.
Çocukluğuma dair anlatacak çok şey var elbette, ama hepsini paylaşarak sizleri sıkmayacağım :)
Küçük bir şehirde geçti çocukluğum,
Çocukluğumla ilgili aklıma ilk gelen hatıram; dört yaşlarındayken kapının önünde küçük ayaklarımı, küçük mavi naylon ve burnu kapalı terliklerime sokmak isteyip bir türlü girdiremememdi. Ayağımı terliye doğru bastırıyordum ama girmiyordu. Halama seslenmeye karar verdim. Öyle çok bağırdım ki koşarak geldi halam ve terliği alıp ters çevirdiğinde neredeyse bayılacaktı :) Terliği atıp hızla kaçtı :) çünkü içine kurbağa girmişti :p
Çocukluğum kuzenimle geçti çok iyi anlaşırdık. Böcek kolleksiyonu yapardık kuzenimle, onları itinayla toplar beslemeye çalışırdık. Böcekleri incelemek çok hoşumuza giderdi :) ve sonra korkanların üzerine atmak daha çok hoşumuza giderdi :p
Yağmurdan sonra toprakta solucan avına çıkardık, onları bölüp iki taraflarınında hareket etmesini izlemek için :)
Çok yaramazdık eve hiç girmek istemezdik, müstakil evlerde oturduğumuzdan çatılara tırmanabiliyorduk. Bir gün ben yine çatıya tırmanmaya koyulmuşken içim titremeye başladı heryerim titriyordu :) Meğer dokunduğum çatıda elektirik kaçağı varmış :) Ben hem titriyor hem de bağırıyordum. Babannem sesime geldi, beni kurtarmak için belime sarıldı :)) Babannemde titremeye başladı :)) Benden daha çok bağırmaya başladı :p
Sonra annem koşmuş neyse bizi kurtarmayı başardılar :) Ama ah kızım diye sarılan olmadı bi de üstüne dayak yedim ne işin var orda diye :p
Bazen resim yapardım sonra onları sergilemek için babannemden un alıp suyla karıştırıp resimleri evin dış duvarlarına öyle yapıştırırdım :p
Altı yaşlarımda dedemi kaybettik (Allah rahmet eylesin), kuzenimle herkesten gizli mezarlığa giderdik dedemizi görecektik. Ama mezarlık çok uzak olduğundan hep kaybolurduk.. Abilerimiz bizi bulurdu.. Sağolsunlar hep koruyup gözettiler bizi :)
Neyse benim çocukluğum anlatmakla bitmez :) Allah'a emanet olun...
katana kardeşim anlatmak
katana kardeşim anlatmak veya anlatmamak sizlerin elinizde anlatandanda ALLAH razı olsun anlatmayandanda.birazcık gülümsetebildiysem sizleri ne mutlu bana.anlatmaya gerek görmüyorsanız anlatmayın ozaman.canınız saolsun.:)) selametle
yaz gelince kuran öğrenme
yaz gelince kuran öğrenme hikayeleri başka kardeşim:)bütün mahallenin çocukları toplanıp camiiye kuran öğrenmeye giderdik.yalnız bizim şansımız yoktu nere gitsek hangi hoca olursa olsun mutlaka elinde uzun bir siyah hortum olurdu.hiçbişe yapmasan bile yerdin dayağı.şükürki ben hiç yemedim.ama ne olursa lsun hiç bırakmazdık camiyi.mutlaka yaz gelince toplanıp giderdik.unutamam o camii günlerini:)) hayat işte akıp gidiyo tutamıyosun,çeyizini hazırladıysan öbür dünyaya o kalıyo sana birtek yoldaş.birde rabbin.ALLAH hepimizin yardımcısı olsun.rabbim affetsin bizleri.selametle
Çocukluğum köyde
Çocukluğum köyde geçti.Yazın şehirden akrabalrım glirdi.Onlar oyub oybarken beni babam camiye gönderirdi.Fazla oyun oynuyamadım diye üzülürdüm.Ama iyiki göndermiş.Allah razı olsun.
Ben çocukluğumda gizli
Ben çocukluğumda gizli yaramazlardandım. Yani dışardan uslu görünüp,arkadan allah ne verdiyse yaramazlık yapanlardan.
Annem evden gidince,annemin çizgili,naylon dokumadan yapılmış,kırmızı saplı pazar çantasına ip bağlayıp,3.katta olan evimizin balkonundan aşağı sarkıtır,bahçedeki kedi yavruları içine girinceye kadar beklerdim.Hatta çantanın içine azıcık kıyma koyar,içine girmelerini sağlardım.
Yavru kediler içine girince,çantayı yukarı çeker, kedileri bir güzel severdim. Onların karınlarını doyurur, yıkardım.Sonra tekrar aşağı indirirdim.
Harçlıklarımdan biriktirdiğim paralarla,hazır çorba yapıp,dikdörtgen dondurma kaplarına koyar,dört köşesinden annemin kazak şişleriyle delip ip geçirirdim.Onunlada arka bahçedeki kedilere ziyafet verirdim. Sonra annem eve gelince,şişler için kulaklarımı çekerdi.
Birde bizim mahallede küçük bir cami vardı. İlk defa kur-anı kerimi orada öğrenmiştim.Camii imamı babamın arkadaşıydı.Küçücük minaresi vardı.yerden yüksekliği ancak 6 metre kadardı.Ve küçük penceresi evin bahçesine bakıyordu.
Birgün annenmle beraber imamın evine oturmaya gitmiştik.Bende evin çocuklarıyla beraber,oyun oynamak için bahçeye çıkmıştım.Bahçede çok güzel bir asma vardı. Üzüm salkımları,tahtaların arasından aşağıya sarkıyordu.Ama mevsimi olmadığı için üzümler sertti,henüz olgunlaşmamıştı.
Başımı yukarıya kaldırdığım zaman,minarenin küçük penceresinin açık olduğunu gördüm.
kafamda şimşekler çaktı ve bir salkım üzüm kopartıp,pencereye doğru atmaya başladım. kimini tutturuyor kimini tutturamıyordum İkindi ezanı vakti geldi ve müezzin minrenin küçük camından kafasını uzattı.
Allaaaaahuekber derken ben bir üzüm daha attım.Attığım üzüm müezzinin boğazına gitmişti,gak guk dedikten sonra neye uğradığını şaşırmış bir halde ezanı tamamlayamadan geri çekildi. Ama bizi görmemişti.Hala bunun vicdan azabını çekiyorum.Ama o zaman 4.sınıf öğrencisiydim.Ve çoook yaramazdım.
buna benzer daha sayamayacağım kadar çok haylazlıklar....
Aslında o günleri çok arıyorum.O günlerin sıcak,samimi insanlarını.Kışın ayazında,çıtır çıtır yanan,kömür sobasının sıcaklığını.Üzerinde annemin bakırdan yapılmış,içi su dolu olan güğümünü,kandillerde hasibe teyzenin getirdiği helvaları,kızamık şekerlerini,saat sekizde açılıp,on ikide kapanan tek kanallı televizyonu.
kısacası zaman geçtikçe biz büyüdük,teknoloji gelişti,zaman su gibi aktı gitti.ama zamanla kayıp giden,sadece bizim çocukluğumuz değil,o günlerin samimi içten insanları ve daha bir çok kaybettiğmiz değerler oldu bana göre.....
teşekkürler rose kardeşim bana bunları tekrar hatırlattğın için emeğine sağlık....
Aşkta tıpkı ELİF gibidir, isminde gizlidir. Ama okunmaz, o olmadan da besmele sese gelmez, o herşeyin içindedir; hiç birşeyde görülmez
:))
çok hasta olan bi çocuktum sürekli şurup, hap, iğne :( iğneyi diğerlerine tercih ederdim ama hap atmak zulüm olurdu bana... babam evde oldumu tokatı hazır tutardı öyle yutardım, tabi midemi bulandırmazsa ilacımı almış olurdum:) babam evde yoksa ki büyük ihtimal kış mevsimidir, işte o zaman bayram olurdu bana hapları eritir dökerdim çöpe falan atmazdım bi gören olur diye :) şimdi anlatıyorum babama "şimdi neler yapıyosun benden habersiz sökül bakalım" diyor:) bende "yok şimdi anlatamam en az çocukluğum kadar bi zaman geçsin ki, bana kızma yüzünde tebessüm olsun" diyorum:)
bende çok özledim o sorumluluğun olmadığı, anne ve babamı kahramanım olarak gördüğüm günleri... teşekkürler ROSE az yaramaz değilmişsin sende :)
Cocukluk hayatimda cok guzel
Cocukluk hayatimda cok guzel seyler yasadim ama anlatmaya gerek yok. Bu babtan olarak bir vecizeyi hatirlatsam kafidir.Sah i Naksibend Hazretleri oyle buyurur:
"Bizim yolumuz diger yollarin bittigi yerden baslar".Sah i Naksibend(kuddisesirruh)
Vesselam
Çocukluğuma
Çocukluğuma dair,anlatılmaya değer çok hoş anılarım olmadı.Ancak bu manada aklıma gelen bir nükteyi paylaşayım istedim.
Bediüzzaman Hazretleri der ki:
''Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemizde ve etrafında ahali Nakşî tarikatında, ve oraca meşhur Gavs-ı Hizan namıyla bir zattan istimdat ederken, ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak "Yâ Gavs-ı Geylânî" derdim. Çocukluk itibarıyla elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz birşey kaybolsa, "Yâ Şeyh! Sana bir Fatiha, sen benim bu şeyimi buldur." Acaiptir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle Hazret-i Şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiş. Onun için bütün hayatımda umumiyetle Fâtiha ve ezkâr ne kadar okumuşsam, zât-ı Risaletten (a.s.m.) sonra Şeyh-i Geylânî’ye hediye ediliyordu.
________________________________________________________________________
Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyetinde,gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecektir.