Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.
Diaspora... Lobi... Lobiler... Lobicilik...
Diaspora... Lobi... Lobiler... Lobicilik...
“Dispora” kelimesiyle karşılaşırız sık sık. Kendi vatanından çıkarak bir başka devlette yaşamını sürdüren bir milleti ifade eder diaspora kelimesi...
Örneğin, bir şekilde Almanya’ya göç edip orada yaşamını sürdüren yakınlarımız gibi...
“Lobi” kelimesi de diaspora ile beraber dile getirilir. Herhangi bir diaspora grubu üzerinden gayrı resmi olarak onların mensup olduğu devletin çıkarlarını takip etme eyleminin adıdır.
“Rum Lobisi, Ermeni Lobisi, Yahudi Lobisi” der, anlatacağımız konuya balıklama gireriz.
Bir milletin kendi vatanını çeşitli nedenlerle terkederek bir başka ülkede yaşamını sürdürmesi mensubu olduğu milletten kopuş anlamını taşımaz.
Bulundukları ülkelerin şartlarına uyum sağlamaya çalışırlarken, yetiştikleri kültürü de yaşamaya devam ederler.
Ülkesindeyken komşu ülkelere bakış açıları orada da devam eder.
Mensubu oldukları diaspora grubunun oradaki haklarını aramayı sürdürürken, geldikleri ülkelerinin çıkarları da onlar için önemlidir. Ülkelerinin çıkarlarını da savunur, ülkeleri lehine karar alması için bulundukları devletin yetkili organlarına baskı yaparlar.
Lobicilik faaliyetidir bu.
Örneğin, Fransa’daki Ermeni diasporasının Türkiye aleyhine karar almak yolunda akıl almaz çabaları, her yıl temcit pilavı gibi ABD’de soykırım olayını gündeme getirme çabaları gibi...
Belki de, bulunduğumuz coğrafya nedeniyle en çok duyduğumuz isimlerdir Ermeni, Rum ve Yahudi disporası... Belki de direkt bizi ilgilendiren yanları çok olduğu içindir onların lobicilik faaliyetleri...
Denilebilir...
Ama, bu noktada insanın kafasına bir şey takılıyor.
Bu durum adı geçen ülkelerin çok güçlü oluşundan mı kaynaklanıyor, yoksa diasporanın yaşadığı ülkenin iki yüzlü politikasından mı?
Diasporaların oluşturduğu lobiler, gerçekten o ülke içerisinde çok mu güçlü, yoksa o ülkenin yetkili organları bu lobileri günah keçisi olarak mı kullanıyor?
Bir Yunanistan’ın nüfusu kaç?
Bir Ermenistan’ın nüfusu kaç?
Bir İsrail’in nüfusu kaç?
Yunanistan 11 milyon, Ermenistan 3 milyon, İsrail 7 milyon... Hepsini toplayın 21 milyon...
Nüfusa baktığınız zaman Türkiye bu üç ülkeyi üçe katlıyor...
Lobicilik denilince ilk akla gelen ülke Amerika. Pekiyi ABD’nin nüfusu kaç? 300 milyon...
ABD’deki lobiciliği etkin ülkelerin çevresindeki devletlere şöyle bir bakalım...
Türkiye, 70 milyon...
İran, 70 milyon...
Pakistan, 162 milyon...
Mısır, 77 milyon...
Suudi Arabistan, 27 milyon...
Irak, 26 milyon
Suriye 18 milyon...
Rusya, 145 milyon...
Ufak tefek devletlere yer vermeye bile gerek görmedik...
ABD’nin hangi devletle arası iyi?
Bu soruya net cevap verecek sağduyulu biri var mı?
Hepsiyle bir şekilde papaz...
Bunun legal ticaret yada siyaset tarzı ile izah edilebilecek hiç bir mantıklı yanı var mı sizce.
Hepsinin toplamı 20 milyonu ancak bulan üç devlet; Yunanistan, Ermenistan, İsrail...
20 milyonla iş birliği yapmak ile, bir tanesi bir kaç 20 milyon nüfusa sahip ülkelerle işbirliği yapmanın mantık açısından farkı olsa gerek...
Bir de bunu ABD’nin içinden anlamaya çalışalım ne dersiniz?
ABD içerisindeki Ermeniler’in hepsini toplayın. İster alt alta, ister yanyana... Kaç yüz bin nüfusu var Allah aşkına...
Bunların hepsi bir tek şehide oturmuyor.
Hepsi bir tek şehirde otursa, seçimlerde “Bir milletvekili, bir milletvekilidir” dersiniz, o şehre yönelik özel bir adım atarsınız, buna “İç siyaset politikası” der anlamaya çalışırım.
Uçsuz bucaksız topraklara dağılmış bir kaç yüz bin kişiden söz ediyoruz.
Aynı durum Rum diasporası için de geçerli, Yahudi diasporası için de...
Bir kaç yüz bin kişilik bir oy potansiyeli için 300 milyonluk nüfusu ipotek altına alacak mantıklı bir açıklama istiyorum...
Mantıklı diyorum...
İşine geldiği zaman kendi milletini bile görmeyen bir devlet yapısından söz ediyorum.
Bush’un savaş politikasının karşıtı milyonlar olmasına rağmen kendi milletinin görüşünü hiçe sayan bir zihniyetin, bir kaç yüz bin kişinin oyuna bakıp ta karar alacağına inanıyor musunuz?
Efendim, iç politikaya hitap şartları farklı olurmuştuydu da, onun için bazan sizi acıtabilen sonuçlar çıkabilirdiydi de...
Bırakın bu ağızları...
ABD, 3 milyonluk Ermenistan’ın haklarını mı aradı diyorsunuz?
İnanayım mı? Kendi milletinin sesini dinlemeyen bir devlet anlayışı, 3 milyonluk kesimi mi dinler?
Pekiyi, 3 milyonu dinledin tamam, 70 milyonluk Türkiye’yi niye dinlemezsin?
Demokrasi denilen meret sadece işine gelen kesimi dinlemek mi?
Onların diasporası güçlü öyle mi...
Hayır beyler. Bu diasporanın lobicilik faalyetinin gücü falan değil.
Kimseyi kandırmayın pembe yalanlarla. Bu, resmen diaspora üzerinden, ABD’nin bölgede emperyalist çıkarlarını şekillendirmesinin adıdır...
Eskiden “Ocak”larımız vardı. Evin içerisinde tandır gibi bir şey...
Koca koca kütükleri atardı dedem. Çatır çatır yanarlardı. Üzerinde çember gibi bir demir. Üç bacağı olan bir şey dururdu közün üzerinde. “Saçayağı” derdik. Üzerinde su kaynatılır, yemek pişirilirdi...
Üç kıta...Asya, Avrupa, Afrika...
Üç kıtanın da birbirine bağlantılı geçiş yerleri söz konusu...
Balkanlar; Ortadoğu, Avrupa arasında geçiş noktası...
Kafkaslar; Asya, Ortadoğu arasında geçiş noktası
Kızıldeniz; Ortadoğu, Afrika arasında geçiş noktası...
Büyük tesadüf değil mi...
Tam bu noktalarda saç ayağı kurulmuş...
Balkanlar’ı Yunanistan ile kontrol altında tutuyor. Bölgede uygulamak istediği her herze için alınan meclis kararlarının günah keçisi “Rum lobisi”
Ortadoğu’yu İsrail ile kontrol altında tutuyor. Bölgede uygulamak istediği her herze için alınan meclis kararlarının günah keçisi “Yahudi lobisi”
Kafkaslar’ı Ermenistan ile kontrol altında tutuyor. Bölgede uygulamak istediği her herze için alınan meclis kararlarının günah keçisi “Ermeni lobisi”
Kendi milletinin istemlerinden çok lobilerin istemlerine cevap verecek kadar salak mı ABD?
Dünyada yüzlerce ülke var. Her biri doğal olarak kendini ifade etmeye çalışacak, bunun için kesenin ağzını açacak...
Lobicilik faaliyetleri ismi altında ülkelerin ABD’deki kişi, kurum ya da kuruluşlara ödediği paralar milyarlarca doları bulurken, ABD’nin böyle bir gelir kaynağını görmezden gelmesi mümkün mü?
Diyelim, Türkiye’yi sıkıştırması lazım bir şekilde... Ermeni lobisinin bir kararını getiriverir gündeme. Yok oylanacaktı, yok oylanmayacaktı... Yok bunun bir üst karar mevkii vardı, yok alt mercileri vardı... Bir oyalamacadır başlar.
3-500 bin kişilik diaspora üzerinden gerçekleştirilen bir oyunla 70 milyon hop oturup hop kalkar yerinden kimin umurunda?
Ölümü gösterir hastalığa razı edersin 70 milyonu, ondan sonra “Efendim Ermenistan lobisi çok güçlü”...
Yok yaaaa...
Gerçekten Ermenistan lobisi mi çok güçlü, Ermenistan lobisi’nin eline tutuşturulan senaryoyu oynatanların bu oyunun ardından elde edeceklerine ihtirasları mı çok güçlü?
Lobicilik... Bir ülkenin kendisini temsil faaliyeti ise elbette bu duruma diyecek bir şey yok. Herkes kendini en iyi şekilde tanıtacak elbet...
Ancak... Asya, Avrupa, Afrika arasındaki geçiş noktalarına saç ayağını oturtmuş ABD. Emperyalist yüzüne öyle inandırıcı kılıf bulmuş ki, lobiler üzerinden oynanan iki yüzlü politikasını sürdürüyor.
Ah dede ah...
Ocağa atardın odunu...
Harıl harıl yanan ateşin ortasında saçayağı... Üzerine ateşin isiyle kapkara olmuş koca bir kazan...
Ateş harıl harıl yanarken, aneannemin saçayağına koyduğu kazan fokur fokur kaynardı.
Dedem ocağın başında keyif çatarken kalkar, kepçeyi eline alır, kazana daldırarak şöyle bir karıştırır, sonra da kepçeye aldığı kaynayan şeyin tadına bakardı höpürdeterek...
Vah bölgem vah...
Saç ayağının birinin adı Rum Lobisi, Balkanlar’ı kontrol altında tutar, Birinin adısı Yahudi Lobisi, Ortadoğuyu kontrol altında tutar, birinin adı Ermeni Lobisi Kafkaslar’ı kontrol altında tutar...
Atılmış ocağa odunlar, adı Gürcistan, Azerbaycan, Afganistan, Pakistan, İran, Irak, Türkiye, Suriye...
Ocak cayır cayır yanmakta...
Lobiler koymuş kazanı, cayır cayır yanan ateşe.
Kazan fokur fokur kaynarken, Sam amca kepçe elinde, kaynattığı herzenin tadına bakıyor büyük bir keyifle höpürdeterek...
- Yaşar Yılmaz ağ günlüğü
- Yorum göndermek için giriş yapın
- 385 okuma
Kim neler yaziyor?
Anket
Son yorumlar
- Re: İslâm'da Râbıtayı İnkâr ve İtirazlara Verilen Cevaplar
19 saat 59 dakika önce - Rabıtayı anlamak...
21 saat 33 dakika önce - Sevgili güvercin;
20 saat 4 dakika önce - Re: Mehmet Emin Ay - Kaside - Şahidem
1 gün 22 saat önce - Re: Sitemizden indirdiginiz dosya linkinde hata olursa
1 gün 22 saat önce - Re: Mehmet Yetkin - Ey Saadet Burcunun Mahi
1 gün 22 saat önce - s.a
2 gün 33 dakika önce - s.a
1 gün 22 saat önce - toprak
2 gün 40 dakika önce - ölüm
2 gün 1 saat önce

sanıırm nutkum tutuldu
sanırım nutkum tutuldu söyleyecek bir şey bulamıyorum :(
ama biliyorum ki ne iyiliğin nede kötülüğün zerresi kalmaz.
her ikisinin de cazası (karşılığı) verilir...
verilsin de...
hem bu dünyada hem ahirette...