Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle



Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.

Pakistan’da neler oluyor?

Pakistan’da neler oluyor?

Benazir Butto’nun öldürülmesiyle tüm dünyanın dikkatleri Pakistan’a çevrildi.

Pekiyi, neler oluyor Pakistan’da?..

Türkiye’ye muhabbet duyan ender ülkelerden biridir Pakistan...

Son dönemlerimizde şahit olduğumuz ABD-İran karşılıklı salvolarını gözümüzün önüne getirdiğimizde kuzeyde oluşacak yeni bir güç birliğine karşı okyanusun ötesinden birilerinin demokrasiyi bölgeye yayma(!) gibi ulvi(!) duygularının kabardığını gözlemleyebiliyoruz.

Ne hikmetse beylerin resmen Rusya ve Çin’e karşı direkt hareket etmeye bir yerleri yemiyor, “Yusuf, Yasef, Joseph” diye her dilden salmaya başlıyorlar. Bunun kokusunu örtbas etmek için de bölge ülkelerinde hegemonyalarını sağlayacak tampon bölgeler oluşturma yoluna gidiyorlar.

Bunu yapabilmek için bölge ülkelerinin kontrolü ellerinde olması gerek, bunu gerçekleştirme yolunda ülkeleri batırmayı, kan gölüne çevirmeyi demokratik adım olarak görüyorlar...

Eh...

Nasıl olsa yedikleri her türlü halta rağmen bunu kamuoyuna demokrasi olarak lanse edecek kahramanlar(!) var.

Dönelim Pakistan’a

Pervez Müşerref sünnidir, Keşmirli büyük bir sülaleye mensuptur. Bilindiği üzere Türkiye’de okumuş, sporsever, sağlam Beşiktaşlı’dır. Her Pakistanlı gibi iyi bir Türk dostudur.

Pervez Müşerref’in okyanusun ötesini rahatsız eden kabahatleri çok...

Örneğin; Çin’le, yani Shangay örgütü ile olan organik bağlarıdır.

Shangay grubu Asya’nın kalbinde anti Amerikan’cı ve Nato karşıtı bir oluşum.

Üyeleri; Çin, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve diğer bölge ülkeleri.

Pakistan ve Hindistan da yakında üye olacak. İran da Shangay’la yakın ilişkiler icerisinde. Pakistan başta ana muharebe tank projesi olmak üzere birçok askeri projeyi Çin’le işbirliği halinde yürütüyor. Bu Okyanusun ötesi tarafından affedilecek bir durum değil.

Eh, doğal olarak o zaman da Amerika’yı cok rahatsız ediyor.

Müşerref’in bir kabahati de Pakistan’ı nükleer güç haline getirmiş olmasıdır. Sam amca bundan çok rahatsız oldu.

Hatta Hindistan’a, sırf Pakistan’a ders olsun diye ilave nükleer teknoloji paylaşım projeleri ve imkanları sundu.

Bu amaçla Amerikan başkanı taa Hindistan’lara kadar ayaklarına gitti. Yeni dünya rejiminde ve Büyük Ortadoğu projesinde yeni düşman ve terörist odak olarak göstermeye calıştığı islam ülkelerinden birisi yani Pakistan nükleer güç olmuştu. Bu da okyanusun ötesince afedilmez bir kabahatti.

Müşerref’in bir suçu da Amerika’ya göre elde ettigi nükleer gücü İran’a el altından satmış olmasıdır.

Pakistan nükleer programını yürüten bilim adamlarından birisinin bilgileri İran’a sızdırdığı hatta sattığı söylendi ve ispat da edildi.

Amerika bu bilimadamını yargılamak üzere Amerika’ya istedi fakat Müşerref bunu red etti; “Biz yargılarız” dedi. Bu bilimadamı şimdi Pakistan’da hapiste.

Ancak bunun; Pervez Müşerref’in bile bile “Lades” dediği bir oyun olduğunu, yani bilimsel verilerin İran’a transferinde baştan beri bilgisi olduğunu düşünüyor Amerika...

Durum bu olunca, ABD’nin Müşerref’ten hoşlanması mümkün mü? O zaman da ondan bir an önce kurtulmak istiyor.

Ancak burası ne Irak’a ne benziyor, ne de Afganistan’a...

Pakistan, 130 milyon nüfuslu ve nükleer güç sahibi bir ülke...

Komşu devlet Çin’le coğrafya gereği yapılan anlaşmalar bile rahatsız ediyor adamları. Askeri, siyasi, ekonomik işbirliği olması da tuzu biberi.

O zaman emperyalist Amerika; iç siyaseti ve iç karışıklıkları Müşerref’e karşı silah olarak kullanma yoluna gidiyor.

Irak’ta nasıl dünyanın gözünün içine baka baka, Irak’ı bölmeyeceğini deklare ede ede kuzey Irak’taki oluşuma göz yumduysa, Türkiye’de nasıl gözümüzün içine baka baka ayrılıkçılara destek verdiyse aynı oyunu orada da oynuyor.

Pakistan’ın karnının ağırdığı bölge Belucistan... Tıpkı İran’ın da karnını ağırttığı gibi... Belucistan ayrımcılığını tetikliyor tıpkı Türkiye’nin İran’ın Irak’ın ve Suriye’nin başına PKK ve Kürt ayrımcılığını bela ettigi gibi.

Amerikan emperyalizminin cöp çatanı İngiltere de apar topar son karışıklıkları bahane ederek Pakistan’ı British Commonwealth örgütünden, yani İngiliz milletler topluğundan geçici olarak çıkarıp üyeliğini askıya aldı geçenlerde.

Pakistan’ı çok iyi okumamız lazım. Pakistanı okumak, aslında Türkiye’de olan biteni anlamaktır.

Pakistan bizim icin çok önemli. Pakistan, Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Çin hıristiyan kulübüne dahil olmayan ama yüksek teknolojiyi ve/veya finans gücünü elde tutan ülkelerdir, Asyalı’dır tıpkı bizim gibi, diğer Türk cumhuriyetleriyle de organik dostlukları vardır, hepsi de Türkiye’yi ve Türk ulusunu seven milletlerdir.

Empati ve sempati çok önemlidir.

Dostluklar önce yüreklerden başlar.

Hindastan’ın bir milyarı aşan nüfusunun yüzde 30 u müslümandır ve tıpkı Pakistan halkı gibi Türkiye’yi çok severler ve onlar aslında Pakistan’ın Hindistan’da kalan soydaşları ve uzantılarıdır.

Shangay grubuna ikisi birden girince Hindistan-Pakistan kavgası da zaten ortadan kalkacak.

Dikkat ederseniz son zamanlarda bu iki ülke arasından pek gerginlik sesleri gelmiyor.

Asya da Çin devasa askeri ve ekonomik güçüyle dikkatleri çekiyor.

Adamlar sosyalizmin disiplinli toplumuyla kapitalizmin, serbest ekonominin rekabetçi ruhunu bir araya getirip süper melez bir ekonomi yarattı.

Zaten tıpları, ilaçları, alfabeleri, zevkleri, kültürleri herşeyleri alternatif ve çok farklı, cok kendine özgü.

Yılda yüzde 10’un üzerinde bir kalkınma sağlıyorlar ve çok yakında Amerika’yı geçip dünyanın en büyük ekonomisi oluyor GSMH büyüklüğü açısından.

Yanında Putin’in Rusyası, yeniden dirilmiş nükleer güç, enerji devi 150 milyon nüfuslu Rusya.

Doğuda Kore ve Japonya gibi rekabetçi, ihracat devi ve güçlü ülkeler.

Güneyde bir milyarın üstünde nufusuyla Hindistan ve Pakistan...

Onlar da nükleer güç ve özellikle Hindistan elektronikte, bilgisayarda ve iletişim teknolojilerinde çok önemli bir konum elde etti son yıllarda.

Shanghay örgütü oluşturulduğu takdirde batının bu topraklarda o kadar kolay hareket edebileceğine ihtimal veriyor musunuz?

Evet ya da hayır demek için allame olmaya gerek yok.

Basit bir çıkarı için ülkeleri kan gölüne çevirmeyi göze alan malum zihniyet, böyle bir örgütlenmeyi engellemek için elbette tüm kozlarını oynayacaktır.

Japonya, Rusya, Çin, Hindistan, Kore, Pakistan, İran dediğiniz zaman dünya nüfusunun yarısına ulaşıyorsunuz.

Bu ülkelerin kendi aralarında AB benzeri bir organizasyon gerçekleştirmesi batının sonu olur.

Ekonomik açıdan felaket olur batı için...

Afganistan ile başlayan bahçeye müdahele amaçlı yarma harekatı bölge ülkelerinin yıkımı pahasına adım adım devam etmekte batı tarafından.

Büyük Ortadoğu ismi altında düzenledikleri proje, başka günler için değil, bu günler içindi...

Bölge ülkeleri bir gün uyanıp ta karşılarına dikilme yoluna gideceklerini hesap ediyorlardı onlar da.

Yıllar yılı Pakistan ile Hindistan arasındaki savaşın mimarı olular.

Bir kurtarıcı edasıyla girdikleri Afganistan’ı kan gölüne çevirdiler.

Demokrasi havariliğine soyunup Irak’ı yerle bir ettiler.

Irak’ın bütünlüğüne saygılı olduklarını söyleye söyleye kuzeyinde bir devletçik oluşturma yoluna gittiler...

Rengarenk allı güllü devrimleriyle Kafkasları iç derdine düşürdüler...

O meşhuur haritalarında bizi böldükleri gibi İran ve Pakistan’ı da böldüler.

Adım adım gidiyorlar bu yolda...

Her şeye rağmen Asya’da bir şeyler istedikleri gibi gitmiyor. Evet, gitmiyor; ne yapsın şimdi batı emperyalizmi? Bahçe bekçisiz değil.

Bu durumda bahçeye yarıp gireceği en zayıf zincir halkası olarak Kafkaslarla Pakistan arasındaki orta doğu bölgesini görüyor ve bu nedenle onlarca yıl öncesinden yaptığı bahçeye yarıp girme planlarını uygulamaya koyuluyor.

Örnek i istiyorsunuz?

Afganistan kuşatması, Irak işgali, bölgede PKK ve Kürt kartı, İran nükleer krizi, Suriye tehditleri, Filistin boğuşmacası, Ermeni yalanı ve soykırım suçlamaları, Ermenistan’ın sürekli Azerbaycan üzerindeki tehditkar konumu, Çecenistan karmaşası ve Çecen- Rus savaşımı, Ukrayna ve özellikle Gürcistanda renkli turuncu devrimler kandırmacası, Pakistan’da iç karışıklık, Pervez Müşerref’ten kurtulma planları ve İran-Pakistan toprakları üzerinde bir Belucistan devleti kurdurma kartı, tehditi.Türkiye üzerindeki o meşhuur haritaları bile yetmiyor mu adımları anlamak için...

Bu nedenle başta Pakistan olmak üzere emperyalizme karşı doğal ve tarihi müttefiklerimiz olan Avrasya uluslarını çok iyi okumalı ve işbirliğimizi artırmalıyız.

Hala soruyor musunuz “Pakistan’da neler oluyor?” diye...

Hiiiiç...

Sakın rahatınızı bozmayın.

Batı emperyalizmi bölgede masum masum kovboyculuk oynuyor o kadar...

Anket

Son yorumlar



ihya.org toplist hosting TOPlist

uyeadi@mollacami.com 2GB Alan bedava:)