Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.
TARİHTEN İBRET ALMAK
TARİH’TEN İBRET ALIYORMUYUZ
Yakın tarihimizin mühim simalarından Kazım Karabekir Paşa, İttihat ve Terakki’nin içinde bulunduğu şartları ve masonluk hakkındaki görüşleri şu şekilde dile getirir:
‘Meşruiyet’in ilanını müteakip Masonluk, Osmanlı memleketlerinde hızla yayılmaya başladı. Nihayet Şura-yı ali teşekkülünün kırk birinci günü 31 Mart 1325 hadisesi başladı.
Siyaset hayatında dış kuvvetlerin tesiri pek büyüktür. Bu kuvvetler, istediklerini istedikleri yerlerde yine o vatanın evlatlarına yaptırabilecek kadar geniş teşkilata sahiptirler. Tarihten ibret almayan milletler daima bu tehlikeye maruzdurlar.
31 Mart’ın içyüzü ne idi? Bugün elimizde bu suallere açıklıkla cevap verebilecek bir eser yok. Korkunç neticeler veren bu hadisenin de ancak sathi ve arizi sebepleri ortaya atılabilmiş, iç yüzü kapalı kalmıştır. Yoksa bize tarihimizi bütün incelikleriyle yazdırmayan da böyle gizli bir kuvvet midir?
31 Mart vaka’sı, ikinci ve üçüncü ordulardaki zabitlerin yardımlarıyla, ateş memleketin her tarafını sarmadan evvel, yerinde ve pek çabuk bastırıldı. Fakat bu facia, sırf birkaç gafil vatandaşın eseri imiş gibi onların ölüm cezasına uğratılmalarıyla mesele halledilmiş ve hadise de izah olunmuş sayıldı. Hâlbuki bir taraftan da işin iç yüzü araştırılmalı ve tarihi vesikalar hazırlanmalı idi. Böyle yapılmadı.
31 Mart hadisesinin bastırılması akabinde İttihat ve Terakki lideri Talat Bey’e Masonlukta son bir adım attırıldı. Ve en üst başa oturtuldu. Üstad-ı Azam seçildi.
Yazık ki Osmanlı Devleti’nin kendi sadrazamlığı devrinde parçalanması mukaddermiş. Artık bütün memleket içinde Elazığ’a, Malatya’ya varıncaya kadar Mason locaları açılmasına devam olundu. Az zamanda yalnız İstanbul’da yirmi dört loca açıldı. Memleket sathında sayısı elli sekizi buldu. Masonluğun siyasi ve içtimai mevkii ve servet gibi menfaatlere bir basamak haline getirilmesi de onun maharetle örülmüş ağına düşmeyi kolaylaştırıyordu.
Birinci Cihan Harbi sırasında, kolordu kumandanlarından Faik Paşa (Süleyman Faik Paşa) Üstad-ı Azam intihab olunmuştu. Şeyhülislam Musa Kazım Efendi’nin bile bir gün Üstad-ı Azamlığa çıkabileceği söyleniyordu.
Görülüyor ki, Cihan Harbi’nde ve mütarekede masonluk bu suretle müessir olarak kendine düşen rolü yapmıştı.
Çanakkale savaşlarını andığımız şu günlerde acaba tarih’ten vatandaş olarak, millet ve devlet olarak ibret alabildik mi veya alıyor muyuz.
Acaba?
Selamatle..
- Yorum göndermek için giriş yapın
- 210 okuma


Son yorumlar
4 saat 16 dakika önce
14 saat 40 dakika önce
14 saat 48 dakika önce
21 saat 58 dakika önce
3 gün 18 saat önce
4 gün 9 saat önce
5 gün 15 saat önce
5 gün 17 saat önce
1 hafta 12 saat önce
1 hafta 12 saat önce