Bölümler | Kategoriler | Konular | Kitaplar | İletişim


Yılbaşı kutlamaları (!) üzerine bir çeşitleme

Halis ECE

Yılbaşı kutlamaları (!) üzerine bir çeşitleme


KUTLANACAK NE VAR?

Peyami Safa'dan yılbaşı değerlendirmesi:

“... Şu yılbaşı gecelerinin mânâsını bir türlü anlamıyorum.

“Sevinecek ne var? Evvelâ her şey tersine: Küre-i arz ve insan bir yaş daha ihtiyarlıyor, kâinat bir yıl daha eskiyor, buna, ‘yeni sene’ diyorlar.

“Herkes ölüme bir yıl daha yaklaşıyor, buna seviniyorlar. Hayatın bir parçasını kaybetmek hoş bir şeymiş gibi, hep birbirlerini tebrik ediyorlar...

“... İnsanla ölüm arasındaki mesafeyi aydınlatan, bugünden başka bir gün bulamazlar mıydı?”



“GERÇİ KÂFİR İŞİ...”

1829’un yılbaşı gecesinde, İstanbul'daki İngiliz elçisinin Haliç'te bulunan bir gemide büyük bir balo verdiğini... Baloya Osmanlı devlet adamlarının da çağrıldığını...

Dâvetlilerin yatsı namazını Tersane Divanhanesi'nde kıldıktan sonra, sandallarla gemiye gittiklerini...

Ertesi gün Kazasker Yahya Bey, Serasker Hüsrev Paşa'ya, katıldığı balonun ne menem bir şey olduğunu sorduğunda, onun;


Az vakitte çok hazırlık yapmışlar. Biz baloda yapılanları bir ayda düzenleyemeyiz. Gerçi kâfir işi, fakat ne çare? Devletçe bir şey oldu, katılmak lüzum etti” dediğini...

Biliyor muydunuz?


NOEL ŞENLİKLERİ (!) VE İSTANBUL

New York Times gazetesinin, geçmiş yıllara ait bir nüshasından bir başlık:

“İstanbul'da Müslümanlar'ın çoğu Noel Baba'yı heyecanla bekliyor...”
İmza: Stephen Kinzer. Haber şöyle devam ediyor:

“Kırmızı yanaklı Noel Babalar, dükkan vitrinlerinden, gelip geçenlere gülücükler dağıtmakta... Caddeler Noel ağaçları ile süslenmiş. ‘Kafe’ ve dükkanlardan ‘Jingle Bells’ ve ‘Silent Nights’ nağmeleri (Amerikalılar'ın meşhur Noel gecesi ilâhileri) duyuluyor. Çocuklar kendilerine verilen hediyelerin paketlerini açacakları ânı sabırsızlıkla bekliyorlar...”

İşte böyle, muhterem okuyucularımız... Hz. Fâtih (k.s.)'in 1453'te alıp kubbelerle süslediği, İslâm'ın ilim-irfan, sanat ve medeniyet merkezi hâline getirdiği güzel İstanbul’umuzu bir Amerikan gazetesi, hem de pek haklı olarak, böyle tasvir ediyor. Bakın, bu içler acısı vaziyeti aynı yazar makalesinde nasıl değerlendirmekte:

“Kim ne derse desin, İstanbul, dünyanın en büyük İslâm şehirlerinden biridir. Asırlar boyu İslâm âleminin merkezi, pâyitahtı olmuş ve orada oturan Osmanlı Sultanları'nın emirlerine bütün İslâm âlemi itaat etmiştir. Ne var ki, modern Türkiye'nin doğuşundan beri, son yetmiş sene içinde, Batı örf ve âdetlerine bir uyum bahis mevzuu olmuştur.”

Gazetenin yazdığına göre, Noel Baba resimleri ile süslü kurdeleler ve etiketler satan bir dükkanın sahibi, “İslâm'a bağlı halk, bunları uygun bulmamaktadır; ama bunlar, sadece ufak bir azınlıktır” diyormuş. Değerlendirmeye bakın: Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bu ülkede, Müslümanlar azınlıkmış. Yüzde bir ne ola ki?.. Herhalde çoğunluk!.. Enflasyonun bu türlüsünü görmemiştik. Artık rakamlar da değer kaybediyor galiba...

Yazar, İstanbul’u diğer Hıristiyan şehirlerinden ayırt etmenin mümkün olmadığını, tek farkın belki de sokaklarda Hazret-i Îsâ tasvirlerinin görülmemesinden ibaret bulunduğunu; ama her yıl, daha da artan bir coşku ile Noel kutlamalarının yapıldığını yazarak haberini sona erdiriyor. (Ocak’ 97)

Peki; bizi i‘tikâden, amelen, ahlâken, iktisâden istismar eden; bizimle ne dînî, ne millî, ne de insanî bakımlardan hiçbir alâkası bulunmayan; hatta ebedî hayatımızı bile husrâna uğratabilecek olan bu gayr-i müslimlere benzeme çılgınlıklarına, biz ne zaman son vereceğiz? Uyanmak için İsrâfil (a.s.)'in Sûr'a üflemesini mi beklememiz lâzım?!.


BİR RÂHİBİN İTİRAFLARI...

Râhip Samuel Zwemmer şöyle diyor:

“Müslümanlar'ı vaftiz etmek için boş yere çabalayıp durmayalım. Başka yollar, başka çareler deneyelim. İslâm memleketlerinde girişeceğimiz faâliyetlerde; onlara, önce Hıristiyan âdet ve an‘ânelerini, Hıristiyan bayramlarını, Hıristiyan kültürünü, Hıristiyan ahlâkını aşılayalım...”

Demek ki Hıristiyanlık, bazılarının dediği gibi, dinî motiflerden arındırılmış sadece sevgi ve “hoşgörü”ye dayalı bir inanç sistemi değilmiş. Bilakis bu sözler, İslâm âleminin benliğini tahrîbe yönelik, ahlâkî ve dinî dejenerasyon faâliyetlerinin itici gücü olup, saf insanları kandırmak için anlatılan masaldan ibâretmiş. Bu sebeple, dünya ve âhiret yıkımına uğramamamız için, akıllıca hareket edip, sözde yılbaşı kutlamalarını, Noel babaları, Noel anneleri, baba hindileri, çam ağaçlarını biraz daha dikkatlice incelememiz gerekiyor herhalde...

Bakınız; Ayasofya yıllardır mahzûn ve mazlûm beklerken, eloğlu torun “vaftiz ettirmek” için, taa nerelerden Fener Rum Patrikhaneleri'ne geliyor. Aynı zihniyet İstanbul'u Kostantinopolis olarak görüyor ve hâlâ da başkenti kabul ediyor...

O bakımdan, “Aman dikkat!” diyoruz...

Batı taklitçiliğinin topuzunu kaçırmayalım. Aksi takdirde maddî ve mânevî geleceğimizi ipotek altına sokmuş oluruz.

bu gidişle biz onları geçiyoruz az kaldı şunun şurasında...

ALLAH RAZI OLSUN kardeşim. Tek moel geceleri değil; Sevgililer Günü ve hatta Doğum Günleri bile frenk adetleridir. Dinimizde böyle şeyler yoktur. Lütfen artık bu tür saçmalıklarla; ibadetle dolu dolu geçirebileceğimizi günlerimizi meşgul etmiyelim.

SELAMETLE...

Peki; bizi i‘tikâden, amelen, ahlâken, iktisâden istismar eden; bizimle ne dînî, ne millî, ne de insanî bakımlardan hiçbir alâkası bulunmayan; hatta ebedî hayatımızı bile husrâna uğratabilecek olan bu gayr-i müslimlere benzeme çılgınlıklarına, biz ne zaman son vereceğiz? Uyanmak için İsrâfil (a.s.)'in Sûr'a üflemesini mi beklememiz lâzım?!.

inanın tüylerim diken diken oldu ve bu akp li belediye başkan larıda bu oyunlara alet olup yılbaşı eylenceleri ve yılbaşı kutlamaları düzenlemekte.

allah razı ve mem nun olsun sizlerden


ADIGÜZEL

kimi ticaretin bi gerekçesi olarak gösteriyor yılbaşı eğlencelerine ön ayak olmayı, kimi sadece arkadaşıyla dostuyla buluşma, eğlenme gecesi olarak gördüğünü savunuyor.. peki 365 gün çuvala mı girdi?

çok etkilendim hüzünlendim Allah razı olsun.. Rabbim Ümmeti Muhammedi gadabından muhafaza eylesin..

çok güzel ve de doğru bir yazı ama bu sene ki hazırlıklara bakarsak daha çook böyle yazılar gelecek.bence bu noel tamamen cahillik.tüm bu insanlar neden dünya da olduklarını bilselerdi ya da en azından düşünselerdi tüm bu saçmalıklar olmazdı.İnşallah bir gün hicri yılbaşlarımız da bu coşkularla kutlanır.Allah a emanet olun.

Sevgili arkadaşlar;

Meseleye samimi bir idrak ve şuurla yaklaşımınızdan dolayı tebrik ve ilginize de teşekkür ediyorum.

Ancak bazı noktalarda biraz ölçüye dikkat etmemiz, daha hassas davranmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü dikensiz gül bahçesinde yaşamadığımız malum. Öyleyse bize düşen; kılı kırk yararak, adeta sırat köprüsünde yürüyormuşcasına itina göstermek... Gerek konuşmalarımızda, yazışmalarımızda ve gerekse tavır ve hareketlerimizde... Yoksa yapayım derken ortalığı yakıp yıkmak işten bile olmaz.

Bililiyorsunuz; Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) mü'mini tarif ederken, hem kendisi başkalarıyla iyi geçinir hem de başkaları onunla geçimlidir, mealinde anlatırlar... Her yere, her yöreye, her millete-cemiyete göre İslam'ın hukuk ve ahlak nizamının temel unsurları değişmemekle birlikte, mü'min nerede neyi nasıl tatbik edeceğini de bilmelidir elbette. "Selamün aleyküm kör kadı!" demenin bir anlamı da faydası da olmaz... Aksine zararı muhakkaktır.

Kısacası; aman dikkat! diyor ve "kantarın topuzu"nu kaçırmamaya itina göstermemiz gerektiğini hatırlatma lüzumunu hissediyorum.

Sevgi, saygı ve selamlar...


Blog Paylaşımları

MollaCami.Com