Ameli, ibâdeti elden bırakma!

Hüccet-ül-islâm İmâm-ı Gazâlî hazretleri “rahmetullahi aleyh” buyurdu ki;

Nasîhat vermek kolaydır.Nasîhat kabûl etmek güçdür.Çünki, nefslerine uyanlara,dünyâ zevklerinin peşinde koşanlara,nasîhat acı gelir,harâmlar ise tatlı gelir.Bunun için,Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde,meâlen(Kâfirlerle harbediniz! Harb,size, acı ve sıkıntılı gelir.Size zor gelen şeyler,ya’nî Allahü teâlânın emrleri,sizin için hayrlıdır,iyidir.Size iyi gelen, sevdiğiniz şeyler,ya’nî harâmlar,size zararlıdır,fenâdır.Hayrlı olanları Allahü teâlâ biliyor,siz bilmiyorsunuz) buyurdu.

Hele senin gibi,ilm ismi verilen ve ilm şekline sokulan,lüzûmsuz şeyleri öğrenenlere ve ilmi,dünyâda ve âhıretde kendine ve insanlara fâideli olmak için değil,herkese büyüklük satmak için ve yalnız dünyâlık kazanmak için okuyup,âhıretlerini düşünmiyenlere nasîhat te’sîr etmez.Amelsiz ilm,insanı kurtarır zannediyorsun ve ilm sâhibi olunca, mel etmeden kurtuluruz sanıyorsun.Bu hâlinize çok şaşılır.Çünki ilmi olan kimsenin,amelsiz kuru ilmin kıyâmetde kendine zarar vereceğini,bilmiyordum,diye özr ve behâne yapamıyacağını bilmesi lâzımdır.

Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” şu hadîs-i şerîfini de işitmediniz mi? Buyuruyor ki,(Kıyâmet günü azâbların en şiddetlisi,elbette,ilminin fâidesini görmiyen âlime olacakdır). Büyüklerden biri “rahmetullahi aleyh”, Cüneyd-i Bağdâdîyi “kaddesallahü rûhah”,rü’yâda görüp ne hâlde olduğunu sorunca, Cüneyd buyurdu ki,o kadar sözlerim,keşf ve işâretlerim,ya’nî zâhirî ve bâtınî bilgilerim hep harâb oldu,tükendi; yalnız bir gece kıldığım iki rek’at namâz imdâdıma yetişdi.

Ameli,ibâdeti elden bırakma! Kalbe âid hâlleri ve bilgileri unutma! Ya’nî hareketlerin ilme,hâllerin de,tesavvufa uygun olsun!İyi bil ki,amelsiz ilm,insanı kurtaramaz.Bunu sana bir misâl ile anlatayım: Bir kimse,dağda bir arslana rastlasa,yanında tüfeği ve kılıcı bulunsa ve bunları kullanmasını iyi bilse ve ne kadar cesûr olursa olsun,bu âletleri kullanmadıkça,arslandan kurtulabilir mi?

Sen de bilirsin ki,kurtulamaz.İşte bunun gibi,bir kimse ne kadar ilm sâhibi olursa olsun,bildiğine göre hareket etmezse,ilminin fâidesi olmaz.Diğer bir misâl,bir tabîb hastalansa,hastalığını teşhis edip ilâcını da bilse ve bu ilâc hakîkaten o hastalığa çok iyi gelse,ilâcı kullanmadıkça,yalnız bilgisinin onu iyi edemiyeceğini pekâlâ bilirsin.Şâ’irin dediği gibi:

Binlerce litre ilâc yapsan,Fâidesi olmaz içmedikçe.

Bir insan ne kadar ilm edinse,ne kadar kitâb okusa, bildiklerini yapmadıkça fâidesi olmaz.

Huzur Damlaları

Selam Sevgi ve Dua Ile

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><i><b><u><font><img><b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • You can use BBCode tags in the text.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Fitresi verilen herkesin KURBAN da kesmesi gerektiğini biliyor muydun?:

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar