Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle



Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.

Sait Çamlıca

Öfke ateşi en çok sahibini yakar!

Öfke ateşi en çok sahibini yakar!

“Sabrın sonu selamet!” diye boşuna dememiş atalarımız. İnsanın başına ne gelirse “sabırsızlık” yüzünden geliyor. “Öfke gelir yüz kararır, öfke gider yüz kızarır” sözü de, sabırsız insanın utancını anlatmak için kullanılır.

Kavgaların hatta cinayetlerin sebebi üzerine konuşulduğu zaman hep “Anlık bir öfke yüzünden…” diye başlarlar söze.

Yeraltı kaynaklarımızdan daha kıymetli bir hazinemiz var!

Yeraltı kaynaklarımızdan daha kıymetli bir hazinemiz var!

Kalabalık bir şehirde yaşayan bir genç, bir gezi esnasında tanıştığı köylü arkadaşının yanına şehre eder. Şehrin en güzel yerlerini arkadaşına gezdirirken, çok kalabalık bir cadde de köylü genç aniden durur.

“Cırcır böceğinin sesini duyuyor musun?” deyince, şehirli çocuk hem güler hem de, “Şehrin en kalabalık caddesindeyiz. Bu gürültünün ortasında cırcır böceğinin sesi duyulmaz ki! Korna sesleri, araba sesleri, insan gürültüleri var buralarda. Sen galiba köyünü özledin?” der.

Gençlerde ki aşkı öldürmeyin, eğitin…


Gençlerde ki aşkı öldürmeyin, eğitin…

İçindeki ateş gözlerinden okunuyordu Fatih’in. Öğrencim değil, arkadaşımdı. Yıllardır öğrencilerimle ilk tanıştığım derste “önce arkadaşım sonra öğrencimsiniz" diyordum. Fatih’te arkadaşımdı.

Yanıyorum hocam! dedi.

Bahsettiği yangının “yürek yangını” olduğunu anladım.

Bana şehitliği anlatsana "Öğretmenim!"

Bana şehitliği anlatsana Öğretmenim!

“Bana şehitliği anlatsana öğretmenim!” diye bir soru sorsa öğrencilerimden birisi, nasıl cevap veririm diye düşündüm?

Nerden başlamalıyım anlatmaya?

Şehit olanın ulaştığı makamdan mı başlamalı?

Ateşin düştüğü yeri anlatmalı mıyım?

Evlat acısı çeken anne babanın yüreğindeki ateşi kelimelere sığdırabilir miyim?

Öğretmenler Komutasında 'İnsan Yetiştirme Savaşı!'

Öğretmenler komutasında “İnsan Yetiştirme Savaşı”…

Rus-Japon savaşının meşhur komutanlarından Amiral Togo, kanlı savaş sonrası ülkesine döndüğünde, bir kahramana yakışır şekilde karşılanmış. Tüm ülke yönetiminin katıldığı karşılama sonrasında, Amiral Togo’nun şerefine verilen yemek programının ardından Başbakan ayağa kalkmış ve [b]“Sayın Amiralim! Sizin bu ülke için yapmış olduğunuz kahramanlıkları, savaş meydanlarındaki emeğinizi bu topraklarda yaşayan hiç kimse unutmayacak. Millet olarak size çok şey borçluyuz.

Kabe’ye bomba düşerse, Ebabil kuşları ne yapar?

Kabe’ye bomba düşerse, Ebabil kuşları ne yapar?

Amerika’nın, “özgürlük getireceğiz ve dünyayı nükleer bir tehditten kurtaracağız” bahanesiyle Irak’a saldırdığı günlerdi. Evde bir dostumla haberleri izliyorduk. Bağdat’ın üstüne yağan bombaları, havai fişek gösterisi gibi izleyen binlerce insan gibi…

Bombalanan şehir Bağdat’tı… Nükleer fabrikaları bombalamıyordu ABD. Bağdat’ın merkezine yağıyordu bombalar. Bağdat deyip geçmeyin…

Kitaplar acılara ilaç gibi gelir...

Kitaplar acılara ilaç gibi gelir...

Başlık size çok mu tuhaf geldi? “Ne alakası var kitap okumakla sıkıntı gidermenin?” dediğinizi duyar gibi oldum. Kitap okuma sevdasına tutulmuş, bilgi pınarlarından su içmiş yüzlerce insan bu gerçeği bilir. Buna inanmanız için bu duyguyu yaşamanız gerekir.

Her insanın hayatında çok canınızın sıkıldığı belli başlı dönemler vardır. Bunlar bazen kişisel sebeplerden, bazen hayatın getirdiği keskin virajlardan, bazen ailenizden, bazen iş arkadaşlarınızdan kaynaklanan sıkıntılardır.

Allah şifa vermesin!

Allah şifa vermesin!

[left]“Hastalık” deyince hemen dilimizde duası da hazırdır: “Allah şifa versin!”, “Derdi veren Allah, dermanını da verir!” diye dua ederiz.

Bazı “kitap kurtları” okuma alışkanlığını da hastalığa benzetir. Okumadan, yeni bir şeyler öğrenmeden hiçbir gün geçirmek istemediklerini, yeni bir şeyler öğrenmeden geçirdikleri günün “israf” olmuş bir gün olduğunu düşünürler.

Evinizin konuklarını değiştirirseniz, evinizin kokusu da değişir

Evinizin konuklarını değiştirirseniz, evinizin kokusu da değişir

[left]Mahallenizdeki en “yalancı” insanı evinize konuk olarak alıp, çocuklarınızla ilgilenmesine izin verir misiniz?

Mahallenizdeki en “küfürbaz” insanı her gün evinize konuk olarak alıp, çocuklarınızla sohbet etmesine izin verir misiniz?

Yirmili yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz (Sait Çamlıca)

Sait Çamlıca, haber7, saitcamlica.com

Yirmili yaşlarda ölüyor, yetmişli yaşlarda gömülüyoruz…

[left]İnsan nasıl bir varlıktır? Hayvandan ayrılan özelliği nedir? Bu dünyaya niçin gelmiştir insan? Yaşamak nedir?
Düşünen İnsanların beynini kemiren soruları sıralayarak bitirmeniz imkansızdır. Soruların tespiti yetmiyor… Soruların cevaplarını bulamamanın verdiği ızdırabı kim ve nasıl dindirecek? İnsanlık varoldu olalı neredeyse hep aynı sorular kemiriyor düşünen insanın beynini..
Soru sormak ve sorulara cevap bulmak için felsefe yapmak zorunda olmadığınız gibi filozof olmak zorunda da değilsiniz. Okuyan, düşünen ve gören her insan soru sorar, sorunları görür ve çözüm aramaya başlar.

“İnsanlık öldü mü?” sorusunu bu kadar çok sormak zorunda kaldığımız bir dönemi hiç yaşadı mı bu millet? “İnsanlık ayağa kalk!” diye feryatların bu kadar yükseldiği bir dönem hiç yaşamadık biz tarih boyunca!

“Ne olacak bu memleketin hali?” sorusunu kahve köşesindekiler de, esnaf da, öğretmen de, işçi de soruyor. Herkesin bir cevabı mutlaka vardır. Doğru ya da yanlış…

Memleketin kötü halinin, bireyin kötü halinden, bireyin kötü halinin beynin boşluğundan kaynaklandığı anlamak ve ona göre tedbir almak zorundayız.

Herkes bakar ama herkes göremez.
Görenler neyi / niçin / nasıl görür?
Göremeyenlerin önünde ki perde ne?
Niçin göremez?
Görmek için bakmak yeterli değil midir?

İçeriği paylaş

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

Son yorumlar



ihya.org toplist hosting TOPlist

uyeadi@mollacami.com 2GB Alan bedava:)