Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle



Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.

mehmet galata

UTANMAK..

UTANMAK

Agla kendine...
Ben müslümanım diyipte
islamiyeti yaşamadıgında

Agla kendine...
Kardeşlerin aglarken senin kahkaların yükselince
Onlar yokluk çekerken sen nimetleri küçümserken

Agla kendine...
Nefsinin arzuları önünde zayıf görünce
Günahların önünde mükemmel olunca

Agla kendine...
münkeri görüpte inkar etmediginde

''Farkında'' olmalı insan...

"Farkında" olmalı insan…

Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı.
Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen…
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli.
Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını
ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli.
Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli.

Sahi siz Kimsiniz?

Sahi Siz Kimsiniz?

Siz hiç;
Kara düşünceleri delip geçenleri, her yeni doğan vakte alnı açık çıkanları ve güneşi içinde doğuranları gördünüz mü?
İçindeki coşkuyla, heyecanla ayaklananların, yüreği kendinden taşanların ve zulme karşı direnenlerin nurlu izlerine rastladınız mı?

Tarihin günlüğüne umutları, güzellikleri, özlemleri ve bir de kara günleri göz pınarlarıyla yazanların güncelerini okudunuz mu?

HERİŞİN BAŞİ, DİN, GAYRETTİR

Ya rabbi tuttuğumuz oruçları kabul eyle. Ramazan-ı Şerifi hakkımızda hayırlı eyle. Ramazan-ı Şerifte affettiğin, mağfiret ettiğin kulların arasına bizi de dahil eyle. Bizi dünyada buluşturduğun gibi cennette de buluştur ya rabbi. Günahlarımızı avfeyle, ölmüşlerimize rahmet eyle, hizmetlerimizin kıyamete kadar artarak devam etmesini nasip eyle. Dinimize hizmet edenlere ve hizmet etmek isteyenlere, rahmet eyle, merhamet eyle, avf eyle.

Hiç düşündünüz mü?Anlaşan anlaştıran insan mısınız?

Hiç düşündünüz mü? Anlaşan, anlaştıran insan mısınız?

Kâmil, olgun mü’min, anlaşmazlığa düştüğü yerde, dayatmayla, inatla iş yapmaz. Fanatiklik ve körükörüne inat bir mü’minin vasfı değildir. Mü’min, muhataplarıyla doğru ve helal yoldan anlaşmaya çalışır.

Size bir soru: Evde ve sokakta kendi görüşümüzü kabul ettirmek için olanca ısrarımızla direniyor muyuz? Yoksa, bizim görüşümüzün kabul görmediği yerlerde yine de bir anlaşma yolu arıyor, bir uyumlu insan örneği verme gereğine inanıyor muyuz? Yani eninde sonunda anlaşan-anlaştıran insan olmayı tercih ediyor muyuz? Böyle bir uyum ölçümüz var mı bizim?

Ay gülüm kapimizda nöbet tutuyor ölüm

Ay Gülüm
Kapımızda nöbet tutuyor ölüm

Diyecektim ki; gülüm,
Mevsim hazan mevsimi, mevsim gözyaşı mevsimi... Mevsim ayrılık mevsimi. Tarifsiz bir hüznün sarmalındayız. Anlatılması zor, ifadesi güç. Fikirler tel tel, şehra şehra düşünceler, duygular buruk buruk....
Bir yanı bahardır kıyılarımızın bir yanı cehennem.
Durmadan gözyaşı dökülüyor yüreğimizin üstüne. Acıdan, ayrılıktan haritalar ekleniyor alnımızın çizgilerine...

Gençlere ```Haya ``Yakişir

GENÇLERE “HAYA” YAKIŞIR

Allah Resulu (sav) Ensar’dan bir kiºinin yanından geçerken, onun kardeºini utanmaktan vazgeçirmeye çalıºtığını gördü. “Onu kendi haline bırak; çünkü haya imandandır!” buyurdu.

Haya mümin ahlâkıdır. Edep, kulluk ve tüm güzellikler haya ile gelir. ªimdilerde anne-babasının, öğretmeninin yanında bacak bacak üstüne atabilen, uzanabilen, kendinden büyüklerin huzurunda hiç çekinmeden sigara içebilen gençlik, haya duygusundan yoksun olduğu için bu halde.

NE DÜNYADAN VAZGEÇEBİLİRİZ, NE AHİRETTEN

takvadostu bildirdi: "Dünyayı bir denize, akıp giden ömrümüzü de bu denizde yol alan bir gemiye benzetir birçok mütefekkir. Gerçekten de bizler, geleceğe doğru yol almakta bulunan ve geriye dönüşü olmayan hayat gemisine binmiş yolcular gibi değil miyiz?

Dünya denizinde seyreden biz yolcular, ancak üzerimize düşen görevleri yerine getirdiğimiz takdirde kurtuluş limanına sağsalim ulaşabiliriz.

Nerelerdesin ???

Bir kara gecedeyiz hepimiz...

Gönlümüzdeki nurun farkına varmadan, zifiri karanlık geceleri yaşıyoruz. Hak'la beraber olmanın huzurunu çoktan unutmuş gönüllerimiz....

Penceremizden dışarıya bakarken gözümüzün önündeki yaprağın müthiş yaradılışını değil de geleceğimizin endişesini görüyoruz.

Âlem "Bir" diyor. Âlem uyanık. Âlem zikrediyor. Beynimizdeki müthiş kargaşa mezara kadar sürerse vay bize, yazıklar olsun bize!

Ben ölü eti Yemem

Adamın biri kalkıp Cüneyd-i Bağdadi'nin meclisinde dilenir Bu durumu gören Cüneyd-i Bağdadi kalbinden:
"Adamın vücudu sıhhatli, çalışıp kazanabilir, hal böyle iken niçin dileniyor ve bu zilete katlanıyor?" diye bir fikir geçti. Ogece rüyasında, üzeri örtülü bir tepsinin önüne konulup kendisine:
"Hadi ye" denildiğini gördü.Tepsinin kapağını kaldırınca, sözü edilen dilencinin ölmüş ve tepsinin içine konulmuş olduğunu gördü ve:

Eyvah bu ne Gaflettir...

Eyvah bu ne Gaflettir...

Bir gün İsa aleyhisselam çölde giderken birisini gördü. O kimse çölün ortasına oturmuş güneşin altında ibadet etmekte idi. Yanında bulunan kocaman bir ağacın gölgesine varır varmaz bu zata selam verdi ve:
- Ey Allah'ın abid kulu! Bu çölde ne diye güneşin karşısında ibadet edersin, şu ağacın gölgesinde ibadet etsen olmaz mı? Diye sordu. O kimse:

Kimin Kalbi

Delikanlı alaca karanlıkta yürürken, yumuşak bir şeye
çarptığını fark etti. Eğildi baktı. Aman Allah’ım!... Ayaklarının
arasında, bir kalp duruyordu. Tıpkı resimlerdeki gibi, diri ve
;kanlıydı. Onu büyülenmişçesine avuçlarına aldığında, dehşetten
;çıldıracaktı. Kalp tıp tıp atıyordu ve sımsıcaktı.
Delikanlı, sanki ellerine yapışıp bir başka uzvu haline

Biz nerdeyiz

***************** Rahman ve Rahim olan Allah 'in adiyla *****************

Sisli bir gece, donuk bir ay ışığı; tıpkı hayat ve hayaller gibi donuk.
Günlerden ne? Saat kaçı gösteriyor? kimsenin umrunda değil.
Genç kızların çeyizimde şuda olsun çabası kalmamış,anneler çocuğum okusunda büyük adam olsun diye umutlara kapılmıyor,yarınlar için umutlar ve hayaller kaybolmuş bu şehirde.

Çılgın

Genç mühendis, işe yeni başladığı şirketteki bir toplantıya katıldığında, masa üzerindeki gazeteye göz atıp âniden yerinden fırladı ve ‘eyvah mahvoldum’ gibilerden bir şeyler söyleyip koşar adımlarla odasına girdikten sonra, kapısını da arkadan kilitledi. Bir anda buz gibi bir hava esti içeride.

Şirket sahibi, çok babacan insandı. Toplantıyı bir bıçak gibi kesip:

EĞER SEN DE, ALLAH`À INANARAK

Hayatin güçlüklerine katlanabilecek kadar INANÇ,
* Gelecegin daha iyi olacagina inanacak kadar ÜMIT,
* Dogru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET,
* Topluma, ailene, Islam’a faydali olabilecek kadar SAGLIK,
* Ihtiyaçlarina yetebilecek, zekâtini verebilecek kadar PARA,
* Baskalarinin daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ,
* Çevrenizdeki insanlara yardim eli uzatacak kadar CÖMERT,

BAŞ ÖRTÜ ZÜLMÜ

ÇEKELİM BU ÇİLEYİ ÇEKİLECEKSE EĞER
BUGÜN BAŞÖRTÜSÜYDÜ YARIN BAŞKA ŞEY GİDER
HEP BÖYLE SABIR DİYE SİNEYE ÇEKİLİRSEN
VALLAHİ BİR AZAP GELİR SEN RAHMETİ BEKLERKEN
O ZAMAN MEYDAN OLUR MABEDİN MASONLARA
GÖMERLER AKİDENİ EN DERİN MEZARLARA
SONRA FİKRİ HASTALIK TEKBİRİ UNUTURSUN
ALLAH´I BIRAKIR DA PUTLARA KUL OLURSUN
ARKASINDAN BEYNİNE TAKILIR DEMİR ÖKÇE
YARADILIŞ GAYENİ ALIRLAR SÖKE SÖKE

ANLAMLİ SÖZLER

Haksizligin önünde egilmeyiniz, zira hakkinizla beraber serefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali r.a.)
Ilimsiz ibadette, tefekkürsüz(anlamadan) Kuran tilavetinde hayir yoktur.(Hz. Ali r.a.)
Kendini hak ile mesgul etmezsen, batil seni mesgul eder. (Imam Safii)
Gencligine güvenme ölen hep ihtiyarmi? (Imam Safii)
Güzel gören güzel düsünür, güzel düsünen hayatindan lezzet alir. (Bediüzzaman)

Her insan ölecek yastadir

Güzel bir sey yap kardesim. Dünyaya kirk kerre gelinmez. Madem yasiyorsun, sihhatli nefesler aliyorsun... Bir sey yap.
Bir sey yap... Güzel olsun.
Çok mu zor?
O vakit güzel bir sey söyle.
Dilin mi dönmüyor?
Güzel bir sey gör.
Veya:
Güzel bir sey yaz.
Beceremez misin? Öyleyse,
Güzel bir seye basla.
•••
Herkesin üstesinden gelecegi bir sey mutlaka olmali. O gayretten uzak duramayiz. Vakit geçiyor. Vaktin geçisi ömrün besinci vitese takili oldugunu gösterir, unutma.

Bugün Allah C.C. için NE Yapiyoruz ? ...

Bugün Allah C.C. için NE Yapiyoruz ? ...

An be an yasam defterimizin satirlarini dolduruyor, ileriye dogru sayfalari çeviriyoruz…hayat telasi içinde kimimiz nafakamiz için bir iste çalisiyor, kimimiz evde çocuk bakiyor, kimimiz dünyevî hayata dair muhtelif sinavlara hazirlaniyor, kimimiz evlilik hazirliklari pesinde kosusturuyor, kimimiz asik oluyor ve birliktelige dogru adim atiyor, kimimiz anne baba, kimimiz babaanne dede oluyor, kimimiz evlat acisi çekiyor, kimimiz çesitli hayaller pesinde kosuyoruz…Fani dünyaya dair her türlü duygu ve hal ile hemhal olarak öyle yada böyle, kimi zaman mutlu, kimi zaman kederli; kimi zaman dingin kimi zaman firtinali; kimi zaman coskuyla kimi zaman sükunetle; kimi zaman basari, kimi zaman hayal kirikliklarimizla tamam ediyoruz ömrümüzü… Peki tüm bunlar pesinde kosarken, asil sinavimiza nasil hazirlaniyoruz? Zamanimizi gündelik telaslar pesinde savrukça kullanirken “bugün Allah için ne yaptin?” sorusu karsisinda irkilip, sendeleyiveriyoruz…Sözüm ona, “Müslüman’iz” diyoruz ama “Müslüman Müslüman’in kardesidir” düsturunu unutup birbirimizin kuyusunu kazmaya çalisiyoruz..! “Komsusu açken tok yatan bizden degildir” düsturunu unutup yani basimizda açliktan ölen insanlar karsisinda “Tüh! Tüh! Yazik! Durumunu bilseydik yardim ederdik” diyor ama durumunu bilebilmek adina hiçbir çaba sarf etmiyoruz…! “Iman etmeden cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmeden iman etmis olmazsiniz” düsturunu unutup, birbirimize öfke saçan gözlerle bakiyor, öfke dolu sözler ediyoruz..!Yetimin basini oksamayi, yolun ortasinda duran tasi, sirf kimse takilmasin diye kaldirmayi, en kolay sadaka sekli olan tebessüm ve güzel sözü, birbirimize selam vermeyi, felahin anahtari olan sabri unutuveriyoruz…! Hayatimizi, baki olacak hayati iskalamakla geçiriyoruz..! Ömür defterimiz hizla sonlanmaya dogru yüz tutuyorken, ve dünyamizi degistirdigimiz zaman madde anlaminda kefenden baska bir seyi beraberimizde götüremeyecegimizi biliyorken, hele hele ki yaptiklarimiza Allah’in(c.c.) hiçbir ihtiyaci olmadigini, bilakis her ne yapar isek onun bizim hanemize yazilacagini yani bizim menfaatimize oldugunu bildigimiz halde hakikaten

Garip değil mi ?

Camiye bağışlamamız gerektiğinde bi 20 YTL gözümüze ne kadar büyük gözüküyor. Alışverişe giderken aynı 20YTL ne kadar da küçük geliyor gözümüze. GARİP DEĞİL Mİ?

Allah yolunda bir saat çalışmak ne kadar uzun bir vakit olarak gözüküyor gözümüze. Balık tutma, futbol veya TV de dizi izlemek için harcamaya kalktığımızda, aynı vakit nasılsa kısa geliyor bize. GARİP DEĞİL Mİ?

İçeriği paylaş

Anket

Son yorumlar



ihya.org toplist hosting TOPlist

uyeadi@mollacami.com 2GB Alan bedava:)