Molla Cami Kitapliginda aradiginiz hersey elinizin altinda
* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * *
Giriş Sayfası Yap   Açılış Sayfası Yap (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle



Cikan google reklamlarinda istenmeyen reklamlari haber verirseniz engelleyebiliriz.

www.mimarkocasinan.com

yuvaya dönüş

selamün aleyküm arkadaşlar;

gerçekten biraz sizlerden ayrı kaldım tabiki bazı nedenler var ama site ile bir alakası yok bundan sonra inşaallah yine beraber olacağız hepinizew selamlar

Çok faydalı bir site oluşturmuşsunuz teşekkürler.

Ben yeni üyenizimim.Sitenizin bazı kuralları hoşuma gitti;1-Kopya ve alıntı kabul etmeyişiniz.2-Kaynak istenmesi ve yazar belirtilmesi.3-kendine ait yazılardan kendisinin sorumlu olması gibi.Sizleri tebrik ediyorve ramazanlarınızın kabul olunanlar gurubunda olmasını Allah'dan diliyorum.Tüm emeği geçenlere selamlar.

Ah şu sevimli hayvanlar!...(bence bakmaya değer) :))

[center]yine mi dondurulmuş gıda. terk edecem burasını geçmişine tüküreyim

yalnızlık çoook zor

mahallenin dayı kedisi.

birazda rock yapalım.

Mimar Sinan'ın muhteşem eserleri...

Mimar Sinan'ın muhteşem eserleri...

1950-60 arası bir tarihte Japonya'dan gelen inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir ekip yetkili mercilerden gerekli izinleri alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış.

Ayasofya'yı, Yerebatan Sarnıcı'nı falan gezdikten sonra sıra Mimar Sinan'ın kalfalık eseri Süleymaniye Camii ile Sinan'ın talebesi Mimar Davut Ağa'nın eseri Sultanahmet Camii'ne gelmiş.

Karadenizli'ler ile Kayserili'ler savaşıyor

Karadenizli'lerle Kayserili'ler karşılıklı siperlere yatmış kıran kırana savaşıyolarmış ama birbirlerine üstünlük sağlayamıyolarmış derken Kayserili'ler aralarında toplanıp: Bu böyle olmaz bişeler düşünüp yenmeliyiz şunları demişler içlerinden biri bunların çoğunun adı
Temel'dir Dursun'dur demiş herkes siperine dönmüş nişan almış

bu Kayserili ''Ula Temel sen misun?'' diye seslenmiş karşı taraftaki Temeller ''Ula benim benim'' diye ayağa kalkınca Kayserili'ler hepsini vurmuş ardından ''Ula Dursun sen misun?'' diye seslenip ayağa kalkan Dursun'ları da vurmuşlar!

matematik lisanıyla istikrar

Matematik Lisanıyla İstikrar
Ö. Faruk GÜLDEREN
İki metrelik bir mesafeyi yürüyerek katetmenin çok kolay olduğu zannedilebilir. Çünkü, başlangıç ile bitiş noktaları arasındaki uzaklık sadece iki metredir. Her adımda yarım metre yol alabilen herkes bu mesafeyi dört adımda katedebilir. Bir adım uzunluğu çeyrek metre olan birisi ise bitiş noktasına sekiz adımda gidebilir. Fakat, iki metrelik bir menzile bile asla ulaşamayacak canlılar vardır. Çünkü nihaî noktaya ulaşabilmek atılacak adımlara bağlıdır. Meselâ, ilk adımda bir metre, ikinci adımda yarım metre, üçüncü adımda çeyrek metre, yani her adımda bir önceki adım uzunluğunun yarısı kadar yol alan bir canlı, sonlu adımda iki metrelik bir menzile ulaşamaz. Adımları yarıya düşen böyle bir canlının, belli bir zaman sonra attığı adımların bir önemi kalmayacaktır. Bu yolun sonuna, ancak sonsuz adım sonra toplam seriler kullanılarak varılabilir. Çünkü matematik bilgilerimiz bize 1+1/2+1/4+1/8+... serisinin ancak sonsuza kadar toplanması hâlinde 2’ye ulaşabileceğini söyler.

nereye gidiyoruz?

Nereye Gidiyorsunuz
Yazar Ömer Çelik
İnsanı en güzel anlatan kelimelerden biridir, «yolcu».

O, ruhlar âleminden, kālû belâdan yola çıktı, hâlâ yürüyor.

Dur-durak bilmeden, coşkun bir ırmak misali akıp gidiyor. Kim bilir hangi güzergâhlardan geçiyor, hangi taşlara başını vuruyor, hangi koylara, kuytulara uğruyor, nerelerden kıvrılarak akıyor? Necip Fazıl, bu yolculuğu ne güzel tasvir eder: İnsan bu su misâli kıvrım kıvrım akar ya,

dikkat! hararet yükseliyor.

DİKKAT HARARET YÜKSELİYOR
Farkında mısınız bilmiyorum, bir hâller olmaya başladı bize. Gülmemize bir hâller oldu, ağlamamıza bir hâller oldu. Eğlenmemiz değişti, öfkemiz değişti, sevgimiz değişti. Ama bütün bu değişikleri kimse görmüyor da iklimlerimiz değişti diye bir feryat, bir figān tutturulmuş gidiyor. Ve hemen herkes bu koroya bir ses tonuyla katılıyor. Öyle olunca da sadece: “Isınıyoruz, yanıyoruz!” korosunun sesi çıkıyor. “Neden yanıyoruz, niçin ısınıyoruz?” şeklinde soru cümlesi kuranların sesleri ise çok kısık kalıyor ve neredeyse hiç duyulmuyor. Basın feryat ediyor: “Kış geldi, geçti; kar yağmıyor!” diye. Yağdığı zaman ne diye bağırıyorlardı hatırlayanınız var mı? Ben hatırlatayım: “Beyaz kâbus hayatı felç etti, kâbus geri döndü, beyaz çile…” –İyi günler beyefendi.

Doğu Medeniyetinde Öğretmen

Doğu Medeniyetinde Öğretmen
Yrd.Doç.Dr. Denis B. PATAY
Doğu’da eğitim ve öğretim oldukça önemli bir iş sayıldığından, sahip olduğu bilgileri başkalarına aktarabilen insanların itibarı her zaman yüksek olmuştur. Hz. Muhammed’in (sas): “Ben öğretmen olarak gönderildim.”1 hadîsinin ışığında oldukça önemli sayılan neslin yetiştirilmesi işi Doğu milletlerinde, hayatını sadece bu işe adamış âlimlere verilirdi. Doğu ülkelerinde eğitim işini üstlenenler; dirayetli, hür ve saygın kişilikleriyle önemli bir sosyal tabaka oluşturmuşlardır.2

Koca Sinan

Koca Sinan!

Bir süre önce, Süleymaniye Camii'nin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış.

Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymis. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış; ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği de bilinmiyormuş.

İçeriği paylaş

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Anket

Son yorumlar



ihya.org toplist hosting TOPlist

uyeadi@mollacami.com 2GB Alan bedava:)