Molla Cami

*** Bana Getirdigin Bu Gül.... ***

Bana Getirdigin Bu Gül....

Bir gün peygamber efendimiz Hz.Ali'ye sorar der ki:

Ya Ali ALLAH(c.c.)' ı seviyor musun?
Evet ya Resullah.

Peki beni seviyor musun?
Evet ya Resullah.

Peki eşini seviyor musun?
Evet ya Resullah.

Peki çocuklarını seviyor musun?
Evet ya Resullah.

Peki bunların hepsini bir kalpte nasıl yapıyorsun? diye sorunca Hz.Ali beklemediği bu soru karşısında şaşırmış ve cevap verememişti.Bunu düşünmem gerek diyerek oradan ayrılmıştı.Hz. Ali düşünceli bir şekilde dolaşıtken eşi Hz.Fatıma düşünceli olduğunu fark ederek kendisine sorar:

İsmail'ini KURBAN ET!

Ey Nefsim,

Gel, sen de kurban et beklentilerini, dünyevi taleplerini ve Canan'a götürmeyen, O'nu hatırlatmayan her şeyi.Hazreti İbrahim vazife mesuliyetini babalık şefkatine tercih etti; sen de dava düşünceni bütün beklentilerinin önüne geçir; arzularını mefkurene kurban ver; yoksa fedakarlıktan, O'nun yoluna kurban olmaktan bahis açma lütfen.

İsmail'ini Kurban Et!..

Bilgisayarinizdaki arsivde kac ilahi var?

Nasıl söyledin tekrar söyle

Enes R.A. hazretleri biz rasulullah ile bereber bir halkada oturuyor idik bir kimse rasulumüze ve ashab'a selam verdi esselamü aleyküm ve rahmetullah dedi nebi s.a.v. ona ve aleykümselam ve rahmetüllahi diye mukabele etti ve o kişi oturdu ve şöyle söyledi اَلْحَمْدُ لله حَمْداً كَثِراً طَيِّباً مُبا رَكا فِيهِ كَمايُحِبُّ رَبُّنا اَنْ يُحمَدَ وَيَنْبَغَي لَهُ Elhamdülillahi hamden kesiran tayyiben mübareken fihi kema yuhibbü rabbüna en yuhmede ve yenbegı lehü Peygamber efendimiz sen nasıl söyledin tekrar söyle dedi o kişi tekrar okudu ve peygamber efendimiz nefsim yedi kudretinde olan Allah'a yemin ederimki 10 melek o söze koştu o meleklerin hepside hırslıdır ama o kelimeyi nasıl yazacaklarını bilemediler Allah'a yükselttiler.Allahü teala o kulumun dediği gibi yazın buyurdu... (haytüssahabe)

Mollacami.com ilahi mp3 dinlemeleri yeniden aktif edildi

Selam aleyküm

21.05.2006 gün icinde ilahilerimizin bulundugu serverimizin bakimi ve düzenlemesi nedeni ile 6 saatlik bir ulasim sorunu yasandi. ilahilerin dinleme kaynak adresleri degistirilirken tekrar dinlenir hale getirildi.

Yeni gelistirmekte oldugumuz online ilahi scripti ile sitemizde online dinlenebilecek ilahi sayilarini cok yakinda artirmaya baslayacagiz.

Gerçek akılsız, dolayısiyle nasipsiz kimdir bilir misiniz?

Vecdimin Penceresinden

Gerçek akılsız, dolayısiyle nasipsiz kimdir bilir misiniz? Ne aklın altında kalıp da onu hiç kullanmadan inanan, ne de aklın üstüne çıkıp onu akıl aleyhinde kullanarak inanmaya bakan... Akılsız, aklın içinde kalandır; akıl fıçısı içinde, "nârıbeyzâ"dan aşk parmaklariyle cidar pencereleri açamadan ve bu işte aklı kullanmadan ermeye de yol kapalı...

Eğer namaz, kötülükten alıkoymuyorsa, doğru kılınmıyor demektir.

Tedavisi olmayan dert ve hastalık yoktur. Bilinmiyordur o ayrı bir şey. Her hastalığın çaresi olduğunu, kâinatı yoktan var eden Allahü teâlâ tarafından, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber efendimiz haber veriyor.

Buyuruyor ki:

(Allahü teâlâ, devasını, çaresini vermediği hastalık, dert yaratmadı. Bilen bildi, bilmeyen bilmedi. Yalnız ölüme çare yoktur.) [Taberani]

....İhlas...

"انطلق ثلاثة نففر مما كان قبلكم.
İHLAS HAKKINDA

Ebû Abdurahman İbn-i Ömer İbni’l Hattab radiyallahü anhüma’dan rivayet edildiğine göre Rasülullah (s.a.v.)’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:
“Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar. Akşam olunca yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler. Fakat dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirlerine:

Bir kere ALLAH de canımı al

[b]Hz. Resülullah (sav) anlatıyor:
“Sizden önceki ümmetler içinde bir padişah, bir de onun sihirbazı vardı Bu sihirbaz yaşlanınca, padişaha,
“Ben yaşlandım, bana genç birini göndersen de ona sihirbazlığı öğretsem” dedi.

Padişah da ona bir genç gönderdi. Gencin yolu üzerinde o zamanki hak dine inanmış ibadetle meşgul bir âlim bulunmaktaydı. Genç ona uğradı, yanında oturdu ve konuşmalarını dinledi, beğendi. Sihirbaza gittiğinde bu âlime uğrar ve yanında bir süre kalırdı. Sihirbaz ona “niçin geç kaldın?” diye kızar ve döverdi. Delikanlı bu durumu âlime şikâyet etti. O da,

Kızını vermekte tereddüt ettiğin siyah yüzlü genc

[=orange][b]Yüzü simsiyahtı. Ama kendisi boyamamıştı ki! Kaldı ki, kalbi bembeyazdı. Buna rağmen onu basite alanlar vardı. Dedi ki:

-Ya Resûlallah, yüzümün siyahlığı cennete girmeme mani midir?

-Asla!

-O halde beni niçin insanlar hor görüyorlar, kimse bana niçin kızını vermiyor?

-Amir bin Veheb'in evine git ve "Resûlullah selamı var, kerimeni bana nikahlamanı emretti." de.

Senin çektiğin O dilindendir...

Rivayet olunurki Süleyman a.s. zamanında bir şahsın kafesinde kuşu vardı çok güzel öter ve kendisini eğlendirirdi. Bir zaman sonra kuş kafesde ötmez oldu. Adam mütessir oldu Süleyman a.s.'a gidip dert yandı H.z Süleyman a.s. kuşun yanına geldi ey kuş niçin ötmezsin dedi kuş ey Allahın Peygamberi ben eşimden yıllardır ayrı kaldım bir gün eşim kafesimin yanına geldi ve bana senin çektiğin o dilindendir dedi ve gitti.

Peygamberin Etrafında Pervane Olan Gençler

Yüce Peygamberimiz (a.s.m.) bir hadislerinde, "Size hayırlı gençleri tavsiye ederim. Çünkü, onların kalbi daha incedir. Allah beni doğrulukla ve müsamahayla gönderdi. Bana gençler yanaştı, ihtiyarlar muhâlefet etti" buyurdu ve şu mealdeki âyeti okudu: "Zaman uzadı da kalpleri katılaştı. Onların çoğu fâsıktırlar." (Hadîd Sûresi: 16)
Gerçekten de bu hadis çok büyük bir gerçeği ifâde etmektedir. Peygamberimizin etrafında Mekke ve Medineli gençler pervane olmuş, ihtiyarlar ise karşı çıkmış, onun dâvâsını yok etmeye çalışmıştır.

*** Mesnevi'den 3 Nasihat ***

3 Nasihat

Yillar önce, cok uzaklarda bir adam varmis. Bu adam çalismak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalişmiş. Sonunda memleketine dönme zamani gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akce biriktirmis ve evinin yolunu tutmuş.

Evine dogru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.

Yolda yürürken köşe basinda birisi "Bir nasihat bin akce, bir nasihat bin akce" diye bagiriyormus. Adam düşünmüş: 'Nasıl olur, bir nasihati bin akceye satarlar, ben yillarca çalıştım ve sadece 3000 akce biriktirdim' Bu ise pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamiş ve adama bin akce vererek o nasihati satin almiş. Nasihat " Kaderde ne var ise o çıkar."

Duayi hak eden kadinlar

Peygamber Efendimiz (sav) buyurdu ki :
"Geceleyin kalkip ibadet eden, kocasini da uyandiran, uyanmazsa yüzüne su serperek uyandiran ( uykusunu kaciran ) kadina Allah rahmet etsin.." ( Ebu Davud )

Annelik, Kadinlik ve Eş'lik bir sanattir.
Müslümanlar bu sanatkarlari yetistirecek imkanlari hazirlamak zorundadirlar. Su gercek bilinirse mesele daha da kolaylasir : Annelik, Kadinlik ve Eşlik sabır ilmikleriyle örülüdür. Ayni zamanda bu vazifelerimizi basarmanin basamagidir.

Üstazların kılıcı...

ÜSTAZLARIN KILICI
Esatiz-i Kiramdan Hace Nakşibend Hazretleri merkebine binmiş bir yere gidiyordu. O'nun yoldan geçtiğini gören bir mürid hürmeten ayağa kalkıp ta'zim etti. Hace Hazretleri:

— Sen benim için ayağa kalkıyorsun ama, bu durumda benim de merkepten aşağı inmem lâzım. Halbuki benim şu anda merkepten inmeğe kudretim yetmez, buyurdu. Hacenin bu sözlerine derviş içerleyerek yakışmayacak sözler sarf etti. Hace Hazretleri hiç aldırış bile etmeyerek yoluna devam etti.

*** Derdi Olan Neylesin? ***

Derdi Olan Neylesin?

“Celâdet ve adaletin timsâli Yavuz Sultan Selim (rahmetullahi aleyh), Mısır Seferi’nden sonra fethettiği beldede adâlet ve otoriteyi tesis için, bir süre kalmak ister. Bunun için hazırlıklar yapılır ve padişahın otağ-ı hümâyunu kurulur. Sultanın çadırını temizlemekle vazifeli kadınlardan biri, akşamları çadıra dönen Yavuz’u o gün ilk defa yakından görür ve o andan sonra onun sevgisiyle yanmaya başlar. Zamanla bu sevgi, bir sevdâ olur Mısırlı kadının yüreğinde. O, düştüğü derdin çaresizliğini bilir; fakat bununla birlikte çâre aramaktan geri durmaz.

Beni öksüzlüğümle bırakma Efendim

[b][=green]Annem ve Babam duaya yöneldikleri zaman
'-Selam sana ey gönüllerin efendisi! - derlerdi,
çocukça bir merakla pencereye koşar
sonra dönüp 'kimse yok ki, gitmiş' derdim.

Babam gülümseyince gönlüm genişlerdi
boynuna atılıp' kim o efendim'? derdim.
Babam seni anlattıkça ruh haleti değişir
kimi zaman hıçkırıklarında boğularak susar
kimi zaman ah keşke görebilseydimlerinde erirdi

İhtimaldir padişahım, belki derya tutuşa...

Uzun zamandır merak ederdim. "İhtimal ki derya tutuşa..." sözünün hikayesi nedir diye. Geçtiğimiz günlerde internette araştırırken Mehmet ORUÇ' un aşağıdaki makalesi ile karşılaştım. Çok hoşuma gitti. Sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz.
Hürmetler..

Ziya Yılmaz

*********

Niyet halis olunca!
30 Mayıs 1998 CUMARTESİ (Mehmet ORUÇ GÖNÜL BAHÇESİ 1998 MAKALELERİ)

30 bin altın

Gencin birisi Kâbe'de hep, "Ey doğrularin yardimcisi olan Allahim, ey haramdan sakinanlarin yardimcisi olan Allahim, sana hamdü sena ederim" diye dua eder.
Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi, (Neden hep ayni duayi yapiyorsun, baska bir sey bilmiyormusun?) der. O da anlatir: -7-8 sene önce yine Kâbe'de iken içi altin dolu bir torba buldum. Tam1000 altin vardi. Içimden bir ses Bu altinlarla, şunlari şunlari yaparsin diyordu. Hayir dedim kendi kendime, bu benim degil, baskasinin mali, kullanmam haram olur dedim. Bu sirada birisi, "söyle bir torba bulan var mi?" diye bagiriyordu. Çağirdim onu, nasil bir torbaydi, içinde ne vardi diye sordum. Torbayi tarif etti ve içinde 1000 altin vardi dedi. Al öyleyse torbani diyerek verdim. Adam torbayi açip içinden bana 30 altin verdi. Pazara gittim. Temiz yüzlü genç bir esiri överek satiyorlardi.Gencin temizliği dikkatimi çekti. Yanlarina gittim, bu köle için ne istiyorsunuz dedim. 30 altin dediler. Adamdan aldiğim 30 altini verip genci satin aldim.Bir iki yil geçti.

İnterneti en çok hangi amaç için kullanıyorsunuz?

Anket

Fitresi verilen herkesin KURBAN da kesmesi gerektiğini biliyor muydun?:

Son yorumlar

İçeriği paylaş