SAHTE PEYGAMBER ISKENDER ALI MIHR

Inanin ben bu adamin konu yapilmasini dahi gereksiz goruyorum,cunku degmez, Efendimizden sonra peygamber gelmiyecegini muslumanlar biliyor bu kafirligin uc noktasindaki sapiklar ise kafirdir ee dunyada bir bu kafirler yokki 4 yanimiz kusanmis zaten..

SAHTE PEYGAMBER ISKENDER ALI MIHR

NUR TV'ye DIKKAT ! UYARIYORUZ...

NUR TV'de sürekli konusan ve kendisini Allah'in Ras..

Son bir iddiaya göre MLP ile bağlantısı olduğu tartışılmaktadır. Hatta MLP televizyon kanalı bu bağlantıların olduğunu tartışan web sitelerini avukatları aracılığı ile ticari zarara uğratıldığı iddiası ile uyarı mailleri göndermektedir.

Şiddetle iskender ali mihr ismi ile yan yana gelmemeye çalışmaktadırlar..

Kanal D kimin, Show TV kimin diye kaç ziyaretçi merak eder ki? insanlar yayınlanan kaliteli yayınlara bakar..

Hatta muhteşem yüzyıl dizisi yayınlandığında açık açık tarihi karakterleri aşağılayıcı seneryolar yayınladığında yüzlerce köşe yazarı ve siteler şiddetle boykot çağrısında bulundu.. Ancak kimse reklamı kesmediği gibi dizi reyting rekorları kırmaya devam etti.. Kaliteli yayın yaptıktan sonra kimse dıdısının dıdısına bakmaz bile..

O zaman sorun ne?

Eğer hiç bir alakan yoksa ve ticari zarara uğramaktan korkuyorsan KANAL senin, korsun iskender ali mihr hakkında bir program ve onun peygamberlik iddiasında bulunduğunu son peygamberin hz. Muhammed s.a.v. olduğunu söylersin..

İnsanları resullük iddiası ile nasıl kandırdığını ortaya korsun herkes inanır sana..

Sahte iskender Ali mihr nasıl susturulur?

el-Müstedrek tarafından Vehb b. Münebbih (ra)'den şöyle nakletmiştir:

"… Allah hiçbir peygamber göndermemiştir ki, onun sağ elinde Peygamberlik beni (şamet'ün-nübüvve) olmamış olsun. Ancak bizim Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam bunun istisnasını teşkil etmektedir. Zira Onun peygamberlik beni, (sağ elinde değil) kürek kemikleri arasındadır. Peygamberimiz bu durum sorulunca: "Kürek kemiklerim arasında bulunan bu ben, benden önceki Peygamberlerin beni gibidir…"78 demiştir."

Cabir b. Semüre (ra) anlatıyor:

"Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi."79

//////////////////////////////
Peygamberse bu kişi peygamberlik mührünü göstersin.

Rasulse mührü göstersin.

Mehdi ise mührü göstersin.

NOT: Mehdide peygamberlerin alameti nübüvvet mührü olacaktır. Hadisi.

Hani Mühür?

Allah mühür ile garantili belgeli kılmıştır Her rasulunu.

Bu sapıgın Taraftarları Deyin ki ona Efendimiz bize mührünü bir göstersene

Sağ elinde mühür yada kürek kemiklerinin oldugu yerde mühür herhangi birşey bile göstersene desenize

Mühür yok! olsa idi Gercek mehdi mutlaka mührünü delil olarak gösterir.

muhtesem yüzyil

bak MPL hala yayinda ve NUR TV de aciliyor siz sadece show tv,kanal d,,......gibi diger kanallara bakiyorsan neden MPL ye ve NUR Tv ye saldiriyorsun...Titre ve kendine gel hadi ISKENDER ALI MIHR dogru söylüyorsa,birgün MEHDInin gelecegine inaniyorsunda geldigine neden inanmiyorsun????dikkat et hava durumlarina bak,birbirini kirip geciren insanlara bak,millet selam vermemek icin yol degistiriyor YALAN KONUSUYORSAM YALN DEEEE!!!!!!!!!!!!!hangi cagdayiz ertrafina bak

iskender-i kezzab

nur tv'i ve bu sahte şarlatanından ancak toplumun en aş*ağı c*hil cühel*ları izler feyz alır......

İskender Erol Evrenosoğlu Kimdir?

Vakıfbankta müfettişlik yapmış bir kişinin yani Allah(c.c.)'ın her türlüsünü yasak ettiği faizin ve faiz kurumunun yolunda çalışmış (üstelik müfettiş olarak) bir kişinin burada anlatıldığı şekilde mübarek bir zat olması kafamda soru işaretlerinin oluşmasına neden olmuştur.Bu konuda beni ve diğer insanları aydınlatırsanız sevinirim.

remzi2 kardeşim kuranı açıp bakın inşallah Bilmeden iftira atma

SORU: * 71 yaşına gelmiş ama hala kendisini dünyayı kurtaracak(!) olan Süperkul/Süperman/He-Man zanneden,

CEVAP:
Sevgilikardeşim.. Dini kur’anı kerimden öğrenmiş olsaydınız eminim bu sözleri asla söylemezdiniz.İçinde bulunduğumuz ahir zamanda(hidayet çağında)hidayetle görevlendirilen efendimiz Hz Mehdi resul’le yaşı sebebiyle bu görevi yerine getiremiyeceğine inaniyorsunuz. Sevgili kardeşim efendimizin bu görevi yerine getirdiğini, 14 asır evel Hz muhammed SAV efendimizin ahiir zamanla ilgili vazetiği hadislerden bize müjdelediğini görüyoruz. Sana Terzi baba adındaki evliyanın kısası ile cevap vermek istiyorum. Anadolu'da yetişen 1780 (H.1195) senesinde Erzincan'da doğan asıl ismi Muhammed Vehbî' olan Terzi Baba'nın yüksek derecesi halk arasında duyulup, yayılmaya başlayınca bu hâli çekemeyenler, onun hakkında dedikodu etmeye başladılar. "Ümmî bir câhilin başına bu kadar insan toplanmış." diyorlardı. Hattâ ilimden biraz nasîbi olanlar da, bu gibi sözleri söylemeye başlamıştı.Bunun üzerine beldenin müftîsi, TerziBaba'yı imtihân için dâvet etti. Maksadı ise, TerziBaba sorulan suâllere cevap veremeyince, cehâletini anlayıp, insanları irşâd, yol gösterme dâvâsından vazgeçmesini temin etmekti. Terzi Baba, müftî efendinin dâvetini kabûl edip gitti. Orada büyük bir ilim meclisinin toplandığını gördü. Müftî efendiye kendisini niçin dâvet ettiğini sorduğunda, müftî efendi ona; "Biz seni imtihan için dâvet ettik. Hakkınızda birçok dedikodu yapılıyor. Buna son vermek lâzım geldi. Şimdi bâzı suâller soracağız. Siz cevap vereceksiniz." dedi. Sonra Sıfat-ı sübûtiyyenin kaç tâne olduğunu ve daha başka suâlleri sordu.Terzi Baba büyük bir hakîkati ortaya çıkarmak için; "Allahü teâlânın, bu şehirde yaşayanlara göre yedi, diğer beldelere göre sekiz tâne sıfat-ı subûtiyyesi vardır. Bu beldeye göre Allahü teâlânın Subûtî sıfatları şunlardır: İlim, Semi', Basar, İrâde, Hayât, Kelâm ve Tekvîn. Bu şehre göre Allahü teâlânın Kudret sıfatı yoktur. Çünkü bu şehir insanları Allahü teâlânın Kudret sıfatını inkar etmektedirler. Eğer bu şehrin insanlarıAllahü teâlânın Kudret sıfatına inansalardı, Allahü teâlâ bir ümmî kulunda, insanlara doğru yolu gösterme kâbiliyetini yaratmaya kâdirdir, derlerdi." cevâbını verir vermez, orada bulunanlar, Terzi Baba'nın ilm-i ledünnîye sâhip, kâmil bir zât olduğuna kanâat sevgili kardeşim Allahü teâlânın Kudret sıfatına inansaydın, Allahü teâlâ bir ümmî kulunda, insanlara doğru yolu gösterme kâbiliyetini yaratmaya kâdir olduğunu idrak eder, ellerine kapanıp gunahlarındabüyük pişmanlık duyarak af diler efendimize gereken ikrâm ve hürmeti gösterirdin.Unutmaki Nuh AS 950 yıl yaşatan Allah u Teala, efendimize de uzun ömür vermeye kadir olduğunu unutma.

29/ANKEBUT-14: Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihi, fe lebise fîhim elfe senetin illâ hamsîne âmâ(âmen), fe ehazehumut tûfânu ve hum zâlimûn(zâlimûne).
Andolsun Bİz, Nuh’u kendi kavmine (Resûl olarak) gönderdik. İçlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar, zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.

SORU: "" * Kendisinin Bir Resulullah olduğunu ve kendisine Allah katından Kur'andan sonra ilk defa olarak bir kitap indirildiğini iddia eden,

CEVAP:
3/AL-İ İMRAN-81: Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tensurunneh(tensurunnehu), kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn(şâhidîne).
Hani o zaman ki; Allah, peygamberlerin (nebîlerin) MİSAK’ini (yeminini) almıştı: “Andolsun ki; size Kitap ve hikmet verdim, sizlerden sonra sizinle beraber bulunanı (Allah’ın sizlere verdiği kitapları) tasdik eden Resûl gelince, O’na mutlaka îmân edecek ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz. Bunu ikrar ettiniz mi ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” “İkrar ettik.” dediler. “Öyle ise şahit olun. Ben de sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.

33/AHZAB-7: Ve iz ehaznâ minen nebîyyîne mîsâkahum ve minke ve min nûhın ve ibrâhîme ve mûsâ ve îsebni meryeme ve ehaznâ minhum mîsâkan galîzâ(galîzan).
O zaman ki; Biz, nebîlerden onların misaklerini almıştık. Ve senden ve Hz. Nuh’tan ve Hz. İbrâhîm’den ve Hz. Musa’dan ve Meryemoğlu Hz. İsa’dan ve onlardan ağır bir misak aldık.

Bu ayetlerde, efendimizin resulullah olduğunu Allah uTeala bize haber veriyor.Şeriat sahibi Nebilerin sonuncusu HzMuhammed SAV efendimizden de misak alındığını Ahzab 7 kesin olarak bize açıkliyor.Vekaleten devrin imamı efendimize yazdırılan RİSALET NURLARI hiç şeriat hukmunu ihtiva etmiyen hidayet çağının özeliklerini içeren sohbet niteliğinde bir kitaptır.

13/RAD-38: Ve lekad erselnâ rusulen min kablike ve cealnâ lehum ezvâcen ve zurriyyeh(zurriyyeten), ve mâ kâne li resûlin en ye’tiye bi âyetin illâ bi iznillâh(iznillâhi), li kulli ecelin kitâb(kitâbun).
Andolsun, senden önce de resûller gönderdik. Onlara da eşler ve zürriyyet (çocuklar) kıldık. Bir resûl için, Allah’ın izni olmaksızın bir âyet getirmesi olmaz (mümkün değildir). Her zamanın, bir kitabı vardır.

SORU: * - Kendisini Mehdi-Resul ve Devrin İmamı olarak lanse eden ve Hz. İsa ile birlikte Altınçağı Tesis Edeceğini söyleyen ama Hz. İsa'nın nerede olduğunu bilmeyen,
SORU: * - Tüm Peygamberlerin misakta kendisini desteklemek için söz verdiğini ve kendisinin Mehdi-Resul olarak zuhur edeceği zamanı yüzyıllar öncesinden gözlediğini ve zuhurunun işaretinin Duhan Suresi gereği çıkacak olan bir duman olduğunu söyleyen ama piyasaya “Beklenen Mehdi Benim” diyerek çıktığı halde dumanın hala olmadığını işine gelmediği için gözardı eden,
SORU: * Tüm peygamberlere namaz kıldırdığını söyleyen, Hz. Muhammed'e imamlık yaptığını ama bunda şaşılacak birşey olmadığını her devirde Devrin Sağ Olan İmamı kimse onun bu vazifeyi icra ettiğini söylüyen ama kendisinden başka bu iddiayı dile getiren başka birinin daha olmadığını gözardı eden,

CEVAP:
Hz Muhammed SAV Efendimiz “Benden sonra Nebi gelmeyecek, Ben son Nebiyim. Ama benden sonra imamlar gelecek. Kim onlara tabi olursa bana tabi olmuştur kim onlara asi olursa bana asi olmuştur.” buyuruyor.

“Bir zamanlar size ruh verenler gelecek onlari arayin bulun kim devrin imamina arif olmazsa o cahiliye hükmü ile olur” buyuruyor.

Kıyamet gününde herkes imamlarıyla birlikte çağrılacak.İçinde bulunduğumuz hidayet çağında yaşayanlar Mehdi Resul ile birlikte çağrılacaklar.

17/İSRA-71: Yevme ned’û kulle unâsin bi imâmihim, fe men ûtiye kitâbehû bi yemînihî fe ulâike yakreûne kitâbehum ve lâ yuzlemûne fetîlâ(fetîlen).

-O gün bütün insanları, (Allah’ın tayin ettiği) imamları ile çağırırız. O zaman kitabı sağdan verilen kimseler, böylece kitaplarını okurlar. Ve (onlara) zerre kadar zulmedilmez (haksızlığa uğratılmaz).

2/BAKARA-143: Ve kezâlike cealnâkum ummeten vasatan li tekûnû şuhedâe alen nâsi ve yekûner resûlu aleykum şehîdâ(şehîden), ve mâ cealnâl kıbletelletî kunte aleyhâ illâ li na’leme men yettebiur resûle mimmen yenkalibu alâ akibeyh(akibeyhi), ve in kânet le kebîreten illâ alellezîne hedallâh(hedallâhu) ve mâ kânallâhu li yudîa îmânekum innallâhe bin nâsi le raûfun rahîm(rahîmun).
İşte böylece insanların üzerine (hak) şahitler olmanız için Biz, sizi vasat (hayırlı, üstün ve faziletli) bir ümmet kıldık. Resûl de sizin üzerinize şahit olsun. Biz sadece Resûl’e uyanı, topuğu üzerinde geriye dönenden ayırıp bilmeniz için, halen o üzerine (yönelmekte) olduğunuz (Kâbe’yi) kıble yaptık. Bu elbette zor bir iştir, ancak Allah’ın hidayete erdirdiği kimseler hariç (bu onlara zor gelmez). Allah sizin îmânınızı zayi edecek değildir. Muhakkak ki Allah, insanlara (çok şefkatli ve merhametli) Rauf’ur Rahîm’dir.

16/NAHL-89: Ve yevme neb’asu fî kulli ummetin şehîden aleyhim min enfusihim ve ci’nâbike şehîden alâ hâulâ(hâulâi), ve nezzelnâ aleykel kitâbe tibyânen likulli şey’in ve huden ve rahmeten ve buşrâ lil muslimîn(muslimîne).

-Ve o gün, bütün ümmetlerin içinde, onların üzerine, onların kendilerinden bir şahit beas ederiz (vazifeli kılarız). Ve seni de onların üzerine şahit olarak getirdik. Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik.

Nahl-89’a göre her ümmetten şahidler Nahl-36’ya göre her kavmin içinde vazifeli kılınan hidayete vesile olan Resullerdir. Her devirde hidayete vesile olan kavmin veli Resulleri üzerinde şahid olan hidayete erdiren devrin imamıdır. Çünkü Allahın kendisi için tayin ettiği mürşide ihsanla tabi olan herkes için 7 şahid vardir

1- Allah

2- Devrin İmamı

3- Arşi Tutan Melekler

4- Devrin İmaminin Ruhu

5- Tabi Olduğu Mürşidin Kalb Gözü

6- Kiramen Katibin Melekleri

7- Kişinin Hayat Filmi

İsra-71’de bahsedilen imamlar ihsanla tabi olanların başı üzerinde yer alan ve şahidler arasında bulunan devrin imamlarıdırlar.

Hz Muhammed SAV efendimiz hadiste: Ya Ali ahir zamanda Hz İsa AS In arkasında namaz kılacağı kişi bizdendir buyuruyor.

Bir başka hadiste :İmamınız kendinizden olduğu halde Hz İsa AS aranıza indiği zaman haliniz ne olacak.

SORU: * Her devirde her millete kendi dilleriyle Resul gönderildiğini söyleyen ama Yerlerin ve Göklerin hakimi(!), İnsanoğlu'nun tamamının toplam bilgisinin sahibi(!) olduğu halde günümüzdeki milletlerin Resullerini her nedense bilmeyen ve tanımayan,

CEVAP:
4/NİSA-165: Rusulen mubeşşirîne ve munzirîne li ellâ yekûne lin nâsi alâllâhi huccetun ba’der rusul(rusuli), ve kânallâhu azîzen hakîmâ(hakîmen).
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak resûlleri göndeririz ki; resûllerden sonra Allah’a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi diye) hüccetleri (delilleri) olmasın. Allah, Azîz ve Hakîm’dir.

6/EN'AM-130: Yâ ma’şerel cinni vel insi e lem ye’tikum rusulun minkum yakussûne aleykum âyâtî ve yunzirûnekum likâe yevmikum hâzâ, kâlû şehidnâ alâ enfusinâ ve garrethumul hayâtud dunyâ ve şehidû alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(kâfirîne).
Ey insan ve cin topluluğu! Size âyetlerimi anlatan ve bugününüze ulaşacağınız konusunda sizi uyaran içinizden resûller (elçiler) gelmedi mi? “Kendi nefslerimize şahit olduk.” dediler. Dünya hayatı onları aldattı. Ve kendilerinin kâfir olduğuna, kendileri şahit oldular.

7/A'RAF-35: Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî fe menittekâ ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, size âyetlerimi anlatan (kıssa eden) resûller geldiği zaman, bundan sonra kim takva sahibi olur ve nefsini ıslâh ederse (nefs tasfiyesi yaparsa), artık onlara korku yoktur. Ve onlar mahzun da olmazlar.

9/TEVBE-33: Huvellezî ersele resûlehu bil hudâ ve dînil hakkı li yuzhirehu aled dîni kullihî ve lev kerihel muşrikûn(muşrikûne).
Müşrikler kerih görseler bile; resûlünü, dîn üzerine, dînin bütününü (bütün özelliklerini) izhar etmesi (ortaya çıkarması) için hidayetle, hak dîn ile gönderen, O’dur.

10/YUNUS-47: Ve likulli ummetin resûl(resûlun), feizâ câe resûluhum kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlamûn(yuzlamûne).
Her ümmetin bir resûlü vardır. Onlara, resûlleri geldiği zaman onların aralarında adaletle hükmolundu. Onlara zulmedilmez.

Her devirde her millete kendi dilleriyle Resul gönderildiğini söyleyen Allah ‘ın ayeti kerimesini hidayetle görevli devrin imamı efendimiz elbete insanlara açıkliyacaktır.

14/İBRÂHÎM-4: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).
Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz’dir, Hikmet Sahibi’dir.

16/NAHL-36: Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).
Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah’a ulaşmayı dileyerek) Allah’a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını, (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri) Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün).

17/İSRA-15: Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen).
Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. Öyleyse kim dalâlette ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalâlette kalır. Yük taşıyan (günahı yüklenen) bir kimse, bir başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.

SORU: * Türk Milletinin Irkının Resulü olduğunu iddia ettiğ halde kendi Milletinin değil Amerikan Milletinin arasında yaşayan,

CEVAP:
14/İBRÂHÎM-4: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).
Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz’dir, Hikmet Sahibi’dir.

Efendimiz Allah’ın tassarufunda olması hasebiyle sadece Allah’ın emrini yerine getirmektedir.Allah emrini verdiği zaman, efendimiz elbete turkiyede olacaktır.

SORU: * Peygamberlerin bile görmek isteyip de göremediği Allah'ı birçok kez gördüğünü kendisiyle beraber başka bazı kimselerin de gördüğünü iddia eden,

CEVAP:
Günümüz din öğretisinde “Allah’I görmek mumkun değildir”zannedilmektedir.Misal olarak da hep Hz Musa AS’ın baş gözüyle Allah’I görmesi verilir. Elbette Allah baş gözüyle görülmez.Ama bir de gönül gözü var.Kalbin gözü,gönul gözü kur’anı kerimdeki ismiyle kalbin “basar hassası…İşte bu göz,Allah’I ve onun baş gözünün göremiyeceği sırlarını göstermek için ihsan ettiği bir gözdür.

12/YUSUF-108: Kul hâzihî sebîlî ed’û ilallâhi alâ basîretin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).
De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

10/YUNUS-26: Lillezîne ahsenûl husnâ ve zîyâdeh(zîyâdetun), ve lâ yerheku vucûhehum katerun ve lâ zilleh(zilletun), ulâike ashâbul cenneh(cenneti), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Onlar için Ahsenül hüsna (Allah'ın Zat'ına ulaşmak) ve ziyadesi (daha fazlası, Allah'ın cemalini görmek) vardır. Onların yüzlerini bir keder kaplamaz ve bir zillet (küçük düşme, hakirlik) yoktur. İşte onlar, cennet halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır.

İrşada memur ve mezun kılınan tum evliyalar Allah’I gönul gözüyle görmüşlerdir.İşte bunlardan bazıları:

Yunus Emre şöyle buyuruyor

Can gözü onu gördü,

Dil ondan haber verdi

Yunus imdi avunur

Dostu gördü sevinir

Eşref Rumi Hazretleri

Her dem bakarız ol yüze ol yüze

her gün bayram kadir bize

Biz dostu ayan görürüz

Düş değil bu görüşümüz

Ahmet Yesevi hazretleri bu konuda şöyle diyor:

Kul hacı Ahmet bilmişsin

Hakk yoluna girmişsin

Hakk yoluna girenler

Hakk didarını görmüşler

Demeki Allah’ı kalb gözüyle görmek söz konusudur.Allah kalb gözünü açtığı evliyasına irade tesliminde zatını mutlaka gösterir.

SORU: * Hz. Muhammed'in (ss) bile iki yıl vahiy almaması ve bu yüzden üzülmesi konusu varken kendisinin Allah ile istediği zaman konuşabildiğini iddia edebilen,

CEVAP:
42/ŞURA-51: Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).
Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.

İki ay Cebrail AS’ın peygamber efendimize şeri vahiy getirmemesi doğrudur.Ancak efendimizin Allah ile istediği an konuşması bir şeri hukum içermiyen vahiydir.Efendimiz de devrin imamı olmadan sadece virdde konuşuyordu.Alemlere irşatla vazifeli olduktan yani vekaleten devrin imamı olarak tayin edildikten sonra “Allah ile istediği zaman konuşmanın” gerçekleştiğini görüyorüz.Şura 51 de, bütün Peygamberlere Allah u Teala Cebrail AS resul mürşit olarak gönderdiğini anliyoruz.Kim daimi zikre ulaşırsa, Allah uTeala perde arkasındanonunla konuşmaktadır.Ama irade teslimini gerçekleştirdikten sonra Allah’ın irşada memur ve mezun kıldığı herkesle doğrudan doğruya vahiy ile konuşmaktadır.Sevgili kardeşim dini kur’anı kerimden öğrenseydin bunları asla konuşmazdın.Sizin gibi dini kur’anı kerimden öğrenmiyenleri Allah ayetlerle bize tanıtmaktadır.

2/BAKARA-118: Ve kâlellezîne lâ ya’lemûne lev lâ yukellimunâllâhu ev te’tînâ âyeh(âyetun), kezâlike kâlellezîne min kablihim misle kavlihim, teşâbehet kulûbuhum, kad beyyennal âyâti li kavmin yûkınûn(yûkınûne).
(Gerçeği) bilmeyenler dediler ki: “Allah bizimle konuşsa ya.” veya “Bize de bir âyet gelse ya.” Bunlar gibi bundan öncekiler de onların dediklerine benzer (sözler) söyledi. Onların kalpleri (de ne kadar) birbirine benzer. Âyetlerimizi yakîne ulaşan (üst seviyede hakikati bilip şüpheden kurtulan) bir kavim (topluluk) için beyan etmişizdir (açıklamışızdır).

İlmel yakiyn,Aynel yakiyn ve hakkel yakiyni yaşayan herkese, Allah ayetlerini vahiyle açıklamıştır.

SORU: * Allah'ın (haşa) büyüyüp küçülebildiğini, şekilden şekile girebildiğini ve hem her zerrede olabildiğini hem de sonsuz bir hızla hareket ettiğini iddia edebilen,

CEVAP:
Sevgili kardeşim bizim gibi Allah’a ulaşmayı dileyerek mürşidine ihsanla tabi olur daimi zikre ulaşırsan bu yazdıklarının Allah u Tealanın bir hakikatı olduğunu sen de idrak edersin.Şimdi Allah’a ulaşmayı dilemiyen sağır,dilsiz ve kör olan bir insandan, bu hakikatleri idrak etmesini beklemek elbette söz konusu değildir.

SORU: * Ruhun Allah'tan ayrı bir mahluk olduğunu ve kendisine ulaştırmak için onu kendisinden bir enerji kitlesi olarak insanın içine yerleştirdiğini söyleyen,

CEVAP:
32/SECDE-9: Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve onu (onun nefsinin kalbine) sem’î (kalbin işitme hassası), basar (kalbin görme hassası) ve fuad (kalbin idrak etme hassası) hassalarına (sahip) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Secde 9 Allah uTealanın fizik vücudumuzun içine ruhundan ufurduğunu bize haber veriyor.

17/İSRA-85: Ve yes’elûneke anir rûh(rûhı), kulir rûhu min emri rabbî ve mâ ûtîtum minel ilmi illâ kalîlâ(kalîlen).
Ve sana ruhtan sorarlar. De ki: “Ruh, Rabbimin emrindendir.” Ve size, (ruha ait) ilimden sadece az bir şey verildi.

Allah’ın emrinden olan ruh bizde bir vazife yaptıktan sonra sahibi olan Allah’a geri dönup teslim oluyor.Kişi mürşidine tabi olduğunda Allah u Teala mürşidine ihsanla tabi olan kişinin kalbine mucadele 22 göre iman yaziyor.

58/MUCADELE-22: Lâ tecidu kavmen yû’munûne billâhi vel yevmil âhîri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîretehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minh(minhu), ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anh(anhu), ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizbullâhi humul muflihûn(muflihûne).
Allah'a ve ahiret gününe (ölmeden evvel Allah'a ulaşma gününe) îmân eden kavmi, Allah'a ve resûlüne karşı gelenlerle sevişir bulamazsın. Velev ki onlar, babaları veya oğulları veya kardeşleri veya aynı aşiretten olsun. Onların kalplerine îmân yazılır. Ve onlar, Allah'ın katından (orada eğitilmiş olan) bir ruhla (devrin imamının ruhunun başlarının üzerine yerleşmesi ile) desteklenirler ve altlarından ırmaklar akan cennetlere konurlar. Orada ebediyyen kalacaklardır. Allah onlardan razıdır, onlar da Allah'tan razıdırlar. İşte onlar, Allah taraftarıdırlar. Ve muhakkak ki Allah taraftarları kurtuluşa (felâha) erenlerdir.

Kişi imanı artan mumin oluyor.İmanı artan mumin kulunun başının üzerine devrin imamının ruhunu gönderiyor.

40/MU'MİN-15: Refîud derecâti zul arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzire yevmet telâk(telâkı).
Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmayı dilediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

Devrin imamının ruhu,bizim ruhumuza,Allaha mulaki olma günün geldi diye haber veriyor.Ruh bu emir üzerine Nebe 39 göre vücudu terkediyor ve sıratı mustakime ulaşiyor.

78/NEBE-39: Zâlikel yevmul hakk(hakku), femen şâettehaze ilâ rabbihî meâbâ(meâben).
İşte o gün (mürşidin eli Hakk'a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen (Allah'a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisini Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm'i) yol ittihaz eder (edinir). (Allah'a ulaşan kişiye Allah), meab (sığınak, melce) olur.

SORU: * Rabbimizin Hz. Muhammed dahil hiçbir beşer için "Habibim" dememesine rağmen kendisine Allah'ın Habibim diyerek hitap ettiğini söyleyen,

CEVAP:
Allah’u Teala her şeyi insan için yaratmıştır.

45/CASİYE-13: Ve sahhare lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı cemîan minh(minhu), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).
Ve göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden (bir lütuf olarak) size musahhar (emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.

İnsanın yaratılış amacı Allah’a kul olmaktır.Deruni olarak 7 safha kuluk vardır.

51/ZARİYAT-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûn(ya'budûni).
Biz, insanları ve cinleri başka bir şey için değil; Bize, kul olsunlar diye yarattık.

Bu 7 safha kuluğu yaşayan kişi iradesini Allah’a teslim ederek % 100 Allah için olur.

Yaratığı her şeyi insan yaratan Yüce Rabbimiz insanı da kendisi için yaratmıştır.Bu sebeble yaratığı mahlukatın içinde en çok insanı sevmektedir.En çok sevdiği varlık olan insanların içinde elbette en üst noktada olan devrin imamına habibim diyecektir.Peygamber efendimize sen olmasaydın ben felekleri yaratmazdım. Sevgili kardeşim bu peygamber efendimizi en üst noktada sevdiğinin ifadesi değilmi?

SORU: * Arapça bilmediği halde meal yazabilen ve bu meallere alakasız yorumlarını parantezlerlerle ekliyen, ve bu eklediği parantezlerle Allah'ın demediğini dedi gibi gösteren, Haşa Allah'ın açığını kapatan, O'nun sözlerine söz ekleyen, sonuçta ortaya çıkan şirk ürünü bu ortak sözlere de Allah Kelamı işte budur diyen ve müritlerine bu şirk ürünü anonim cümlelere iman etmeyi emreden bir adamı mı tanıyacağız?

CEVAP:
Sevgili kardeşim, kendisine en son şeriat kitabı inen peygamber efendimizin de okuma yazması yoktu.

29/ANKEBUT-48: Ve mâ kunte tetlû min kablihî min kitâbin ve lâ tehuttuhu bi yemînike izen lertâbel mubtılûn(mubtılûne).
Ve sen, bundan önce kitap okumadın ve sen, O’nu elinle de yazmıyorsun. Öyle olsaydı, bâtılda olanlar (boş konuşanlar) elbette şüphe ederlerdi.

Cebrail AS vasitasiyle kalbine yazdırılan kur’anı kerimi peygamber efendimiz SAV 23 sene okudu ve Allah’ın kalbine vahyetmesiyle de 23 sene boyunca kur’anı kerimi açıkladı.

53/NECM-3: Ve mâ yentıku anil hevâ.
O, hevasından (nefsinden, kendi iradesinden) konuşmaz.

53/NECM-4: İn huve illâ vahyun yûhâ.
(O’nun söyledikleri), sadece vahyolunan vahiydir.

Sahabe peygamber efendimiz SAV den kur’anı kerimi öğrendi.YüceRabbimiz Nahl 44 te zikri,kur’anı kerimi biz sana indirdik ki insanlara açıkliyasın.

16/NAHL-43: Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o taktirde zikir ehline sorun!

16/NAHL-44: Bil beyyinâti vez zubur(zuburi), ve enzelnâ ileykez zikre li tubeyyine lin nâsi mâ nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerûn(yetefekkerûne).
Beyyinelerle (ispat vasıtaları ile) ve semavî kitaplarla (resûller gönderdik) onlara indirilenleri, insanlara beyan etmen (açıklaman) için sana da zikri (Kur’ân-ı Kerim’i) indirdik. Umulur ki böylece onlar, tefekkür ederler.

Ve sahabeye 7 safha ve 4 teslimi yani Bakara 151 göre kur’anı kerimin bütününü peygamber efendimiz SAV in öğretiğini anliyoruz.

2/BAKARA-151: Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne).
Nitekim size içinizde (görev yapmak üzere) sizden bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki; âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye etsin, size kitap ve hikmet öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

Şimdi sevgili kardeşim, Allah’a ulaşmayı dilemediğin için ayetlerden gafilsin.Bu sebeble hiç bir ayete dayanmadan hevana tabi olarak konuşuyorsun.Allah’a ulaşmayı dileyerek Nur suresinin 21 . ayeti kerimesine göre şeytanın adımlarına uyma diye seni uyarıyoruz.Allah’a ulaşma dileğine icabet etmiyenler Allah ve resulune isyan eden ve şirkte kalanlardır.Şirkte kalanların ameli boşa gider ve onlar takva sahibi de olamazlar

30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

39/ZUMER-65: Ve lekad ûhıye ileyke ve ilellezîne min kablik(kablike), le in eşrekte le yahbetanne ameluke ve le tekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).
Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: “Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah’a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” diye vahyolundu.

ALLAH RAZI OLSUN

Allh razi olsun kardesim insanlarin KURAN i kerimle alakasi yokki olsada okuyup geciyorlar anlamiyorlar Allah büyük bu dünyanin öteside var.Peygamber efendimize daha kötüsünü yaptilar ama amaaaaaaaaaaaaaaa peygamberimiz kazandi cünkü dogru söylüyordu simdide MEHDI RESUL dogru söylüyor inanip inanmamak onlara kalmis

Yazık

Şüphesiz Allah Biliyorki Bir ZamanlarBaşka Peygamberleride yalanlamışlardı.Ama Ali Mihr'in Peygamber olduğu şüphesiz yalan Kim Peygamber Yalanını Uydurduysa Yalandır.Bilip Bilmedende Ali Mihre Suç Atmayın O Peygamber Değil Cahil İnsanlar O Bir Mehdidir.Kim Bunu Yalanlıyorsa Şüphesiz Kendisi Yalan söylemiş olur.İnanmayalara şu söylüyorum googleye yazın bakalım Ahiret ve Mehdi diye neler çıkıyo görürsünüz.Gidir Ali Mİhri'n Ben Mehdiyim Demesini Beklemiyorsunuz Herhalde.Türk İslam Birliği kurulmak üzere herşeyi göreceksiniz yanlış düşündüğünüzüzde göreceksiniz Cahiller Bu sitenin adminleride durup dururken başka insanların aklını çelmesin.Bunlar Yalancı İnanmayın derim size.Ne kAdar yalanlasanızda gerçek bu gerçeği göreceksiniz yakında.

Re: Yazık

Savrvb. Ben insanların aleyhine cahilce söylenen sözlerden hiç hoşlanmıyorum. Siz değerli kardeşlerim size birileri çıkıp şöyle böyle dese hoş mu olur?
Yani bu kardeşlerimizinde büyük kısmı "kendince" haklı olabilir fakat ben avukat olarak çok derin araştırdım ve iskender ali mihr efendi hep 12 den vuruyor. her söylediği Kur'an ayeti. hiç kimse akait vb kitaplarla Kur'an-ı yargılayamaz. yetmez onun söylediğinin doğruluğu çoğukez arapçasından kontrol edildiğinde doğru olduğu ortaya çıkıyor. Çünkü bazı mealler; ör: Maide 111'de havarilere vahyettik diyor(evha=arapçasında geçen kelime bu) Allah'u Teala havarilere vahyettiğini söylediği halde bazı mealerde müfessirler kendileri 'haşa Allah mışlar da! ' Allah ilham demediği halde, vahiy kelimesini saptırarak ilham diye türkçeleştirmişler(sayın Süleyman Ateş vb bazı hocalarımız hariç; onlara teşekkürler çünkü Kur'an-ı Kerim'in aslına en azından bu ayette sadık kaldıkları için en çokta Ali Bulaç'ı kutlarım) YANİ SONUÇ İTİBARİYLE BU KENDİLERİNE GÖRE ÇEVİRİ YAPAN MÜFESSİRLER YÜZÜNDEN MUBAREĞİN SÖYLEDİĞİ AYETLERE BAKANLARDA BAZI KAVRAMLARI ANLAYAMADIKLARI İÇİN YANLIŞ YARGILARA VARIYORLAR.
İMAM İSKENDER ALİ MİHR'in neredeyse her SÖZÜNÜN KUR'AN'dan olduğunu inşallah sizlerde benim gibi idrak edersiniz günün birinde. O zaman onun kim olduğunu daha iyi anlayacağınızdan eminim. Siz başkalarından değil onu hacet namazıyla Allah'tan sorun yetmez kendiniz açarak Kur'an-ı (bir kaç meali birden) söyledikleri doğrumu diye tespit etmeye çalışın. Bir meal yetersiz çünkü ben ilk başta anlayamazken 3 meal elime alınca anlamaya başladım olayı. Sonra çok daha fazlasını inceledim. Ve oradaki müfessirlerin hatalarınıda gün geçtikçe yakalamaya başladım o mübareğin sayesinde. hepinize teşekkür ediyorum. inşallah faydalı olur insanlığa

Allah razi olsun

ALLAH RAZI OLSUN

GÖNÜL KUŞU

DÜNYA KOSKOCAMAN BİR HAYRETTEN BAŞKA NEKİ.

hayme

SİTEDEKİ İFTİRALARA CEVAP

Allahû Tealâ insanı kainatın halifesi olabilecek bir fıtratta yarattığını açıklıyor Kur’a-ı Kerim’de.
2/BAKARA-30: Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî câilun fîl ardı halîfeh(halîfeten), kâlû e tec’alu fîhâ men yufsidu fîhâ ve yesfikud dimâ(dimâe), ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek(leke), kâle innî a’lemu mâ lâ tâ’lemûn(tâ’lemûne).
Ve Rabbin meleklere: “Muhakkak ki Ben, yeryüzünde bir halife kılacağım.” demişti. (Melekler de): “Orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birisini mi (halife) kılacaksın? Biz Seni, hamdinle tesbih ve Seni takdis ediyoruz.” dediler. (Rabbin de): “Muhakkak ki Ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” buyurdu.
Bu ayette nefsin zulmâni yönüne işaret ediliyor. Allahû Tealâ insana ihsan ettiği nefsi iki yönlü yaratmıştır.
95/TÎN-4: Lekad halaknel insâne fî ahseni takvîm(takvîmin).
Andolsun ki Biz, insanı (nefsini), ahseni takvim içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte) yarattık.
95/TÎN-5: Summe redednâhu esfele sâfîlîn(sâfîlîne).
Sonra onu, esfeli safiline (en sefil hale, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik).

Allahû Tealâ insanı üç vucuttan yaratmış. Fizik vucut (HİCR-26) salsalin adı verilen topraktan halk edilmiş, nefsimiz (ŞEMS-7 ) sevva edilerek kademeli olarak ahsene dönüşebilecek hüviyette yaratılmış. Ahsene ulaşabilmesi belli bir takvim içinde mümkün kılınmış. Ruhumuz ise doğduğumuz an bize üfürülen ve yaşarken mutlak Rabbine döndürülmesi gereken bir vücudumuz (SECDE-9). Ruhumuz Allahû Tealâ tarafından doğduğumuz an üfürülüyor ve vucudumuzda hayrın temsilcisi. Halk arasında vicdan olarak tanımlanır.Negatif bir fiil yaptığımızda bize azabı tatbik ettiği için üzülürüz neden böyle davrandım, vicdanım sızladı tabirini kullanarak yanlış davranışımızın bizi üzdüğünü dile getiririz.
Nefsteki afetlerin varlığını hepimiz biliriz.İşte bu afetlerden birisi olan fitne ve fesat afeti tagut (şeytanlar, cin şeytanlar ve insan şeytanlar) tarafından çok kullanılır. Fitne bireysel olarak başlatılır, hedef toplumsal boyuta ulaştırılmasıdır.Şeytan ve avaneleri, biraz önce ifade ettiğimiz ve topluca ismi tagut olan tayfa, müsait olan nefsleri kullanarak Allah’ın yoluna zarar vermeye çalışılır.Hedef Allahû Tealâ’nın Tevhid akîdesi gereğince oluşan tek fırkanın dağılmasıdır.Başarısına gelince; Hiçbir zaman kökleri sağlam olanlara zarar vermez.
Kimler zarar görür ? Allah’ın Tevhid yolunu nefsleri istikâmetinde kullananlar.İşte onlar hazan yaprakları gibi birer birer dökülür.Yüce Rabbimiz’in olaya müsaadesi işte bu cılız yaprakların ağaçtan dökülmesi ve sağlam yaprakların köklerinden gerekli muhtevayı alarak günbegün daha canlı, daha parlak yapraklar olarak yeniden filizlenmeleridir.
Yeryüzünde olan her olay insanları Allah’ın yoluna bir davettir. Olayların değerlendirilmesi noktasında ise; Allahû Tealâ Bakara 216’da nefsimizin hoşuna giden ve gitmeyen tarzda bir değerlendirme yapacağımızı açıklıyor Allahû Tealâ Bakara 216’da.
BAKARA-216: Kutibe aleykumul kitâlu ve huve kurhun lekum, ve asâ en tekrehû şey’en ve huve hayrun lekum, ve asâ en tuhıbbû şey’en ve huve şerrun lekum vallâhu ya’lemu ve entum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o, sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o, sizin için bir şerrdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Açık ve net bir şekilde Allahû Tealâ olayları değerlendirirken nefsimizdeki afetler istikâmetinde bir değerlendirme yapacağımızı ifade ediyor.
Doğru değerlendirme yapılabilmesi için nefsteki afetlerin devreden çıkartılması lâzım.Bu da ancak daimi zikirle mümkün kılınmış Allahû Tealâ tarafından. Ama günümüzde yaşanıldığı zannedilen “İslâm” teslim olma manası taşımasına, rağmen teslimi içine alan bir yaşantıyı getirmiyor.Çünki artık devrede sadece 5 tane şart bırakılmış.İnsanları mutluluğa ve huzura ulaştıracak olan en büyük ibadet devreden çıkartılmış.
İblis insanlar islâmın 5 şartıyla kurtuluşa ulaşacaklarına inanarak yaşasınlar ama nefsleriyle bir ömür geçirsinler ve bu nedenle mutluluğu daimi kalıcı bir hüviyette yaşamasınlar istiyor. Bu nedenle bugün insanlar huzursuz ve mutsuz alabildiğine toplumda yaşanan üzücü olaylar sebebiyle. Bunlardan kurtulmak varken insanlar kurtuluş reçetesini yanlış yerlerde arıyorlar. Allah’ın tek yolu toplumda teklik, işte yaşayamadığımız gerçek boyut. Yaşanılması bir dilekle başlayacak olan bir vetire.Allah’a ulaşmayı dilemek.Geçmişte hepimizin bizlerde olabilirmiyiz umuduyla hayranlık duyduğumuz evliyalar gibi olabilmeyi dilemek.
İşte Allah’ın evliyaları başlangıçta bu dileğin sahibi olmuşlar sonra mürşitlerine ulaşmışlar ve sonra nefs tezkiyesine başlamışlar. Nefsteki afetlerin temizlenmesi, nefsle bir cihadı gerektirir.O halde nefsteki afetler aklanmadıkça olaylara Allahû Tealâ’nın değerlendirdiği istikâmette bakmadıkça doğru göremez ve değerlendiremeyiz.Afetlerin temizlenmesi bugün unutulmuş olan zikirle mümkün.Zikir en büyük ibadet ve farz kılınmış.

29 / ANKEBUT – 45: Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).
Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah'ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.

73/MUZZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).
Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

Allah’ın ismi “ALLAH”. Kalbimiz çift heceli atar ve bu atışlar Allah kelimesiyle parelellik arzeder.Afetlerin temizlenmesi bu ibadetle mümkündür.Allah lafzı Allah’ın katından nurları davet eder ve gelen bu nurlar, karanlığı temsil eden nefsteki afetleri, zikir artışlarına parelel temizlemeye başlar.
Nurların nefsi temizlemek üzere gelişini Allahû Tealâ açıklıyor:.
24 / NUR – 21: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah'ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah'ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir) Alîm'dir (en iyi bilendir).

Bu gün unutulmuş olan zikir yapılmadığı için nefsler sadece onun doğrultusunda hareket edecekler ve hiçbir zaman daimi mutluluğu yaşayamıyacaklar. Mürşide tabiiyetle başlayacak nefsin kalbindeki nurlanmaya parelel, ruh yapacağı seyr-i sülûkla gök katlarını aşıp asıl sahibine rücû edecek ve ifna olacaktır.Nasıl ki nehirlerin mecrası denize doğrudur, işte ruhun yolculuğu da asıl sahibine doğru olacaktır.
89 / FECR – 27 :Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh(mutmainnetu).
Ey mutmain olan nefs!
89 / FECR – 28: İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh(mardıyyeten).
Rabbine dön (Allah'tan) razı olarak ve Allah'ın rızasını kazanmış olarak!

Yakın tarihte kaybettiğimiz “Muhsin Yazıcıoğlu” bu mazhariyetin bilincinde, şiirinde ifade etmiş, bu şiirin can alıcı kısmı insanlara mesaj hüviyetinde bütün panolara asıldı. Anlayabilenlere….!

ÜŞÜYORUM
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum...
Muhsin YAZICIOĞLU
Allah davetini kulları vasıtasıyla da yapıyor. Bazen bir şiir dahi anlayabilenlere çok manidardır….!
Şu anda yapılan iftira kampanyasındakilere gelince; bütün yazılan ve söylenenlerin sahiplerine ait olduğunu düşünüyorum.Çünki gerçek iman sahipleri nefret edemezler onların dağarcığında olan sadece sevgidir, kendisinden nefret edenleri de severler.
Mutlak inananız demiyoruz inceleyiniz olayların doğruluk boyutunu araştırınız.Aramızdan ayrılanlar, yıllarınızı aramızda geçirmiş olsanız da, bu gün ulaştığınız sona neden geldiniz? Durun ve düşünün….!
Efendimize yapılan bu çirkinliklerin sahipleri,olaylara nefsinizin gözleriyle bakıyorsunuz. Gerçekleri görmeyen gözleriniz,işitmeyen kulaklarınız, idrak edemeyen bir kalbiniz var. Çıkan iftiraların doğruluğundan emin olmadan araştırma yapmadan suçlayanlar,hepinizi saygıya davet ediyorum.
Hani inançlıysanız ! Allahû Tealâ’nın dinini yaşadığınızı söyleyip, kelimelerinizle yada sözlerinizle ifade ettiklerinizde acaba Allah sizden razımıdır? Lütfen bunları düşünün.
Bir deli kuyuya bir taş atmış hikayesindeki mantıkla hareket etmeyin. Unutmayın Allah’ın Resûl’ünün sahibi var. Allah’ın müsaade ettiği zaman parçasında nefretinizi ve öfkenizi kusabilirsiniz ya sonrası, yaptığınız bu davranışlarınız sebebiyle vicdanınız, yani ruhunuz nefsinize hiç mi azap etmiyor.
Hepinize silkinmenizi tavsiye ediyoruz.Dinlemeden itham etmeyin HZ.YUSUF As.’a yapılanları asla unutmayın.
Efendimiz bir peygamber olmadığını söylemesine rağmen hala bu konuda direnenler, siteye girin ve sayısız sohbetleri dinleyin acaba günümüzde kim böylesine güzel cümlelerle âyetleri açıklıyor.Tabi ki orada da şeytan size arapçanın çok iyi telaffuz edilmediğini fısıldayacaktır.Unutmayın telaffuzu doğru olmasa binlerce insan namaz kılıyor ve duaları dillerinin döndüğü kadarıyla okuyorlar. Allahû Tealâ onların kalplerine bakıyor şekillerine ne kadar güzel okuduklarına değil.
Tavsiyemiz odurki ;sevginin temsilcisi Efendimiz sizleri sevmeyi öğütler bizlere ve bizler sizleri de seviyoruz ve kurtuluşunuz için çabalayan bir Resûl’le Allah’a doğru bir yolculuğu talep etmeniz için gayret etmeye çalışıyoruz. Umarız güneşin balçıkla sıvanmıyacağının bilincinde tarafsız bir bakışla sitemizi inceler ve sohbetleri dinlersiniz ve inşaallah işitenlerden olursunuz.

Zamanına yazık

Sayın Hayme kardeşim,

çok uğraşmışsın bu zavallılara bir şeyler anlatayım diye,
ama bil ki onlar ısrarla seni dinlemeyip, illa cehenneme gitmek istiyorlar !
Basit bir dilekle, “ Allahım sana TESLİM olmak istiyorum,üzerimdeki RUH EMANETİ sana ÖLMEDEN ulaştırmak istiyorum “, cennete gidebileceklerini hiç algılamıyorlar !
Çünkü onlar Kuran'dan habersiz. Cehennemde azıcık yanıp çıkacaklarmış, nasıl çıkacaklarsa ? Allah (C.C.) elli küsür Ayette oraya giren ebedi kalacaktır diyor ama onlar mutlaka Allah'tan (C.C.) daha iyi biliyorlardır.
Bırak onlar azgınlıklarıyla Allah'ın dostuna hakaret etsinler, nasıl olsa öldüklerinde gözleri fal taşı gibi açılacak, ve o geri dönüşü olmayan gün geldiğinde iş işten geçmiş olacak.

BUYUK ITIRAF!!!

BOYLE BIR SAPIKLIGIN ALLAH'LA ILISKISI OLAMAZ!! YETER ARTIK ALLAH'A IFTIRA ATMAYIN!!!!!

Bu video yu herkesin izlemesini tavsiye ederim.. Iskenderin kendi agiziyla bu taciz olayi konusuluyor..
http://www.youtube.com/watch?v=ifbgYiN_UBQ

İskender Ali Mihr ve Taciz Olayı

ABD’de kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenosoğlu, müritlerinden 20 yaşlarındaki bir Türk kızına cinsel
tacizde bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.

Virginia Eyaleti Chesapeake kentinde yaşayan ve kendisini peygamber ilan eden İskender Evrenosoğlu (76)
müritlerinden 20 yaşlarındaki bir Türk kızına cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.

Adı açıklanmayan genç kızın, “İskender Evrenosoğlu bana dokunup cinsel açıdan neler hissettiğimi sordu” dediği öğrenildi.
Genç kızın, Evrenosoğlu’nun bu davranışı karşısında korkuya kapıldığı, konuyu ailesine açtıktan sonra onların da
desteğiyle polise başvurduğu belirtildi. Müritlerin baskısından korkan genç kız, Türkiye’ye döndü.

ABD’de NUR TV isimli kendi televizyon kanalında her gün dini konuşmalar yapan Evrenosoğlu’nun yargılanmasına üç ay
içinde başlanacağı ve cinsel tacizden suçlu bulunursa 12 ay hapis yatabileceği belirtildi.
Uluslararası Mihr Vakfı’nın da kurucusu olan İskender Evrenosoğlu, kendisini peygamber ilan etmiş,
Allah Üniversitesi’ni kurduğunu ve rektörlüğünü de kendisini yaptığını söylüyordu.

KAynak: Hürriyet Gazetesi

hurriyetusa.com/haber/haber_detay.asp?id=19889

ALLAH a

Sizi Allah a havale ediyorum korkun ondan bu nasil iftira ALLAH var ALLAH o herseyi görür
tabi sen seytanin kulu oldugun icin iftira ekmek su gibi

11.CUMHURBAŞKANI İSKENDER

Tarih 21 temmuz 2007 İskender Erol Evrenesoğlu kendi sitesi olan mihrcom dan açıklama yapıyor.Diyor ki ; "ben aldığım emir gereği türkiyenin aranan 11.cumhurbaşkanı olacağım diyor."(o tarihte türkiyede bir cumhurbaşkanlığı arayışı olduğunu da unutmayın SEZER VE GÜL zamanı).
Yani bu ifadenin her tarafı facia ki hem de ne facia.Bir sefer BEN MEHDİYİM diye ortaya çıkmış bir kişi ben Cumhurbaşkanı olağım dermi.?Yani bu bir anlamda aşağılanma olmuyormu.?Sen kalk mehdilikten Cumhurbaşkanlığı gibi bir makama düş ve bu duruma da üstüne basa basa O-LA-CA-ĞIM de.Olacak işmi bu ya.Adamın kahretmesi lazım demesi lazım ki "benim elimden Mehdilik gibi bir makam alınıp Cumhurbaşkanlığı gibi daha alt seviyelerdeki bir makam verildi" diye.ama nerede adam ağzının salyaları aka aka ben cumhurbaşkanı olcam diyor.Yani tam gülermisin ağlarmısın durumu. Allah iskender'i ve ona inanan güruhu ıslah etsin yada kahr-u perişan eylesin.amin amin amin.....

Sayın İFTİRACIYA teklif

11.Cumhurbaşkanı olacağını söylemedi !!! Cumhurbaşkanı olacağını söyledi !!!

Sayın iftiracı bunun böyle olmadığını iddia ediyorsan seninle her zaman KURANA el basarak yeminleşmeye hazırım. Bu yeminleşmeyi basit bir şey zannetme, senin gibiler in her yerde bol keseden ettiği yalan yeminlere benzemez bu yemi. Yalan söyleyen eşek cennetini boyluyor.

Şimdi ERKEKSEN benimle Kurana el bas !!!
Bakalım kim yalancıymış.

Mehdi A.S. bir gün bu memleketin başına Cumhurbaşkanı olarak geçecek !!!
Bu da onun Mehdiliğine zeval vermeyecek, ama bizim ülkemiz için en büyük bir ŞEREF olacak !!!

Sayın İFTİRACIYA teklif

11.Cumhurbaşkanı olacağını söylemedi !!! Cumhurbaşkanı olacağını söyledi !!!

Sayın iftiracı bunun böyle olmadığını iddia ediyorsan seninle her zaman KURANA el basarak yeminleşmeye hazırım. Bu yeminleşmeyi basit bir şey zannetme, senin gibiler'in her yerde bol keseden ettiği yalan yeminlere benzemez bu yemi. Yalan söyleyen eşek cennetini boyluyor.

Şimdi ERKEKSEN benimle Kurana el bas !!!
Bakalım kim yalancıymış.

Mehdi A.S. bir gün bu memleketin başına Cumhurbaşkanı olarak geçecek !!!
Bu da onun Mehdiliğine zeval vermeyecek, ama bizim ülkemiz için en büyük bir ŞEREF olacak !!!

İskender Evrenesoğlu Tacizci midir

İskender Evrenesoğlu DPT'de çalıştığı dönemde odasında bulunan 2 tane bayanı taciz ettiği iddia edilmiş ve bu taciz olaylarından dolayı hakkında dava açılmış.Aynı kişi hakkında bu kez Amerikadaki benzin istasyonunda kendisine bağlı bir müridinin 20 yaşındaki lise talebesi olan kızına Elle tacizde bulunduğu iddia edilmiş ve kızın annesinin şikayeti üzerine İskender Evrenesoğlu gözaltına alınmıştır.Kefaletle serbest bırakılan İskender Evrenesoğlu tutuksuız yargılanmak üzere salıverilmiştir.İskender Evrenesoğlu nun asıl adı İskender Erol Evrenesoğlu'dur.Müritleri tarafından adı İskender Ali Mihr olarak bilinen EVRENESOĞLU, kendisine Kuran-ı Kerim benzeri gibi bir kitabın Allah tarafından yazdırıldığını iddia etmektedir. Kendisini Resul peygamber olarak lanse eden Evrenesoğlu kendisine gösterilen tepkiler nedeniyle daha önceleri NUR tv isimli kanaldan yayın yaparken bu kanalı kapatmıştır. İddiaya göre MPL tv ile bu kişinin görüşleri arasında paralellikler vardır.. Evrenesoğlunun müritleri İskender Evrenesoğlu'nun olumsuz imajını düzeltmek için düzenledikleri konferanslarda özellikle Evrenesoğlu'nun adını vermeyerek,OSMANLI ve TASAVVUF konulu konferanslar düzenleyip kendileri sorulan soruları cevaplamaktadırlar.

Yaziklar olsun!!!

Benim tam 15 senem bu kişi yuzunden ziyan oldu.. Malimiz, zamanimiz, emegimiz herseyimizi verdik bu s*htek*r*. Gercekden ne yapiyorsak Allah icin yaptik ama cok yanlis bir yol sectik maalesef..

Simdi bu adam oyle bir şeref***** yapti ki bunu sizinle paylasmak istedim ve herkesi uyarmak istiyorum. Bu adam ortaya çıkan iddialarla bir cinsel tacizci olduğu söylenmektedir.. Bu son ortaya çıkan kasetler artik hicbir sekilde kabul edilemez ve Allah'la bagdastiralamaz. Ama bu adam muridlerine bu olayi hala Allah'in yaptirdigini soglemekde ve cogu muridi buna bir imtahan gozuyle bakiyor.

Bu konuyla ilgili ses kayitlari var.. Forumunuza yeni uyeyim. Umarim sakincasi yoktur bunlari buraya insanlari bilgilendirmek icin eklememde.
Allah Hepinizden Razi olsun..

Bir son birsey daha belirtmek isterim. MPL TV mihr vakfına ait olduğu kanısı vardır. Kanalın ortaya koyduğu fikirler ve savundukları ile mihr vakfı arasında zıtlıklarla karşılaşmadık. hiç kimse bu kanaldan sahte paygamber aleyhinde program izlediğini idda edemez.. MPL TV nin kapanmamasi icin (ya da reklam kazanclarından zarar uğramaması iddiası ile) mihr'e olan baglantilarinın olduğunu söyleyen tüm web sitelerini sansürletmeye çalışıyorlar. . Ben bu adama 93 de tabii oldum ve 2008 sonu Allah beni kurtardi hamd olsun.

Taciz delilleri olarak sunulan telefon konusmasi
http://www.youtube.com/watch?v=IhLifm7Hw6s

Amerika'da tutuklandigina dair haber 1
http://www.youtube.com/watch?v=Z8goLJTTue0

Amerika'da tutuklandigina dair haber 2
http://www.youtube.com/watch?v=Le7Yy6x_SY4

Biraz bu sapig*n insanlari nasil uyuttugundan bahsedelim..
iddiaya göre kendisi 30 senelik Mihr tarikatinin lideri olur.. Turkiye de bakti suyu isindi kendisini Amerikaya atti 13 sene once.. Insanlardan topladigi %5 tum gelirlerini zekat ve birr diyerek kendi emelleri icin harcadi senelerce.. Tv Kanallar acip, muridlere insanlari kurtarmamiz lazim uyduya para lazim diyerek gerekenden 10 kati para topladi zavalli gozu kor insanlardan.. Suanki mal varligi 10 milyon dolari astigini dusunuyoruz...

Kendisine Resulum diyerek din konusunda cahil kesimi kandirir ve Allah icin hgizmet ediyorsun diyerek aslinda kendi icin calistirir. Insanlarin gozunu ayetleri parantezlerle yorumlayarak kor eder. Cemmatinini dis dunyayla soyutlar ve disardakiler cehennemlik sadece biz cennetligiz taktigini uygular. Boylece insanlari ailelerinden arkadaslarindan uzaklastirir. Yaptigi herseyi Allah'in kendisine yaptirdigini soyler boylece kimse onu sorgulayamaz hesap soramaz cunku onu sorgulamak Allah'a karsi gelmektir. Genellikle etrafinda sevgiye muhtac insanlari barindirir. Ilk katilan muride ilgiyle davranilip ona mumkun oldugunca cok sevgi asilanirki biryerlere kacmasin.. Ama hepsi yalandir. Her hangi bi adaletsizligi sorguladiginiz anda lanetlenip kovulursunuz.. Mihrciler buna fiska dusmek der.. Ve onlara gore artik eski cehennemlik hayatiniza donmussunuzdur.. Boyle kisilerin arkasindan boyuna konusulur.. cinli.. zavalli muhamelesi yapilir..

Ben onun için ölürüm diyen sen değil misin ?

Utanmadan yalan söylüyorsun,
ama bir tanem unutma !!!
bunun öbür tarafı da var,
orada senin gibiler cehenneme ODUN olacaklar.

Iskender ali Mihr Sahte Peygamberdir Butun Detaylar

Bu sitede Islam Dinini yozlastirmaya çalisan, din içinde yeni ve sapkin bir din olusturmayi amaçlayan bir Seytan Evliyasini taniyacaksiniz ve onun zararli faaliyetlerinin neler oldugunu okuyacaksiniz.
Iskender Evrenesoglu isimli sahis kendisinin Resulullah oldugunu ve Tanri Katindan kendisine bu Resullügünün delili olarak bir kitap indirildigini iddia etmektedir.

Evrenesoglu çesitli kelime oyunlarina basvurarak kendisinin Kitapli Bir Resulullah oldugunu ama Peygamber olmadigini söylemektedir. Veli-Resul ve Nebi-Resul seklinde iki tip Resullullahlik durumunun oldugunu ve kendisinin bu kategorizasyonda ikinci tür olan Veli-Resullerden biri oldugunu ve Allah tarafindan Türk Irkini tebligle, irsadla vazifelendirildigini iddia etmektedir.

Sitemizde bu sahsin Resulullah falan olmadigini, aslinda kendisinin din bozguncusu ve Islam Düsmani bir sahis oldugunu delilleriyle okuyacaksiniz.

Allah tarafindan böyle iki ayri tür Resule Iki ayri formatta indirilen kutsal kitap yoktur, olmamistir. Evrenesoglu'nun diger çogu konuda oldugu gibi bu konuda da yalan söyledigini beraberce görecegiz.

Evrenesoglu'na sözde Allah tarafindan indirilmis olan kitabin ne kadar saçma, ne kadar uydurma ve ne kadar Kur'andisi oldugunu bu kitabin sözde surelerini ve ayetlerini okudugunuzda sizler de göreceksiniz. Bu Kur'ana taban tabana zit olan kitabin aslinda Allah vahyi degil Seytan Vahyi oldugunu ve bu konuda Evrenesoglu'na Cinler tarafindan çok kötü bir oyun oynandigini zamanla beraberce görecegiz.

Iskender Evrenesoglu Cinler tarafindan kandirilan, Cinlerin "Ben Senin Tanrinim" numaralariyla aldatilan zavalli bir kisiliktir.

Risalet Nurlari isimli kitap Iskender Evrenesoglu'na Cinler tarafindan vahyedilmistir. Cinler Evrenesoglu vasitasiyla Kur'ana denk bir kitap ortaya koymaya çalismislardir ama sadece rezil ve kepaze olmuslardir.

Bu sitede beraberce;

- 71 yasina gelmis ama hala kendisini dünyayi kurtaracak(!) olan Süperkul/Süperman/He-Man zanneden,

- Kendisinin Bir Resulullah oldugunu ve kendisine Allah katindan Kur'andan sonra ilk defa olarak bir kitap indirildigini iddia eden,

- Kendisini Mehdi-Resul ve Devrin Imami olarak lanse eden ve Hz. Isa ile birlikte Altinçagi Tesis Edecegini söyleyen ama Hz. Isa'nin nerede oldugunu bilmeyen,

- Tüm Peygamberlerin misakta kendisini desteklemek için söz verdigini ve kendisinin Mehdi-Resul olarak zuhur edecegi zamani yüzyillar öncesinden gözledigini ve zuhurunun isaretinin Duhan Suresi geregi çikacak olan bir duman oldugunu söyleyen ama piyasaya “Beklenen Mehdi Benim” diyerek çiktigi halde dumanin hala olmadigini isine gelmedigi için gözardi eden,

- Tüm peygamberlere namaz kildirdigini söyleyen, Hz. Muhammed'e imamlik yaptigini ama bunda sasilacak birsey olmadigini her devirde Devrin Sag Olan Imami kimse onun bu vazifeyi icra ettigini söylüyen ama kendisinden baska bu iddiayi dile getiren baska birinin daha olmadigini gözardi eden,

- Her devirde her millete kendi dilleriyle Resul gönderildigini söyleyen ama Yerlerin ve Göklerin hakimi(!), Insanoglu'nun tamaminin toplam bilgisinin sahibi(!) oldugu halde günümüzdeki milletlerin Resullerini her nedense bilmeyen ve tanimayan,

- Türk Milletinin Irkinin Resulü oldugunu iddia ettig halde kendi Milletinin degil Amerikan Milletinin arasinda yasayan,

- Peygamberlerin bile görmek isteyip de göremedigi Allah'i birçok kez gördügünü kendisiyle beraber baska bazi kimselerin de gördügünü iddia eden,

- Hz. Muhammed'in (ss) bile iki yil vahiy almamasi ve bu yüzden üzülmesi konusu varken kendisinin Allah ile istedigi zaman konusabildigini iddia edebilen,

- Allah'in (hasa) büyüyüp küçülebildigini, sekilden sekile girebildigini ve hem her zerrede olabildigini hem de sonsuz bir hizla hareket ettigini iddia edebilen,

- Ruhun Allah'tan ayri bir mahluk oldugunu ve kendisine ulastirmak için onu kendisinden bir enerji kitlesi olarak insanin içine yerlestirdigini söyleyen,

- Rabbimizin Hz. Muhammed dahil hiçbir beser için "Habibim" dememesine ragmen kendisine Allah'in Habibim diyerek hitap ettigini söyleyen,

- Arapça bilmedigi halde meal yazabilen ve bu meallere alakasiz yorumlarini parantezlerlerle ekliyen, ve bu ekledigi parantezlerle Allah'in demedigini dedi gibi gösteren, Hasa Allah'in açigini kapatan, O'nun sözlerine söz ekleyen, sonuçta ortaya çikan sirk ürünü bu ortak sözlere de Allah Kelami iste budur diyen ve müritlerine bu sirk ürünü anonim cümlelere iman etmeyi emreden bir adami taniyacagiz.

Yine bu sitede beraberce;

- Kur'ana taban tabana zit olan, içinde birsürü hurafe, zirva ve uydurma olan, Evrenesoglu'na -sözde- Tanri tarafindan indirilmis oldugu iddia edilen kutsal(!) bir kitabin deli saçmasi surelerini ve ayetlerini görecegiz.

- Iskender Evrenesoglu'na gelmis geçmis tüm insanligin ilminin/bilgisinin basdedildigi söylenen bu kitapta bununla da yetinilmeyip bu insanligin tamamimin ilminin yaninda Evrenesoglu’nun hayatinin sonuna kadar Allah'ta olan bilginin tamamini edeceginin söylenebildigini görecegiz.

- Bu Cin Taifesinin Vahyi olan Uyduruk Kitapta Evrenesoglu'nun Cebraili defalarca gördügün, Onu önceleri Allah sandiginin ve Cebrail'in Evrenesoglu'na Gökkatlarini gezdirdiginin ve kendisine Kiliç, Taht, Sancak vs. verdiginin nasil anlatildigini görecegiz.

- Yine bu sözde Allah Vahyi olan kitapta Allah'in (hasa) iki boyutlu bir enerji kitlesi oldugu ama yarattiklarinin daima 4 boyutlu oldugu iddia edildigini görecegiz.

[navy]Muhterem Remzi kardesim,

Bizim amacimiz burada ne oldugu belli degilmi?...Her devirde bunun gibi kismeler cikmis!...Vede cikmaya devam edecektir...Onemli olan bunlari tanimayan kisilere tanitmaktir...Yalancinin mumu yatsiya kadardir.Demis atalarimiz!...Bunlar hic bir zaman bir yere varamazlar...Musluman her zaman uyanik olmasi gerekir.[/navy]

Selam Sevgi ve Dua Ile :)

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><i><b><u><font><img><b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • You can use BBCode tags in the text.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Fitresi verilen herkesin KURBAN da kesmesi gerektiğini biliyor muydun?:

Yemek Tarifleri
Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar