Bölümler | Kategoriler | Konular | Kitaplar | İletişim


"Türk, övün, çalış, güven" (Ayla Çekiç)

Ayla Çekiç, Aksam, 25 Şubat 2006 Cumartesi

Türk, övün, çalış, güven

Geçenlerde internette dolaşan bir mail milletçe övünmeyi ne kadar sevdiğimizi bir kez daha net bir şekilde hatırlattı bana.

Gelen mail şu ünlü banka reklamı ile ilgili... Aynen aktarıyorum.

"Hızlı trende seyahat eden bir ABD'li, bir Japon, bir Türk....

Fıkra misali...

ABD'li; gevrek gevrek gülümseyerek, cep telefonunu icat ettiği ile...

Japon; ABD'linin icat ettiği telefonu geliştirmekle övünüyor..


Sıra bizimkine gelince çok bilmiş ve kendine güvenen bir eda ile gülümsüyor ve

"Cebi aracılığı ile 20 dakikada kredi çekmekle" övünüyor...

Yani ortada;

İcat ettiği ile övünen ABD'li...

İcat edileni geliştirmekle övünen Japon...

Başkasının teknolojisi ile en hızlı borcu almakla övünen Türk...

Reklam başlı başına birçok yazı malzemesi. Ancak ben şu övünme konusuna takıldım. Biz Türkler her konuda böyleyiz işte. Övünmeyi çok seviyoruz. Hatta çoğu zaman neden övündüğümüzü bilmeden. Hani Atatürk "Türk, övün, çalış, güven" demiş demesine tamam da, biz bu sözün sadece "övünmek" fiilini dikkate alıyoruz.

Çevrenize ne olur dikkatli bir kez daha bakın ve inceleyin

Övünmek için gerekli enstrümana sahip olmak gerekir.

Sonun başlangıcı

Taklit edilir hale geldiyseniz övünecek hale gelirsiniz demektir.

Taklit eden taraf olup yaptıklarınız bir başkasının yaptığı şeyi yinelemek olduğunda ise bu övünmek için yeterli bir durum değildir.

Ben şöyle etrafıma bir bakıyorum.

Genelde övünen tipler bir başkasının yaptığını taklit ederken enerjisini ve parasını harcayanlarla dolular.

İşte bu noktada dikkatimi bir şey daha çekiyor.

O da taklit edilen fiil ya da kişinin yaptığı iş aslında belkide pişmanlıkla ya da hata ile başlayıp ve sonlandırdığı iş olmasına rağmen ses getirmiş.

Ama izleyen; övünmeyen kişinin pişmanlığını fark etmemiş, sadece sese kulak vermiş ve kendini kaptırmış bir misli hata ile övünme yolunda potansiyel para ve enerjisini harcamak üzere birilerinin ve bazı fikirlerin peşinde sürüklenmeye başlamış.

Sonun başlangıcı, değerlerini kaybetmekle başlar!

Övünmek; ben bilirim, ben mükemmelim, benim param var gibi fani durumlara verilen değerlerin yükselişi, içinizdeki bugüne gelmenize sebep olan manevi değerlerin hızla yok olmasına sebep olmaya başlar!

Sağlıkla kalın...

Eflatun'a sormuşlar:

- En kötü şey nedir? diye...

Cevap vermiş:

- Doğru da olsa kendini övmektir!

Rabbim övünmekten, övünerek öğünmekten muhafaza buyursun.


Blog Paylaşımları

MollaCami.Com