* * * ONLINE ILAHI DINLERKEN SITEDE DOLAS * * * | |||
| Açılış Sayfası Yap | (ctrl+D) Favorilere Ekle | ||
Aşkın odundan gönlüm bir ummana düştü
Yalan dünyada hakikat bana sevdan düştü
Gurbet elde önüme hayalin düştü
Seni sevmekten başka bana ne gerek
Gerekirse bana senin sevdan gerek
Güzelliğini bilmez derler insan kendisin.
Dediler, bir sevdaya tutulmuş uzun bir yoldasın
Tertemiz katıksız bu bendeki kalptesin.
Seni sevmekten başka bana ne gerek
Gerekirse bana senin
Sevgiliyi güle teşbih yok artık bende
Susuz kalınca solarmış gül
Solmalar olmaz sevmekte bende
Bana benzesin sevdada gül
Sevgiliyi bülbüle teşbih yok artık bende
Kokmazsa gül, çeker gidermiş bülbül
Çekip gitmeler olmaz dünyada bende
Bana benzesin sevmekte bülbül
Sevgiliyi güle teşbih yok artık bende
Susuz kalınca solarmış gül.
Solmalar olmaz sevmekte gül
Bana benzesin sevdada gül
Sevgiliyi bülbüle teşbih yok artık bende
Kokmazsa gül, çeker gidemiş bülbül
Çekip gitmeler olmaz dünyada bende
Söyleyin bana benzesin sevmekte bülbül
Sufilere sohbet gerek, Ahilere ahret gerek,
Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni..
Eğer beni öldüreler, külüm göğe savuralar,
Toprağım anda çağırır, bana seni gerek seni..
Cennet dedikleri ne ki, bir kaç köşkle birkaç huri,
seni de vururlar birgün ey acı
uçuşup durduğun kanatlarından
sazın sözün türkülerin tükenir
ellerin koynunda kalakalırsın
şakaklarına kar yağıyor bilesin ey acı
gül açan yüreğimizde
göğeriyor rengin senin de
RABBİM!..
Bir insanı koy kalbime...
Ama O Senin de sevdiğin bir insan olsun...
Ve beni öyle bir insana sevdirki
O insanın kalbinde Sen olasın!...
Ben o insanın kalbinde Seninle olayım.
Beni öyle bir insanla buluştur ki.
Benden önce onunla buluşmuş olan SEN olasın.
Onunla el ele tutuştuğumda
İkimizin üzerinde SENİN elin olsun.
Bana öyle gözler göster ki
Ben o gözlerden SANA bakayım.
Yine Bahar Geldi Bülbül Sesinden
Yine bahar geldi bülbül sesinden
Sada verip seslendi mi yaylalar
Çevre yanın lale sümbül bürümüş
Gelin olup süslendi mi yaylalar
Sefil bülbül boyun eğmiş bakıyor
Sarı çiçek amber olmuş kokuyor
Senin ruyin kaddin beni yakıyor
Al giyinip feslendin mi yaylalar
Gül açılmış koku katıyor yelden
Okusam da anlamıyor bin dilden
Rabbim Ne Güzel
Kavuşmak hayâli ve düşü güzel
Bülbülün gülünü övüşü güzel
Dalganın sahili dövüşü güzel
Güzeli yaratan Rabbim ne güzel
Ufukta güneşin doğuşu güzel
Işığın siyahı boğuşu güzel
Gündüzün geceyi kovuşu güzel
Güzeli yaratan Rabbim ne güzel
Goncanın anbean açışı güzel
Gülün nefis koku saçışı güzel
Ceylanın dağlarda kaçışı güzel

Semine Demirci
Rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen O’dur. biz ölü toprağa can vermek, yarattığımız nice hayvanlara ve insanlara su vermek için gökten tertemiz su indirdik.
(Furkan, 48-49)
Gökyüzü bir anda karardı. Rüzgar başlamıştı. Cam açıktı. Pencere rüzgarın etkisiyle açılıp kapanıyordu. Zeynep korkuyla irkildi. Annesine seslendi. Birden ortalık aniden aydınlanıverdi. Şimşek çakmıştı. Ardından da gök gürültüsü geldi. Zeynep korkuyla koşmaya başladı. Annesi Zeynep’in telaşını fark etmemişti. “Anneciğim, anneciğim…” Annesi telaşla koştu. Camı kapattı. Zeynep’i kucağına aldı. Koltuğa oturdular beraberce. Zeynep’in kalbi hâlâ pıt pıt atıyordu. Sanki çok koşmuş da yorulmuş gibiydi.
Halis ECE
“Alaca tana fıstık”
Öncelikle hatırlatalım; fıkranın günümüz dünyasıyla hiçbir alakası (!) yok... Var olduğunu söyleyecek, ya da daha beter olduğunu, hatta bu noktada dünyanın çivisinin çıktığını iddia edecek olanalara da tabii ki bir sözümüz yok.
Bu kısa ve önemli (!) açıklamadan sonra dilerseniz biz fıkramıza ve mevzumuza geçelim.
[b]O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
[b]Varlığa katılma müsaademizin parolası "Bismillahirrahmanirrahîm"in ilk söyleyicisi, ilk öğreticisisin.
Allah'ı Rahman diye bildik yüzünden; yağmurumuz oldun dünya çölünün ateşinde.
Allah'ı Rahîm diye bildik sözünden; umudumuz oldun hesap gününün telaşında
Sen ki, ezelî hitabın ete kemiğe bürünmüş hâlisin.
"Elhamdülillah" sözüyle dillenen sonsuz minnettarlığımızın en açık temsilcisisin.
[b]Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
O'na
Benim efendim !
Ben sana bendim !
Bir üfledin de
Yıkıldı bend'im.
Ben ki, denizdim,
Dağbaşı bendim.
Şimdi sen oldun,
Âleme pendim.
Benim efendim !
Benim efendim ,
Feza levendim !
Ölmemek neymiş;
Senden öğrendim.
Kayboldum sende,
Sende tükendim!
Sordum aynaya:
Hani ya kendim?
Benim efendim !
Benim efendim !
Emri yüklendim!
Dağlandım kalbden
Ve mühürlendim.
Sen gittin
Hayatın öbür ucunda bıraktın beni
Issızlaştı şehir
Yetim kaldı şarkılar
Benim Nefsim
Ruhuma bir kefen bezi yeter de ,
Yetmez aç nefsime sırma ve ipek.
Çare yok yüzünden düştüğüm derde;
Yesem de "toprakla karışık kepek..."
Güneşle bir tutsam girmez hizaya;
Dar bulur , sığmam der dipsiz fezaya.
Kuyruk sallar sonra hırlar ezaya;
Benim nefsim, benim nefsim ne köpek !...
N.F.K.
Dolaştım İstanbul'u sabaha karşı
Aşiyan, Eyüp Sultan, Kapalıçarşı
İçimdeki hüzünle durdum önünde,
Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Şimdi Eyüp'teyim ben, sabah namazı
Hiçbir yerde bulamam burdaki hazzı.
İndim Sultan Ahmet'e bir hüzün sardı,
Ayasofya garipti, ben ağlamaklı.
Gözlerim kan çanağı, çıktım dışarı,
Caminin tam önünde simitçi hacı.
& Zaman Bende Senin Sevdan &
Özlem bakışlı
Nilüfer çiçeğim;
Tenin bir ölüm gibi
Tenime yapışsın,
Neşeli bir ıslık edasında,
Karşılamazsam seni,
Na merdim.
Bir kenarda
Yitip gitmiş olayım.
Bir sor,
Bir merhaba de,
Ne olur.
Yüreğim kocaman oldu,
Gövdemi geçti,
Aklımsa bir çocuk,
Sevdasında.
Senin çocuğun,
Bilmesende,
Ne fayda.
''ZAMAN BENDE SENİN SEVDAN’’
[b]Neden Kan Kokar
Dağların ardından yükselen güneş
Üstünde lekeler neden kan kokar
Sılada sızlayan yaş döken bir eş
Damlası düşünce neden kan kokar
O kutlu ocağa gittiğin o gün
Sevindi milletim kurdular düğün
Dün gülen gözleri üzgündür bu gün
Döndüğün aynı yol neden kan kokar
Sevdiğin yüksekçe tepe vardı ya
Bağrını açmıştı sanki son rüya
[b]Fakir Çocuklar
Tok acın halinden anlamıyor hiç
Şu memleketin haline bak gardaş
Hepimiz zevki safa yaşarken biz
Bir dilim ekmek bulamayan var gardaş
Bak bir ramazan ayı geldi gidiyor
Orucu idrak ettik mevlam biliyor
İftar saati soframız bereketli oluyor
Hangi fakire iftar verdik be gardaş
Bayrama bayramlık ister çocuklar
En güzelini beğeniriz giysin çocuklar
Bir tarafta çıplak gezer fakir çocuklar
Aşk-ı Nebi * Nevbahar * Gelin Ey Kardeşler * Osmanlı Torunuyuz * Sultanlar Sultanı * Gönül Kuşu * Özlüyorum * İki Gözüm * İlk Işık * Dervişhan 1 * Çağrı - Soundtrack * Acem Bülbülleri * H.K. Karma İlahiler * Adı Güzel * Talaal Bedru * Yanik Gönüller * Fani Dünya * Bahar Çiçekleri * Bad-i Saba * Selam Götürün * Ben Bir Zata Aşık Oldum * İlahiler ve Kasideler * Gülbeste * Yeşil Kubbe * Imparadies
Adem Şen * Ama Kardeşler * Çocuk İlahileri * Beytullah Kuzu * Boskurtun Bülbülleri * Dervişhan * Film Müzikleri * Grup Samen * Hasan Kılıçatan * Küçük Ahmet * Kemal Fahmi * M.Emin Ay - M.Demirci * M.Kocacan & R. Kapusuz * M.Sandal & R.Kaya * Mehmet Emin Ay * Mehmet Kef * Mehmet Yetkin * Recep Kapusuz * Yakup KILIÇ