Bölümler | Kategoriler | Konular | Kitaplar | İletişim


Hatırat-ı Abdülhamid Han-ı Sani'den...

İkinci Abdülhamid Han, siyasal bilgileri birincilikle bitirene, her sene sarayda görev verir, böylece, gençleri çalışmaya teşvik ederdi.

Katip seçilen Esad bey, Hatırat-ı Abdülhamid Han-ı Sani kitabında diyor ki:



Bir gece yarısı şifre yazdım. İmza için, sultanın yatak odası kapısını çaldım. Açılmadı. Bir daha vurdum. Yine açılmadı. Üçüncüyü vuracağım anda, kapı açıldı. Karşıma çıkan sultan, havlu ile yüzünü siliyordu.


"Evlat, seni beklettim. Kusuruma bakma, ilk çalışta kalkmıştım.
Gece yarısı, mühim bir imza için geldiğini anladım. Abdestsiz idim.
Bu milletin hiçbir kağıdını abdestsiz imzalamadım.
Abdest almak için geciktim"
dedi.

Besmele çekerek imzalayıp, "Hayırlı olsun inşaallah" dedi.
İşte Osmanlı sultanları İslamiyet’e böyle bağlı, böyle saygılı idi.

firtrix kardeşim Allah razi olsun sizden ellerinize yüreginize sağlık bu paylaşımlar insanın ne kadar onlara layık oldugunu bir kere daha düşündürüyor

bununla beraber kendisinin yatagının yanında bir tuğla bulundurur abdestsiz dolaşmadıgından yatagından kalkarken o tuğla ile teyemmüm edip lavaboya öyle giderler imiş lavaboya gidene kadar abdestli bulunmak adına



Ve yine rahatsız yatarken 3 mektup geliyor 2 sini yataraken okuyorlar dinliyor ve şöyle cevap verin buyuruyor. ve bir tanesini medine-i münevvereden geldiğini bildirdiklerinde eli ile işaret ederek durun buyuroyor beni kaldırın dediğinde diyorlarki efendim rahatsızsınız abdulhamid han hz ben Allah rasulunun komşularından gelen mektubu nasıl yatarak oturarrak dinleyemem çünkü allah rasulunun komşularınıdan gelen mektubu yatarak dinlemek onun komşularına saygısızlık olur bunu yapamam diyor kalkıyor ve okuyup mektubu dinliyor.İşte Allah rasülününm onun varislerine baglı olan amcamız medine-i münevverede fahri kainat efendimizin komşularına saygısıda böyle idi ...


mevla şefaatlerine nail kılsın bizleri
--------------------------------------------------------------------------------------------------
...::Hiç bi edeb vasılı hüda olamaz::...

emekleriniz zayi olmasın.ALLAHc.c razı olsun.AbdülhamitHan h.z bu dünyanın gördüğü göreceği en büyük devlet adamlarından biriydi.
Üzerine atılan tüm iftiralara rağmen her zaman vakarlı ve kararlı halini korudu .Onu,hayatında anlayamayan bir sürü şair ,yazar ne kadar düşünür varsa,hepsi ölümünden sonra hatalarını anlamışlardı.Bizlere düşen,onlara layık osmanlı torunları olabilmek..



--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Aşkta tıpkı ELİF gibidir, isminde gizlidir. Ama okunmaz, o olmadan da besmele sese gelmez, o herşeyin içindedir; hiç birşeyde görülme

''Yahudiler,en büyük zenginlerinden olan Karaso'yualçakça bir teklif ile Sultan Abdülhamid'e gönderdiler.Karaso,Abdulhamid'e şöyle dedi:Ben mason cem'ıyyeti tarafından zat-ı alinize bir teklif ile geldim.Teklifimiz şudur ki:Devletçe borçlusunuz.Borcunuzu ödemek üzere 5 milyon altın lira devletinizin hazinesine hediye ediyoruz;100 sene sonra ödemek üzere 100 milyon altın lira da faizsiz borç veriyoruz.Buna karşılık bize Filistinden az bir arazi hakkı tanıyınız.

''Karaso sözünü bitirmeden,Sultan Abdulhamid Karasoya refakat eden adama hiddetle baktı ve ona şöyle dedi:''Bu domuzun hangi teklif ile geldiğini bilmiyor muydun?O adam Sultanın ayaklarına eğilip yeminler içerek bu teklifle geldiğini bilmediğini belirtti.Abdulhamid Karasoya baktı ve,''Ey alçak,huzurumdan çık git! dedi.Bunun üzerine Karaso dedi ki:''Madem sen,bu teklifimi reddettin,Saltanatın tehlikeye girdi.

Karaso'dan sonra 1901-1902 senelerinde Sultan Abdulhamid'e ''Herzl'' gönderildi.Herzl ona,''Filistin'de bize bir hak ver,biz de bunun mukabilinde size yardım edelim.Ne kadar para isterseniz verelim ve borcunuzu ödeyelim'dedi.Sultan Abdulhamid bu adamın teklifini de reddedip onu kovdu şöyle dedi:

''Bir daha ikinci kez böyle bir teklifle karşıma gelme,Ben Filistinden bir karış arazi bile Yahudi milletine vermem.Çünkü,bu topraklar benim değil.Belki Ümmet-i İslamiyyenindir.Oradaki bütün topraklar,Müslümanların kanı ile sulanmış ve alınmıştır.Gidin paranızı muhafaza edin,bize faydası yoktur.Benim saltanatım bir gün yıkıldığı zaman,paranız size faydalı olabilir.Ben hayatta olduğum müddetçe benim vücudumdan etlerimin parçalanıp ayrılması,benim için Filistin'in İslam topraklarından ayrılmasından daha kolaydır.İslam alemi bizim cesedimiz mesabesindedir, biz hayatta olduğumuz müddetçe vücudumuzun parçalanmasına asla müsaade etmeyiz.''

Daha sonraki yıllarda,Mason Cemiyetinin en güçlüsü olan İttihat ve Terakki Cemiyyeti vasıtasıyla son olarak bir mektubla şu teklif yapıldı:
150 milyon ingiliz altın lirası karşılığında Filistin arazisinden bir parça yer istendi.Sultan Abdulhamid Han onlara şöyle dedi:

''Değil 150 milyon ingiliz altını,dünya dolusu altın verseniz,bu teklifinizi kesin kabul etmem.Ben 30 seneden fazla Ümmet-i Muhammediyyeye hizmet ettim.Ben Müslümanların sahifelerine,ecdadımın,sultanların ve Osmanlı Halifelerinin defterine siyah leke vurmam''
''Sultan Abdulhamid diyor ki:İttihad ve Terakki Cemiyyeti,benim bu cevabımı aldıktan sonra bana şöyle dediler:''Ya Filistinden bize bir parça yer ver;ya da seni Selanik'e sürgün edeceğiz.''Ben onlara şöyle dedim:''Saltanatımı terk ederim,Selanik'e sürgün giderim.Ama,size Filistinden bir karış toprak vermem.Ben Allah'a hamd ettim ve edeceğim.(El-Beyan Dergisi,201.sayı)

Daha sonrası malum...

Allah(cc), şefaatine nail eylesin.
_________________________________________________________________________
Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat'iyetinde,gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecektir.

Emeği geçen kardaşlerim Hz.Allah razı ve memnun olsun..

Ebu'l Hayr hazretleri buyurduki:
Bir gece Resulullah Efendimizi gördüm. Mübarek yüzlerinde keder ve üzüntü görülüyordu. Anam-babam sana feda olsun ya Resullalh! Üzüntü ve kederinizin sebebi nedir? diye sordum. Resullah Efendimiz buyurdu ki:
"Bugün Sultan Abdülhamid Han tahttan indirildi. Bunun için kederliyim."
Ebu'l Hayr Hazretleri rüyasını naklettikten sonra, gözleri yaşlar içerisinde şöyle devam etti:
"Bu asır içerisinde Sultan Abdülhamid Han gibi takva sahibi bir Sultan gelmemiştir. O, kavminin derdi ile dertlenir, milletinin iyiliğini ve refahını isterdi. Mütteki ve ilmi seven bir sultandı. Hocam Rahmetullah Efendi'yi Mekke-i Mükerreme'den İstanbul'a yanına davet etmiş, çok ikram ve iltifatta bulunmuştu. Hatta kendi eliyle ona namaz için seccade sermişlerdi. "O YÜCE HAKANA BU MUAMELEYİ REVA GÖRENLERİN SONLARI PEK FECİ OLACAKTIR. AMA DİN VE MİİLET ÇOK ZARAR GÖRECEKTİR, ONA YANIYORUM.
ALINTI..

Rabbim bizleri şefaatlerine nail eylesin, onlara gerçek manada torun olmayı nasip eylesin..

Bunca söylenene karsi daha ne denir.Agziniza saglik Tesekkürler. <


Hikayeler ve Kissalar

MollaCami.Com