Bölümler | Kategoriler | Konular | Kitaplar | İletişim


SiYONiST DERGiSi KiVUNiM YAZDi!..

SiYONiST DERGiSi KiVUNiM YAZDi!..

1982 YiLiNDAN BERi YAYiLMACi BiR POLiTiKA iZLEDiGi ORTAYA

ÇiKANiSRAiL'iN KÜRTAsKi VE KURTLAR SOFRASiNDAKi TÜRKiYE...

Dünya Siyonist Örgütü'nün yayin organi olan Kivunim dergisinde 1982
yilindayayinlanan raporda yazilanlar, israil'in yayilmaci hedeflerini ve bununiçin kullanilmasi düsünülen yöntemi ortaya koyuyordu. Kullanilmasidüsünülen, daha doGrusu kullanilan yöntem, bölge ülkelerindeki etnik ve
dini çatismalari körüklemekti. Böylece bu ülkelerin bölünüp parçalanmasive israil isgaline hazirlanmasi öngörülüyordu. Yinon, irak'in geleceGihakkinda ise su kehanette bulunmustur: "irak etnik ve mezhebi temeller
üzerine bölünecektir; kuzeyde bir Kürt Devleti, ortada bir Sünni vegüneyde sii devleti." ''Oily lands'' ''Holy lands'' ''Watery lands'' israil'in Kürt Karti
Eylül 1967- Eylül 1973 TrafiGi israil, Araplarla süren uzun savasi boyunca, Arap ülkelerini zayiflatmastratejisi gütmüs, bunun en kolay yolunun da bu ülkelerdeki etnik ve diniazinliklari kiskirtmaktan geçtiGini düsünmüstü. israilli yazar Benajamin
Beit Hallahmi, The israieli Connection: Who israel Arms and Why? (israilBaGlantisi: israil Kimi Neden Silahlandiriyor?) adli kitabinda YahudiDevleti'nin bu strateji doGrultusunda 1950'li yillarin sonunda Kuzey
irak'ta gelisen rejim muhalifi Kürt hareketine vermeye basladiGi desteGisöyle anlatiyor: "irak'taki Kürt direnisçiler her zaman israil'in ilgi alaniiçerisindeydi....Mossad'in Kürtlere desteGi 1958'de basladi. israilli askeri danismanlari,
cephaneyi ve silahlari kapsayan daha genis çaptaki yardim ise 1963'tebasladi. AGustos 1965'te israilli askeri uzmanlar tarafindan Kürt subaylariçin Kuzey irak daGlarinda eGitim kamplari olusturuldu. Haziran 1966'da
Basbakan Levi Eshkol Kürt liderleriyle görüsmeler yapti. 1967 Savasisirasinda, Kürtler israil'in isteGi üzerine Kuzey irak'tan BaGdatyönetimine bir saldiri düzenlediler. Savas sonrasinda ise Kürtlere Misir
ve Suriye birliklerinden ele geçirilen Sovyet yapimi silahlarla yardimedildi. Her ay yaklasik 500.000 dolarlik bir para yardimi da israiltarafindan Kürt gerillalaraulastiriliyordu. Kürt lideri Mustafa Barzani önce Eylül 1967'de sonra
Eylül 1973'de israil'i ziyaret etti." Knesset (israil parlamentosu) üyesi Luba Eliav, 1966'da Kürthareketininlideri Molla Mustafa Barzani'yle yaptiGi görüsmede, "israil'in Kürtdevleti ile halkinin kalkinmasi için askeri, ekonomik ve teknik yardim
vermek istediGi"ni söylemisti. ilerleyen yillarda Kürt israil iliskisininkilit isimleri, birer Mossad ajani olan David kimehe ve "Kürt Yahudisi"Yacov Nimrodi'ydi. Amerikali gazeteci Jack Anderson, Washington Post'un 18
Eylül 1972 tarihli sayisinda yazdiGi makalede söyle diyordu: "Her ay, kimliGi belli olmayan bir israil yetkilisi irak'a gizlice iransinirindan girerek Kürt lider Molla Mustafa Barzani'ye 50 bin ABD dolari
veriyor. Bu para, Kürtlerin israil aleyhtari olan irak hükümetine karsifaaliyetlerini devam ettirmelerini saGliyor. Barzani'nin israil üst düzeyyetkilileriyle olan iliskisi oldukça düzenli bir sekilde sürmüstü. Kürt
lider, Mossad lideri Zvi Zamir ile defalarca yüzyüze görüsmüs, Zamiryaptiklari yardim karsiliGinda Barzani'den irak rejimine karsi daha etkilisaldirilar beklediklerini hatirlatmisti. Barzani, israil'in eski Basbakani
Menahem Begin ile de görüsmüstü. Barzani-israil iliskilerini ayrintilariyla anlatan bir baska kaynakise,ingiliz The Guardian gazetesinin 1984 yilindan bu yana Tel-AvivmuhabirliGini yapan ian Black'in yazdiGi israel's Secret Wars: A History
of israel's intelligence Services (israil'in Gizli Savaslari: israil GizliServisleri'nin Tarihi) adli kitap. Kitapta Mossad-Barzani iliskileri,israil Disisleri BakanliGi ve Mossad yazismalarina dayanilarak
açiklaniyor. UGur Mumcu da, öldürülmeden 17 gün önce gazetesindekisütununda bu kitabi kaynak göstererek uzun bir "Mossad Barzani iliskisi"yazisi yazmisti. Peki israil'in Kuzey irak'taki Kürt ayaklanmasini desteklemekteki
amaci neydi?Akla ilk gelen cevap, doGal olarak, israil'il savas halindeki bir Arapdevleti olan irak'in zayiflatilmasinin hedeflendiGi seklindedir. Oysa israil'in hedefi, yalnizca irak rejimini zayiflatmak deGildi.
israilliler, Barzani'ye vaad ettikleri gibi irak'in kuzeyinde bir Kürtdevleti kurulmasini hedefliyorlardi. israil'in bu hedefi, israil eskiDisisleri görevlisi Oded Yinon'un 1982'de yazdiGi "israil için Strateji"
baslikli raporda açica görülmektedir. Dünya Siyonist Örgütü'nün yayin organi olan Kivunim dergisinde 1982yilindayayinlanan raporda yazilanlar, israil'in "Nil'den Firat'a" uzanan coGrafya
üzerindeki yayilmaci hedeflerini ve bunun için kullanilmasi düsünülenyöntemi ortaya koyuyordu. Kullanilmasi düsünülen, daha doGrusu kullanilanyöntem, bölge ülkelerindeki etnik ve dini çatismalari körüklemekti.
Böylece bu ülkelerin bölünüp parçalanmasi ve israil isgaline hazirlanmasiöngörülüyordu. Yinon, irak'in geleceGi hakkinda ise su kehanettebulunmustur: "irak etnik ve mezhebi temeller üzerine bölünecektir; kuzeyde bir Kürt
Devleti, ortada bir Sünni ve güneyde sii devleti." Evet bu plan uygulamayakonulmus ve irak fiilen üçe bölünmüstür. israil, Kürt ayaklanmasini, yalnizca BaGdat rejimine karsi bir kozolarak
kullanmayi düsünmüyordu. Bunun da ötesinde, israilllilerin aklinda, tümOrtadoGu'yu kapsayan hegemonya hesaplarina uygun olarak, bir Kürt devletikurulmasi hedefi vardi. Hem de bu Kürt devletinin, Türkiye'nin bir
bölümünü kapsamasi hedefleniyordu. Öyle ki, 1983 yilinda israil DisisleriBakani Yitzshak samir Türkiye'nin Kuzey irak'ta gerçeklestirdiGi sinirötesi harekat ile ilgili olarak görüslerini soran Brüksel'deki
gazetecilere verdiGi cevapta: Türkiye'yi "Kürdistan'i isgal altinda tutandevletlerdin biri" olarak tanimlamis ve söyle devam etmisti: "Ama buisgalci devletler hiçbir sey dinlemedikleri için, Kürt halkinin
baGimsizlik mücadelesi bir türlü sonuca ulasamamaktadir. Kisacasi OrtadoGu'da bir "Kürdistan" yaratmak, israil'in gelenekselhedefleriarasinda yer aliyordu. Bu hedef, Oded Yinon'un "irak'in Kuzey'inde bir
Kürt devleti" öngören satirlarinin yazilisindan yaklasik 10 yil sonragerçeklesmeye basladi; Körfez Savasi, israil'e, Kürt kartini daha iyioynama firsati verecekti. SU SAVAsi Mi?
israil ve GAP (Gap'i gapacaklar!..) israil'in su vizyonunun yalnizca bir kanadini olusturan Nil nehri,"Vaadedilmis Topraklar"in yalnizca güneybati sinirini olusturmaktadir. Bu
haritanin kuzeydoGu siniri, Türkiye'yi çok yakindan ilgilendiren Firatnehri tarafindan çiziliyor. israil'in Firat ile ilgisine baktiGimizda ise,Nil'dekine benzer bir durumla karsilasmak mümkün... israil, Nil'in musluGunu kontrol etmek için Etiyopya ile ittifak
kurdu veEtiyopya'nin baraj insa projelerine destek oldu. Benzer bir strateji,israil'in Firat'in musluGunu elinde bulunduran Türkiye'ye yakinlasmasindave özellikle de Türkiye'nin Firat üzerindeki denetimini artiracak olan GAP
projesine gösterdiGi ilgi ortaya çikmakta. israil GAP ile uzun süredir ilgileniyor. Bu projenin bölge ülkelerininbaskilari nedeniyle Dünya Bankasi tarafindan finanse edilmeyisi, isaril'in çesitli
finansman veteknoloji aktarimi teklifleri ile Türkiye'nin önüne çikmasini saGladi.israil GAP'a ilgisini bölgede arazi alimlariyla gösterdi ve "tarimsalisbirliGi" adi altinda birçok israilli uzman bölgeyi ziyaret etti.
Tarimsal isbirliGinin üzerinde israrla duran israilli uzmanlar Türk TarimBakanliGi'nda bir "israil masasi" kurulmasi talebinde bile bulundular.israil'in bu teklifi, GAP'in basarisi için israil'in elinde önemli bir
bilgi birikimi olduGunu göne süren ishak Alaton tarafindan da tekraredildi. israilliler GAP'la ilgili bütün gelismelere açik olduklarini 1993yilindaGaziantep Ticaret Odasi'ni ziyaretlerinde de belirtmislerdi. 20 kisilik
israilli grup GAP'la ilgili bu ziyaretlerinden çok olumlu sonuçlaraldiklarini da söylemislerdi. israil daha sonra kendi Tarim BakanliGi'ndaGAP'in ön fizibilite çalismalari için 300 bin dolar tahsis ettiGini
bildirdi. Ayrica Türkiye'deki devlet çiftliklerinin özellestirilmesiçalismalarinda, israil Tarim BakanliGi yine isbirliGi önerdi. Milliyet'in13 Haziran 1995 tarihli GAP'a Uluslar arasi ilgi Artiyor" baslikli
haberinde israil'in GAP'a yaptiGi yatirimlari konu edilmisti. Habere göreNAAN (israil Sulama Sistemleri) ve NETAFiM (israil Sulama Firmasi) adliisrail sirketleri GAP'a kredi saGlama yarisina girdiler. israil'in dünyaca
ünlü ziraat firmalari olan Cargill, Continental Grain, Philip Brothers,Mark Rich'in temsilcileri de GAP bölgesinde incemelerde bulundular. Ocak1996'da GAP idaresi Baskani Olcay Ünver'in israilli yetkililerle GAP
projesinin birlikte hizlandirilmasi konusunda yaptiGi toplantida israil'inGAP'tan beklentileri açikca gözlemlendi.. israil'in projeye ortak olabilmeçabalari, Türkiye-israil ikili görüsmelerinin hemen önemli bir gündem
maddesini olusturuyor. israil'in eski Ankara Büyükelçisi David Granit de israil'in tarimsalisbirliGine hazir olduGunu belirtiyor, israil'in sulama ve deniz suyunukullanilir hale getirme teknolojisindeki üstünlüGü sayesinde "GAP gibi
bilinçli bir bölgesel planlamayi öngören, yöre halkina refah getirecek birprojeye tam destek veriyoruz." israil'in bir sonraki Büyükelçisi Zvi Elpeleg de GAP hayranlarindandi."israil'in suya ihtiyaci olduGunu, Türkiye'nin ise su açisindan sansli bir
ülke olduGunu" belirten Elpeleg "gelismis bir sulama sisteminin kurulmasive bunun tarimda kullanilmasi durumunda GAP bölgesinin KaliforniyaolacaGini" da öne sürmüstür. Türkiye ziyareti sirasinda GAP projesini yerinde gören israil
CumhurbaskaniEzer Weizmann'in da projeye israil'in katilimini önermisti. Basindakihaberlere göre, "Firat Nehri üzerine 21 adet baraj yapimini öngören buentegre Tarim Sanayi projesi, Weizmann'i çok etkilemisti.
Öte yandan, "Mossad hesabina çalisan isadami" olarak taninan ShaulEisenbergde GAP'ta yatirim yapmaya hazirlaniyordu. Eisenberg'in varliGi ile gündeme gelen "Mossad baGlantisi, israil'in
"tarimsalisbirliGi" kavrami ile daha da güçleniyordu. Çünkü "tarimsal isbirliGi"görüntüsü, Mossad'in üçüncü ülkelerle kurduGu baGlantilarin kamuflajiolmustu her zaman. Eski Mossad ajani Victor Ostrovsky, "Mossad, diGer
bütün Afrika ülkelerinde olduGu gibi Güney Afrika'ya da askeridanismanlar, Tarim uzmanlari ya da diplomat görüntüsü altinda ajanlariniyerlestirdi" diye yazarken buna dikkat çekiyordu. GüneydoGu israilli Turist (!) Kayniyor...
Bu durumda, israil'in Türkiye'ye önerdiGi "tarimsal isbirliGi" teklifihakkinda da ihtiyatli olmak gerekiyordu. Bu isbirliGi çerçevesindegönderilecek "Tarim uzmanlarinin gerçek misyonlari çok daha farkli
olabilirdi çünkü. israilliler, Latin Amerika'daki terörist gruplari ya da uyusturucu baronlarini desteklerden de "tarimsalisbirliGi"yaptiklarini söylemislerdi. Aynisinin GüneydoGu'da da yasanmasi
muhtemeldi. Nitekim Milli Güvenlik Kurulu'nun GüneydoGu'daki gizli ajantrafiGinin yoGunlastiGina dikkat çekmesi ve GüneydoGu'yu çok sayidaisrailli "turist"in ziyaret etmesi, ister istemez mide bulandiriyordu.
Peki GAP'in nesi israillileri bu kadar cezbediyordu? Ekonomikçikarlarindisinda, GAP'a gösterilen bu israil ve Mossad ilgisinin ne gibi birstratejik anlami olabilirdi? Bu stratejik anlami görmek, özellikle Nil'deki durum
hatirlandiGinda, zordeGil. israil, nasil Etiyopya'yi Nil sularini kontrol etmek için bir"kilit" olarak gördüyse, Firat sularini kontrol etmek için de Türkiye'yeve GAP projesine yanasmakta. israil, Firat'in asaGisindaki ülkelerle, yani
önce Suriye sonra da irak'la muhtemel bir çatismaya girdiGinde, Türkiye'yikendi safina çekerek bu ülkelere giden suyun musluGunu kismayiplanlamakta. israil'in su konusundaki gerginliGi artirici yönde izlediGi
politikalar da buamaca matuftur. Yahudi Devleti, hem su konusunda hem de siyasi konulardabölgedeki en "revizyonist" devlet olarak, Türkiye'nin komsulariylaarasindaki su krizinin mümkün olduGunca büyümesini ve böylece bir "su
karti"nin daima gündemde olmasini istemektedir. EGer Suriye ile israil bir anlasmaya varirlarsa, bu kez israilTürkiye'yiSuriye'ye daha fazla su vermeye zorlayacaktir. Çünkü muhtemel bir
Suriye-israil barisi, Suriye'nin Golan sularini israil'e birakmasi, bunakarsilik Türkiye'nin Suriye'ye daha fazla su akitmasi formülünedayanmaktadir. Bu arada Türkiye'nin asaGi ülkelerle suyupaylasmasini"öngören "Uluslar arasi sular" tezinin en çok israil
tarafindan desteklendiGini de unutmamak gerekir. Simon Peres, "JeanJacgues Rousseaau gibi, suyun bir insana ya da ülkeye deGil, tüm insanliGaait olduGunu söyleyebiliriz. OrtadoGu'daki su bölgeye ve çevre alanlarina
aittir" derken bunu en açik biçimde ifade etmistir. Bu tablonun ortaya koyduGu sonuç, israil'in Firat üzerindeki supolitiGininTürkiye açisindan son derece büyük riskleri içinde barindirdiGidir.
Türkiye, israil'in GAP'a gösterdiGi asiri ilgiyi bu nedenle ihtiyatlakarsilamalidir. Hele bu GAP ilgisinin bir de Kürt boyutu içermesi,israil'in muhtemel bir Kürt Devleti'nin yegane stratejik destekçisi olduGu
düsünüldüGünde, ciddi alarm sinyalleri içermektedir. Güneydogu'ya israil Modeli: Kürt Kibbutzlari!... Bu Kürt boyutunun ilginç bir göstergesi ise, israil kaynakli bir
projedir:"Kürt Kibbutzlari". Kibbutzlar, Siyonist hareketin Filistin'e getirdiGi en ilginç ve önemliuygulamalardan biriydi. Kisaca "kollektif tarim çiftlikleri" olaraközetlenebilecek olan kibbutzlar, gerek israil'in kurulmasindan önce,
gerekse daha sonra önemli roller ifa ettiler. Sosyalist bir üretimmodelinin sinirli bir alanda uygulamasi olan bu çiftlikler, israil'e özgübir model olarak bilindiler her zaman. Ates adli haftalik derginin 10 Eylül 1994 tarihli sayisinda
yayinlanan birhaber, bu nedenle oldukça ilginçti. "Güneydogu'ya israil Modeli: KürtKibbutzlari Kuruluyor" basliGiyla verilen haberde, sunlar yaziliydi: israil-Türkiye yakinlasmasina bir türlü anlam veremeyen medya,
israil'den olsaolsa terör uzmanliGi konusunda yardim alinir düsüncesiyle "Mossad-MiTisbirliGi", "Apo'yu Mossad halledecek" gibi mansetler attilar... (Oysa)diplomatlara göre, Türkiye-israil yakinlasmasinin altinda terör isbirliGi
aramak son derece yanlisti. israil... hiçbir ülkeye anti-terör sirlarini vermekten yana deGildi.Onlarinyeni OrtadoGu düzeninde Türkiye'ye siyasi danismanlik yapmaktan baska birniyetleri yoktu... Uzmanlar kollari sivadilar ve bölgeyi bir kez de
ekonomik bakisla taradilar. Urfa ile Diyarbakir pilot bölge seçildi.Projeden çok hoslanan ABD ise "insan haklari, hik mik" demeden UrfaHavaalani kredisini verdi... israil'de yasayan ve 1992'den bu yana bölgede
düzenlenen her "turistik gezi"ye katilmis olan israilli Kürt YahudilerdensaGlanacak kredi, Türkiye Zirai Donatim Kurumu ve Ziraat Bankasitarafindan organize edilecekti... Kürtlere düskünlüGü ile nam salan Bayan
Mitterand'in da pek soGuk bakmayacaGi saniliyordu. ... Kibbutz projesinin israilli Kürt isadamlari tarafindan finanseedilmesiise, plana göre Kürtlerin bu uygulamaya daha sicak bakmalarini saGlayacak.
israil Devleti'nin kurulmasindan sonra GüneydoGu'dan göçüp israil'eyerlesen Kürt Yahudileri, finanse etmenin yani sira, kibbutzlardansaGlanan ürünleri pazarlama hakkini da elde etmis olacaklar. Kisacasi
israil, GüneydoGu üzerinden dünyaya açilmayi hedefliyor. GörüldüGü gibi Ates'in haberindeki bilgiler son derece ilginçti.GüneydoGu'daki israil modelini finanse edecek olanlar, israilli KürtYahudileriydi. Ve bu Yahudiler, son yillarda bölgeye düzenlenen sözde
"turistik" gezilerin müdavimiydiler. (Oysa bu "turistik" gezileringerçekte istihbarat servisi elemanlari tarafindan yapildiGi ve bu yolla daGüneydoGu'da "ajanlarin cirit attiGi" biliniyor. Ünlü CiA ajani Paul Henze
de bu tür "turistik" (!) gezilerle GüneydoGu'da uzun süre dolasmisti). Ates'in haberinde bir de Aytunç Altindal'in konu ile ilgili yorumlariverilmisti. Altindal, "benim endisem surada, oradaki islami gelismeyi
engellemek için böyle bir projeye girmek uygun mu, deGil mi?" dediktensonra da, "ortada geçmisten gelen bir Kürtçülük anlayisi vardir ki, budaha büyük bir tehlikedir. Zaten bana göre Amerika'nin kibbutz dayatmasi
biraz da bunu körüklemek için planlanmistir" diye eklemisti. Ates dergisinin haberi biraz "sakincali" bulunmus olacak ki, dergibir dahaçikmadi. "Kürt Kibbutzlari" ile ilgili haberin çiktiGi sayi, derginin ilk
ve son sayisi oldu. Bu arada sözkonusu haberden kisa bir süre sonra birilginç gerçek daha ortaya çikti: Türkiye'den israil'e göç etmis olanYahudi ailelerden bir kismi Türkiye'ye geri dönerek Urfa bölgesine
yerlesmislerdi. Oysa normalde israil'den Türkiye'ye geri dönen buYahudiler'in eski yerleri olan istanbul'a yerlesmeleri beklenirdi. Urfagibi istanbul'un yaninda pek de cazip olmayan bir bölgeyi seçmeleri ise
ancak israil Devleti'nin onlara bu direktifi vermis olmasi ileaçiklanabilirdi. Tüm bunlar israil'in Türkiye'nin GüneydoGu'suna karsi oldukça midebulandiricibir ilgi tasidiGinin göstergeleriydi. AGustos 1995'te atanan israil'in
yeni Ankara Büyükelçisi Zvi Elpeleg'in basina söylediGi "Türkiye'de su dabol, toprak da, ancak bizde her ikisi de yok" seklindeki sözler, YahudiDevleti'nin gerçek niyetinin bir ifadesiydi: israil'in Türkiye'nin hem
suyu hem de topraGi üzerinde planlari vardi. Muharref Tevrat'a göre Yahudiler için "Vaadedilmis Topraklar siniri"söyle: Tekvin Bab:16 Ayet :18, S.13: 18- O günde Rab Abramla ahdedip dedi. Misir irmaGindan büyük irmaGa,
FiratirmaGina kadar, bu diyari, senin zürriyetine verdim.( Sinirlari çizilen bukara parçasi Tevrat'ta, "Kenan Ülkesi" olarak adlandiriliyor..) Tesniye Bab:12 Ayet:23-25 S.189: 23. O zaman Rab bütün milletleri önünüzden kovacak ve sizden büyük
ve kuvvetlimilletlerin mülkünü alacaksiniz. 24. Ayak tabaninizin basacaGi her yer sizin olacak; siniriniz çölden veLübnan'dan, irmaktan, Firat irmaGindan garp denizine kadar olacaktir. Kenan ülkesi basta Filistin olmak üzere, Lübnan'i Ürdün'ü, Suriye,
Misir veAnadolu'yu içeriyor.



Kaynak: Netpano

Galiba tavsiyem yine ayni olacak 8-|


Serbest Kürsü

MollaCami.Com